~ 6 ay sonra ~
♡
Güneşli ama serin bu pazar gününde seungkwan ve ben piknik yapmak için çok fazla insanın gitmediği bir orman parkına gitmiştik.
Her zaman ki gibi ilk önce kahvaltı yapmış evi temizlemiş alışverişe çıkmıştık ama bu sefer evde oturup oyun oynamak yerine çıkıp piknik yapmaya karar vermiştik.
İkimizde zor zamanları geride bırakmıştık. Hayat şimdi bizim için daha normal ve daha canlıydı.
Belkide hayatımızda aşk olmadan daha iyiydik. Bazı insanlar için aşk vazgeçilmez bir mutluluk kaynağıyken bazıları içinse sadece acı demektir.
Bu yüzden bazı insanların hayatı aşk olmadan daha iyidir. En azından ben kendim için bunu düşünüyorum..
✩
Sonunda toparlanabilmemize çok sevinmiştim. Şimdi birlikte denizi izleyip konuşup gülebiliyorsak hepsi yaşadığımız şeyler sayesindeydi ya da yüzünden mi demeliyim?
Her ne olursa olsun ben yine de insanın onu sadece bir arkadaş olarak değil bir sevgili olarak seven birine ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Her daim olmasa da bulduğunda bunu kaybetmemeliyiz diyorum.
İnsanlar hata yapabilir ama bunu düzeltmek için bir şansları daha olması gerekir ama tabi ki bu o insanın ne kadar hasar bıraktığına bağlıdır.
★
Seungkwan ve joshua'nın denizin kenarında oturduğunu gördüğümüzde kelimenin tam anlamıyla mutlu olmuştuk. Ben uzun süredir beni tam affetmesede seungkwan ile iletişimdeydim ama Jeonghan 6 ay sonra ilk defa görüyordu joshua'yı. O Heyecanlı ve mutluydu ben ise gergindim.
𝐇𝐚𝐧𝐬𝐨𝐥: yanlarına gidelim mi?
𝐉𝐞𝐨𝐧𝐠𝐡𝐚𝐧: gidebilir miyiz?
Evet anlamında onu başımla onayladığımda yavaş adımlarla onların yanına doğru yürümeye başladı. Onu ilk defa böyle görüyordum. Seungcheol'ün onun peşini bırakması çok zor oldu ama shua'ya olan aşkı seungcheol'den daha güçlüydü. Tıpkı benim seungkwan'a olan aşkım gibi.
Sonunda yanlarına gelmiştik. Hafifçe yanlarına eğildim.
𝐕𝐞𝐫𝐧𝐨𝐧: size katılabilir miyiz?
İkiside şaşkın bir şekilde bize bakıyorlardı. Gerçekten biz olduğumuzdan emin olduktan sonra ayağa kalktılar seungkwan ve ben birbirimize sıkıca sarıldık. Ona sarılmayı çok özlemiştim. Kokusunu ve sıcaklığını..
✩
Joshua sadece bakmaya devam ediyordu. Hem korkmuş hemde endişelenmiştim.
Benden gerçekten nefret etmeye başladıysa onu anlardım, haklıydı.
Benim yüzümden bir sürü şey yaşamıştı ve adı kötüye çıkmıştı. Üstelik bunların hepsi olurken ben onun için hiçbir şey yapmamış onun kullanmıştım.
Yine de o gün joshua arkasını dönüp gittiğinde gözyaşları içinde olduğum yere çökmüştüm.
O gece bir kalbimin olduğunu ve aşkını kaybetmenin acısı ile parçalara ayrıldığını hissetmiştim.
Ne kadar geç olsada anlamıştım;
Benim bir kalbim vardı ve sadece joshua için atıyordu...
Bazen keşke ona aşık olduğumun farkında olarak yaşasaydım herşeyi diyorum. Kendime kızıyorum
Şimdi ise o sadece bana bakarken gözlerimin dolduğunu hissedebiliyordum.
𝐃𝐞𝐠̆𝐢𝐬̧𝐭𝐢𝐠̆𝐢𝐦𝐢 𝐚𝐧𝐥𝐚𝐦𝐚𝐬ı𝐧ı 𝐢𝐬𝐭𝐞𝐝𝐢𝐦, 𝐡𝐚𝐲ı𝐫 𝐛𝐮𝐧𝐮 𝐝𝐢𝐥𝐞𝐝𝐢𝐦.
♡
Onu uzun zaman sonra ilk defa görüyordum. En son gördüğüm halinden çok farklıydı. Daha güzeldi, eskisi kadar masum gözüküyordu. Sanki daha önce tanıştığım kişi o değilmiş gibiydi.
Herşeyi unutmuştum, tekrar onu ilk gördüğüm zaman gibi körü körüne ondan etkilendim. Onu çok özlemiştim.
Onun gözleri yavaşça dolmaya başlarken elimi yüzünde gezdirmeye başladım.
O mükemmeldi..
Bir insan daha önce aşık olduğu bir insana aynı şekilde ve hatta daha şiddetli bir şekilde aşık olabilir miydi..?
Sonunda ona sarıldım.
Birbirimize sıkıca sarılıyorduk, ilk defa.
Kokusunu değiştirmişti ama hala çok güzel kokuyordu. Kafamı boynuna koyup kokusunu içime çekmeye başladım.
Kokusunu, nasıl hissettirdiğini onu unutmak üzereydim. Belki de bu yüzden yeniden aşık oluyordum ona.
𝐉𝐞𝐨𝐧𝐠𝐡𝐚𝐧: seni çok özledim, shua..
𝐉𝐨𝐬𝐡𝐮𝐚: bende seni çok özledim, Yoon.
𝐉𝐞𝐨𝐧𝐠𝐡𝐚𝐧: özür dilerim..
𝐉𝐨𝐬𝐡𝐮𝐚: sadece bir daha bunu yapma.
Sarılmayı bıraktığımızda seungkwan ve hansol'un gülümseyerek bizi izlediğini gördüm. Aslında şimdi daha iyi hissediyordum, savaş bitmişti.
☾
Birlikte uzun süre sohbet ettikten ve aralarında kalan sorunları halledip bir şeyler yediler.
Güneş batarken hansol ve seungkwan yürüyüş yapmak için uzaklaştıklarında jeonghan ve joshua'da jeonghan'ın isteği üzerine denize girmişlerdi.
𝐉𝐞𝐨𝐧𝐠𝐡𝐚𝐧: neden orda duruyorsun shua?
𝐉𝐨𝐬𝐡𝐮𝐚: sanırım korkuyorum.
𝐉𝐞𝐨𝐧𝐠𝐡𝐚𝐧: geliyorum.
Jeonghan erkek arkadaşının yanına gidip kollarını beline dolamış ve ardından onu kendine bastırmıştı. Erkek arkadaşıda aynı şekilde kollarını onun boynuna dolamıştı. Joshua şimdi kendini daha güvende hissediyordu ya da sadece jeonghan'ın gülümsediğini gördüğünde hiç bir şey umrunda olmuyordu.
Jeonghan gözlerini sevgilisinin gözlerinden ayırıp kiraz gibi gözüken ve çilek gibi kokan dudaklarına bakmaya başladı. Joshua bunu fark ettiğinde gülümseyerek yüzünü sevgilisinin yüzüne yaklaştırdı.
Jeonghan joshua'nın belindeki elini biraz daha aşağıya indirdi ve gülümsemeye başladı.
𝐉𝐞𝐨𝐧𝐠𝐡𝐚𝐧: seni gerçekten özledim.
𝐉𝐨𝐬𝐡𝐮𝐚: bende seni, sevgilim.
Ardından jeonghan dudaklarını sevgilisinin dudakları ile birleştirdi.
Joshua elini jeonghan'ın saçlarının arasında ve boynunda gezdirmeye başladığında öpücükleri daha çok derinleşmişti.
Bir süre sonra jeonghan sevgilisinden ayrıldığında, sevgilisi yüzüne su atmış ve böylece küçük bir su kavgası başlamıştı.
Ardından onlar denizden çıkıp kurulanmaya başladıklarında hansol ve seungkwan geri dönmüştü ve bir süre dinlendikten sonra toparlanıp eve dönmeye karar vermişlerdi.
Bir gün ve bir hikaye burda bizim ve onlar için sona eriyordu.
Herkes bu olaylardan bir çok ders çıkarmıştı ama en önemlisi;
Joshua için aşk,
Jeonghan için hayat,
Hansol için duygular,
Seungkwan içinde yaşamak
tamamen değerlenmiş ve anlam kazanmıştı.
Anlam kazanan şeyler bir yana ve öğrenilen şeyler bir yana
Son her zaman bir son değildir. Bazen son bir başlangıç ve bir başlangıç bir son olabilirdi ve mutlu sonlar asla son değildi. Onlar sonsuzluk ile eş değerdi..
"İyi biri olduğunu biliyordum, Yoon jeonghan"
- 𝒚𝒐𝒐𝒏 𝒋𝒆𝒐𝒏𝒈𝒉𝒂𝒏 & 𝒉𝒐𝒏𝒈 𝒋𝒐𝒔𝒉𝒖𝒂
~ 𝒃𝒐𝒐 𝒔𝒆𝒖𝒏𝒈𝒌𝒘𝒂𝒏 & 𝒗𝒆𝒓𝒏𝒐𝒏 𝒄𝒉𝒘𝒆 𝒉𝒂𝒏𝒔𝒐𝒍
--𝒌𝒊𝒎 𝒍𝒊𝒚𝒖
𝘉𝘺: 𝒕𝒉𝒆 𝒍𝒂𝒅𝒚 𝒐𝒇 𝒕𝒉𝒆 𝒎𝒐𝒐𝒏 [𝒎𝒐𝒐𝒏𝒍𝒊𝒚𝒖_𝒚𝒂]