"Ne yapıyorsun burada?" Dehşete düşmüş gibi ona bakıyordum.
"Birazdan anlarsın Pelin." Dedi sakin ses tonuyla.
O her zaman sakindi sorunda buradaydı zaten!
Arkamda hissettiğim hareketlenmeden sonra daha ben dönüp arkamı bakamamışken burnumda ki iğrenç bezin kokusuna mahkum bırakıldım.
Ağzım ve burnumun üstündeki basınçtan sonra yavaşça gözlerim kaydı.
Gökhan abi bana sadece uzaktan nefret saçan gözleriyle baktı.
Gözlerim kapandı.
****
Gözlerimi açtım etrafa bakındım.
Burası onun odasıydı!
Peki benim ne işim vardı!
Hızlıca yataktan kalkıp kapıya doğru koştum. Daha ben kapıyı açamadan belime sarılan yılan gibi kollar yüzünden korkarak durup kolların sahibini göğsünden ittim.
"Bırak!" Dedim kıyıda köşede kalan sesimle.
"Dur karıcığım bu sinir ne?" Gökhan abiyi karşımda yarı çıplak görmemi şok olsam yoksa söylediği sözlere mi?
"Ne?" Dedim yüzümü buruşturarak.

