Büyük patlamadan saatler sonra odamın yarısının olmadığı ve az kalsın metrelerce yüksekten düşeceğim bir poziyonda gözlerimi açtım. Dışarısını zar zor görüyordum o kadar sisli ve kasvetli bir hava vardı ki.Yüzüme sert bir soğuk vurdu resmen yüzüm buz tutmak üzereydi morarmaya başlamıştım ve zor hareket ediyordum en ufak yanlış hareketimde odam daha çok yıkılabilirdi "Siktir napıcam şimdi."Çok dikkatli bir şekilde ve yavaş hareketlerle odamın kapısına doğru tırmanmaya başladım tırmanmak diyorum çünkü neredeyse 40°lik bir açıyla odam eğilmiş ve duvarı yıkılmıştı dikkatli olmazsam bende aşağı kayacak ve düşecektim. Yatağıma tutundum ve kendimi çekmeye başladım neyseki sağlamdı "Lanet olsun odam neden bu kadar büyük ki!" Diye haykırdım. Aptal odamın küçüklüğünden şikayet ederim ama şimdi kocaman geldi bir türlü kapıya ulaşamıyordum. Zar zor ve tahminen bir saatimi alan bir mücadele sonucu kapıya ulaştım. Koridorumuz odam kadar eğik değildi yürüyebileceğimi düşünüyordum tam ayağa kalkmaya çalışmamla yere serilmem bir oldu hassiktir göt korkusuna bacağımı kırdığımı hissetmemiştim bile farketmemle acılar içinde inlemeye başlamıştım ne yapacaktım şimdi?! Tıpkı odamdaki gibi sürünmeye başladım ayağa kalkamazdım en azından şimdilik. Acele etmeliydim çünkü her an bu koca şato ben içindeyken tamamen yıkabilirdi. Yüz metrelik koridorumuzun sonunda merdiven vardı oraya ulaşabilirsem kurtulabilirdim.
(Yarım saat sonra)
Sonunda merdivene vardım. Kırık bacakla inmesi tam bir işkence olacaktı ve sürünmeye devam ettim acıdan kıvranıyordum ama yapacak bir şey yoktu ölmekten iyidir. Bu sırada düşünüyordum "Ailem nerdeydi?, krallığa ne olmuştu böyle?, hepimizin sonu mu gelmişti?"
Ve merdivenden indim gördüklerim beni dehşete düşürdü etraf kan gölü kuzenlerim.. amcam ve yengem hepsi vahşice öldürülmüştü. Peki ya annem ve babam siktir noldu onlara bu neyin nesiydi üzüntüyü,korkuyu ve şaşkınlığı aşırı uçlarda yaşıyordum şuan kendime gelmeli ve dışarıda ne sikim olduğuna bakmalı ve hiç değilse kendimi kurtarmalıydım. Merdivene yakın bir yerde bir boşluk gördüm ve sürünerek o dar yerden geçmeyi başardım şimdi dışarıdaydım ama tehlike geçmemişti. Sürünmekten yorulmuşum kollarım,bacaklarım parçalanmışlardı artık. Ama buraya kadar gelmişken pes edemezdim. Gidebileceğim kadar uzağa gitmeliyim.
(Bir süre sonra)
Yaklaşık 40 metre uzaklaşmayı başarmıştım ama bizim devasa şatonun yıkılma tehlikesine karşı en az 500 metre gitmeliydim ama artık dermanım kalmamıştı kimin umrunda bacağımın korkunç acısına daha fazla dayanabilecek gibi değildim de yıkılsa ve bitse bende daha fazla ızdırap çekmesem diye düşünürken yorgunlukla uyuyakalmışım.