"Minho eğer beni bırakırsan gidebilir miyim artık? İşim varda!" "Hayır." "Seni bırakmayacağım!" Demişti kararlı bir yüz ifedesiyle...
Jisung'un kalbi istemsizce atıyordu.
Ona sarılmak istiyordu. Tek isteği buydu.
"Jisung... sana söylemem gereken bir şey var."
Dedi Minho hafif kısık sesle.
"Dinlemek istemiyorum yapmam gereken bir şeyler var, mesela babamın yanına gitmek gibi. "
"Ama dinlemelisin Jisung, bu önemli bir şey!"
"O zaman gelince anlatırsın gitmem gerek."
Diyerek uzaklaştım Minho dan biraz üzülmüş gibiydi ama onun yanında durunca hislerime engel olamıyordum.
Lanet hislerim, şu günler hiç yaşanmamış gibi geçebilir mi ki artık lütfen!
Diyerek iç geçirdim.
Ve babamın hastanesine doğru ilerledim.
(...)
Eve dönmek üzere ilerlerken arkamda siyah şapkalı bir adam gördüm.
"Yeter artık ama nefret etmeye başlayacağım şu siyah şapkadanda. "
Her gördüğümde aklıma iki kişi geliyor ve moralim altüst oluyor.
Kolyeler ve şapkalar sanırım hepsi anılarımın bir simgesiydi.
Bazıları güzel... bazılarıysa kötü anılar.
Siyah şapkalı adam evime yaklaştığım halde hala peşimdeydi ama takmadım.
Çünkü kesin kafamda kuruyorum diye düşündüm. Birisi niye beni takip etsin ki?Çoktan hava kararıp gece olmuştu bile.
Esen hafif rüzgar ve kulaklığımda çalan şarkıyla ilerliyordum.
Tam evime girecektim ki bir ses adımı seslendi.
"Han Jisung, bekle!"
Tanıdık bir ses, çok tanıdık.
Sesin etkisiyle irkildim.
Kulaklığımı çıkardım ve yavaşça durup arkamı döndüm.
Vücudum şok olmuştu ama ben belli etmek istemedim ve konuştum.
"Changbin, burada ne yapıyorsun!?"
"Seninle konuşmak istiyorum Jisung, her şey için özür dilerim..."
"Bilmeni isterim ki, seni artık bir arkadaşım olarak görüyorum gerçekten! "
"Artık başkasından hoşlanıyorum, arkadaş kalmaya devam edemez miyiz?"
Dedi heyecanlı ama gergin bir ses tonuyla.
"Changbin... Ben bilmiyorum."
Changbin in yüzü düşmüştü. Biraz hayal kırıklığına uğratmış olmalıydım.
"Peki seninle tekrar arkadaş olmak için ne yapmalıyım!?"
Dedi tekrar kendini toplayıp heyecanla.
Vücudumu bir anda bir soğukluk kapladı. Bir anda etraftaki her şey sessizleşti.
Sadece Changbin in sesleri yankılanıyordu zihnimde. (Artık başkasından hoşlanıyorum, arkadaş kalmaya devam edemez miyiz?" "Peki seninle tekrar arkadaş olmak için ne yapmalıyım!?"...) "Changbin,... "
... /son/
Evet uzun bir aradan sonra tekrar bir yb geldi. Umarım bu sefer kısa bir süre içinde tekrar yb yazabilirim (süpheli)
Gelecek bölümde görüsmek üzere canlarıımm ᥫ᭡ᥫ᭡ᥫ᭡
