*Evan iki gardiyanla sarayın koridorladında yürüyorlardı ama gardiyanlar Evan'ın kollarından öyle sıkı tutuyorlardı ki kolları morarmaya başlamıştı ve Evan da acı içinde bağırıyordu*
*Gardiyan1*:YETER ARTIK KES SESİNİ!
*Evan*:BAĞIRMA LAN BANA SIÇARIM BACAĞINA BIRAKIN BENİ NEREYE GİDİYORUZ?!
*Gardiyan2*:Gidince görüceksin şimdi kes sesini yoksa biz keseriz
*Evan bunu duyunca yutkundu ve sesini kesti*
*Aradan yaklaşık on beş dakika sonra büyükçe bir kapının önüne geldiler nereden baksan on metreydi sonra kapı yavaş yavaş sonuna kadar açıldı*
*Odanın içi çok genişti odanın sağında ve solunda uzun masalar vardı neredeyse altı kraliyeti ağırlayabilecek kadar uzundu*
*Evan*:(Burası da neresi?)
*Gardiyanlar Evan'ın kollarından çekiştirerek onu yere attılar ve ardından bir ses duyuldu*
*Evan iki elinin üstüne düştü ve sonra moraran kollarına baktı*
*Gardiyan2*:Lordum işte o getirdiğiniz çocuk
*Evan bu sesi duyduktan sonra gardiyana baktı*
*Evan*:(Getirdiğiniz çocuk mu?...DUR BİR DAKİKA)
*Evan hemen karşısına baktı ve o iri gözleri daha da irileşti karşısında gece gibi siyah saçlı, dudağı gül gibi kırmızı, gözleri deniz kadar mavi, cildi ay kadar beyaz ve nereden baksan boyu iki metre olan birisi duruyordu*
*Etrafı özenle süslenmiş bir tahtda oturuyordu ve keskin gözleriyle Evan'ı baştan aşağı süzdü*
*Evan*:(Çok yakışıklı... DUR BİR DAKİKA BEN NE DÜŞÜNÜYORUM)
*Evan bu düşüncelerden kurtulmaya çalışırken sessizliği Andrew bozdu*
*Andrew*:Düşündüğümden daha tatlısın seni o gecenin karanlığında bu güzel yüzünü bu kadar detaylı görmemiştim
*Andrew kıkırdadı ve ayağa kalktı üstünü başını silkekedikten sonra Evan'a doğru yürüdü*
*Evan Andrew ona her adım attığında o da geriye doğru adım atıyordu Evan gözlerini açıp kapattıktan sonra etrafına bakındı Andrew yoktu*
*Evan*:(N-nereye g-gitti)
*Sonra Evan geriye doğru bir adım daha attıktan sonra birşeye çarptı ve hemen arkasına baktı karşısında Andrew duruyordu*
*Evan*:S-sen n-nası-
*Andrew onun bitirmesine izin vermeden o söze daldı*
*Andrew*:Kölem mi olmak istersin yoksa ölmek mi tatlı çocuk?
*Andrew bunu söyledikten sonra dudağı yana kıvrıldı ve Evan'da derin düşüncelere daldı*
*Evan*:(Düşün Evan George'un söylediklerini düşün bazı insanlar ölmeyi yeğlemiş ama belki bir şansım olabilir... AAGGGHH BU KARAR NİYE BU KADAR ZOORR)
*Evan vereceği cevabı düşünürken Andrew ona seslendi*
*Andrew*:Sabaha kadar beklicek miyiz çabuk karar ver yoksa sonun o zindandakiler gibi olur
*Evan Andrew'a baktı ve göz bebekleri korkudan titremeye başladı*
*Andrew*:Unutma vericeğin karar bütün hayatını etkilicek bu yüzden iyi düşün
*Evan bütün olasılıkları düşünmeye başladı*
*Evan*:(Eğer köle olmayı kabul edersem Dünya'ya dönmek için bir dilek hakkına sahip olabilirim ama ya o dilek hakkına hiç bir zaman sahip olamazsam ve burada köle olarak çürüyüp gidersem George kimsenin bu hakka ulaşamadığını söyledi. Ölmeyi seçersem... AMA ÖLMEK İSTEMİYORUUMMM OFF ÇOK KARIŞIIKK)
*Andrew*:HADİ ÇABUK OL DAHA FAZLA BEKLEYEMEM OTUZ SANİYEN VAR EĞER SÜRE BİTENE KADAR SEÇEMEZSEN SENİ KENDİ ELLERİMLE BOĞARIM!
*Evan sitresliydi şimdi süre girdiği için beyni stresten çalışamıyordu*
*Evan*:SÜREMİ AMA BU HAKSIZLIK
*Andrew*:LORDUNA NE CÜRRETLE BAĞIRIRSIN BİR DAHA BAĞIRMAYA CESARET EDERSEN SENİ ŞİMDİ ÖLDÜRÜRÜM ANLADIN MI!
*Evan*:A-anladım L-lordum
*Andrew*:Aferin son on saniyen
*Evan şaşkın gözlerle Andrew'a baktı*
*Evan*:(Biri bana şaka yapıyor olmalı bu gerizelalı Lord olmayı hak etmiş olamaz değilmi gerzek ya offf neyi seçsem...)
*Andrew*:beş...dört...üç
*Evan*:(OFFFFFFF)
*Andrew*:iki...bir...SIFIR
*Evan yüksek sesle*
*Evan*:KÖLE OLMAK KÖLEN OLMAK İSTİYORUM
*Andrew*:Kabul edildi bundan sonra kölemsin tatlı çocuk
*Evan*:(OF NE DEDİM BEN AĞZIMDAN KAÇTI TAM BİR GERİZEKALIYIM YAAA BEN ŞİMDİ BU VAROŞUN KÖLESİ Mİ OLUCAM)
*Evan yaptığı hatayı düşünürken yandan gardiyanlardan birinin sesi duyuldu*
*Gardiyan1*:Lord Andrew bu çocuğa bir sahip bulmamızı istermisiniz?
*Andrew*:Sana söz hakkı veren oldu mu HE!?
*Gardiyan1*:Üzgünüm Lordum çok üzgünüm ağzımı kapalı tutmam lazımdı lütfen beni affedin!
*Andrew gardiyana baktı ve seslendi*
*Andrew*:Tamam bu seferlik göz yumdum AMA BİR DAHAKİNE TAHTALI KÖYÜ BOYLARSIN
*Garyan1*:Anladım Lordum çok teşekkür ederim
*Andrew*:Senin teşekkürüne gerek yok şimdi kaybolun! Bu tatlı çocuğun sahibi ben olucam
*Andrew bunu söyledikten sonra Evan'a göz kırptı ve Evan'da kızaran yüzünü yana çevirdi ve ellerini suratına gömdü*
*Gardiyan*:Tamam Lordum bir isteğiniz yoksa biz görevimizin başına geçiyoruz
*Andrew*:Var bu tatlı çocuğa saraydan bir oda hazırlayın sonra görevinizin başına geçin ANLAŞILDI MI!
*Garyanlar Andrew'ın önünde diz çöktüler ve yüksek sesle*
*Garyan1+Gardiyan2*EMREDERSİNİZ EFENDİM!
*Andrew*:Tamam tamam başımı şişirdiniz
*İki gardiyan Evan'ın kolundan çekiştirerek Evan'ı odasına götürmeye çalıştılar ama Evan kendini onların elinden kurtarmaya çalışırken kolu gardiyanlardan birinin zırhına denk geldi ve derin bir yara bıraktı*
*Evan*:AAAHHH!
*Bunu duyan Andrew hemen gardiyanların oraya gitti*
*Andrew*:SİZ NE YAPTIĞINIZI SANIYORSUNUZ ONU ODASINA GÖTÜRÜN DEDİM YARALAYIN DEMEDİM!
*Gardiyan2*:Özür di-
*Andrew*:ÖZÜR DİLEMEYİN BİR KEREDE BİR İŞİ BAŞARABİLSENİZ ŞAŞIRIRIM ZATEN BIRAKIN ONU!
*Andrew hemen Evan'ın yanına gitti ve yaralanan kolunu tuttu hemen elini o yaraya doğru bastırdı sonra etrafı mavi bir sis kapladı ondan sonra Evan'ın kolu eski haline dönmüştü*
*Andrew*:EN AZINDAN HIZLI MÜDAHALE ETTİM ŞİMDİ BEN SİZİ NAPIYİM ÖLDÜREYİM Mİ YOKSA İŞKENCE ÇEKTİREREK Mİ ÖLDÜREYİM!
*Andrew ardından o iki garyanı alıp kafalarını hızlıca duvara vurdu ve ikisinin de bayılmasına sebep oldu*
*Andrew*:Şerefsizler... Neyse şimdi tatlı çocuk seni odana götürelim*
*Evan'ın aklı daha demin olanları almıyordu ve usulca Andrew'ın yanına gitti ve onu takip etmeye başladı*
*Evan*:Ö-öldüler m-mi?
*Andrew ona baktı ve gülümsedi*
*Andrew*:Hayır sadece bayıldılar ama sen küçük beynini böyle şeyler için yorma şimdi odana çık ve orada kıyafetlerin var ondan sonra sana hizmetkarlarımdan birisi dışarıya kadar eşlik edicek ve sen de dışarıdaki kölelere yardım ediceksin orada sana herşeyi anlatıcaklar
*Andrew Evan'ın kulağına yaklaştı*
*Andrew*:Eğer kaçmaya çalışırsan o gardiyanlara yaptığımın bin katını üstünde uygularım
*Evan yutkundu*
*Evan*:Emredersiniz Lordum
*Andrew Evan'ın kulağından uzaklaştı*
*Andrew*:Aferin sana
*Sonra Andrew Evan'ın bileğinden tuttu ve onu odasına doğru sürükledi*
*Evan odaya girdiği anda etrafa baktı ve gözleri ışıldadı*
*Evan*:(Köleler böyle bir ortamda mı yaşıyorlar acaba neden çoğu insan köle olmaktansa ölmeyi tercih etmiş olabilir? *
*Andrew Evan'a doğru baktı*
*Andrew*:İşte odan burası çok şanslısın böyle bir odada uyuduğun için diğerleri köpek kulübelerinde uyuyorlar*
*Evan bunu duyunca çok şaşırdı*
*Evan*:Ama neden neden onlar köpek kulübelerinde kalırken ben böyle lüks ve konforlu bir oda da kalıyorum benim ayrıcalığım ne?
*Andrew*:Senin ayrıcalığın ne mi hmmmm bi düşüneyim tatlı olman
*Andrew bunu söyledikten sonra kıkırdadı Evan ise kızardı*
*Andrew*:Tamam şimdi sen üstünü değiştir kapında hizmetkarlarımdan biri seni bekliyor olucak çabuk ol*
*Andrew bunu söyledikten sonra kapıya doğru gitti ve kapıyı açtı sonra da yandan Evan'a doğru baktı*
*Andrew*:Çalışırken dikkatli ol da o güzel suratına bir şey olmasın
*Sonra Andrew önüne döndü ve kapıdan dışarıya çıktı Evan'da yatağında duran kıyafetlerine baktı ve giyinmeye koyuldu bir yandan da istemsizce Andrew'i düşünüyordu*
1004 kelime