Ve bir taşa takılıp dengemi kaybedip düşecekken birisi beni tuttu.
Kim olduğuna bakmak için arkamı döndüm.
Arkamdaki kişi Changbin'di.
Beni niye takip etmişti.
"Beni neden takip ettin?"
"Sana söylemem gereken bir şey vardı."
"Ne gibi?"
"Boş ver önemli değil. Sen iyi misin?"
"Evet iyiyim, sen diyeceksen söyler misin?"
"Önemli olmadığını söyledim Jisung."
"O zaman beni neden boşu boşuna takip ettin?"
"Söylemek sandığım kadar kolay değilmiş."
"Neyi?"
Dedim ve cevap vermesini beklerken bizden biraz uzakta durup bizi izleyen Minho'yu gördüm.
Gördüğümü farketmiş olacak ki hemen gitmişti.
Bugün herkes neden beni takip ediyordu?
Yoksa hepsi sadece bir tesadüf müydü?
Bunlardan banane diye düşündüm. Artık hiç bir şeyi kafaya takmak istemiyordum.
Changbin de yanımdan gitmişti.
Neden asla iyi hissedemiyordum?
Tüm gün mutlu gibi davrandım.
Ama hiç bir şekilde mutlu değildim.
Sadece Changbin'in yalanda olsa umrunda olmam beni mutlu ediyordu.
Sanırım Changbin ablam'dan sonra beni mutlu edebilen tek kişiydi.
Changbin bana ne söyleyecekti?
Merak ediyordum doğrusu. Bu kadar söylemesi zor şey ne olabilirdi?
Evime dönerken birisinin beni takip ettiğini hissettim.
Ve çaktırmadan bakmak için hafiften arkama döndüm.
O kişi Minho'ydu. Beni neden takip etmeye devam ediyordu?...
(Bu bölüm biraz kısa oldu aklımda pek fikir yok kusura bakmayınn)







