Telefonu açtığımda hastaneden arıyorlardı.
"Maalesef ablanız Hannie'yi kaybettik, başınız sağ olsun."
Bu sözleri duyduktan sonra dizlerimin üstüne yere düşmüştüm.
Gözlerimden yaşlar süzülüyordu.
Ayağa kalkıp hemen hastaneye koştum.
Hastaneye geldiğimde annemle babam ağlamaktan neredeyse bayılacak dereceye gelmişlerdi.
Gözlerimi etrafa bakmak için çevirdiğimdeyse yerde oturan Minho'yu görmüştüm.
Ağlıyordu.
"Benim suçum Hannie seni kurtaramadım!"
Bu sözleri tekrarlayıp duruyordu.
Kendisini suçluyordu. Eminim ki o gün Hannie yerine beni kurtardığı için çok pişmandı.
Gözlerim ağlamaktan şişmiş hale gelmişti.
Eğer burada ağlayan Minho'yu daha fazla görürsem daha da fazla ağlayacağım diye düşünüp dışarı hava almaya gittim.
Hava kararmıştı. Karanlık havada nereye gittiğimi bile bilmeyerek ilerliyodum.
Bir yere oturup yıldızları izlemeye başlamıştım.
"Keşke benim hayatım da diğer insanlar gibi güzel olsaydı."
"Ablam ölmeseydi, bende bir kıza aşık olsaydım."
"O zaman her şey iyi olur muydu ki?"
"Belki o zaman ben, annem, babam ve Minho üzülmezdik."
Bunları düşünürken ağlıyordum.
Yanıma yine siyah şapkalı bir adam oturmuştu.
"Yine mi ağlıyorsun bakalım ağlayan çocuk!"
"A-adım ağlayan ç-çocuk değil!"
Ağladığım için düzgün konuşamıyordum.
"Ama hep ağlıyorsun. Şimdi neden ağlıyorsun bakalım?"
Göz yaşlarımı sildim ve konuştum.
"A-ablam öldü!"
"Ohh, gerçekten özür dilerim böyle bir şey olduğunu bilmiyordum. Başın sağolsun."
Kafamı eğip tekrar ağlamaya başladım.
"Ahh, bir yakınını kaybetmek kolay bir şey değil bilirim.
Üzülme desem bile üzüleceksin. Ama artık ağlamasan olmaz mı şişmiş gözler sana hiç yakışmıyorda!"
Söyleyiş şekli yüzünden gülmüştüm. Ama hala üzgündüm.
"Dondurma yemek ister misin? Ben üzüldüğümde hep dondurma yerim bu beni mutlu ediyor."
Kafamla onaylamıştım. Gidip birer dondurma aldık.
Karanlık havada beraber yürüyerek dondurmalarımızı yiyorduk.
"Hmm, seni grubumla tanıştırmamı ister misin? Belki yeni arkadaşlar edinirsen mutlu olabilirsin!"
"Gerek yok-"
Elimden tutup bir yere götürmeye başlamıştı.
Bir parka gelmiştik.
"Selam arkeopterikslerimm, bu yeni arkadaşımız Jisung!"
"Selamm, ben Felix."
"Bende Chan."
"Benn Jeongin!"
"Tanıştığımıza memnun oldum!"
Diyip gülümsemiştim.
Felix isimli sarı saçlı çocuk konuştu.
"Hadi numaranı ver de seni grubumuza ekleyeyim!"
"82*******"
"𝘽𝙄𝙕𝙄𝙈 𝙆𝘼𝙎𝘼𝙍𝙇𝘼𝙍 𝙈𝙐𝙏𝙇𝙐 𝙔𝘼𝙎𝘼𝙍𝙇𝘼𝙍 💅🏻🖕🏿"
"𝘍𝘦𝘭𝘪𝘹 𝘏𝘢𝘯𝘫𝘪 𝘢𝘥𝘭ı 𝘬𝘪𝘴𝘪𝘺𝘪 𝘦𝘬𝘭𝘦𝘥𝘪."...








