Yemek yedikten sonra yatağıma uzandım. Uzandığımı gören William yanıma gelince onunla oynamaya başladım. Bu sırada çalışma masamın üzerindeki telefonuma mesaj geldi. Telefonumu alıp sandalyeme oturdum ve gelen mesajı okumaya başladım.
-'sevgili Jayla Allen. Hastane kontrol gününe son 2 gün kaldığını hatırlatmak istedik.'
Ölmek isteyen birinin kontrole gitmesi ne kadar mantıklı bilemem ama annem gitmediğimi öğrenirse yine problem çıkabilir.
°°°°°°°
Randevum öğlen olmasına rağmen annemin hiçbir şey anlamaması için okula gidiyor gibi yapıp sabahın erken saattlerinde hastaneye gittim. Saatlerce hastane kapısında bekleyeceğimi bildiğimden yanıma okuma kitabımı da aldım.
Kendimi kitaba o kadar kaptırmıştm ki, yanıma oturan kişiyi fark etmemiştim bile.
Arkasına yaslanmış, etrafa bakınırken konuşmaya başladı.
-hasta mısın?
+Bilmiyorum. Sanırım hayır.
-sanırım mı? Hasta olup olmadığını bilmiyor musun?
+dedim ya. Bilmiyorum. Bunu öğrenmeye geldim.
Cebinden bir paket kraker çıkardı. Korktuğum şeyi yapıp sesli bir şekilde yemeye başladı. Kontrolümü kaybetmeden oradan uzaklaştım. Seslerin kafamdan gitmesini istediğim için kaldırımın yanındaki çimenlerde ses çıkarmaya başladım. Beni dışarıdan gören biri olsam, bu kız deli mi diye düşünürdüm.
Kendimi daha iyi hissettiğimde hastaneden içeri girdim. Zaten randevu saatim de yaklaşmıştı.
Hemşirenin adımı seslenmesiyle kafamı kaldırdım. Nihayet sıra bana gelmişti.
•••••••
-jayla, tahlillerin temiz çıktı. Midendeki tüm haplar iyice temizlenmiş. Şanslısın.
o hapları yutma nedenimi düşünürsek pek şanslı olmuyorum aslında..
-bu tür vakalarda hastayı psikologa yönlendirmek zorundayız. Bu durumu ailenle konuşmanı tavsiye ederim.
annemin bundan asla haberi olmayacak.
kardeşimin gittiği bir psikolog var. Gerçekten sana yardımcı olabilir. Eğer vaktin varsa, biraz bekle. Kardeşim yakında burada olur. Ondan numarasını alabilirsin.
zamanım var mı bilmiyorum. Çünkü yakında okul bitecek, eve gitmem gerekecek.
tüm bunları düşünürken telefonum çaldı. Arayan annemdi. Doktorun odasının köşesine gidip telefonu açtım.
-neredesin sen?
kahretsin. Okulda olmadığımı kimden öğrendi acaba!? ben cevap veremeden konuşmaya devam etti.
-her zamanki saatte evde ol jayla. Seni aramakla uğraşmak istemiyorum.
Çoğu zaman okuldan kaçtığım, ya da okula gitmediğim için annem buna çok alışmıştı.
Telefonu kapatıp sandalyeye oturdum.
+Üzgünüm doktor Chris. Gitmem gerekiyor. Yakın zamanda tekrar geleceğim.
Hızlıca hastanenin kapısına yöneldim. Kapıdan çıkacakken içeri giren ,bankta yanıma oturan kişiyle, çarpıştım. Özür bile dilemeden gidince sinirle yoluma devam ettim. En azından 'kusura bakma' falan deseydi. Onu boşver de, acaba kim bu doktorun kardeşi..?