İçeriğe geç

• BİR ÇEKİRDEK SEVDASI •

Bölüm 7 · 6 dk okuma

• BİR ÇEKİRDEK SEVDASI •

Bölüm 7

Erken uyumuştum yorgundum biraz attığı mesajları görmemiştim. Sabah abimin o güzel sesi ile uyandım:

- Sevda abicim hadi uyan bak saat 4.35 geç kalacaksın.

Ne saat 4.35 miydi? Yataktan hızlıca kalkıp elimi yüzümü yıkayıp üzerimi değiştirdim. Eşofmanlarımı giymiştim. Hızlıca yatağın yanında bulunan telefonumu aldım. Bizimkileri aradım. Hala uyuyanlar vardı. 10 dakika sonra parkta buluşacağımızı söyleyip kapatmıştım.

Odamdan çıkıp mutfağa gittim. Abim de mutfakta bir şeyler hazırlıyordu:

- Ooo abi hayırdır hangi dağ da kurt öldü de bu saatte kalktın?

- Aaa abicim abartma bugün hem senin koşun var o yüzden.

- Abi kandırmayalım birbirimizi istersen.

- Of ne var bugün video çekeceğiz ondan erken kalktım. Bora'yı ve ekibi dearadım, sen koşudan gelene kadar biz hazır bir şekilde seni bekliyor olacağız.

- Of abi ya senin işin olursa hemen erken kalkıyorsun benim işim olsun hayatta kimse seni o yataktan kaldıramaz.

- Ufaklık çok konuştun al suyunu hadi git koş biraz hoca kızmasın.

- Tamam abi.

Evden hızlıca çıkıp parka gittiğimde Alya önceden gelmiş bekliyordu:

- Günaydın Baş Belam.

- Günaydın Sevdam.

- Hayırdır ne oldu?

- Ablam ya bir rahat vermiyor. Saat 3 gibi uyudum. Sen arayınca uyandım. Koşuyu bile unutmuştum.

- Kıyamam sana ya.

- Sen kıyamazsın ama kıyan kıyıyor.

Ben Alya ile konuşurken Cesur ,Selin'in koluna girmiş zorla getiriyordu:

-Aga niye bırakıyorsunuz bu kızla. Bunu biliyonuz gelmiyorsunuz bile.

Selin:

- Abartma Cesur ya ne var benim halim de biraz uykum var.

Sevda:

- İsterseniz tartışmaya ara verin gidelim.

Hızlı adımlarla antrenman arkadaşlarımız ve ocamızla buluşucağımız yere gidiyorduk. Alya:

- Bak unuttum işte.

Hep bir ağızdan:

- Neyi unuttun?

Alya:

- Kulaklığımı unuttum.

Cesur:

- Ben de telefonunu unuttun sandım. Al benim kulaklığı ben dinlemeyeceğim.

- Teşekkür ederim.

Biraz daha yürüdükten sorna koşucağımız alana gelmiştik. Herkes resmen ayakta uyuyordu. Mehmet hoca yoktu sanırım. Kafamı çevirmemle hocayı gördüm:

- Günaydın gençler. Hayırdır bir çoğunuz uyuyor gece beşik mi salladınız?

Cesur:

- Hocam arkadaşlar bebek bakmaya başladı da bizim haberimiz mi yok?

- Cesur bilmem ama hala uyanamayanlar var. Ne yapsak acaba?

Cesur:

- Hocam ne yapalım biz de şınavla başlarız.

- Askeriye eğitimi diyorsun.

Selin Cesur'un kafasına bir tane vurdu :

- Cesur'a bakmayın hocam.

- Aslında haklı Cesur, Selin. Askeriye eğitimi yapmamız lazım öyle uyanır arkadaşlarınız.

Hocanın söyledikleri üzerine herkes bir anda elektrik verilmiş gibi hep bir ağızdan konuşuyorlardı. Mehmet hoca:

- Tamam susun yapmayacağız askeriye eğitimi ama uzun koşu sizi bekliyor.

Mehmet hoca konuşmasını bitirdikten sonra 1 saat koştuk. Koşuya devam ederken Cesur:

- Hocam 1 saattir koşuyoruz galiba ben dalağımı düşürdüm.

Herkes gülmeye başladı. Mehmet Hoca:

- Eee Cesur senin dalak sağlam durmuyormuş ne yapalım.

- Hocam onunla alakalı değil bittim ben tükendim yetmez mi?

- Cesur eğer dalağın düşmeseydi hala koşacaktık ne yapalım dalağın düşmüş bizde duralım. Herkes büyük bir daire şekli oluştursun.

Hocanın söylediklerine herkes güldü.

Isınma hareketleri yarım saate kadar sürdü. Bitince Mehmet Hoca :

- Her sabah aynı şekilde herkes burada olacak.

Cesur:

- O zaman hocam benim iç organlarım kalmaz.

- Seni hastaneye götürür nakil yaptırırız.

- Sustum hocam ben.

- Aferin arada susman iyi oluyor anladınız mı beni her sabah herkesi burada göreceğim.

- Anlaşıldı hocam.

Dedikten sonra herkes dağılıp evlerine gidiyordu. Biz de yavaş yavaş eve giderken Selin:

- Eee bugün dershane ve antrenman yok ne yapıyoruz?

Sevda:

- Sizi bilmem ama abim geldi onunla videolar çekeceğiz.

Cesur:

- Ooo biz bir şey planlamamıza gerek yok bizde gelelim sizle ne edersin Sevda.

- Uyar bana gelin.

Alya:

- Herkes eve gidip duş filan alsın terli terli gitmeyelim. Sonra sizde buluşuyoruz Sevda.

- Olur.

Eve yaklaşmıştık. Herkes evlerine giderken bende marketten kola ve çekirdek alıp eve geldim. Zili çalınca Umay abla açtı. Umay abimin ekip arkadaşlarından biri:

- Hoş geldin .

- Sende hoş geldin Umay abla.

İçeri girince Ares, Alp, Bora ve abimi gördüm salon da hepsi oturmuş çay ve simit yiyorlardı. Ares beni fark edince:

- Ooo güzellik gelmiş hoş geldin. Gel hadi çay simit yiyelim.

- Hepiniz hoş geldiniz. Biraz terliyim . Size afiyet olsun. Abi annem nerede?

- Odasın da galiba hazırlanıyordur. İşe gidecekti.

- Tamam abi.

- Oo elindeki ne?

- Abi odama gidiyorum. Birazdan gelirim. Poşette mi. Benim suyum filan var abi.

- Peki biz buradayız.

- Tamam abi.

Hızlıca odama gidip duş aldım. Dolabımdan bol paça gri kotumu ve beyaz tshortüm giyip, saçlarımı kuruttum. Saçlarımı kuruttuktan sonra odamın kapısı çaldı istemsizce:

- Kim o ?

Kapının arkasında ki kişi:

- Benim Umay müsaitsen geliyorum.

- Tabi Umay abla gelebilirsin.

İçeri girdikten sonra odama biraz baktıktan sonra:

- Odana her geldiğim de hayran kalıyorum.

Gülümsedim.

- Ya sana video içeri ile ilgili bilgi vermek için geldim açıkcası.

- Tabi dinliyorum Umay abla.

- Her videoda da olduğu gibi yani bizim formatımız olan doğal olmanız. Hep doğal davrandınız ve davranmaya devam edeceğinizi biliyorum. Abin bu sefer üzerine çok gidebilir haberin olsun.

- Nasıl yani?

Tam o sırada telefonum çaldı arayan ' Baş Belam ' yani Alya arıyordu. Beklemeen açtım:

- Efendim.

- Geldik biz zile basmadık kapıyı açar mısın?

- Tabi.

Telefonu kapattıktan sonra:

- Umay abşla hazırım hem arkadaşlarım geldi. Kapıyı açmam lazım.

- Tabi.

Birlikte odamdan çıktık. Annem çoktan çıkmıştı her halde. Kapıyı açtıktan sonra:

- Hoş geldiniz.

- Hoş bulduk.

Abim salondan:

- Arkadaşların mı geldi gelsinler.

Hep beraber içeri girdik. Abimin ekip arkadaşları ile arkadaşlarım tanışmamıştı sadece Umay'ı tanıyorlardı. Abim:

- Bunlar benim ekip arkadaşlarım Bora, Ares, Alp. Umay'ı tanıyorsunuz. Bunlarda Sevda'nın en yakın arkadaşları Selin, Alya ve Cesur.

Herkes aynı anda :

- Memnun olduk. dediler. Abim:

- Arkadaşlarının geleceğinden haberim yoktu.

- Oldu işte abi.

- Peki gençler oturun Sevda arkadaşlarına çay getir. Sizlerde kahvaltı yapmadıysanız buyrun gençler.

Cesur:

- Olur Atakan abi koşudan sonra hiç bir şey yemedim yani yemedik.

Ben mutfağa gidip çay koyarken Alya yanıma geldi:

- Kız bana çay koyma ya hiç canım istemiyor.

- Olmaz bir bardakta olsa içeceksin.

- Peki tamam.

Çayları doldurduktan sonra içeri götürüp çayları verdikten sonra abim:

- Çayları içtikten sonra çıkalım.

- Tabi olur.

Ares:

- Abi şimdi video çektikten sonra gidiyoruz değil mi?

Abim:

- Gidiyoruz tabi abi boşa ayarlamadık o kadar.

Ares:

- Ekip kalabalıklaştı. İncelemeye boşa gideriz yani direkt çekelim sonra boş vakit bulamayız.

Cesur, Alya , Selin ve ben birbirimize bakıyorduk. Birden ben:

- Hayırdır abi neyi ayarladınız?

- Bir video var onu.

- Ne videosu abi?

- Görüceksin abicim. Çaylar bitiyse kalkalım geç kalmadan.

Herkes aynı anda kalkıp yavaş yavaş dışarı çıktık. Dışarı çıktıktan sonra abim:

- Bora sen arabayla gelmiştin. Alp sende arabayla gelmiştin arabalarınız burada kalsın. Benim ve Ares'in arabasıyla gidelim.

Ares:

- Tamam olur. Nasıl yapalım?

Abim:

- Bora , Sevda , Selin, Alya benimle gelsin. Alp , Umay, Cesur, seninle gelsin Ares olur mu?

- Olur. Hadi binelim.

Arabaya bindik. Abimle Bora öne bindi bizde kızlarla arkadaydık. Gidene kadar kızlar telefona bakıyordu. Abimle Bora bir şeyler konuşuyordu. Bende telefonumdan Çekirdeğimle mesajlarıma girdim. Dün uyuyakaldığım için bakamamıştım. Hızlıca mesaj kısmına girdim:

Çekirdeğim : Tabi komiğim

Çekirdeğim : Ben komiksem sen ne oluyorsun ?

Çekirdeğim : Nereye gittin ?

Çekirdeğim : Yorgun olduğunu söylemiştin . Uyudun mu acaba ?

Çekirdeğim : Peki iyi geceler.

Çekirdeğim : Gecemi aydınlatan iyi geceler.

Bir an ay bu mesajlar gerçek mi diye defalarca okudum. Bende hemen yazdım:

Uykucu : Yavaş be Çekirdeğim kalbime iniyordu.

Uykucu : Bende kalp var.

Çevrimdışı

-------------------------

BÖLÜMÜ NASIL BULDUNUZ?

KEYİFLİ OKUMALAR..

Bölüm sonu

18 yorum