
Ruh Eşi
Renkleri göremiyorsun ama Ruh Eşini Görünce, renkler görünmeye başlayacak.
👩🏻⚖️
Kafede oturmuş yavaşça kahveni yudumlarken, dışarıda yağan yağmuru izliyordun. Kimseyi umursamadan, dizlerini hafifçe mesaya yaslamış, bulunduğun koltukta yayılmış haldeydin. Yağmur seni mutlu ediyordu.
Her şeyin siyah beyaz gözüktüğü bu dünyada, yağmuru izlemek sana mutluluk veren tek şeydi. Lanet Ruh eşi olayına ise artık kafa yormuyordun. Ama arkadaşların kesinlikle senden daha fazla takıntılıydı.
Masaya resmen çöken Tony ile irkildin.
"Koskaca Tony Stark'ı getirdiğin Kahve dükkanına bak Y/N." Homurdanarak yerine yerleşti.
"Aslında centilmenlik yapıp senin beni bir kahve dükkanına götürmen gerekirdi Tony." dedin alayla.
"Ayrıca burası harika. Sessiz ve sakin. İnsanlardan uzak." Huzuru hissedip derin bir iç çektin.
"Seni lüks bir restorantta daha da mutlu edebilirdim." Tek kaşını yavaşça havalandırdın. "Garson kızlarla oynaşman için bunu yapmam." Aklına Tony nin dibinden düşmeyen kızlar gelince hoşnutsuzca yüz ekşittin.
Tony ile Pepper Sayesinde tanışmıştınız. İşinde fazlasıyla başarılı bir Avukattın ve Pepper en yakın arkadaşlarından biriydi. Aranızda bir kaç yaş farkı olsa bile fazlasıyla iyi anlaşıyordunuz ama Tony seni Pepper'ın elinden almıştı ve kendi en yakın arkadaşı ilan etmişti. Tony Önemli toplantılarından ve Pepper'ın bahsettiği magazin işlerininden kaçmak için seni bahane ediyordu ve seni, kendince bir kaçamak yapmaya zorluyordu. Sürekli onun lüks yerlerinde takılmaktan sıkılıp, onu buraya getirmiştin. Burası senin tam anlamıyla gizli hazinendi.
"Ee senin şu Ruh eşinden ne haber?" dedi Ruh Eşi kelimesini baskılayarak. "Hiçbir şey..." dedin mırıldanarak ve omuz silktin.
"Umurumda da değil. Böyle iyi."
"Hadi ama. Fazla iç karartıcısın."
Dudak ucuyla gülümsedin ve bu esnada telefonun milyonuncu kez tekrar çalmaya başladı.
Ekranda Pepper'ın ismini görünce kafanı kaldırmadan Tony'e baktın. "Bugünün Yirmi beşinci araması Demir Popo."
"Kapatabilirsin veya Çok hasta olduğumu ve hastaneye geldiğimizi söyleyebilirsin." İç çektin. "Birincisi ben yalan söyleyemem, ikincisi Eğer hasta olduğunu söylersem Pepper saniyesinde burada olur ve son olarak da eğer kapatırsam, seni gördüğünde kelleni kopartır."
Tony, kaşlarını çatarken gülümsedi.
"Hey neden benim kellemi kopartsın bir kere? Saygısızlık yapıp telefonlarına bile bakmayan sensin!" Yüzünü buruşturup Kızar gibi Tony'e baktın ama ona dayanamayıp güldün ve telefonu sessize alıp kenara koydun.
"İtiraf et, bayıldın ve buradan ayrılmak istemiyorsun."
"Yani idare eder. Sadece tek çeşitler. Yani sürekli esmer..." dedi etrafa bakarken. Ellinle yüzündeki saçlarını çektin.
"Kafeden bahsediyorum Tony. Garson kızlardan değil"
👩🏻⚖️
Biraz daha kafede vakit geçirdiniz. Daha sonra Arabaya bindiniz.
"Tony evim o yönde değil."
Ama farklı yönde sürmeye devam etti.
"Tony"
"Y/N ?" Tekrardan cümlene başlayacakken birden konuştu.
"Oh, evet evet... Bana partilerden nefret ettiğini söylediğin günü hatırlıyor musun?"
"Evet. Milyonlarca defa hem de"
Tek başına olmayı daha çok seviyordun.
"Ben de Sinirlenince çok tatlısın demiştim."
Bu cümlesi ile gözlerini yumdun ve derin bir iç cekip dudağını ısırdın.
"Sakın aklımdan geçeni söyleme To-"
"Hayır bak bu fark-"
"Hayır hep aynı-"
"Bu cidden-"
"Her zaman fark-"
"Hadi ama onları kıramaz-"
"Onlar da kim Tony, tanrı aşkına!"
Birden bağırdığında Tony korkup irkildi. "Sakin Ol... Sadece Ben ve budala ekibim. Bu kadar. Bir eğlence. Sadece, bu kadar... "
Masumca gülümsedi.
"Oh Tony, ben... Ben yoğun biriyim yani, uğraşmam gereken davalar ve binlerce insan var." Yavaşça başını avuşturmaya başladın.
"Kendini fazla sıkıyorsun Bebeğim. Biraz Sarhoş olmanın zararı yok."Dudaklarını şişirip sıkıntı ile ofladın. "Bilemiyorum."
"Yeni arkadaşlardan sıkıntı gelmez. İnan bana. Hem belki artık en sevdiğin rengi seçebilirsin." Tony'e bakıp gülümsedin. "Pes etmeyeceksin değil mi?"
"Asla..."
Tony'e ısrar edince senin kendi evinde hazırlanmana izin verdi ama kaçmanı istemediği için akşam seni alacaktı. Nihayetinde eve girdiğinde eşyalarını bir kenara fırlattın.
Yorgunca kanepene yayıldın.
"Bayan Y/S/N ?" Mutfaktan yardımcın Juleka gelince dikleştin. Onun yanında böyle yayık gözükmek istemesen de o senelerdir seninleydi zaten.
"Eve gidebilirsin Juleka. İyi geceler."
Juleka gülümsedi ve eşyalarını alıp evden çıktı. Sen de kanepeye geri yattın ve telefonundan gelen bildirim ile deliye döndün.
"Tanrım!" Oflayarak tekrar dikeldin ve telefonunu aldın. Tony Mesaj atmıştı.
Demir Popo
Hazırlanman için seni bıraktım.
Hadi naş naş
Demir Popo
Kanepede minik poponun lekesi oluşmuş
Demir Popo
Taliplerin için güzel hazırlan ;)
Her ne kadar yorgun olsan bile Tony seni güldürmüştü. Kafanı hafifçe salladın ve kanepeden istemeyerek de olsa kalktın ve odana yöneldin.
Dolabını açtığında her şeyin tek düzey olduğunu gördün. Seçenekler pek farklı değildi.Yine de nerede ne giyeceğini biliyordun. Dolabından partiye uygun bir elbise çıkarttın. Onu tamamlayacak ayakkabı ve takılar...
"Biraz sarhoş olmaktan zarar gelmez değil mi?"
Saçına hafif dalgaları yaptıktan sonra, rujunu aldın eline. Pek fazla makyaj yapmıyordun. Bu yüzden ruj yeni gibiydi. Makyajını da yaptıktan sonra, kapı zilini duydun. Koşarak kapıya gittin ve hızla açtın.
Tony olağanca düzeniyle ve havasıyla karşındaydı.
"Merhaba, ben Y/N'i almaya geldim."
Hafifçe omuzuna vurdun
"Komiksin Tony Stark."
"Adaylarını buradan Düğün masasına mı götürmek istiyorsun, hemen mi?"
Gözlerini devirdin, ayakkabılarını giydin ve üstüne bir ceket aldın ve evden çıkıp arabaya bindiniz.
"Seninle tanışmak için heyecanlı olmalılar."
Alayla güldün. "Bu Kahramanların gecesi değil mi? Ben neden oradayım."
"Herkes birilerini getiriyordur. Ayrıca bu benim partim. Benim binamda olan Partiye istediğimi getiririm."
"Ukala" diye mırıldandın
"Hadi ama bayılıyorsun biliyorum "
👩🏻⚖️
Nihayet geldiğinizde Tony nin koluna girdin. Yeni ortamlara alışık değildin. Onlar Yenilmezlerdi. Tanıyordun ve biliyordun ama sen öylesine bir Avukattın. Gerçi Fazlasıyla tanınıyordun aslında.
Sen kendi kafanda senaryolar kurarken kendini partinin içinde buluvermiştin.
"Hani sadece budala ekibindi!"
"Ve onların misafirleri!" diye ekledi Tony.
Koltukların oraya geldiğinizde, gözler ikinize çevirdi.
"Hadi canım?" dedi Clint
"Cidden, Hey Tony seni tehdit mi etti? Ya da körsün" dedi Thor alayla.
"Oh ..." kıkırdadın
"Beyler , bu size bahsettiğim arkadaşım Y/N. Y/N sen zate-" Kafanı salladın.
"Evet evet biliyorum..."
"Şu ateşli avukat senmişsi-"
Tony öksürünce Thor durdu.
Bakışlarını yavaşça Tony'e çevirdin
"Tony... "
"Aaa, şey evet evet..."
Seni koltuklara doğru ittirdi.
Sen de oturdun."Demek sadece ruh eşini görünce?" Elindeki bira şişesi ile koltuklara Natasha yaklaştı.
"Evet ... Ve hâla renk yok." dedin gülerek.
"Doğru kişiyi bulduğunda her şey düzelir. Ben Nata-" Sana elini uzattığında gülümsedin.
"Natasha Romanoff. Evet evet...
Ben de Y/N"
Nat samimice gülümsedi.
Tony kulağına fısıldadı.
"Cidden hiçbiri göz zevkine uymadı mı?"
"Haha, çok komik Tony."
Omuzunla onu ittirdin.
"Bir şeyler içsene" dedi Clint. Alkol pek kullanmıyordun.
"Aslında pek alko-"
"Evet hanımefendiye Meyve suyu verin. Delirdin mi Y/N, bu bir parti!"
Tony'e keskin bir bakış attın.
"Kendi içkime bakarım ben."
Koltuklardan kalkıp Bara doğru ilerledin?
"Asabi..."
"Fazlasıyla."
👩🏻⚖️
Kendine bir şeyler koyup bar sandalyelerinden birine oturdun.
"Şuan bu kalabalıkta olmaktansa evde kahvemi yudumlayarak kitap okuyor olabilirdim." Bardağınla oynarken sitem ediyordun
"Evet. Yalnızlığı ben de severim."
Arkandan gelen ses ile yavaşça sandalyeni döndürdün. Tamamı ile bu adama döndüğünde, heyecandan irkildin ve bardak elinden kayıp gitti. Gözlerini kocaman açarak karşındaki adama bakarken o şaşkınca sana baktı.
"Hey iyi misin?"
Sana daha da yaklaştığında gözlerinin içine baktın.
"Gözlerin..." dedin büyülenmiş gibi. Bu esnada Diğerleri sizin yanınıza geldi.
"Oh yüzbaşı, kızı korkutayım deme!"
Senin mutluluğun içine sığmayacak dereceydi. "Merak etme Tony. Sadece bardak elinden kaydı ve bir şey oldu sandım."
Tony endişe ile sana baktı.
"İyi misin ?"
"Evet ..."
"Yüzbaşı, bu Y/N" dedi Tony.
"Memnun oldum. Ah... Şu ruh eşi ile ilgili olay seninle mi alakalıydı ?" dedi gülümseyerek. Genişce gülümsedin.
"Evet ve gözlerin gördüğüm en güzel renge sahip"
"Y/N sen renkleri göreme-"
Tony şok olmuş bir ifade ile öylece bakarken, diğerleri de ondan farksızdı. Gülerek Steve'e baktın.
"Memnun oldum, çok memnun oldum."
Steve şaşkınlığını gizleyemedi ve gülümsemeye başladı
"Bu inanılmaz, fazlasıyla İnanılmaz..."
👩🏻⚖️
Bölüm Sonu
Yazarken en çok eğlendiğim bölüm oldu. Umarım siz de sevmişsinizdir ve eğlenmişsinizdir. Bir dahaki bölümde görüşmek üzere Moronlar!