İçeriğe geç

0001

Bölüm 1 · 3 dk okuma

0001

Bölüm 1

Üstümdeki kanla kaplanmış beyaz elbiseme baktım, babam elini omzuma koydu "Günün nasıldı?" gözlerimi ona çevirdim, saf bir nefret vardı gözlerimde. Susmayı tercih ettim, konuşacak gücü kendimde bulamıyordum artık. " Güzel bir duş al tamam mı?" Dediğinde alnıma yapışan saçlarımı kulağımın arkasına ittirdim. "Tamam" Sırtımı hafifçe sıvazlayıp beni tek başıma bıraktı. Soğuk koridorda çıplak ayaklarımı yere sürte sürte ilerliyordum, ben çok küçükken marsili hastası olduğumu öğrenmişti babam. Tanımadığım bir doktorla apar topar buraya gelmiştik, sadece tatile gidecektik.. beni böyle kandırmışlardı, her gün üzerimde deneyler yapıp uykumda bile rahat bırakmazlardı beni. Aldığım ilaçlar sayesinde bazen bazı şeyleri hissedebiliyordum ama bir sinek ısırığı gibi, daha öteye gitmiyordu bu acı. Bazen soğuk ve sıcağı bile hissedebiliyordum. Hiç kimsenin bizi bulamayacağı bir adanın ortasındaki hastane duvarlarına çarparak büyüdüm, çocukluğumu da burada harcadılar.

İsmim 0001 her gün sona daha fazla yaklaştığımı hissediyorum.

Yatağımın üstüne oturup üstüme baktım, çok kan vardı. Kesiklerle dolu kollarıma baktım, ölmek için her gece tanrıya ne kadar yalvardığımı hatırlıyordum baktıkça. Elimde kalem olması gereken yaşlarda elimde neşter tutmak yaralıyordu ruhumu. Yatakta uzanıp tavana bakmaya başladım, benim parkım hastane koridorları, oyuncaklarım bıçaklar, boyalarım ise kendi kanım olmuştu hep. Odamın içini robotik bir ses doldurdu " Denek 0001, lütfen yerinize geçiniz" Derin bir nefes aldığımda tekrarladı "Denek 0001, lütfen yerinize geçiniz" Yataktan kalkıp belime kadar gelen saçlarımı bileğimdeki toka ile topladım. Kapıyı açıp dışarı çıktığımda babam karşımda duruyordu "Duş almamışsın" Gözlerimi ellerime çevirdim "Vaktim mi oldu sanki" dediğimde kolumu tuttu "Yürü hadi" Başımı sallayarak ona eşlik ettim "Evime gitmek istiyorum" Dediğimde Babam bana onaylamaz bir şekilde baktı "Senin evin burası 0001" gözlerimi kaçırdım " Bir adım olsun istiyorum" Dediğimde biraz duraksadı "Sen busun. 0001" Omuzlarım hala dikti, pes etmeyecektim " Doğum günüm ne zaman?" Omuz silkti "Bilmiyorum ama 11 kasım olsun" Başımı salladım " Bir gün buradan çıkacağım" Bu sefer birden durdu, omuzlarımdan tutup beni kendine çevirdi "Ne dedin sen?" Gözlerine bir ölü gibi baktım "Dedim ki, bir gün buradan çıkacağım ve kimse beni durduramayacak" Eli havaya kalktığında karşı koymadım, yüzüm avuç içiyle buluşup sağ tarafa çevrildiğinde gözlerimi ona çevirdim "Unuttun mu baba? ben hissiz bir canavarım." Kolumdan tekrardan tutup sağ tarafa döndük ve camdan oluşan bir odanın içinde iğnesini ışığa doğru tutup kontrol eden doktoru gördüm, Babam kapıyı açıp bir bez parçasını fırlatırmışçasına beni içeri ittirdiğinde doktorun gözleri bana çevrildi "Merhaba" Ona selam verme gereği duymadan camın diğer tarafından bizi izleyen babama baktım. "Eğer buradan kaçarsan, hangi cehennemde olursan ol seni bulup buraya geri getirip kendi ellerimle öldürürüm" Dedi, hafifçe gülümsedim "Ölümden korktuğumu mu sanıyorsun baba? ben her aynaya baktığımda kendi cesedimi görüyorum zaten" Doktor kolumdan tutup beni nazikçe yanına çektiğinde gözlerimi babamdan ayırmadan beyaz sedyeye yattım. Yüzüme doğru vuran beyaz ışık ortamı daha da gerginleştiriyordu. "Hazırsan başlayacağız" yüzüme eğilmiş açık mavi bir maske takan adama baktım "Hazırım" Gözlerimi kapattım ve tenime değen iğne ile derin bir nefes aldım.

Ne kadar zaman geçmişti bilmiyordum ama gözlerimi açtığımda hala sedye de yatıyordum, başımı hafifçe kaldırdığımda doktorun gözleri bana döndü "Kapat gözlerini 0001, kabuslarına bir yenisini eklemek istemezsin" başımı yeniden sedyeye koydum "Çok düşüncelisiniz gerçekten" Dediğimde boğuk bir şekilde güldü. Canım sıkılmaya başladığında onunla konuşmak istedim "Eğer bir ismim olsaydı Dora olmasını isterdim, şimdi üzüldüm 0001 çok kötü" Dediğimde iç çekti "Senin hislerin yok 0001" kaşlarımı çattım "O zaman senden nasıl nefret ediyorum doktor?" gözlerimi ondan ayırmazken bir kaç saniyeliğine bana baktı " Sadece uyu 0001" gözlerimi cama çevirdim. Babam gitmişti. "Senin ismin ne doktor?" eline başka bir şey alıp ışığa doğru tuttu "Sınırlarını aşma 0001" nefesimi sertçe verdim " İsmini vermekten korkuyorsun değil mi? sende bir gün buradan kaçacağımı adın kadar iyi biliyorsun" Sustu, tatmin edici bir gülümseme ile tavana baktım " Uyut beni" Dediğimde başını salladı.

"İyi uykular 0001" ayağım başka bir iğne ile buluşmadan önce duyduğum son şey bu olmuştu.

Bölüm sonu

1 yorum