İçeriğe geç

060223

Bölüm 3 · 2 dk okuma

060223

Bölüm 3

Uzun Bekleyiş

Karanlığa uyandık tam anlamıyla daha doğrusu uyanamadık. Bir türlü güneş doğmak bilmedi.

Amcamlarda kalıyordum o gün yengem ile çocukları ben ve kardeşim o gün aşırı soğuk olduğu için sobalı odada uyuyorduk aşırı üşüyen biri olduğum için sobanın hemen dibinde uyudum. O gün gök sanki yarılmış şimşeklerle, yağmur dinmemeksizin yağıyordu. Nasılsa her zaman ki antakyanın kışın yağan yağmuru diyerek uyuyuverdik..

Çok şiddetli çatırdamalar ve tavanda asılı avizenin 180°lik tavana çarpma seslerine uyandım uykunun o tatlı halindeyken gözlerimi açmadan sesi dinledim ne olduğunu anlamadan hemen ardından yengemin bana seslenişini duydum canım kalk noluyor bilmiyorum diyip ağlıyordu hemen başucumda çekyatta tutunmuş şok halinde nolduğunu anlamaya çalışıyordu anında rağbet içerisinde gözlerimi açıp etrafa baktığımda duvarların birbirine değdiğini gördüm 4.katta olduğumuzdan dolayı bina bizi sağa sola vurup duruyordu. Hemen gözlerimi yengeme çevirdim hala şoktaydı ve ağlıyordu yenge çabuk yanıma gel koltuktan in başını koru diyince biraz kendini toparlayarak küçük kızını kucağına alıp hemen indirdi yere ben kendimi sağa doğru atınca kilolarca ağırlıkta olan demirdöküm soba devrildi Allah'tan içinde sönmüş küller vardı da tutuşmadı etraf, yengem kızıyla birlikte kafasını korurken aklıma amcamın oğlu diğer çekyatta oluğu aklıma geldi onu tek elle bir hamleyle çekyatın altına ittiğim kardeşimin yanına iliştirdim. Kafamı korumak için yer bulamayınca kafamı iki çekyatın arasında ki boşluğa koydum ve beklemeye başladık. Hem ağlayıp hem de bildiğim bütün duaları etmeye başladım o an deprem olduğunu anlamadığım için kıyamet kopuyor diyip ağlayarak Allah'tan af diliyor güneşin doğmasını isteyip dua ediyordum. Sallantı az biraz durulunca yengeme arkasına bakmadan hiçbir şey almadan binadan çıkmasını söyledim çocuklar önde biz arkalarında çocukların binadan hızlı ve koşar adımlarla çıkmaya başladık yengemle çocuklar ayaklarına terlik giyip merdivenleri inmeye başladılar ben ayağıma terlik bulamayınca hemen önümde duran botumu elime alıp koşarak çıplak ayakla aşağı indim botumu ıslak ayaklarıma geçirmek için binaların altında duraksayıp zorla geçirdim ayağıma. Üzerimizde uykuda giydiğimiz ince badiler ve taytlardan başka birşey yoktu benle yengem kapalı olduğumuz için yengemin bana uzattığı yazmayı alıp başımı örttüm bizim apartman aile apartmanı olduğu için diğer amcam gil halam gil dayım gil herkes dışarda pijamalarla yağmur altında zangır zangır titriyorlardı. Etrafa bakındım çığlıklar ardı arkası kesilmiyor insanlar kendilerini dışarı atmış yağmur altında dünyanın durulmasını bekliyor telefonum kardeşimde olduğu için kardeşimi aradı gözlerim kalabalıkta ona seslendim yanıma geldi aldım telefonu elime önce annemi sonra rehberimde kim varsa yoksa herkesi aramaya başladım hatlar ilk 45 dakika çektiği için arama yapıp arama alabiliyordu telefonum annem açtı telefonumu ağlayarak iyi olup olmadığımızı sordu iyi olduğumuzu öğrenince ağlayarak her yerde cenaze olduğunu söyledi sakinleştirip dikkat etmelerini herşey de beni haberdar etmelerini söyleyip telefonu kapattım o 45 dakika içerisinde telefonuma 200 ve üzeri geldi ulaşamadıklarımıza olunca telefonu ikiletmeyip kapatıyor gelen aramayı açıyordum. Üniversiteden arkadaşlarım hatay dışında olan akrabalarım kuzenlerim herkes beni arayıp bişe olup olmadığını soruyordu ilk saatlerde kime nolduğunu bilmeden iyi olduğumuzu söyleyip kapatıyordum normalde gün sabah saat 7 en geç ayarken o gün bir türlü aymıyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.