İçeriğe geç

𝐊𝐔𝐏𝐀 𝐊𝐈𝐙𝐈

Bölüm 10 · 5 dk okuma

𝐊𝐔𝐏𝐀 𝐊𝐈𝐙𝐈

Bölüm 10

10.Bölüm

"Sen benim Kupa kızımsın. Tabiki seni umursuyorum" dedi elini yanağıma koyup okşarken.

Dokunma bana diyemedim.

Çek elini diyemedim.

Sanki anın büyüsüne kapılmış, dünyadan kopmuştum. Sanki rüya alemindeydim. Ama o rüyadan hemen uyanmam lazımdı. Ve uyandımda.

"Dokunma bana"dedim

" Senden cidden nefret ediyorum Ahmet Can Dündar "dedim ve dünyadan koptum.

Sanki saniyeler içinde soğuk, karanlık bir yer işinlandım. Karşımda beyaz bir ışık vardı. Sanki kurtuluşumdu. Sanki bu çirkin, yalan dünyadan kurtuluşum. Umut ışığım.

________________________________

Bölüm şarkısı:Kerem Keskin -Görmezden

Mavi Gri - Ölümle Yaşam Arasında

Bölüm emojisi:🖤

________________________________

İlahi bakış açısından...

Kız yatakta masum bir uykudayken karanlık bir çift gözün onu izlediğinden habersizdi. Kıza karşı farklıydı. Nefret mi ediyordu ondan? Yoksa sadece basit bir hoşlanmamazlık mıydı? Bunu kendisi bile bilmiyordu. Ama bir şeyi iyi biliyordu. Kız ondan ölesiye nefret ediyordu.

" Hani 2 saate uyanırdı?! Şu siktiğimin serumları bir işe yaramıyorlar mı?! "dedi yeri göğü inleterek. Oturduğu koltuktan kalkıp hemşirenin önüne geçti.

" Eğer yarım saat içinde uyanmazsa, acımam alırım canını "dedi tüyler ürperten sesiyle.

" T-tamam efendim "diye bildi hemşire içene kaçmış sesiyle. Kızın kolundakı serumun yenisini getirmek için odadan çıktı.

Ahmet'in gözleri yatakta yatan masum bedene kaydı. Çok masumdu. Hemde hiç olmadığı kadar. Kızın dudak uçuklatacak güzelliği vardı. Adam bunun farkındaydı. Dolgun kırmızı dudakları, her erkeğin arzulayacağı fiziği. Tek kelimeyle kusursuzdu.

Kızı incelerken gözleri kolundaki izlere takıldı. Bunlarıda o şeref yoksunu yapmış olmalıydı. Kolunun bir kısmı yanmış, bir kısmıysa bıçak darbelerinden kalan yara izleriydi. Bunu anlamak çok kolay oldu onun için. Zira bu işkenceleri o da başkalarına yapmışdı. Ama bu onu Keremle aynı hizada olduğu anlamına gelmez. Çünkü o suçsuz hiç kimseye dokunmaz. Kerem gibi kadınları cinsel obje olarak kullanmaz. Hiç bir kadına dokunmaz.Aslında olması gereken de bu değil mi? Kadınlara şiddet ne zamandan beri normalleşti ki?

Kerem'in kıza tecavüz ettiğini duyduğu andan Kerem'e karşı daha da kinlendi. Kerem onun eline geçerse onun için hiç iyi şeyler olmayacak. Onu ölmek için yalvaracak duruma getirecek. Tabi bu görsel şölene Feride de katıla bilir. Ama eğer isterse. Onu zorlayacak hali yok ya.

Kapını açılıp kapanma sesi ile gözlerini kızdan çekti. Hemşire serumu değiştirirken kıza son kez bakıp odadan çıktı. Salona geçti. Herkes orda oturmuş kızın gözlerini ebediyen yummak istediği bu hayata dönmesini bekliyorlardı.

Ama kızın buna niyeti yoktu.

O kendine aşık bir kadındı.

Ama şimdi bir daha açmak istemeyerek yummuştu gözlerini dünyaya.

Onu bu hale getirenlerden intikam almak istiyordu, dört yılının intikamını. O bin dört yüz altmış günü hesabını sormak istiyordu. Soracaktı da. O güçlü bir kadındı.

Her kadın gibi.

Kızın uynmasını beklerken Sıla ağlıyor, Aysude'yse bir noktaya odaklanmış duruyordu. Herkes perişan haldeydi. Bir kişi için hepsi üzgündü. Ama içlerinden biri etrafa nefretle bakıyordu.

Ahmet...

Kızın korumasıydı sözde. Ama onu şimdiye kadar neden koruya bilmişti? Kerem'den mi? Yoksa kendinden mi?

Onun tabi ki de kızı babasına yada Kerem puştunu vermek gibi bir fikri yoktu. Kız konuyu tamamen yanlış anlamıştı. O bir şeyi unutuyordu.

Ahmet her zaman sözünü tutar.

Ve söylediği gibi :

𝐻𝑒𝑟 𝑠̧𝑒𝑦 𝑖𝑦𝑖 𝑜𝑙𝑎𝑐𝑎𝑘.

Feride'nin anlatımıyla...

Acı.

Hiss etdiğim şey acıydı. Her zerremde dehşet verici bir acı vardı. Gözlerim açılmıyor tepki veremiyorum. Sadece uğultulu sesler duyuyordum. Sonra kapı kapanma sesi geldi. Zaten başından beri odada olan kokunu şimdi fark ettim.

Büyüleyiciydi.

Bu koku çok iyi bildiğim bir kokuydu. Sertti. Ama bir o kadar cezbediciydi.

Sahibi gibi.

Ahmet gibi.

Gözlerimi açıp onu lilerle birleştirmek için çaba sarf ettim. Ve başardım da.

Gözlerimi açtığımda görmek istediğim kişi kolumdaki serumu değiştiren hemşire değildi. Onu görmek istiyordum. Beni babamla işbirliği yaparak nasıl o siktiğimin adamına vermeği kabul ettiğini soracaktım ona.

Hemşire uyandığımı gördüğü gibi sordu.

"Sonunda uyandınız efendim. Bir ağrınız varmı efendim? "

Efendim mi?

Ne alaka efendim?

Başımı hayır anlamında salladım."Hayır yok. Ne zaman beri baygınım? " diye sordum.

"Dünden beri efendim" dedi hemşire net bir şekilde.

"Anladım"

"Efendim benim ismim Gizem bir sonun olursa beni çağırın" dedi ve odadan çıktı. Ve yine acılarımla yanlız kaldım.

Beni Kerim'in eline verecekleri aklım gelince midem bulandı. Bana yaşattıkların aklıma geldi.

İğrençti.

Kana bulnmış beyaz gömleği, elindeki bıçak, yerde kendine minik bir göl yapan kanım. Ve acıdan çığlık çığlığa bağıran Feride Özdinç.

Gerçekten çok iğrençti.

Kapın açılması sesi ile bakışlarımı kapıya çevirdim. Sert bakışları gözlerimi esir aldı. Onun ilk defa böyle sert baktığını görüyordum.

Üzerindeki gömleğin ilk 3 düğmesi açık, saçıları ise dağınıktı. Ama yinede karizmasından ödün vermiyordu.

"İyi misin? " dedi bakışlarına nazaran yumuşak bir sesle.

"Niye soruyorsun? Ne zaman beni umursadın ki? " dedim oldukça sert bir şekilde.

Derin bir nefes aldı. "Uzun süredir umrumdasın" dedi sadece.

Eridik amk.

Göz devirdim.

Yemin ederim gözlerin öyle kalacak yeter be.

Sus iç ses

Susmuyorum bee.

"Lütfen bir daha gözlerini devirme! " dedi.

"Sana ne ya!? Hem sen ne diye hala burdasın çık git ya" dedim isyankar bir şekilde.

"Ya biraz cidden bir kibar olamaz mısın?"diye sordu başını sağa eğerek.

Sıkıntılı bir nefes verdim. Ardından sakın bir tonda " Ahmet'cim lütfen odadan siktir olup gider misin canım benim "

Bu sözlerim sonuna kadar yapmacıktı.

"Ha şöyle eşki Feride Özdinç geri gelsin. Böyle hırçın, dikbaşlı, küfürbaz, Feride Özdinçi isterim ben ya" dedi gülümseyerek.

"Ne geveliyorsun be? Sanki beni o siktiğimin herifine vermek isteyen ninemdi. Bak son kez diyorum siktir git odadan" dedi son cümleyi bağırarak.

Baktı. Gözleri kızgın bir o kadarda kırgın baktı bana sonra başını aşağıya eğip sağa sola salladı. "Peki.. " dedi ve odadan çıktı.

Odadan çıksada kokusu çıkmamıştı. Baş döndürücüydü. Kokunun etkisiyle kapattım gözlerimi. Uykum geliyordu. Büyük ihtimalle serum etkisini göstermeye başlanmıştı. Ama ben uyumak istemiyordum. Kabus görmek geçmişi hatırlamak istemiyordum.

Kelepçeler, zincirler, karanlık...

Bile bile kabusa kapatdım gözlerimi.

**•̩̩͙✩•̩̩͙*˚Bölümün sonu˚*•̩̩͙✩•̩̩͙*˚*

Hello.

Naber?

Ölmedim yaşıyorum lsndjdkkd

Sadece vakit bulup bölüm yazamıyorum o kadar.

Ayfer ayrıldı malesef barışırlar mı bilemiyorum. Ama @ahferyazar'n (wattpad'te) da dediği gibi bir efsane olarak bile kalsa biz Ahfer'den asla vazgeçmeyeceğiz.

Sizi seviyorum kendinize iyi bakın.❤

Bir sonraki bölüme kadar

Baybayız💙

Öpüldünüz💋

|

|∧∧""""

| *¯ ³¯)Muah♡

|⊂ノ

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

13. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

7 yorum