365 gün önce
Ben bugün düzene geri dönüyordum.Artık hazırdım artık geçmişimi yeniden görmeye gidiyordum. Ben Aren Balaban hakkım olanı benim olanı geri almaya gidiyorum.
Kaç yıldır ortada yoktum bu sebeple hakkımda ne dedikodular dönmüştü .Ne intihar ettiğim , ne başka bir ülkeye taşındığım ne de öldürüldüğüm dedikoduları dönüp dönüp durmuştu.Bende hiçbir şekilde etrafta görülmeyerek galiba intihar ettiğim ya da öldürüldüğüm dedikodularını doğrulamıştım.
1 yıl sonraya kadar her şeyimi kendi gizli evimden ve telefonumdan hallediyordum.Ne olursa olsun her zaman kendimi garantiye alan biri olmuştum en azından bazı şeyleri başka isimlerle yaparak kendimi garantilemiştim.1 yıl sonrada en yakın arkadaşlarımdan biri olan Mert ile birlikte bir yemek çıkışında magazincilere yakalanmıştık.
Heralde biricik arkadaşlarımın aklına o zaman gelmiştim ki bana ulaşmaya çalışıyorlardı.Onlara herhangi bir şekilde cevap vermemem onları çıldırtıyordu.Beni madem bu kadar merak etmişlerdi madem görsünlerdi.Ama asıl dönme sebebimi öğrenince beni merak ediceklerini zannetmiyorum.Çünkü kendi dertlerinden kendilerini kurtarma çabalarından sıra bana gelmezdi.
Ama bende sıra onlara çok güzel gelicekti.Ben bir yemin etmiştim o yemini gerçekleştirmeden ölemezdim.Bu zamana kadar düzeni asla yönetmek istemezdim.Sadece düzen için çalışan hackerlardan biriydim ama istesem düzeni yönetmeyi bırak tüm dünyayı yönetirdim.Bu güç bende vardı.Bu güç benim soyadımda vardı.Ve ben artık bu gücü tamamen kullanıcaktım.3 yıldır buna hazırlanıyordum.3 yıldır liderlik eğitimleri alıyordum.Eskiden dedem ve babam bu eğitimi almam için çok ısrar ederlerdi bense sadece temel eğitimler almayı kabul etmiştim.O zamanlar tabi böyle bir plan aklımda yoktu.Olması aklımın ucundan bile geçmezdi çünkü onlara güveniyordum.
Düşünceler aklımdan çıkmazken hazırlanmam gerektiğinin bilinciyle yavaş yavaş yatağımdan kalktım ve hazırlanmak için banyoya geçtim.Kısa bir duş alıp dişlerimi fırçaladım ve giyinmek için banyodan çıktım.Giyinme odama geçip üstüme beyaz bir crop altımada bol paça siyah bir pantolon alıp giyindim.Hafif bir makyaj yapıp saçlarıma şekil verip odamdan çıktım.Aşağıda kahvaltı masasında beni bekleyen Mert'i görünce yüzümde bir gülümseme belirdi.
"Ooo uyanmışız Aren Hanım."
- Ben uyandımda hayırdır sen beni kahvaltı için beklemezdin başımıza taş filan mı düşücek.
Mert hafif deli de olsa çok iyi bir dosttu.Yağmurlu bir akşamda yürüyüş yaparken karşılaşmıştım.Yaralıydı ve çok kan kaybediyordu bende ona yardımcı olmuştum o günden sonra bir süre yanımda kalmıştı.Bu sürede biraz onu araştırmıştım ailesini bir kazada kaybetmişti bir kız kardeşi vardı ve yurtdışında yaşıyordu.Adı Ceren diye söylemişti.Bir kere görüntülü konuşuyorlarken görmüştüm kumral mavi gözlüydü.Çok güzel bir kızdı önümüzdeki haftaların birinde Türkiye'ye geliyordu abisini görmeye.O sırada bizde tanışıcaktık.Heyecanlıydım çünkü merte gerçekten değer veriyordum ve kız kardeşinide güzel bir şekilde ağırlamak istiyorum.
"E bugün büyük gün ya beraber yapalım dedim"
-İyi yapmışsın sende geliyosun dimi akşamki davete?
"Evet evet gelicem hala bilmiyorlar dimi lider geliyo diye verilen davette ki liderin kim olduğunu"
-Yok bilmiyorlar babamdan öğrenmeye çalışıyorlarmış ama babam kesinlikle söylemiyor.
"Tamamdır"
Kahvaltı yaptıktan sonra biraz daha Mertle sohbet etmiştik sonra o kıyafet almak için alışverişe çıkmıştı bende müzik eşliğinde kitap okumuştum.Daha sonra biraz çalışmıştım ve işte artık hazırlanmam gereken saate gelmiştik.
Güzel bir elbise seçmiştim. Straplez ve derin yırtmaçlı bir elbiseydi.Saçımı at kuyruğu yapmıştım.Çok fazla makyaj yapmamıştım hafif ve şık tutmuştum.Mert de benim elbiseme uygun lacivert bir takım giymişti.Şimdi ise arabada davetin olucağı mekana doğru yola çıkmıştık.Çok da olmasa da gerginlik oluşmuştu üzerimde.
"İyimisin"
-İyiyim sadece biraz gerildim.
Bir eli direksiyondayken bir elini kucağımdaki ellerime uzatmış ellerimi tutmuştu.
"Sakin ol sen her zaman başarırsın.Oraya gidince üzülsen bile tek bi bakışında daveti dağıtır senide alır çıkarım davetten."
-Bİliyorum her zaman yanımdaydın her zaman yanındayım.
Sözlerimden sonra aramızda bir sessizlik oluşmuştu.Bir süre sonra da davetin olucağı mekana varmıştık heryerde magazinci vardı.Uzun süre sonra benim katılabilme ihtimalim olabileceği kulaklarına çıtlatılmıştı.Önce mert inmiş sonra da benim kapımı açmıştı.Yavaşça arabadan inip mertin bana uzattığı elini tutmuştum.Magazincileri takmadan mekana doğru yürümeye başlamıştık.
İçeriye doğru her adımımızda geriliyordum.Mert bunu hissetmiş gibi güven verircesine elimi sıkmıştı.İçeriden gelen sesler biz girince kesilmişti.Babam konuşma yapıyordu.Biz mertle salona girdiğimizde tüm bakışlar babamdan bize dönmüştü.
"İşte karşınızda yeni lideriniz Aren Balaban."
Ve işte karşımdalardı.
Alya Basmacı
Alçin Akyürek
Adin Adanır
Alina Kurt
Ateş Harzanoğlu
Artuç Coşkun
Ayaz Çelikkol
Alaç Demirkan
Ve Atay Ekici benim biricik eski arkadaşlarım şok içindelerdi.
Bildiklerimi öğrendiklerinde daha da şok olucaklardı.Onlara baka baka babama doğru yürümeye başladım.Ben babama doğru yürüdükçe onlarda benim peşimden geliyorlardı.Babamın karşısına gelene kadar yürüdüm.
"Hoşgeldin kızım evine hoşgeldin"
-Hoşbuldum baba.Özlemişim burayı.
"Sen burayı değil seninkileri özlemişsindir"
Babam hiçbirşey bilmiyordu.Babam niye gittiğimi bilmiyordu.Niye o kadar acı çektiğimi bilmiyordu.Söylememişlerdi.Onlara son kez hayal kırıklığıyla baktım.Gördüler hayal kırıklığımın ne kadar büyük olduğunu ama anlayamadılar o hayal kırıklığının altında ölüceklerini.
- Evet baba en çok onları özledim.
Ateş bana üzüntüyle bakıyordu.Baksındı bende ona böyle bakmıştım.Gördüğü halde görmemişti.
Bende gördüğüm halde görmemiştim.
-Ama önümüzde çok uzun zaman var biz özlemimizi gideririz.Şimdi parti zamanı.
Sözlerimle birlikte müziğin sesi yükselmiş davetliler eğlencelerine geri dönmüşlerdi.Bende hemen yanımdaki Mert ile birlikte olmam gereken masaya geçmiş onlarında gelmesini bekliyordum.
"İyimisin Aren"
-İyiyim Mert daha da iyi olucam emin ol.
Ben Mertle sohbet etmeye başlarken Önce Artuç ve Alya sonra da diğerleri yanımıza gelmeye başladılar.Artuç'un gözlerindeki pişmanlık hala duruyordu.Ama bu zerre umurumda değildi.Olmayacaktı da.
"Aren"
-Efendim Alya ne oldu?
"Sen yaşıyorsun?"
- Bunu daha önceden öğrendiğinizi zannediyordum.Hatta sonra bana ulaşmaya çalışmıştınız hani hatırladın mı
"Ay magazine yakalandığımız gün çok eğlenceliydi acilen yeniden yaşamamız gerek o günü."
Mertin bu sözleriyle kahkaha attım.İşte böyleydi Mert en ciddi olmam gereken yerde bana kahkaha attırırdı.Ben hala gülmeye devam ederken Ateşin gözleri gülüşüme takılmıştı.Kendisi güldürememişken başkasının güldürmesini yadırgamıştı herhalde.
-Kesinlikle yeniden yaşamamız gerekiyor ama magazine yakalanmadan ay ne çok eğlenmiştik.
"Sen benimle her zaman çok eğleniyorsun beybi."
Salak.
"Eğlencenizi bölüyorum ama Aren konuşmamız gerek."
- Evet Harzanoğlu eğlencemizi bölüyorsun.Ayrıca bizim konuşmamız gereken hiç birşey yok.
"Var Aren var senin en çok benimle konuşman gerek."
-Ne konuşucaksın sen benimle beni nasıl vurduğunu mu benim suçsuz olduğumu bildiğin halde beni suçlu göstermeni mi hangisini.
Gözlerinde onu anlamamı isteyen adamı görüyordum ama anlamayacaktım.Beni anlamayan kimseyi bende anlamayacaktım.Bir yemin etmiştim o yeminimi gerçekleştirene kadar onu anlamayacaktım.
"Aren" dedi acıyla.
-Efendim hadi ne konuşucaksan konuş vaktim çok az.
"Senin ihanet etmeyeceğini biliyordum.Çünkü Yiğitin kız kardeşini ben kaçırdım.Ben o oyunu düzenledim.Ben seni oraya gitmeye zorladım.Sonra da gelip sana ihanet etmişsin gibi davrandım.Bide üzerine seni vurdum.Hepsini ben yaptım sen ihanet etmemiştin Aren.Sen hiç bir zaman düzene ihanet etmezsin.Senin kalbini düzen kaplıyor sen düzene ihanet etmezsin çünkü bir insan kalbine ihanet edemez."
Bir daha ona karşı hayal kırıklığına uğramayacağımı düşünüyordum.Ama yine beni yanılttı.
Tüm o oyunları o düzenlemiş.Sonra da beni suçlu göstermiş.
Ağzımdan tutamadığım bir kahkaha çıktı.Bana üzüntüyle bakıyordu hepsi.Ama ben kahkahalarımı durduramıyordum.
-Bir yanlışın var Harzanoğlu dedim hayal kırıklığıyla.
-Ben kalbime ihanet edeli çok oldu.Ben düzene ihanet ettim ve beni buna siz zorladınız.
O bana anlamaz şekilde bakarken bizimde girdiğimiz kapı açıldı ve içeri Yiğit girdi.
-Ve işte karşınızda düzenin yeni ortağı Yiğit Arıç dedim herkesin duyabileceği şekilde herkes bana şok içinde bakarken ben Yiğit'e özlem içinde bakıyordum.
Ateş'te asla anlamadığım şekilde hayal kırıklığıyla.