Taehyung Ona şok olmuş bir şekilde bakarken bedenimin her yerini inceliyor,açıkta kalan bacaklarımı gözüyle yer gibi bakıyordu. Ne cevap vereceğimi bilemediğimden ona bakarken bi anda yok oldu. -------- Yaklaşık bir saat önce yaşadıklarımı,her düşündüğümde daha da şoka girmeme sebep oluyordu. Kafam tamamen karışmış ne yapacağımı bilemiyordum. O kadar konuştuklarımız arasından aklımda defalarca tekrarlanan tek bir cümle vardı .Acımadan defalarca beceririm Kulağa romantik,seksi gelsede bir yaratıktan bu sözleri duymak, işte o kısım biraz tuhaftı. Hele de bunu benim vücudumu süzerek söyleyip sonra bi anda yok olması da daha da tuhaftı. Ayrıca neden beni ölümle veya başka şeylerle tehdit etmek varken bana bunu söylemişti? Bir saat önce O sözleri söyledikten sonra yok olunca, ilk şaşırsamda kendimi toparlayıp hemen alt kata inmiştim. İlk başta jini bulamayacağım için korksamda onu mutfağın tezgahının önünde dikilmiş boş boş yere bakarken görmek açıkçası beni rahatlatmıştı. Onu kaybedebilirdim de. Onu bi kaç kez dürtüp kendisine getirdikten sonra hiç bir şey olmamış gibi devam etmişti. Bu durumda bir tuhaflık vardı ama neydi?Jine 'ne yaptığını' veya 'hırsız' dediğimiz şeyden bir şey bulabildinmi diye sorduğunda kafasını olumsuzca salladı . Biraz durgun gözüküyordu,ve ona birşeyler sorsamda cevap vermeyeceğini düşündüğümden sessiz kaldım. O da bana aynı soruyu sorunca bir elim istem dışı altımdaki uzun şortun derisini sıktı .Ona yaşadıklarımı anlatıp korkmasını istemediğimden, yalan atmak zorunda kalmıştım istemesemde.. Biraz mutfak masasında genel şeyler hakkında konuştuk, garsonluk olarak çal ışığı yerdeki olan kavgalardan bahsetti. Kendisi de izlediği için bende ona bir hayli sinirlenmiştim. Oradaki kızı o kızdan savunabilirdi.Biraz daha konuştuktan sonra hazır gelmişken korku filmi izlemek istediğini söyledi, bende o televizyonu açarken amerikan tarzı olan mutfağına girip patlamış mısır yaptırmıştım. Hava baya kararınca ona bu gece burda kalabilirsin dediğimde işinin olduğunu söyleyerek evden çıkmıştı. Şimdiki zaman Bir elimde kırmızı kupam varken bi andan da laptop tan Psikologi bölümüne randevu alanlara randevu günlerini rapor ediyordum. Bu iş aslında idareciye aitti ama şuan boştum ve sıkılıyordum. Alon dan programın şifresini istedikten sonra idareciye de haber verip yapmaya başlamıştım. Aslında keyifli ve kolay dı. Sadece kişilerin numaralarına bakıp 'yönler' e göre sıralayıp belirleyip randevu ayarlıyordum. Aradan bi kaç saat geçince , koltuğa kendimi bırakıp laptop u da kapatmıştım. Gözlerim ve başım zonkluyordu ekrana çok fazla yakın bakmaktan. Gözlerimde görme kaybı gibi bir sorun yoktu sadece bir tür alışkanlıktı.Biten kahvemi mutfağın tezgahın üstüne koyduktan sonra elimi yıkadım. Soğuk su içimi ferahlatmıştı. Hemen duş alma fikri belirince bi kaç saniye sırıttım.Sonunda beni rahatlatacak bi şey.. Acele etmeden banyonun önüne gelip üstümdekileri teker teker çıkardım. En son üstümde sadece baxsır kaldığında duşa kabinin kapılarını açıp suyu ayarladım. Aynanın önüne geçip kendi cildimi incelemeye başladım. Tenim hafif esmer ve parlaktı. Köprücük kemiklerim belliydi. Belim ince, omuzlarım 'hafiften' genişti. Onun aksine Elimi Yüzüme götürüp yanaklarımı sıktım kendime gelmek için. En sonunda acıttığım için yüzümü buruşturdum. Saçlarım dağılmış ama halen parlaktı.Bi kaç saniye kendi gözlerimin içine bakarken aynadan bir hareketlilik hissettiğimde arkama baktığımda hızla siyah bir gölgenin saniye kadar hızla geçtini gördüm. Kim olduğunu inceleyemeden yok olmuştu.biraz irkilsemde çok fazla takmamaya çalışarak duşa kabinin içine girerek kapılarını kapatmıştım. Su tenime temas edip aşağıya yavaşça akması beni huzur lu hissettirmişti.Vücudum tamamen ıslandığında şampuanı alarak saçlarımı ve vücudumu defalarca kez köpürttüm. Yaklaşık 40 dakika boyunca aynı işlemi defalarca yapmıştım.mis gibi bebek dalini kokuyordum. Jin vermişti bunu iyiki de vermiş. En son duş başlığını yukarıya koyarak vücuduma durulamaya geçtiğimde gözlerim kapalı olsada içimde izlenme hissi beni korkutuyordu. Gözlerimi aralayıp kabinin boğulu kapılarından banyonun içerisine bakınmaya başlamıştım ama kimse gözüküyordu? Sanırım çok fazla paranoyak olmuştum. Özellikle o yaratıktan sonra. Şuan da benim bulup bu şekilde çıplak görme fikri bile beni utandırıyordu. İyice durulandıktan sonra kabinin kapılarını açıp üzerime bornozumu giydim. Günlük bakımlarımı yaptıktan sonra odama girip üstüme rahat kıyafetler seçtim. Bornozumı çıkardıktan sonra üstümü giyinip hemen yatağıma geçmiştim. Telefonumu alıp saati kontrol ettiğimde 00:17 geçiyordu. Bir haftalık izinde olduğum için çok fazla takmamaya çalışarak kendimi uykunun kollarına bıraktım .------- Yüzüme yansıyan ışık ikidebir gözlerimi sımsıkı kapatmama sağa sola dönmeme neden oluyordu. En sonunda dayanamayarak gözlerimi açtığımda cam açılmış nir vaziyette sabah güneşinin odamı tamamen kaplamasına baktım. Güzel bir manzaraydı. Yataktan doğrulup sol tarafıma baktığımda gördüğüm süliet ile çığlık attım. Karşımda sarı parlak saçlara sahip üzerinde sarı ama altın dan yapılmışa benzeyen bir elbise, ayakkabıları topuklu ama zarif, yüzünde tatlı bir gülümseme ile bana bakan bir İNSAN vardı?? Yatakta geriye doğru giderken ben konuşmadan o dudaklarını hareket ettirdi. "Gördüklerim doğruymuş Cidden çok sevimliye benziyor" Mırıltısını tam duyamadığımdan ağzımdan 'ne' çıktı. Oda omuz silkip yatağımın ucuna oturdu. Ben hala bu İNSANIN evime ne zaman geldiğini, nasıl geldiğini sorgularken Karşımdaki bebek yüzlü erkek çok normal bi durum gibi gülümsüyordu. "Sen kimsin!Evime ne zaman girdin? İmdat imdat imdat sapık var evimd-" "Şştşşt çok seslisin,sana anlatıcam! Ama biraz beni dinlemen gerekiyor" Eliyle kapadığı ağzımı, bana açıklama yaparak susturmuştu. Kalbim çok hızlı atarken sesli nefesler alarak ona bakıyordum. Bana rahatlamamı ister gibi bakıyordu.elini yavaşça ağzımdan çekti. "Çabuk anlat dinliyorum! Zaten dün olanlar yetmedi bir de evime saraydan çıkmış gibi giyinen hırsız var, ne saçma şeyin içindeyim amk" Konuşmamı bitirdikten sonra sakin bir şekilde konuştu. "İsmin taehyung değil mi?" Başımı onaylarcasına salladım "Hm, bende park jimin" Ona boş bakışlar atarken benim durgunluğumu farkedip tekrar konuşmaya başladı. Salakmıydı bu? "Şimdi ben nasıl açıklasam bilmiyorum ama sen zaten dün yaşadıklarından sonra beni bir nebze anlayabilirsin diye düşünüyorum. Ben insan değilim bunu farketmişsindir?" Ağzım açık ona bakarken karşımdaki insan olmadığını açıklayan yaratığı baştan aşağı süzdüm. Gerçekten olamayacak kadar güzeldi.ayrıca bunun kanatları yoktu, farklıydı. "Peki,şimdi dün senin evine biri girdi ya hani Abim olur kendisi, işte onun yerine özür dilemeye geldim ben senden. Kendisi biraz dobradır" Elini elimin üstüne koyarak beni yatıştırmaya çalışıyordu- BİR DAKİKA NE! DÜN BANA RACON KESEN ŞEYTANIN KARDEŞİ MİYDİ ŞİMDİ BU GÜZEL GÖRÜNEN ERKEK?? "Heyy, gerçekten çok farklı göründüğümüzü biliyorum, ama bende anlamıyorum. Ben şık giyinmeyi severken o hep korkutucu giyiniyor. Neyse sen bizi affettinmi?" Bi anda gözleri koyu kahveye bürünerek büyüdüğünde yutkundum. Meleğe benzesede o da bir yaratık olduğu için korkutucu gözüküyordu.yatakta iyice doğrulup sırtımı yatağın başlığına dayadığımda atarlanarak konuştum. "Tabiiki hayır! O korkunç yaratığın bana neler söylediğini biliyormusun? Aklım çıktı! Ne kadar korktuğumu tahmin bile edemezsin!" Ellerimi saçlarıma geçirerek ofladım. Cidden çok sikik bir durumun içerisindeydim. Hem bana racon kesiyorlar hem onun kardeşi gelip benden af diliyor? NE SİKİK ŞEY "Tamam bak anlıyorum, ama şuan seni zaten koyanda benim! Biraz saygılı ol karşımda!" İnce sesi ile beni uyarması ile yutkundum. Cidden beni dün o yaratıktan koruyan o muydu?Bu mümkün olabilirmi? "Şimdi Elini aç, ve gözlerini kapat. Sadece dediklerime odaklan hiç bir şey düşünmeni istemiyorum. Seni abimden biraz daha korumak için yapacağım bunu. Ne kadar uzun süre gider bilmiyorum" Aval aval ona bakarken sert bi nefes çekip elimi avcunun içine aldı. Gözleri ile gözlerimi işaret edince hemen gözlerimi kapadım. Avcumu kendine çekti. Dudaklarını avucuma yaklaştırır bir şeyler fısıldıyordu. Dediklerini anlayamıyordum. Çok hızlı ve başka bir dil konuşuyordu. Gözlerimi sımsıkı beklerken etrafımızda rüzgar gibi bir şeyin dolandığına hissettim. Boğuk sesler geliyor,sesler birbirine karışıyordu.Durum daha da tuhaf oluyordu. Kendimi boşlukta bir hiçin içine düşmüş gibi, ruhum ir anlığına çıkmış gibi hissettim. Bi kaç saniye daha böyle geçtikten sonra yavaş yavaş sanki tekrar ruhum bedenime giriyormuş gibi hissettim sesler azalmaya başladı. Ve kulaklarıma sadece jiminin sesi geliyordu. Bi kaç kelime daha söyleyip elimi kendi eli ile kapatmıştı. "Gözlerini açabilirsin" Hemen açınca halen kendi odamda olduğumu farkettim. Ama az önce sanki başka bir diyara gittiğimden emindim bu nasıl oluyordu?Jimin benim endişemi anlamış olmalıki sakince konuştu. "Çok tuhaf hissettin değilmi? Bu çok normal. Bir insana geçici bir süreliğine büyü yaptığım için ruhun bi kaç saniyeliğine kendinden çıktı. Ama şuan hala iyisin değil mi?" Bana anlayışla ve tedirginlik sorunca yavaşça başımı salladım. Oda rahat bir nefes çekerek yatağımdan kalktı. Benim için iyilik yapması beni biraz tedirgin etmeden ona minnettar oldum. En azından dünkü yaratıktan insaflıydı. "Ben şey teşekkür ederim, halen ona kızgın olsamda sen gelip benden özür diledin. Neyse bende senin için affediyorum onu. Zaten bir daha onu görememde zaten" Son söylediğim cümleyi duyunca gözlerini kaçırıp yutkundu. "Yani affettiysen sorun yok. Ama bir daha Abim ile karşı karşıya gelirmisin onu tam bilemiyorum maalesef" "Nasıl yani şimdi o beni tekrar görmeye mi gelecek?" "Aslında hayır, ama Abim sana farklı davranmış. Büyük ihtimalle sen biraz fazla masum olduğun için seninle biraz daha uğraşmış. Ama şundan yola çıkabiliriz sana o gitmeden önce o ne demişti hatırlıyormusun? Belki en son dediği şeyden ne yapacağını tahmin edebilirim" Dediği şey ile kalbim hızlandı. Bana en son dediği şey çok.... Ona nasıl söyleyebilirdimki bunu? "Şey bir şey demedi sadece biraz beni korkuttu ve sonra bir anda yok oldu" Dediklerime rahatlayıp derin bir nefes aldı. "Anladım o zaman süper! Sana başka bir zaman için bir şey söylemediyse muhtemelen bir daha gelmeyecektir." Gözlerimi kaçırıp yutkundum. En fazla ne olabilirdidki? "Sormuycakmısın?" "Neyi?" "Arkadaşının nasıl abimi duymadığını?" "Aaa evet şey o nasıl öyleydi?" "Abimi sarayda ararken bulamamıştım. Tahmin etmesi zor değildi, her zamanki gibi dünyada insanlara vesvese verebileceğini düşündüm. Bir kaç saniye onu aradıktan sonra senin evine pelerin giyerek geldim. Ama gördüklerim karşısında şok oldum çünkü abim seninle canlı bir şekilde konuşuyordu! Bu bizim alemimiz için yasak değil ama tuhaf karşılanır. Çok belli etmeden senin evinin içinde gezinince etrafta bir insanı görünce ona detener büyüsü yaptım korumak için. Sonrası da size kalmıştı." Anladıklarım biraz tuhafıma kaçsada kafamı sallayarak cevapladım. Ona tekrar teşekkür ettikten sonra yatağımdan kalkmıştım. Oda bana kendime dikkat etmemi söyleyip yok olmuştu. Şuan iki derece aradaydım. Şuanlık kotunduğum için kendime rahat bir nefes çekmiştim.Dün gece banyoda gördüğüm gölge hakkında ona birşey söylemek istemedim. Tamamen benim psikolojim den kaynaklı olduğunu düşünüyordum .-------- Akşam olmuştu.Karşımda mal mal sırıtan arkadaşıma göz devirdim. Beni iki saat ikna etmeye çalışmış, zorla beni bara sürüklemişti. Şimdi de yüksek derece alkolden sarhoş olduğundan tuhaf hareketler sergiliyordu. İstesem acilen burayı terk ederdim de onu bu halde bırakmak olmazdı. Bide bu kadar açık giyinmişse.Kendisi bira içmişti, bana da içmemi söylesede onu göze alamayarak kendimi yok sayıp vişne suyu almıştım. Tadı biraz ekşiydi ama idare ederdi. Etraftaki insanlar dans ediyor, kıvırıyorlardı. Özellikle benim arka tarafımda olan insanlar hiç durmadan birbirleriyle yiyişiyorladı. Bu görüntü beni rahatsız ettiğinden o görüntüyü arkama almıştım.Barlarda sandalyesinde otururken Karşımdaki barmen insanlara içeceklerin hızlı bir şekilde hazırlıyordu. Etrafa kısa bakışlar atarak kupamın içindeki olan pipet ile içeceğimiz içerken gördüğüm beden ile donup kaldım. Bana bakan iğrenç yüzü sırıtıyor, beni bulmanın gururu ile Yüzüme bakıyordu. Karşımdaki kişi minhoy du. Kendisi 2 yıl önce sevgilimdi. İlk başlarda ondan hoşlansamda aradan vakit geçince hislerim gitmişti. Ayrıldığımız gün bana çok yalvarmıştı ama ben onu hiçDinlemememiştim.Şimdide 2 yıl sonra ilk kez karşılaşıyorduk. Gözlerimi devirip stres ile bacağımı sallamaya başlamıştım. Ama bana yaklaşan bedeni hissedebiliyordum.En iyisi takmamak tı.Bana yaklaştığında başımda zebani gibi dikildi. "Tch tch tch tch, hiç yakışıyormu sana bebeğim eski sevgilini görmezden gelmek? Üstelik yanında bir fahişe dururken" Jine bakarak yüzünü buruşturduğunda, sinirden çıldırdım. Yumruk yaptığım elimi ona geçirmemek için mücadele ediyordum. Jini tiksinti ile hala süzmeye devam etmesiyle ensesinden tutup tezgaha fırlatmam bir oldu. Bana şok olmuş şekilde bakarken gözleri devirip jinin kolundan çekiştirerek peşinde sürüklemeye başladım. Arkamdan bana ne kadar sövdüğüm duysamda onun gibi sikik birini takmadan yürüyordum.Jin ise hiç bir şey anlamamış gibi bana bakarak bana eşlik ediyordu.Hemen taksi çevirip jini kendi evine bıraktıktan sonra kendi evime giripOdama girmiştim. Hiç bakmadan direk yatağıma kendimi atmam ile çok sert bir şeye çarpmış, otomatikmen ağzımdan kaçaninleme çok yanlış bir tona dönüşmüştü. Altımda hissettiğim sertliklene olduğunu anlayamamıştım. Ama altımda birinin old iyi tanıyordum --------- Bölüm sonuu Tae ve jk sahnesi neredeyse hiç olmadı,diğer bölümde yüksek tansiyonu bir bölüm olacak.İyi günler dilerimm
Bölüm 3
3. Bölüm
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.