Evan kapı sesiyle uyandı ve saate baktı saat iki buçuktu ve büyük bir stresle ayağa kalkıp kapıya yöneldi kendisine inanamıyordu iş başında uyuya kalmıştı. Kapıyı hafif araladığında gelenin Daniel olduğunu gördü ve kapıyı sonuna kadar açtı.
*Daniel*:Niye bu kadar uzun sürdü yoksa yine uyuya mı kaldın?
*Evan*:Evet üzgünüm ama söz veriyorum bir daha olmayacak.
*Daniel*:Ahh bu sözleri her zaman duyuyorum ama hiç bir zaman
tutmuyorsun. Neyse konuyu fazla uzatmayalım yeni bir görevin var.
*Evan*:Yeni görev mi? Ama daha bu görevim bitmedi
*Daniel *:Görevi yaptığına emin misin yoksa evde alamadığın
güzellik uykularını mı alıyorsun
*Daniel kıkırdar ve Evan'a bakar*
*Evan*:Hiç de bile siz bu görevi gecenin bir vakti verirseniz tabi uyurum gerizekalı
*Daniel*:Biliyorum biliyorum bende de hata var bu yüzden sana yeni görev verdim ve bu görevini Emily'e verdim çünkü bu görevi yapabilecek tek kişi sensin
*Evan*: Peki o zaman önemli birşeye benziyor nedir?
*Daniel*:Ölüler ormanına gidip kaybolan cesetleri bulacaksın
*Evan bunu duyduğu anda şoka uğradı ve buz kesti*
*Evan*:N-ne Ö-ölüler ormanı m-mı? Siz ciddi misiniz yoksa kafayı mı yediniz!?
*Daniel*:Sakin sakin biliyorum zor bir görev ama bunu yapabilecek tek kişi sensin lütfen Evan
*Evan*:Hayır kesinlikle olmaz!
*Daniel*:Lütfen Evan biliyorum ölme olasılığın yüksek ama sende bu işi temiz bir şekilde yapabilecek potansiyeli görüyo-
*Evan*:Asla ne potansiyeli görüyorsan gör kıçımın kenarı! Ama ben canımı sokakta bulmadım
*Daniel'a artık tak etmişti*
*Daniel*:BEN SANA SEÇİM ŞANSI SUNDUM MU?! ŞİMDİ O KOCA KIÇINI KALDIR VE ŞU LANET OLASI GÖREVİ YAP!
*Evan tökezlemişti ilk defa Daniel'i böyle görüyordu onu daha fazla kızdırmak istemiyordu ama o lanet olası yere gitmekte istemiyordu. Evan bunları düşünürken Daniel sessizliği bozdu.
*Daniel*:Üzgünüm bağırmamalıydım ama o görevi yapmalısın Evan. Merak etme sana silah ve telsiz verilecek yani her zaman irtibata geçebileceğiz. Yani güvende olucaksın söz veriyorum
*Evan bunu biraz düşündü*
*Evan*:Ya yaparsam karşılığında ne kadar vericeksin
*Daniel*:Hatırladığım kadarıyla yüz elli bin dolar
*Evan parayı duyunca şok oldu*
*Evan*:Tamam o zaman kabul ediyorum
*Daniel bunu duyunca çok sevindi ve Evan'a doğru gitti ve elini onun omzuna koydu*
*Daniel*:Teşekkür ederim ama ne kadar da para göz çıktın parayı duyunca hemen atladın
*Evan*:Hey asıl para göz sensin bi kere para için bir çalışanını tehlikeli bir görev veriyorsun. Bir de paranın hepsini de bana vermiyorsun şerefsiz
*Daniel*:Şimdi bi düşündüm evet gerçekten asıl para göz ben mişim. Neyse sen şimdi eşşalarını al gidiyoruz
*Evan*:Şimdi mi! Gecenin köründe! Sen de beyin diye birşey var mı?!
*Daniel*:Yok galiba ama bu gecenin köründe gitmeyeceğin gerçeğini değiştirmez hem benim canım öyle istiyo sanane
*Evan*:Offf bazenleri tam bir göt olabiliyorsun
*Daniel*:Teşekkürler iltifat için şimdi hazırlan ve yola koyulalım
*Evan*:Tamam
.
.
.
.
.
.
.
*Evan ve Daniel arabayla Ölüler ormanına gittiler. Daniel orada Evan'ı bırakıp gittikten sonra Evan ormana girdi
*Evan*:(Burası düşündüğümden daha korkutucu)
*Evan*:(Niye kabul ettim ki yaaa şimdi burada kıçımı kurtlar ısırır)
*Belli bir süre sonra uzaktan bazı sesler geldi*
*Evan*:(Bu sesler de ne. Gidip bakmalı mıyım?)
*Bir süre sonra sesler daha da şiddetlenmeye başladı ama Evan bu sesin neye benzediğini kestiremiyordu ve içinden bir ses sanki gidip bakması gerektiğini söylüyordu*
*Evan*:(Of içimde ki şu "kahramanlık"
duygusundan nefret ediyorum)
*Evan koşarak sesin geldiği yöne doğru gitti. Koşarken yüzüne gelen saç tutamlarını kulağının arkasına kıvırıyordu. Evan oraya vardıktan sonra kan donduran bir görüntüyle karşılaştı. Yerde üç tane insan bedeni kendi kanlarında boğuluyordu.*
*Biraz daha ileriye baktığında bir adamın ona doğru baktığını gördü. Evan olduğu yerde sendeleyerek iki adım geri attı adamla hala göz temasını kaçırmıyordu. Parmakları saçlarının arasında dolandı ve üstten bir at kuyruğu yaptı. *
*Sonra arkasına bakmadan son süratle koştu arkasından gelen ayak seslerini her duyduğunda kalbi daha da hızlı atıyor beyni daha hızlı koşmasını söylüyordu. Aklından bir sürü soru geçiyordu bu kimdi bu masum insanlardan ne istiyordu kendisinden ne istiyordu*
*Bunları düşünürken ayağı yere doğru uzanmış bir ağaç köküne takıldı ve tam yere yüz üstü düşücekken birisi onu belinden geriye doğru çekti dönüp arkasına bakmaya çalışacakken etrafı siyah bir duman kapladı ve bilinci yavaş yavaş onun terk etti...
668 kelime