Etraf karanlıktı ama kan kokusunu alıyordum etrafa baktığımda gözlerim pusluydu, görüntüm biraz daha iyileşince gördüğüm suliet beni şaşırtmamıştı o kız... Saçları bal rengi yüz hatları yumuşak ama aynı zamanda gözleri keskin olan o kız İsmini veya kendisinin kim olduğunu bilmiyordum nerde yaşıyor, neleri seviyor bilmiyordum ama ona ne kadar yabancı olsamda bi o kadar tanıdıktım. Kan kokusu burnuma daha keskin gelmeye başladığında o kızın arka tarafıma baktığını gördüm ve gördüğü şeyle şok olmuştu fakat ben arkama dönmeye çalıştığımda zorlanıyor ve aslında dönemiyordum. Arkamda bi haraketlilik sezince kız feryat etmeye başladı ama sebebini göremiyordum! Ve en sonunda kız çığlık attı ama o çığlık o kadar keskin ve içinde aslında bin bir kelime geçen bir çığlıktıki ben bile irkildim Ve uyandım... Saate baktığımda şaşırmadım yine ve yine saat 02.07 idi ne zaman biticekti bu kabuslarım kendi kendimi sorgularken tekrardan uykuya daldım ⏳ Sabah annemin darbe planı yaparmış gibi odama girmesiyle birlikte perdemi söylenerek açıp "gak gak gak" şeklinde karga sesi çıkarmasıyla zoraki ve istemeyerek uyandım Yani ben uyanamadım gibi... Oflayarak gözlerimi açtığımda annemin başımda beklediğini gördüm ve yeni uyandığım için çatallaşmış sesimle konuştum"Karabasan gibi niye başımda bekliyosun canım benim" Annemin canım benim hayatımın anlamı yastığımla yorganımı çekmesiyle birlikte bunu bir savaş ilanı kabul ederek hızlıca yatağımdan dikildim "Kalk! Kalk! Kalk! Bu gün doğum günün için alışveriş yapıcağız" Ay ben onu unutmuştum ve evet tam tamına 3 gün sonra 21 yaşıma giricektim ve işte çalışıyodum 1 saniye İş! İşe geç kaldım Hemen yatağımda bir aceleyle kalkıp dolabımı açtım ve elime ne geldiyse giydim tam kapıdan çıkacakken annemin sesini işittim "Ben senin yerine izin aldım korkma, zaten hep bu anneler sizin bı tarafınızı toplasın hep biride çıkıp demiyoki annecim bu gün nasılsın ama suç bende..." Gibi söylenmeleriyle odadan sitemli bir sekilde çıktı sonunda derin bir nefes alarak vatan gülüşüyle aynada kendime baktım Ördekli tişört? Siyah keten pantolon? Ee şey...Fenada durmuyo değil yaniAma bu kombinle tüm arkadaşlarımı göreceğime yemin edebilirdim Üstüme bi tane tişört altıma kot şort giyip kahvaltıya indim ve gördüğüm kahvaltı sofrası iştahımı kabartırken anneme şükürler ettim Kahvaltı masasına herkes oturunca kahvaltı etmeye başladık benim bı küçüğüm göksu yine bana mahcup mahcup bakıyodu "Noldu göksu?"Sorumla dahada utangaç bi hal aldı ama ben bu tipi biliyodum bi şey istiyecekti "Ne istiyosun göksu?" Abla şey senin bı tane beyaz pantolonun vardı- "Hayatta olmaz"Dememe gerek kalmadan göksu masadan fırlayıp odama koştu Ben arkasında koştuğunda çoktan pantolonu eline almıştı ama sorun o değildi pantolonda leke vardı! Ona doğru ilerliyecekken başım feci bir şekilde döndü ve ilk önce uzaktan bir çığlık ulaştı kulaklarıma sonra ise yalvarışlar Biraz daha kendime geldiğimde bozuntuya vermeyerek kavgaya devam ettim "Anne ben bu kızını öldürürüm" diyerek üstüne atladım ve ardından bir yırtılma sesi duyuldu... Allahım inşallah çapraz bağlarım veya kaslarım yırtılmıştır Yarabbi! Göksu'nun eline baktığımda beyaz pantolonum yırtılmış tı ve göksu bakışı mı gördükten sonra odadan koşarak çıkıyor du işte savaş şimdi başlamıştı "Gel buraya!" ⏳ Kardeşimle sevgi dolu saatlerimizden sonra annemle pasta siparişim için pastaneye gelmiştik Annem pasta siparişi verirken sıkıntıdan derin bir of çektim ve dışarı bakmaya başladım ve yaşlı bir kadın gördüm değişik ama bu değişiklik tanıdık bir değişiklikti... Kadının ağzını okumaya çalıştım ve ağzını okuduğumda ağzından tek bir cümle döküldü Nilüferin senin yardımına ihtiyacı var... Nilüfer Bu kişi kimdi bilmiyordum fakat tek bildiğim şey isimi bundan sonra hep duyacağımdı Annemin seslenmesiyle birlikte irkildim "Asude hadi kızım" ayağa kalktım ve kapıya ilerledik nefesim daralıyordu ama anneme asla çaktırmamam lazımdı "Noldu rengin atmış" Kabul edelim annelerde radar vardı bence "yok bişey ya pastanedeki yağ kokusundan falan midem kalktı"Eve giderken aklıma birşey gelmişti ve hızlıca anneme dönüp merakla soru sordum" anne doğum günümde anneanneme gidebilirmiyim?" Annem cevap vermeye hazırlandığında içimden bildiğim tüm duaları okuyordum "git git zaten kadın seni görmeye görmeye yüzünü unuttu gerçi ben bile bazen unutuyorum" O zaman savaş boyalarınızı sürün dostlar savaş başlıyor... ⏳ Annemle konuşmamızdan sonra selinle buluşup parkta keyif yapmaya başlamıştık Çekirdek çitlerken selin soru sordu "Kanka eğer sen zaman yolculuğu yapıcak olsan hangi yıla gitmek istersin" "Tövbe estağfurullah bu nası soru kız böyle" "Ya sen söyle ya hadii" Bekledim durdum düşündüm düşündüm en sonunda kararımı söyledim"Ya 1970'ler filan oradaki nostaljiyi biliyorum seviyorum ama yaşamakta istiyorum" "Ya bende 80'ler istiyorum oradaki enerji benim enerjime çok uyuyo cıvıl cıvıl" Telefonumun çalmasıyla sohbetimiz yarıda kesildi, telefonumu elime aldığımda annemin aradığını gördüm ve buda bir Kırmızı alarm kodudur!Telefonumu açtım ve annemi dinleyeme başladım "Nerdesin sen saat 11 oldu 11 çabuk eve gel babanı tutamıyorum bak bu sefer sıyıramıcaksın Asude koşarak değil uçarak gel çabuk" Selinle vedalaşıp annemin dediği gibi koşarak değil uçarak bir şekilde eve doğru ilerledim Kapıyı korkarak açtım ve etrafa baktığım zaman babamım televizyon karşısında uyuduğunu gördüm Ah anne! ⏳ Anneannemin evine geldiğimden beri diken üstünde idim ama yaptığım plan için buna katlanmak zorundaydım geldiğimden beri anneannem sadece yemek yapıyor ve televizyon seyrediyordu Ayrıyetten ben buraya geleli tam tamına 2 gün olmuştu 2 GÜN! İnanmak gerekirse ben bile buna nasıl dayandığını bilmiyordum Bu gün doğum günü gecem di ve planımı gerçekleştirmek için tam bu gece en uygunuydu Sakin ol Asude sakin ol sakin ol kendimi niye avutuyorum ki sakin filan olamiyacağım Televizyonda anneannem dalgın bir şekilde yeşil çam filmi seyrederken 2 günün sonunda 38. Kez sohbet açmaya çalışır gibi soru sordum "Anneanne ben 1970 doğumlu arşivim!" Bi dakika ne? Ne dedim ben? Anneannemin bana boş boş gözlerle bakması ile durumu en sonunda idrak edebildim ve boğazımı temizleyerek mahcup bir ifadeyle konuştum "Anneannecim senin bi arşivin vardiya hani taaa 1970 lerden kalma o arşivi dolaşabilir miyim çocukluk fotoğraflarımdan kolaj yapıcağım da yani müsait değils-" "Tamam." "hiç sorun değil yani yapmas-" Nasıl yani anlamadım? İzin mi verdi anneannem? Kendisi bile yılda 1 temizliğe girdiği arşivine girmeme izin mi verdi bunun tek bir açıklaması olabilirdi Başımıza taş yağacak .O anın verdiği sevinçle anneannemin yanağından tatlı bir öpücük alip hemen arşive koştumİçeri girdiğimde kokudan sendeledim. Burası bu kadar pis kokarmıydı ya?İçeri adım attigimda tahta parkeler gicirdamaya başladı etrafa baka baka gezerken gözüm başka bir kitapliga takıldı. Daha koyu kahve tonlarinda Gold detaylı ve içinde nakışlı çok vintage kitaplar bulunan bir kitaplikti ve en üstünde tek başına mücevher gibi koyulmuş bi kitap vardı Fakat bu kitap diğer kitaplardan daha ince idi, kitap çok dikkatimi çekmişti bu yüzden kapnin arkasındaki tabureyi alıp kitapligin önüne koydum ve kitaplığın cam kapaklarini açarak kitapa uzandım Kitapi aldıktan sonra için açtım ve beni bir toz yığını karşıladı tozları yana doğru çırparak yazıları ortaya çıkardım ve sayfada şunlar yazıyordu ;21 Aralık 1972 Bugün yine onu gördüm üçüncü kez... kızmı erkekmi bilmiyorum ama bildiğim tek şey. Tesadüf olamaz...Adımlarımı izleyen bakışlarını, ensemde ki soğukluğu hissediyorum. Sokaklar daraldı, gölgeler uzadı. Bir şey olacak… Hem de yakında. -Nilüfer- Gördüğüm isimle bedenime bir şok dalgası yayıldı ve hemen sonra kulaklarım uğuldamaya başladı ve yavaş yavaş renkler kayboldu sonra ise Ben kayboldum... Boğazımda ve başımda ağrıyla uyandım ve yavaş yavaş vücudumun yorgunluğunu hissetmeye başladım sanki birisiyle kavga etmiş gibiydim. Hisettiğim ağrıyla inledim bu ne kadar iğrenç bir histikulaklarım sesleri ayırt etmeye baslayinca at nalları ve tekerlek sesleri kulaklarimi doldurdu gözlerimi açtığımda ilk puslu bı görüntü karşıladı beni sonra ise vintage birsürü eşya idrak etmeye başladım Hızla yataktan fırladım baş dönmemi göz ardı edip perdeyi açtım ve gördüğüm görsel beni şoka uğrattı Eski zaman dükkanları vardı kırtasiye, bakkal, fırın herşey çok güzeldi fakat burası 2025 değildi bundan çok emindim ⏳ Öncelikle Merhabalarr💛Bu benim ilk yazdığım bölüm ve ilk yazdığım kitap ve çoook heyecanlıyım Normalde kitabı giriş bölümleri olarak 6 bölüm olarak yayınlicaktım ama heyecanıma birazcık🤏🏻 yenik düşmüş olabilirim Bölüm aralığını çok uzatmak istemiyorum ki uzatmıyacağımda sağlıkla ve huzurla kalınn(Aşağıdaki soruları cevaplarsanız çok sevinirim💛) 1.Sizce bölüm uzunluğu iyimiydi 2.Asudeye ısınabildinizmi? 3. Sizce bundan sonra neler olucak?
Bölüm 2
02.07
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.