Gece yorgun bir şekilde başını koltuğa yasladı.Tek istediği eve gitmekti.Annesinden azar işitmek bile şu anda ona dünyanın en güzel şeyi gibi geliyordu.
00.17.Saat hâlâ 00.17'ydi.Gece gözlerini kapattı.Belki açtığında her şey normale dönecekti.Buna inanmasada inanmak istiyordu.Tam gözlerini kapatmıştı ki otobüsün içinden çok hafif bir ses geldi.
Tık.
Gece gözlerini açtı.Sonra bir kez daha.
Tık.
nereden geliyor bu ses?Gece yavaşça arkasına döndü.Dört yolcudan hiçbiri hareket etmiyordu.
Şoför de aynı şekilde yola bakıyordu.Herşey otobüse bindiğim zamandaki gibi aynıydı
Sonra ses tekrar geldi.
Tık... tık... tık...
Bu kez nereden geldiğini anlamıştı.
Ses, az önce fotoğrafı gördüğü kadının elinden geliyordu.Kadın fotoğrafın kenarına parmağıyla vuruyordu.Gece fotoğrafa baktı.Kadın hâlâ cama bakıyordu.Ama fotoğraf artık ona doğru dönük değildi.Kadın fotoğrafı kendisine çevirmişti.Gece tam rahatlayacakken kadın konuştu.
"Fotoğraftaki kızı tanıyor musun?"
Gece'nin boğazı düğümlendi.Ağzından bir türlü kelime çıkamadı bir süre sonra
"...Hayır."
Kadın yavaşça başını çevirdi.
İlk kez Gece'nin gözlerinin içine baktı.Gecenin korktuğu her halinden belliydi
"Yalan söyleme."
Gece'nin kalbi hızlandı.Yerinden çıkacak gibiydi
Kadın fotoğrafı tekrar ona doğru çevirdi.
Bu kez Gece fotoğrafa daha dikkatli baktı.Kızın yüzü hâlâ kendisininkiyle aynıydı.Ama bu sefer başka bir şey fark etti.Fotoğrafın arka tarafında küçük bir yazı vardı.Gece yazıyı okuyabilmek için biraz daha yaklaştı.
“00.17 — İlk Gece.”
Gece'nin yüzündeki ifade dondu.
"İlk... Gece?"
Kadın fotoğrafı elinden çekti.
"Henüz anlamaman gerekiyor."
