*Aradan saatler geçti ikiside birbirlerine sarılarak deliksiz bir uyku çekmişti*
*Belli bir süre sonra Evan'ın bilinci yerine gelmişti ve kısık gözlerle etrafa bakıyordu odayı baştan aşşağıya süzdü ve yatakta arkasına doğru döndü*
*Arkasında Andrew'i hala derin bir uyku çektiğini gördü ve istemsizce yüzünde bir tebessüm oluşmuştu*
*O anda aklına dün yaşadığı olay geldi hala dudağı sanki Andrew Evan'a yeni bir buse kondurmuş gibi sıcacıktı*
*Biraz yatakta kendine gelmeye çalıştı ve 10-15 dk sonra yataktan bir gayretle kalkıp odadaki banyoya doğru yürüdü*
*Banyoya girdi ve aynada kendine baktı çok kötü görünüyordu dün o kadar ağlamıştı ki gözleri şişmiş ve kızarmıştı*
*Elini yüzünü yıkayıp banyodan çıktı sessiz ve temkinli adımlarla Andrew'ın yanına geldi ve ateşine baktı*
*Evan*:(Düne göre daha iyi)
*Evan Andrew'ı daha iyi görünce tuttuğu nefesi bir anda geri verdi aradan 5 dk sonra kapı çaldı ve birinin sesi duyuldu*
*∆∆∆*:Günaydın prens hazretleri aileniz sizi yemek masasında bekliyor
*Evan bunu duyunca Andrew'e döndü ama o hala uyuyordu kapıyı açmakla açmamak arasında gidip geliyordu*
*Sonra kapıyı açmanın daha iyi olacağını düşündü çünkü açmazsa dışarıdaki muhafız daha çok sesini yükseltebilir ve bu yüzden de Andrew'ı uyandırabilirdi*
*Evan kapıya yöneldi ve kapıyı yavaşça açtı karşısında tahmini 180 boylarında açık tenli esmer koyu renkli gözlere sahip iri bir adam duruyordu*
*Adam Evan'ı görünce şaşırdı ve ona tehditkar gözlerle bakmaya başladı dudaklarını araladı*
*∆∆∆*:Sen kimsin ve prensin odasında ne işin var!
*Evan olanları anlatmaya çalışıyordu ama muhafız onu dinlemiyordu o sırada odadan bir ses duyuldu*
*Andrew*:Ben çağırdım onu bana kıyafet seçmemde yardım ediyordu bir sıkıntı mı var!
*Evan Andrew'in sesini duyunca irkildi ve hemen arkasına döndü üstünde siyah gömlek ve altında siyah bir pantolon giymiş saçları arkaya doğru taranmış bir şekilde Evan'ın önünde duruyordu*
*∆∆∆*:Özür dilerim prens Andrew bilmiyordum odanızda bir yabancı olduğunu zannettim
*Muhafız Andrew'ın önünde eğildi bunu gören Andrew ona kaybolması için el işareti yaptı ve muhafızda oradan hızlı adımlarla uzaklaştı*
*Evan hala şoktaydı daha demin üstünde pijamalarla yatakta derin bir uyku çeken Andrew şimdi tam karşısında hazırlanmış bir şekilde duruyordu ve bunlar tahmini 5 dk inde olmuştu*
*Andrew üstten kapıyı kapattı ve Evan'ın sırtı duvarda olacak şekilde onu hapsetti*
*Andrew*:Şaşırdın mı tatlı çocuk~
*Evan*:D-dur sen nasıl daha demin uyuyordu-
*Andrew*:Şşşş sessiz ol kafanı böyle şeyler için yorma anladın mı beni?
*Andrew Evan'ın dudağına bir buse kondurdu ve arkasına dönüp aynada kendine bakmaya başladı*
*Evan bu sefer dudağındaki hissin şokundaydı ama bu o kadarda uzun sürmedi ardından Andrew ona seslendi ve bir hışımla arkasına döndü*
*Andrew*:Ne duruyorsun orada tatlı çocuk gelde yardım et bana şu kravatı takamıyorum
*Evan Andrew'e doğru gitti ve ona kravatını bağlama konusunda yardım etti ardından Evan'da çalışırken ki giydiği takımı giydi ve ikiside aşşağıya doğru inmeye başladılar*
*Evan ve Andrew kral kraliçe ve prensesle birlikte kahvaltı yaptıktan sonra Evan bahçeye doğru gitti uzun holden geçtikten sonra önündeki büyük kapıyı açtı ve orada muhafızların her zamanki gibi kölelere şiddet uyguladığını ve onlara bağırdığını gördü*
*Evan'ı gören muhafızlardan biri ona bağırdı ve onu yanına çağırdı*
*×××*:HEY SEN NE YAPTİĞİNİ ZANNEDİYORSUN BURAYA ETRAFINA BOM BOŞ BAK DİYE Mİ GETİRDİK HE! ŞİMDİ GİT ŞURADAKİ MAĞRADAN KÖMÜR TOPLA
*Evan mağara doğru baktı ve orada çalışan birkaç kölenin daha olduğunu gördü*
*Evan hızlı adımlarla mağara doğru gitti ve yerde duran eskimiş ve körelmiş kazmayı alıp kömür kazmaya başladı tam olarak ne kadar toplaması gerektiği söylenmemişti bu yüzden belki de gün bitene kadar paslanmış bir kazmayla kömür toplamaya çalışacaktı*
_________________________13 SAAT SONRA__________________________
*Aradan saatler geçmişti Evan o kadar yorulmuştu ki tam olarak ne kadar saat geçtiğini bilmiyordu ama tahmin olarak 8 saatten fazla idi*
*Uzaktan bir muhafız bağırdı ve saatin gece 01.32 olduğunu söyledi muhafızlardan biri kütüklerin oradaki kölelerin yanına birisi taş yığınının yanındaki kölelere biride Evan'ın olduğu yere yani maden kısmına geliyordu*
*Kömür yığınına bakan muhafız başını onaylar bir şekilde diğer muhafızlara salladı ve diğerlerinden de aynı işareti alınca yüksek sesle şunları söyledi*
*℅℅℅*:BU GÜNLÜK BU KADAR YETER SEFİLLER ŞİMDİ GİDİN KULÜBENİZDE UYUYUN YARIN YAPILACAK ÇOK İŞ VAR!
*Evan bunu duyduğunda üstündeki baskının bir anda gittiğini hissetti ve sarayın içine girdi tek istediği şey hemen odasına gidip sıcak bir duş almaktı*
*Merdivenlerden yukarıya çıktı ve odasının olduğu koridora doğru yürüdü ardından odasına girdi*
*Kendini hemen banyoya attı ve üstünü çıkarmaya başladı duşakabine girdi belli bir süre suyu ayarlamaya çalışırken içeriden bir ses geldi ama suyun akış hızı o kadar fazlaydı ki çıkan yüksek ses yüzünden Evan bunu duymadı*
*Evan duşunu aldıktan sonra havluyu beline sardı saçlarını kuruladı kendini o kadar iyi hissediyordu ki sanki Tanrı onu kutsamıştı ardından banyo kapısını ardına kadar açtı o sırada karşısında Andrew'i gördü*
*Şaşırmış bir ifadeyle Andrew'a bakıyordu ama Andrew'ın yüzünde pis bir gülüş vardı*
*Andrew Evan'a doğru yürüdü ve onu belinden tutarak kendine doğru çekti o sırada Evan'ın belinde duran havlu düşmeye yüz tutmuştu Evan havluyu düzeltmeye çalışırken Andrew Evan'ın iki kolunuda sımsıkı bir şekilde tek eliyle tutmuştu ve onu yatağa o şekilde yatırmıştı*
*Andrew Evan'a pis bir gülüş atarak kendi dudağını onun dudağına sert bir şekilde bastırdı sonra Evan Andrew'ın kendine bastırdığı dudağın içine inledi çünkü Andrew Evan'ı öperken boşta kalan eliyle bir yandan da Evan'ın bacak arasından yukarıya doğru çıkıyordu*
*Andrew dudaklarını Evan'dan çekince şunları söyledi*
*Andrew*:Kendini bana bırak tatlı çocuk bu gün rahatlamaya ihtiyacın var~
*Bunu duyan Evan Andrew'a baktı ve dudağı yana tebessüm ile kıvrıldı bunu fark eden Andrew Evan'ın bundan zevk aldığını anladı ve onun kulağına eğilip şunları söyledi*
*Andrew*:Anlıyorum demek keyif alıyorsun merak etme elimden gelen en iyisini yapacağım
*Andrew bunu söyledikten sonra Evan'ın boynuna küçük buseler kondurdu ama bunlar ne kadar narin görünsede Evan gecenin ilerleyen saatlerinde bu buselerin yerinde ısırık izleri olacağından emindi*
*Andrew*:Tadının bu kadar nefis olacağını biliyordum tatlı çocuk~
*Andrew Evan'ı öperken bir yandan da Evan'ın bacak arasındaki havluyu çıkartıp erkekliğine elliyordu bunu hisseden Evan inlemelerini kontrol altında tutmaya çalışıyor ama bir türlü başarılı olamıyordu*
*Her inlemede Andrew daha çok azıyor ve Evan'ın canını daha çok acıtıyordu Andrew pantolonunu yavaşça indirdi ve boxerını Evan'ın erkekliğinin olduğu kısma sürdü Evan alaycı bir ses tonuyla*
*Evan*:Bakıyorumda prens hazretleri sertleşmiş~
*Andrew bunu duyduğunda gülümsedi ve Evan'ın erkekliğini avuçlarının içine aldı*
*Evan*:Ah!
*Andrew*:Bakıyorumda birilerinin dili çok uzamış
*Andrew bunu dediği sırada Evan içinde birşey hissetti ve aşşağıya doğru baktı orada Andrew'ın aletinin hepsini içinde olduğunu gördü*
*Evan*:AHH!
*Andrew*:Sen orada bana laf yetiştireceğine aşşağıya baksaydın tatlı çocuk~
*Andrew yatakta Evan'ı ters çevirdi ardından kalçalarından sıkıca tutarak Evan'ı kendine bastırdı ve ileri geri yapmaya başladı Evan ne kadar kaçmaya yeltensede nafileydi çünkü Andrew'dan kaçmaya gücü yetmiyordu ve her denemesinden tekrar yakalanıyordu*
*Belli bir süre sonra Evan içinde bir sıcaklık hissetti ve bu sıcaklıkla beraber yüksek sesle inledi sonra ağzını sıkıca kapattı ve küçük inlemelerle devam etmeye çalıştı*
*Andrew'ın sahip olduğu şehvet ve mutluluk iyice artmıştı Evan yüz üstü yatakta yatarken onun ellerini üstte birleştirip üstüne uzandı ve kalça kısmını daha hızlı ve daha sert bir şekilde kullanmaya başlamıştı*
*Belli bir süre sonra Evan'ın canı o kadar acıyordu ki göz yaşlarına hakim olamadı ve teker teker yaşlar yanaklarından süzülmeye başladı*
*Evan tam olarak bundan zevk mi alıyordu yoksa onun için bu bir işkenceden farklı değil miydi bilmiyordu ama o an düşündüğü tek şey Andrew'ın kendi kasıklarında olan dudağı ve ısırdığı bölgelerdi*
*Evan*:D-dur l-lütfen Andrew!
*Andrew*:İsmimi böyle haykırınca hiç durasım gelmiyor
*Andrew yataktan kalktı ve Evan'ı kolundan çekerek onu kucağına aldı Evan çaresiz hissediyordu ama bu his onu korkutmuyor hatta bu histen zevk alıyordu*
*Bu sefer ilk hamleyi Evan yaptı ve Andrew'ın alt dudağını ısırdı kollarını Andrew'a sımsıkı sardı bunu gören Andrew memnuniyetini karşılık vererek gösterdi*
*Evan'ın kalçalarını daha çok sıktı ve onu duvara yapıştırıp arkasını dönmesini izledi*
*Sonra ileri geri yapmaya başladı o sırada odayı Evan'ın derinden gelen masum çığlıkları ve Andrew'in inlemeleri sardı*
*Aradan ne kadar zaman geçti 1 saat 2 saat yoksa daha mı fazlaydı bilinmez ama ikiside çok yorulmuşlardı*
*Soluklarını kontrol altında tutmayı başardıkları zaman birbirlerine sarılarak uyudular*
*Ama bilmiyorlardı ki bu geceden sonra hayatları eskisi gibi olamayabilirdi... *
1287 kelime
