Merhaba ben Hande👋
Baştan söylemeliyim ki bu bir isyankarlık hikayesi değil tam aksine bir uyanış ve farkındalık hikayesidir.
Ben daha 16 yaşında başına gelen olumsuzluklara ve prangalara rağmen hala pozitif kalmaya çalışan büyümüş ama hala küçük bir kızım.
Benim hayallerimi gerçekleştirecek cesaretim yoktu bu yüzden önce var olan durumumu sevmeye daha doğrusu kabullenmeye başladım.
Büyüdükçe bu nasıl düşünce dediğim karşı çıktığım düşünceler benim için normalleşti hatta bende aynı düşüncelere sahip oldum kınadığım kişilere dönmeye başlamıştım.Önce kendimi çaresiz hissettim sonrada teslim... İnsan ne garip demi "kendi kararlarımı kendim alıyorum." diyoruz ama kalbimiz beynimizide bedenimizide yönlendiriyor.Bu benim kırmızı çizgim dediğin şeyi sana öyle cazip gösteriyorki sen daha doğru düzgün düşünmeden kalbine uyuyorsun işte asıl hata asıl içine kapanış burda başlıyor.Bu söylemimden kalbinizi asla dinlemeyin yargısını çıkarmayın,eğer kalbinizde yeterince tecrübe ve yara varsa kalbiniz akıllanmış demektir ona güvenin.
Bu benim akıllanmayan kalbimi dinlemem sonucu sürüklendiğim girdaptan çıkış yolu arayışımın hikayesi
Yapmak istediklerini yapanlar genelde duymak istedilerini duymazmış.Sizcede öylemi...