*Evan kapıdan çıktı ve hiç önüne bakmadan kapıyı arkadan kapattı Andrew Evan'ı beklerken orada duran sandalyelerden birine oturmuş ve etrafa bakıyordu*
*Kapı sesini duyduğunda sesin geldiği yöne doğru baktı ve yüzüne bir gülümseme takındı*
*Andrew*:Vay canına pijamalarımın sana böyle güzel olucağını hiç düşünmemiştim
*Evan*:Teşekkür ede- dur NE!?
*Andrew küçük bir kahkaha patlattı ama hala Evan'dan gözlerini ayırmıyordu*
*Evan*:BUNLAR SENİN PİJAMALARIN MIYDI NİYE BAŞTA SÖYLEMEDİN!
*Andrew oturduğu yerden doğruldu ve yavaş adımlarla Evan'a doğru gitti onun boyuna gelebilmek için dizlerini kırdı ve eğildi*
*Andrew*:O an o kadar mutluydun ki o ânı bozmak istemedim ben de izin verdim hem zaten benim üstümde durduğundan daha güzel durdu sende
*Evan Andrew'ın söylediği şeylerden daha çok deniz mavisi gözlerine bakıyordu yavaş yavaş daha da yaklaşmak ve o denizde boğulmak istiyordu herhalde en çok istediği şey buydu*
*Evan Andrew'a bakarken Andrew ne olduğuna anlam verememişti o sırada içeriye bir gardiyan girdi*
*Gardiyan*:Lordum aileniz sizi yemek salonunda bekliyor!
*Andrew gardiyana doğru döndü ve başını onaylar bir şekilde yukarı aşşağı salladı ardından Evan'a döndü onu kolundan çekti ve tekrar gardiyana baktı*
*Andrew*:Geliyoruz sen git
*Gardiyan*:Tamam lordum!
*Gardiyan bunu söyledikten sonra arkasına bakmadan gitti ve Evan'la Andrew oda da tek kaldılar*
*Evan*:Geliyoruz derken?
*Andrew*:Evet geliyoruz sen de benimle geliyorsun
*Evan bunu duyduğuna çok şaşırmıştı bir kraliyet ailesiyle yemek yicekti hem de bir köle olarak*
*Evan*:Ama olmaz ben bir köleyim sizinle yemek yiyemem
*Andrew Evan'a boş bir bakış attı ve hiç birşey söylemeden tuttuğu kolunda dışarıya doğru sürükledi ve yemek salonunun yolunu tuttular*
~~~~~~~~~~~~10 dk sonra~~~~~~~~~~
*Yemek salonunun kapısını görmüşlerdi ama ileride bir kişi kapının önünde bekliyordu Evan'a çok tanıdık gelmişti*
*Biraz daha yakından bakınca bunun Olivia olduğunu gördü ve hemen yüzüne sinirle ve tiksinme arasında bir bakış büründü*
*Andrew*:İşte geldik orada bizim masada yiyeceksin heyecanlı mısın?
*Evan Andrew'ın sorusunu duyduğunda hemen yüzündeki ifade kayboldu ve yerini gergin bir bakış yerleşti*
*Evan*:Evet heyecanlıyım ama daha çok gerginim bilirsin ya kral ve kraliçeyle tanışıcam
*Onlar konuşurken kapının önüne gelmişlerdi o sırada Olivia'da Evan'ı gördüğü an yüzündeki ifade değişti ve gözlerini devirdi ardında kapıyı ardına kadar açtı*
*Ortada uzunca bir masa vardı Evan'ın sol tarafında kral, sağ tarafında kraliçe, kralın tam önünde de bir kız vardı kız yemeğe o kadar odaklanmıştı ki ağzına yemek kırıntıları yer edinmişti*
*Bütün aile bireyleri onlara doğru baktı ardından masada oturan kız ayağa kalkıp Andrew'ın yanına gitti*
*Saçları kızıldı, gözleri toprak kadar kahverengi, esmer tenli, pembe dudaklı ve sayıf bir kızdı ona bakanlar adeta büyüsüne kapılıyordu*
*¢¢¢*:GÜNAYDIN ABİ!
*Evan*:(Abi?)
*Andrew*:Günaydın Octavia keyfin yerinde herhalde
*Octavia*:KAHVALTIDA PANKEK OLURSA TABİ KEYFİM YERİNDE OLUR
*Andrew ve Octavia kıkırdadılar o sırada gözü Evan'a takıldı*
*Octavia*:Hey çocuk neden abimin pijamalarını giyiyorsun?
*Evan olduğu yerde buz kesildi ve sinirli bir şekilde Andrew'a baktı*
*Andrew*:Bu uzun hikaye kardeşim
*Octavia*:Anlıyorum ama bi yandan bu çocuk kim... AAAAA BU SENİN GETİRDİĞİN ÇOCUK DEĞİL Mİ DEDİĞİN GİBİ ÇOK GÜZELMİŞ
*Evan bunu duymayı hiç beklemiyordu o sırada Andrew söze daldı*
*Andrew*:Evet o bizimle yemek yiyece-
*Octavia bir anda ortadan kaybolmuştu sonra da Andrew Octavia'yı Eva'nın saçlarıyla oynarken gördü
*Octavia*:Saçlarının sarısı çok güzel ve çok yumuşak hangi şampuanı kullanıyorsun gözlerinin rengi çok güzel keşke benim de öyle yeşil gözlerim olsa sen ne kadar zayıfsın gel benimle beraber pankek ye seni kendine getirir
*Evan ardı ardına gelen sözlerle beraber beyni bulamaç olmuştu sonrada Octavia Evan'ın kolundan tuttuğu gibi onu yemek masasına götürdü giderken de hala konuşuyordu*
*Octavia*:SENİNLE ÇOK GÜZEL ARKADAŞ OLUCAZ BELKİDE EN YAKIN ARKADAŞLAR OLUCAZ
*Andrew ikisini giderken görünce derin bir nefes alıp verdi ve gülümsedi ardından onların arkasından yemek masasına doğru gittiler*
*Evan ve Octavia yemek boyunca konuşuyorlardı daha çok Octavia konuşuyor Evan dinliyordu en sonunda Evan Andrew'a yandan yardım et bakışı attıktan sonra Andrew devreye girdi*
*Andrew*:Ehem artık yemeğe başlayalım mı Octavia?
*Octavia Andrew'a doğru baktı ve önüne döndü*
*Octavia*:Başlayalım abi!
*Herkes yemeklerini yiyorlardı Octavia tabağını pankeklerle doldurmuştu Evan tabağına az bişi almıştı Andrew ise tabağında daha çok yeşilliğe yer vermişti*
*Octavia pankekleri bittikten sonra yeni bir tabak istemişti o sırada yanlarına Olivia gelmişti Evan'ın tekrar yüzü garip bir ifadeyle bürünmüştü*
*Olivia*:İşte istediğiniz tabak prensesim~
*Olivia bunu söyledikten sonra Octavia'ya göz kırptı Octavia'nın yüzü kızarmıştı ve hemen Olivia'ya sus işareti yapmıştı*
*Bu bütün olanları Evan görmüştü ama bir türlü anlam verememişti Olivia tabağı bırakıp gittiğinde Evan Octavia'nın kulağına eğildi ve birşeyler fısıldadı*
*Evan*:Siz sevgili misiniz?
*Octavia duyduğu cümle karşısında şok olmuştu ve hemen Evan'a baktı*
*Octavia*:Ben ve Olivia mı hehe yok öyle bir şey sen yanlış anlamışsındır
*Evan Octavia'nın hareketlerinden yalan söylediğini anlamıştı*
*Evan*:Yalan söylediğin çok belli Octavia karşında 3 yaşında bir çocuk yok
*Octavia hala aralarında öyle birşey olmadığını diretiyordu ama Evan buna inanmıyordu*
*Octavia*:Offf tamam sen kazandın biz sevgiliyiz
*Evan kazanmanın verdiği mutlulukla beraber yanlışlıkla yüksek sesle konuşmuştu*
*Evan*:Evvet biliyordum işte!
*Evan etrafına baktığında ona bakan gözlerle karşılaştı*
*Kral*:Neyi biliyordun çocuk?
*Octavia gergin bir şekilde bi babasına birde Evan'a bakıyordu Evan gergin bir şekilde krala bakıyordu ve o anda aklına bişey geldi*
*Evan*:Pankek... EVET PANKEK çok güzel olmuş gerçekten bu kadar güzel olucağını tahmin ediyordum
*Kral tek kaşını kaldırmış bir şekilde Evan'a bakıyordu sonrada ikna olmuş bir şekilde omuzlarını silkti*
*Octavia stresten tuttuğu nefesini bir anda verdi ve yandan Evan'a baktı sonrada yemek yemeğe devam ettiler*
~~~~~~~~~~~~~20 dk sonra~~~~~~~~~
*Yemeğini bitirenler sıra sıra masadan kalkıyorlardı en son masada Andrew'le Evan kalmıştı Evan'da masadan kalkıcağı sırada Andrew'ın sesi duyuldu*
*Andrew*:Ne saklıyorsunuz?
*Evan*:Ne?
*Andrew*:Dediğimi duydun ne saklıyorsunuz?
*Evan*:Biz bişi saklamıyoruz ya hehe
*Evan soğuk soğuk ter dökmeye başlamıştı bunu anlayan Andrew Evan'ın yanına gitti*
*Andrew*:Evan şunu biliyormusun... Yalan söylemeyi hiç beceremiyorsun
*Andrew kıkırdadı Evan ise sinirli bir şekilde Andrew'a bakıyordu*
*Evan*:Beceremiyorum çünkü yalan söylemiyorum
*Evan hala üsteliyordu ama Andrew inanmamaya devam ediyordu en sonunda bu sefer pes eden kişi Evan oldu*
*Evan*:Tamam pes ediyorum sana herşeyi anlatıcam ama kimseye anlatmayacağına söz vericeksin
*Andrew*:Tamam söz veriyorum
*Evan*:Tamam şeyyy Octavia var ya
*Andrew*:Evet ne olmuş ona?
*Evan*:Şeyyyyy onun bir sevgilisi var
*Andrew bunu duyduğunda hemen yüz ifadesi değişti ve Evan'a dik dik baktı*
*Andrew*:NE DEDİN KİM LAN O PİÇ!?
*Evan Andrew'ın ağızını sessiz olması için kapattı*
*Evan*:Evet ama sessiz ol kimse duymasın
*Andrew*:EVAN KİM O DEDİM SANA!?
*Evan*:TAMAM ANLATICAM AMA İLK ÖNCE SESSİZ OL!
*Andrew*:Tamam ama kim o?
*Evan*:Olivia varya işte onla beraber
*Andrew*:Ne yani kardeşim lezbiyen mii?!
*Evan*:Evet Octavia lezbiyen
*Andrew*:Ama nasıl anladın?
*Evan*:Yemekte Olivia Octavia'ya pankek getirdiği sırada ona "prensesim" dediğini duydum sonrada biraz zorladım söylemesi için en sonunda da ağızındaki baklayı çıkardı
*Andrew*:Ben bunu bi Octavia'ya sorıyım
*Andrew oradan tam uzaklaşıcakken Evan Andrew'ın elinden tuttu ve durmasını sağladı*
*Evan*:Hayır Andrew bunu kimseye söylemiyeceğin hakkında söz verdin
*Andrew*:Biliyorum ama bunu onunla konuşmam lazım
*Evan*:Lütfen Andrew söyleme söylersen Octavia benim ağzıma sıçar
*Andrew en son Evan'a baktı ve dudaklarını araladı*
*Andrew*:Offf tamam söylemicem
*Evan buna çok sevinmişti ve hemen Andrew'ın boynuna atladı ve ona sıkıca sarıldı*
*Evan*:Senin sayende Octavia benim ağızıma sıçmicak
*Andrew*:Yapamazda zaten
*Evan bunu duyduğu zaman Andrew'ın suratına baktı ve gülümsedi ardından ellerini onun boynundan bıraktı*
*Evan*:Tamam o zamannn... Eeee köle olarak ne yapıcağım şimdi?
*Andrew*:Hiçbirşey
*Evan*:Ney nasıl "hiçbirşey" ben burada köleyim unuttun muu
*Andrew*:Hayır tabiki de unutmadım ama şu anda yapılacak iş kalmadı
*Evan*:Nasıl kalmadı ama Olivia dedi ki-
*Andrew*:Olivia'nın dediği şey umrumda değil sen benim kölemsin benim dediklerime uyucaksın tamam mı işin bitti artık gidip uyuyabilirsin
*Evan tamam dercesine kafasını nazikçe salladı ve Andrew'ın yanından arkadaki kapıya doğru yol aldı o sırada orada onları izleyen kişiyi fark etmemişti bile kim bilir ne kadar süredir oradaydı... *
1206 kelime