İçeriğe geç

•.. ~Killer Sheet~.. •

Bölüm 2 · 2 dk okuma

•.. ~Killer Sheet~.. •

Bölüm 2

Üstümü giyindim. Daha sabahın 6 sıydı ama hızlı olmam gerekiyordu. Babamı bekletemezdim. O, bazen kızgın olabiliyor.

Baştan alalım. Ben Olivia. Bir modelim. Babam, ünlü bir moda tasarımcısı. Annem bizi 6 yıl önce kadar terk etmiş. Onu hiç hatırlamıyorum . Daha çok küçük olmama rağmen babam için çalışıyorum. Ona böyle destek olabiliyorum. Biz... Şey, iş dışında pek konuşmayız. Bana genelde bakıcım bakar. Onu seviyorum. O çok tatlı biri.

Neyse ayakkabılarımı giyip evden çıktım. Babam arabada beni bekliyordu. Biraz gergin duruyordu. Arabaya bindim. Normalde hiç konuşmaz ama bana nasılsın diye sordu. "İyiyim efendim, birşey mi oldu? " Yola çoktan çıkmıştık. Normalde onu bu kadar keyifli görmeye alışık değilim. "Bakıcını seviyor musun? " bir an donup kaldım.

-evet efendim.

-biz onunla evlenme kararı aldık.

Sadece baktım. Sadece baktım. Ne diyebilirdim ki? Elbette istemiyordum. Kim babasını kaybetmek ister ki?

- Ama hayır. İstemiyorum bab-

Lafımı kesti. Hep böyle yapardı zaten.

-Sana fikrini soran olmadı. Sadece haber verdim. Buna karışmaya hakkın yok!

Ve tekrar bağırmaya başladı. Korkmuştum. Ağlamamak için kendimi tutmaya çalışıyor olsamda göz yaşlarım yanaklarımdan aşağıya süzülüyordu.

Bir an babam duraksadı. Yüzü çok tuhaf oldu ve direksiyonu sağa kırdı.

"Gözüm"

"Gözüm çok acıyor. "

"Kafam ağrıyor ve etrafda çığlık sesleri var. "

"Sesler iyice bulanıklaştı. Görüntünün bulanıklaştığı gibi"

Olivia!

Olivia!

Olivia beni duyabiliyor musun?

Olivia!

Tek hissettiğim şey kafamın dönmesi. Hemde çok fena.

Hastanenin ışıkları gözümü rahatsız etmeye başladı. Yavaş yavaş açtım gözümü. Sağ gözüm hala sızlıyordu. Neydi ki bu acı? Elimle gözümü yokladım ama üstü kapanmıştı. Bir çeşit bezle ve bantlanmıştı. Kımıldadığımı görmüş olacak ki bakıcım Rachel ayaklandı.

-Olivia iyimisin tatlım?

Sesi bir anne kadar tatlı ve şevkat doluydu. Ne kadar konuşmak istesemde ağzımdan kelimeler dökülmedi.

-Dur. Zorlama kendini. Doktor biraz sonra daha iyi olursun dedi.

Sadece kafa salladım. Midem bulanıyor ve kafamda son derece kuvvetli bir baş ağrısı vardı. Yine gözüm yavaşca kapandı.

Bu sefer kalkarken daha iyi hissediyodum kendimi. Bakıcım bu sefer yoktu yanımda. Dışarıdan sesler geliyordu.

- Daha iyi olucağını söylemiştiniz

-Elimizden birşey gelmedi hanımefendi. Ameliyatı da çok kötü geçti. Çok kan kaybetmiş.

-Öylece ölüp gidecek mi yani? Buna izin mi vereceksiniz?

-Üzgünüm artık çok geç. Kabullenmek biraz zor olacaktır ama alışmaya çalışın lütfen. Zorluk çıkartmayın.

Kim öldü? Ben mi. Hayır ben yaşıyorum. Öyleyse kim öl-

Rachel içeri daldı. Beni uyanık görünce çok sevindi. Yanıma oturdu ve bana sarıldı.

-Merak etme tatlım. Herşey daha iyi olucak. Öğleden sonra taburcu olucaksın. Sonuçta bir haftadır burdayız.

Gerçekten bir haftamı oldu? Tek hatırladığım şey babamın bana bağırması. Doğru ya babam. Babam nerde? Kesin evde çalışıyordur.

Doğrulduk Rachel e baktım.

-Babam nerde? Evde mi?

Rachel bir an durdu. Ağzını açtı ama birşey demeden kapattı. Sonra elini sırtıma koydu.

-Tatlım hadi biraz daha dınlen.

-Ama artık dinlenmek istemiyorum. Ben babamı istiyorum! Babam nerde?

Rachel ın gözleri doldu. Bana bakamıyordu bile.

-Babam şuan bir gezi'de. Biliyorsun iyileri çok yoğun. Ama gitmeden önce seni sevdiğimi söyledi.

Babam bir gezide mi? Ben neden hastanedeydim? Herkes çok garip davranıyordu. Doğru ya. Biz kaza yapmıştık. Ama babam beni bırakıp iş gezisine mi çıkmıştı?

Rachel beni yatağa geri yasladı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.