İkradan
"İkracım, hadi kızım kalk artık, İkra, hadi annecim. İkra! İKRA! YAZ TATİLİ BAŞLADIĞI ANDAN İTİBAREN GÖTU BAŞI DAĞITTIN SENDE HA! KALK ARTIK TA BİRŞEYLERE YARDIM E- A kalktın mı annecim?"
Hayır anne kalkmadım. Hala uyuyorum ben, evet ilizyon görüyorsun.
"Kalktım anne kalktım. Hayır anlamıyorum ki yaz tatili adı üstüne neden sabahın beşınde kalkıyorum?"
"Abart sende saat 12 ye geliyor"
Of.....
"Anne sana birşey sora-"
"Hayır İkra bugünde seni almaya gelen bir adet One Direction yok kızım hadi kalk abin seni bekliyor. İKRA!"
"TAMAM BE TAMAM"
Kalkıp sersem adımlarla banyoya doğru ilerledim. O sırada abimin adımları benimkileri durdurdu ve sendeledim. O da beni görmedi ve kafa kafaya tokuştuk.
"N'apıyorsun be! Sen kahvaltıda beklemiyor muydun?" dedim ani sinirle.
"Ne kahvaltısı ya daha yeni uyandım ben..." dedi abim. Şaşırdım.
"Ama bugün Ceylinle buluşmayacak-"
"Ceylinle buluşmam saat 8 de! Mülakatına yetişmem lazım. Çekil önüme de banyoya gireyim. Hiçmi saat kavramın yok senin!"
Bilmeden nasıl da emin konuşuyor ezik.
"Canımın içi.. saat 12"
"NE! HAYIR BANA ANNEM 7 DEDİ"
"BANA 12 DEDİ VALLA BİLEMEM"
Telefonlarımız şarjda olduğundan birbirimizi ittirerek duvar saatine koştuk. Ve saat...
10?
"ANNE!"
"ANNEE"
(.....)
"Ben çıktıım!" diye seslendim ev halkına. Kimse umursamadı. "Seni izliyor olacağım! 40 yaşından önce sevgili yapmayı aklından bile geçirme!" dedi abim. Aptal işte sanki işim varmış gibi....
Kapıyı yumuşakça kapattığım anda var gücümle merdivenlerden inmeye başladım. Telefonumu zorla elimde tutuyordum. Rehbere girip Yareni aradım.
"Yaren! Balonlar hazırmı?"
"Evet evet... Bu kadar endişelenmesene ya ... rahat ol alt tarafı bir su savaşı..."
"Hayır ama bu sefer daha fazla balonumuz ve silahlarımız da var. Açelya silahları getirmiş mi?"
"Açelya orada bile... Bende gidiyorum. Seni bekliyoruz yani... Kaç kişi çağırdın?"
"Mahalledeki herkes su savaşını bekliyormuş oğlum!" diye söyledim cilveli cilveli.
"Kaç kişi?"
"3 kişi daha çağırdım kaptanım" dedim ve güldüm. Yaren kıkırdadı.
"Tamam tamam kapatıyorum, geldim sayılır..."
Su savaşını yapacağımız yer sadece bizim binanın hemen arkasındaydı. Kocaman bir çimlik vardı büyük binaların arasında.
"Geldim! Geldim..." dedim. Herkes oradaydı. Beş kişi beni bekliyorlardı.
"Takımlı mı yapalım?" diye sordu sarışın bir kız. Adı Çağlaydı galiba ama çok dikkat etmemiştim.
Aylin "Çağla, Suna Ben bir takım siz bir takım, mal alanındır!" dedi ve balonlara saldırdı. Bizde birkaç kutu kaçırabildik. Bizde silahlar vardı. Su dolu kovalar, ve balonlar....
Suna, Oyuncak silahını çıkarttı. Erkek kardeşinden çaldığı çok belliydi. "2. Dünya Su Savaşı şu anda, başlamıştır!" diye bağırdı, silahı ateşledi ve kahkaha attı.
"Ses yapmayın kızım! 16 yaşında koca koca kızlarsınız yaptığınız şeylere bak! Aylin! bırak o kovayı. Benim kovam değil mi o?........"
(......)
Kahkahalar havada uçuşuyordu. İkinci kovamız bitmek üzereydi ve daha iki kova daha vardı. Birkaç teyze bizi azarlasa da onları umursamadan devam etmiştik ve şimdi eğlenceden yürüyemez haldeydik. Çok ıslanmıştık.
Gözlüğümün camını bir kez daha silip yeni su doldurduğum silahı Açelyaya attım. Havada kaptı.
"İkra!" diye bağırdı Yaren. "Su balonu! Suna yol kenarındaki duvarda saklanıyor! Onu vur!"
Denileni yapmak için var gücümle balonlara koştum ve karşıma çıkan ilk pembe, dopdolu balonu elime aldım. Ve var gücümle Sunaya doğru fırlattım.
Biraz,
Çooook az fazla fırlatmış olabilirim.
Pembe balon tellerin üzerinden geçerek yoluna devam etti.
"N'oluyor lan!"
Ben, sıçtım.
________________
Oha ilk bölüm aglimmi simdi