İçeriğe geç

★𝕐𝕀𝕃𝔻𝕀ℤ𝕃𝔸ℝ𝕀ℕ 𝔾𝕌̈ℕ𝔸ℍ𝕀★

Bölüm 2 · 2 dk okuma

★𝕐𝕀𝕃𝔻𝕀ℤ𝕃𝔸ℝ𝕀ℕ 𝔾𝕌̈ℕ𝔸ℍ𝕀★

Bölüm 2

𝗣𝗥𝗘𝗡𝗦𝗘𝗦'𝗜𝗡 𝗬𝗘𝗠𝗜̇𝗡𝗜̇

Hizmetçiler korsemi ayarlamama yardım etmeyi bitirdikten sonra hizmetçilere bakıp gülümserim. "Teşekkür ederim Olivia ve Lynda. Eğer siz olmasaydınız bunu yapamiyacaktım" Dedikten sonra kapım tıklatılır. "Gel!" Dediğim an içeriye muhafız girince kapıya dönerim. "Kral Thorian sizi çağırıyor hanımım." Dedikten sonra gülüşüm hafifçe solar ama hızla sahte bir gülüş kondurup "geliyorum gidebilirsin." Olivia ve Lynda'ya dönüp başımla selam veririm ve muhafızın çıktığı kapıdan çıkarım. Merdivenler ince ve uzundu. Ayrıca uzun kırmızı halıyla renklendirilmişti. Elbisemin eteklerini tutup tam bir basamağa basacakken tanıdık bir sesin bana seslendiğini duyarım "Aurelia!" Arkamı dönerim ve çocukluk arkadaşım aynı zamanda tek dostum olan Rowan'nın zırhlı ama miğferi olmayan halini görürüm "Rowan?" Gülümserim ve ona yaklaşırım hızlı adımlarla "Ne yapıyorsun burda senin o yaşlı bunağın yanında olman gerekmiyormu?" "Ah evet ama senin o 'harika' baban burda durup merdivenleri gözetlemem gerektiğini söyledi. Sen nereye gidiyorsun prenses?" Omuz silkerim "babam beni çağırıyor. İki ihtimal var; ya beni eleştirecek yada bir görev verecek. Ama muhtemelen birincisi." Rowan iç çeker ve elini güven verici şekilde omzuma koyar. "Ne derse desin onu dinleme Aurelia. Sana kötümü diyor? Sen en iyisisin. Sana düzensiz mi diyor? Sen en düzenlisin. O üvey annenide umursamaya değmez. Sen hep güçlü bir kadınsın." Sözleri beni hem mutlu hemde güçlü hissetmemi sağlamıştı "artık gitmeliyim Rowan. Sonra görüşürüz! " Arkamı dönerim, elbisemin eteklerini tutup merdivenlere yönelirim ve inerim. Merdivenlerden aşağı indikçe yersiz endişem artıyordu daha da. yine ne olmuştu acaba? Yine ne için beni azarlayacaktı acaba.. ihtişamlı odaya indiğimde muhafızlar benim için kapıları çoktan açmıştı bile. İhtişamlı tahtında oturan babamı gördüğüm an odanın ortasına doğru yürümeye başladım küçük bir referans vererek konuşmaya başladım "Beni çağırmışsın baba." babam yani Kral Thorian başını hafifçe salladı ve konuşmaya başladı "ah, evet seni çağırdım. Karşı krallıktan iyi bir teklif aldım. krallığımız şu son zamanlarda oldukça güçsüz ve bu yüzden seni onların en büyük oğulları Lucian ile evlenmene karar kıldık." bunları duyduğum an şokla öne atıldım "ama baba! Buna siz karar vermezsiniz en azından görseydim onu ilk-" Sözlerim babamın sert tonuyla yarıda kalmıştı "Hayır Aurelia, krallığını önemsemiyormusun? Bu evliliği kendin için değil krallığımız için yapacaksın. Düğüne 5 gün var. Krallığımız için bunu düşün. Senin için bu düğüne yüksek miktarda para ödedim. Ya evlenirsin ya evlenirsin. Aslında şuan böyle bir şey yaptığım için teşekkür edip ayaklarıma kapanmalısın seni nankör evlat." Omuzlarım hafifçe düşerken küçük bir baş selamı vererek odadan ayrıldım. bu nasıl olabilirdi? Tamam babam beni kız olduğum için pek sevmezdi ama bu kadarıda fazlaydı! Rowan'ı görme umuduyla saray içinde biraz dolaştım ama onu göremeyince odama doğru yol almaya başladım. Sinirlenmiştim bu tamamen haksızlıktı sırf kız olduğum için böyle bir muamele görmem tamamıyla saçmaydı. Odama varmamla kapıyı kapatıp kendimi yatağa atmam bir olmuştu. Akşam yemeğine daha 2 saat vardı, buda bu olaylar hakkında bolca düşünmeme yeterdi. O an orada kendime bir yemin verdim, kendimi ezdirmeyecek ve kendimi kullandırtmicaktım. Bu gerekirse şiddetle yasaklanan bir yolu kullanmak demekse bile...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.