Hayatta bazı günler güzel olurdu. Hayat tesadüfler oluştururdu. O gün de bu tesadüflerden birinin sayesinde güzelleşmişti. Genç kız yine uyuyordu. Sahi neden bu kadar çok uyuyordu? Her neyse.
Nöbetçi öğrenci sınıfa girip duyuru yaptı. "Bir dahaki ders 10. sınıflara konferans var." Ve geri çıktı. Herkes girip girmeyeceğini düşünürken genç kız... Genç kız yine uyuyordu. Uyansa mıydı artık? Uyanmadı...
Tenefüste sıra arkadaşı uyandırıp duyuruyu söyledi. "İnecek miyiz?" diye sordu. Normalde buldukları ilk fırsatta yurda dönüp yatarlardı ve şimdi konferansa girmeyi mi teklif etmişti? Evet, öyle yapmıştı. İyi ki öyle yapmıştı. Yani sanırım iyi ki...
Genç kız kafasını kaldırdı. Yanağını sweatshirtünün koluna yasladığı için izler çıkmıştı. Aman ne güzel. Bu onun normali olduğu için umursamadı ve etrafına bakındı. Biraz düşündükten sonra cevapladı arkadaşını. "Gidelim ya. Yoklama falan alırlar belki. Hiç belli olmaz."
Çantalarını toparlayıp indiler konferansa. Orta sıralarda bi' yere oturdular. Çok geçmeden herkes oturmuştu ve konferansı verecek adam da girmişti içeri. Adamın bir edebiyatçı olduğunu öğrenen genç kız da ilgisini konferansa vermişti. Garipti ama uyumamıştı.
Konferans bitmeden önce kitap ayracı dağıtılmaya başlandı. Genç kız kendi aracını incelerken duyduğu sesle kafasını kaldırdı ve sol arka çaprazında onu gördü. "Nasıl bu kadar güzel gülebilir?" diye düşündü. Kalbi pır pır olmuştu. O böyle derdi. Pır pır.