İçeriğe geç

"Gece'nin Sıcaklığı"

Bölüm 1 · 4 dk okuma

"Gece'nin Sıcaklığı"

Bölüm 1

Bölüm 1 — Kırık Bir Yemin

Liora Valen, hayatında ilk kez aynaya bakarken kendini tanıyamadığını hissetti.

Aynadaki kız, beyaz dantellerin içinde zarif ve kusursuz görünüyordu. Saçları özenle toplanmış, yüzüne hafif bir makyaj yapılmış, boynuna ailesinin nesillerdir sakladığı inci kolye takılmıştı. Dışarıdan bakan biri için o gece her şey mükemmeldi. Genç bir kız, büyük bir malikanede, zengin ve güçlü bir aileyle yapılacak evliliğin arifesindeydi.

Ama Liora için o görüntünün altında saklanan tek şey vardı.

Korku.

Parmaklarını yavaşça elbisesinin kumaşında gezdirdi. Bu elbiseyi seçmemişti. Bu geceyi seçmemişti. Hatta hayatının bu şekilde ilerlemesini hiç istememişti. Yine de herkes ona aynı şeyi söylüyordu.

“Böylesi daha iyi olacak.”

Daha iyi.

Bu iki kelimeden nefret etmeye başlamıştı.

Çünkü insanlar bazen birinin acısını küçümsemek için en güzel kelimeleri seçerdi.

Kapının yanında duran annesi sessizce ona baktı. Yüzünde üzgün bir ifade vardı, fakat Liora bu üzüntünün içinde bile bir kabulleniş görüyordu. Sanki annesi çoktan pes etmişti.

“Bana hâlâ söyleyebilirsin.” dedi Liora sonunda.

Annesi kaşlarını hafifçe çattı.

“Neyi?”

“Bunun benim iyiliğim için olmadığını.”

Odadaki sessizlik ağırlaştı.

Liora aynadan annesine baktı.

“Beni sevmediğim, tanımadığım bir adamla evlendiriyorsunuz. Bunun adına da fedakârlık diyorsunuz.”

“Liora…”

“Biliyorum.” diye fısıldadı kız. “Borçlar var. Ailemiz zor durumda. Herkes bir çözüm arıyor.”

Yutkundu.

“Ama neden çözüm ben oluyorum?”

Annesinin gözleri doldu ama cevap veremedi.

Çünkü cevabı ikisi de biliyordu.

Valen ailesinin yıllardır biriken borçları artık saklanamayacak kadar büyümüştü. Babasının yaptığı hatalar, kaybedilen paralar, kapanmayan hesaplar… Her şey sonunda Liora’nın omuzlarına yüklenmişti.

Bir evlilik.

Sadece bir evlilik.

Herkes için küçük bir bedel gibi görünüyordu.

Ama Liora için bütün hayatının karşılığıydı.

Dışarıdan müzik sesleri gelmeye başladı. İnsanların gülüşleri, kadehlerin birbirine değmesi, mutlu konuşmalar…

Liora gözlerini kapattı.

İnsanlar onun kaderini kutluyordu.

O ise kaçmanın yolunu arıyordu.

Gece ilerledikçe malikanedeki kalabalık arttı. Herkes Liora’yı görmek, ona iyi dileklerde bulunmak istiyordu. Genç kız ise her gülümsemeye karşılık verirken içinde biraz daha uzaklaşıyordu.

Sanki bedeninin bir kısmı hâlâ oradaydı ama ruhu çoktan gitmişti.

Sonunda odasına döndüğünde kapıyı kapattı ve birkaç saniye boyunca hiç hareket etmeden durdu.

Kalbi hızlı atıyordu.

Hazırdı.

Masasının üzerinde küçük bir çanta vardı. İçine sadece gerekli şeyleri koymuştu. Birkaç kıyafet, biraz para ve annesinden kalan küçük bir kolye…

Aslında kaçmak için cesareti yoktu.

Liora bunu biliyordu.

O hiçbir zaman cesur biri olmamıştı.

Karanlık sokaklardan korkardı. Fırtınalı gecelerde uyuyamazdı. Tek başına yabancı bir yere gitmek düşüncesi bile onu rahatsız ederdi.

Ama bazen insanın korktuğu şeyler arasında bir seçim yapması gerekirdi.

Ve Liora için iki seçenek vardı.

Ya korktuğu bir ormana girecekti…

Ya da bütün hayatını korktuğu bir yerde geçirecekti.

Pencereye yaklaştı.

Malikanenin arkasındaki orman gecenin içinde siyah bir duvar gibi uzanıyordu. Ağaçlar rüzgârla hafifçe sallanıyor, ay ışığı dalların arasından yere düşüyordu.

Çocukken ona o ormanın tehlikeli olduğunu söylemişlerdi.

Orada kaybolabileceğini.

Orada garip şeyler olduğunu.

O zamanlar bunlara inanmazdı.

Şimdi ise o orman ona ilk defa korkutucu değil, özgür görünüyordu.

Derin bir nefes aldı.

“Üzgünüm.”

Kime söylediğini bilmiyordu.

Ailesine mi?

Kendisine mi?

Yoksa geride bıraktığı hayata mı?

Pencereyi açtı.

Ve ilk adımını attı.

Soğuk hava yüzüne çarptığında Liora yaptığı şeyin gerçekliğini ancak o zaman hissetti.

Gerçekten kaçıyordu.

Birkaç saat önce bir gelin olması beklenirken şimdi karanlık bir ormanda tek başına ilerliyordu.

Elbisesinin eteği dallara takılıyor, ayakları taşlara çarpıyordu. Birkaç kez düşecek gibi oldu ama durmadı.

Çünkü arkasına bakarsa geri döneceğini biliyordu.

“Harika plan Liora.” diye kendi kendine mırıldandı nefes nefese.

“Evlilikten kaçtın ve şimdi muhtemelen ormanda kaybolacaksın.”

Korkmasına rağmen kendi kendine böyle konuşması her zaman yaptığı bir şeydi.

Liora korkak olabilirdi.

Ama tamamen umutsuz biri değildi.

Bir süre sonra etrafındaki sessizlik değişti.

Orman fazla sessizdi.

Ne kuş sesi vardı.

Ne rüzgâr.

Sanki bütün dünya onu izliyordu.

Liora yavaşladı.

İçinde garip bir his oluştu.

Yalnız değildi.

Bunu açıklayamıyordu ama hissediyordu.

“Kim var orada?”

Sesi beklediğinden daha titrek çıktı.

Cevap gelmedi.

Sadece uzaktan bir dalın kırılma sesi duyuldu.

Liora’nın kalbi hızlandı.

Geri geri birkaç adım attı.

Tam arkasını dönüp koşacakken ayağı bir köke takıldı.

Dengesini kaybetti.

Ve başını sertçe ağaca çarptı.

Acı bir anda yayıldı.

Dünya dönmeye başladı.

Gözleri kapanırken duyduğu son şey, karanlığın içinden gelen derin ve soğuk bir sesti.

“Bir insan… burada ne arıyor?”

Sonra her şey sustu.

Kael Arden, hayatı boyunca insanlardan uzak durmuştu.

Bunun için birçok sebebi vardı.

İnsanlar korkaktı.

Bencildi.

Ve anlamadıkları şeylerden nefret ederlerdi.

Kael onların ne düşündüğünü umursamıyordu.

Yıllardır bu ormanda tek başına yaşamasının nedeni de buydu.

Sessizlik.

Yalnızlık.

Kontrol.

Ama o gece, istemediği bir şey oldu.

Ormanın içinde bir insan kokusu aldı.

Kael önce görmezden gelmek istedi.

Sonra kendine kızarak yürümeye başladı.

Çünkü merakı, mantığından güçlü gelmişti.

Ve sonunda onu gördü.

Beyaz elbiseli genç bir kız.

Soğuk toprağın üzerinde hareketsiz yatıyordu.

Kael birkaç saniye boyunca sadece baktı.

“Başına bela almayı gerçekten seviyorsun.”

Kendi kendine söylendi.

Onu orada bırakabilirdi.

Bırakmalıydı.

Ama yapmadı.

Çünkü hayatında ilk kez bir insan ona korkudan başka bir şey hissettirmişti.

Merak.

Kael eğildi.

Kızı dikkatlice kaldırdı.

Ve farkında olmadan, yıllardır koruduğu yalnızlığının içine bir yabancıyı aldı.

Bilmediği şey ise…

O kızın sadece ormanda kaybolmadığıydı.

Onun gelişiyle birlikte yıllardır saklanan bütün sırlar da ortaya çıkacaktı.

Devam edecek..

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.