Sabahın güneş ışıkları odamda ki pencereden yüzüme doğru yansıyordu . Zorla da olsa uyanıp saate baktım daha vardı dershaneye gitmek için .
Erken kalktığımı fırsat bilerek rahat rahat duş aldım . Dolabımdan çıkarttığım aylar önce alıp giymediğim mavi pantolonumu ve beyaz tişört çıkartıp giydim. Saçlarımı havluya sarıp yatağımın üzerine oturdum. Telefonum çaldı. Normalde bu saatte kimse aramazdı beni ekrana bakmamla şok oldum.
Arayan antrenörümdü. Şaşırmıştım çünkü bir aydır antrenmanlara katılmıyordum. Çok beklemeden açtım telefonu.
- Mehmet hocam .
- Sevda nasılsın , antrenmanlara gelmiyorsun dershaneden dolayı mı erteliyorsun .
- Hayır yani hocam biraz ara vereyim dedim zorluyor dershane ve antrenmanlar .
- Anladım sorun değil sizin ekipten kimse gelmiyor aslında onun için bir de maç var yakında hazırlanmanız gerek diye aradım .
- Maçı tamamen unutmuşum hocam ben bizimkilere konuşurum . Geliriz başlarız antrenmanlara .
- Peki Sevda çocuklara selam söyle .
- Tabi hocam görüşürüz .
Telefonu kapattıktan sonra Alya'yı aradım .
- Alya , Mehmet hoca aradı .
- Ee ne dedi dur söyleme zaten Cesur ve Selin'i alıp size geleceğiz oradan dershaneye giderken anlatırsın .
Telefonu kapatıp saçlarım da ki havluyu çıkarttım . Hafif nemliydi . Saçlarımı tarayıp hafif bir yarım topuz yaptım .
Neden bilmiyorum ama gözlerim odamda ki renk uyumuna takıldı .
Odam siyah tondan gökyüzü mavisi tonlarına kadar boyanması için elimden geleni yapmıştım . Siyah ve mavi uyumunu seviyorum o yüzden odamın da böyle olmasını istemek kötü müydü ?
Pencereye yakın kum torbam asılıydı . Yatağımın üzerine tablo koymak yerine eldivenlerimi asmayı tercih etmiştim . Odam da beyaz olan sadece dolabın ve yatağımın yanında ki komidinler beyazdı .
Odama tekrar aşık olmuştum . Çok zaman harcamadan odamdan çıkmadan önce çantama bir kaç kitap koyup çıktım .
Annem her zaman ki gibi kahvaltı hazırlıyordu . Bu kadın olmasa aç kalırdım diye düşünüyorum . Annem benim en kıymetlim .
- Oo Serap Sultan neler yapıyorsunuz böyle .
- Kahvaltı hazırlıyorum . Hadi otur masaya çay doldurmayım sana .
- Anne kahvaltı yapmak isterdim ama arkadaşlarım gelmek üzere çıkmam gere...
Daha sözümü tamamlamadan zil çaldı annemi öpüp evden çıktım .
Alya :
- Anlat hadi merak ediyorum ne dedi Mehmet hoca ?
Sevda :
- Ben antrenmana gitmiyorum siz niye gitmiyorsunuz ?
Selin :
- Sevda ya gerçekten bunun için mi aradı biz niye gelmiyoruz diye mi ? Zor oluyor diye gitmiyorum ben açıkcası kim sabah saat 4 te kalkıp koşu alanına gidecek .
Cesur :
- Bizim gitmemiz lazım da işte dershane yüzüne biraz zorlaşıyor erken kalkmak .
Sevda :
- Yakında maç var haberiniz var değil mi ?
Cesur :
- Hay , cidden ne zaman aklımdan çıkmış .
- Az kaldı maça hoca o yüzden aradı . Yakında başlayın dedi hoca .
Alya :
- Desenize akşam gidiyoruz .
Onaylar anlamda kafamı salladım . Durağa çoktan gelmiştik . Otobüs beklerken bir teyze Cesur' a :
- Evladım biraz yoruldum ne zaman gelecek otobüs ?
Cesur yaşlı teyzeye bakıp durakta bir kişiden rica edip teyzeyi oraya oturttu . Yaşlı teyze Cesur'a hala bir şeyler soruyordu .
Cebimden çıkarttığım telefonuma baktım acaba mesaj gelmiş mi diye ama gelmemişti . Mesaj kısmına girdim . Yazmak istesem de yazmadım acaba yazacak mıydı bana ?
Otobüs gelmişti hepimiz bindik . Otobüste Cesur yaşlı teyze ve amcalara yer vermeyen gençlere :
- Yazık yazık gençlik ölmüş be teyzem .
Teyze Cesur'a katılarak :
- Haklısın kalmamış hiç saygı biz gençken böyle mıydık ?
Ee teyze gençlik yıllarına girdiğine göre çıkmak bilmez artık .
Bir erkek öğretmene askerlik anısı , kadın öğretmene ilk atandığında ki zamanları , yaşlı amca ve teyzelere gençlik yılları sorulmaz . Çünkü anlatmaya başladıklarında bir türlü nedeni bilinmez ama devamı her zaman geliyordu .
Dershaneye gelene kadar teyze gençlik yıllarıni anlattı . Daha inmemize izin vermeyecekti dershaneye geldik inmemiz lazım dedikte öyle indik . Yoksa teyze bizi evine götürüp anlatmaya devam ederdi .
Derse girmek için sınıfa çıktık . Sınıfa girince ben en arkada yerimi aldım . Yani bizim yerimiz oraydı . Tam oturdum telefonum titredi . Telefonumu cebimden çıkartıp gelen bildirime baktım .
Çekirdeğim : Günaydın bu sefer sen mi uyuyorsun uykucu ?
Çekirdeğim : Seni uykucu diye kaydettim bu arada .
Uykucu : Benim uykucuya benzer halim mi var acaba ?
Çevrimiçi • Yazıyor...•
Çekirdeğim : Bilmem yani yazmayınca uyursun sandım bende seni uykucu diye kaydettim .
Uykucu : Ooo en azından kaydetmişsin .
Çekirdeğim : Ya hala çözemedim bana yazdığını ?
Uykucu : Belki bir gün anlarsın neden yazdığımı ?
Çekirdeğim : Soruya soruyla cevap vermek ne demek ya .
Uykucu : Bana özgü bir şey diyelim .
Tam o sıra da hoca sınıfa girdi . Of başka zaman geç gelirdi bugün erken gelme perileri geldi herhalde .
Çekirdeğim : Başka sana özgü olan bir hareket veya ne bileyim sana özgü neler var ?
Çevrimiçi • Yazıyor...•
Çekirdeğim : Bak bu iki oldu görüldü atman haberin olsun .
Uykucu : Kusura bakma çıkmam gerek .
Çevrimiçi • Yazıyor...•
Ne yazdığına bakmadan kapattım telefonu ve dersi dinlemeye çalıştım ama olmuyordu aklım hala ne yazdığındadı . Merakla telefonu açıp mesaj kısmına girdim .
Çekirdeğim : Bu mesaj silindi .
Çekirdeğim : Bu mesaj silindi .
Çekirdeğim : Bu mesaj silindi .
Ne yani yazdıklarını silmiş mi ? Yani sileceksen niye yazıyorsun ki ? Sinirlenip telefonu kapatıp cebime koydum .
Resmen beni sinir etmeye çalışıyordu . Hadi sinir edince eline ne geçecek yani .
Çekirdeğimin mesajları yüzüne derslere bile odaklanamadım .
Derslerin bitmesi için resmen saatler sayıyordum .
Ders bitmişti sonun da .
- Anlaştığımız gibi antrenmana gideceğiz bugün gerekirse kendimiz için koşu planı ayarlayacağız .
Selin :
- Tamam olur eve gidip dinlenelim öyle gideriz .
Cesur :
- Gideyim eve eldivenlerimi filan spor çantama koyayım unutursam oradakileri ne bileyim takınca tuhaf hissediyorum.
Sevda :
- Tamam .
Dershaneden eve gelmişlerdi . Sevda eve girecekken kapının önünde bir araba gördü .
- - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - - -
YENİ BÖLÜM SİZLERLE ...
KEYİFLİ OKUMALAR ❤️











