#tim etiketli eserler
Arama sonuçları
Kod adı:Gölge
biryazarr18
“Lan madem Türklerle bu kadar ilgilisiniz. İnsan Türk tarihine bakar it herif.” Sinirle bir yumruk daha çaktı ama ben gülüyordum. ••• Yazım yanlışları olabilir şimdiden özür dilerim. ••• Kitabı yayımlamaya başlama tarihi 1 Ocak 2024
SAYIN SAVCIM
Defne TAŞCI
Savcı ve asker hikayesidir aynı zamanda bir gerçek aile hikayesidir kitabıma bir şans verin lütfen

ACAR KURT
deniz
Acar gözü pek demekti. Daha öğrenciyken bu lakabı uygun gören komutanı bu zamanlara geleceğini bilerek ona böyle seslenmişti. Bade Demir. Askeriyenin Acar Kurt'u, Asenası. Bu zamana kadar tek başına çalışmış ve yalnızlığa alışmış olan Bade, ilk başarısız görevi sonrasında yaşananlarla değişen hayatının yönetimini elinde tutabilecek miydi? (Bu hikayedeki olaylar, kurumlar, kuruluşlar ve şahıslar gerçeği yansıtmamakla birlikte hayal ürünüdür.)
Kalp Atışı
Nazrien Acotar
Hayatta çoğu kez darbeler almış bir askerdi Alparslan. Ve bir gün karşısına yaralarına ilaç olacak o doktor çıkar...
Tomris /Gerçek ailem
Civciv
Gerçek ailesi olduğu zannettiği ama Gerçek ailesi olmadığını öğrenen tomrisin hikayesi
Ꮆ Ꭼ Ꮯ Ꭼ - Kadın asker & Gerçek ailem
aysima
Kadın asker + Gerçek ailem kurgusu Elimden geldiğince, kendimce yazdığım güzel bir kurgu...
Bir Yüzbaşı
Giramalhotra
Ne pasına olursa olsun asker olmayı başaran bir Yüzbaşı' nın hikayesi Ailesinin gerçek olmadığını öğrenen, bu dünyada güçlü olmak zorunda bırakılan , tüm zorluklara rağmen bütün herşeyin üstesinden gelen bir genç kızın hikayesi:....."🍁"
ALBATROS
Meysa
Uçaklardan korkan 13 yaşındaki küçük kız çocuğu o gün gördüğü f16'lara hayran hayran bakarken günün birinde o jetlerden birinin pilotu olmayı aklının bir köşesine yerleştirir. ... O an tepelerinde yüksekçe bir ses yankılandı. Türk f16'ları nizami uçuşlarında tepelerinde süzüldü. Doğukan gururla kabarttı göğsünü. Askeri lisede okuyordu. Daha önce çokça işledikleri jetlerdi onlar. "F16 onlar," dedi. "Türklere ait savaş uçakları." "Bende onlardan kullanabilir miyim?" Başını salladı. "Kullanabilirsin tabi. Ama okulunu okuman ve eğitimini alman gerek." Asiye "o zaman bende savaş uçağı pilotu olcam."
BOZKURT TİMİ
cherry
Hastane çıkışı kaçırılan ebe doktor- bekar anne Umay ve onu kurtarmaya çalışan BOZKURT TİMİ ve daha sonrasında yaşananlar.
Gecenin gölgesi elif / gerçek ailem
Ceylin Aydemir
Binbaşı elif doğa ' nın ailesinin 25 yıl sonra karıştırıldığını oğreniyor ( maleseff hata veriyor yazdığım bölüm yayınlayamıyorum üstüne yazdığım bölümde silinmiş o yüzden sinirim bozuldu bölümü tekrar yazcam ama dediğim gibi bölüm yayınlanmıyor )
SANRI
Ceyda
Gökyüzü, son gördüğüm şeydi. Beş yaşındaydım. Annemin güven veren gülümsemesi ve babamın kahkahaları, o son araba yolculuğunun en net anılarıydı. Sonra... sadece metalin bükülme sesi, çığlıklar ve dayanılmaz bir karanlık. Gözlerimi açtığımda, bembeyaz bir odadaydım. Koma. Doktorlar, ailemi kaybettiğimi fısıldıyordu. Vücudum sargılar içindeydi ama kalbimdeki yara, hiçbir pansumanla kapanmayacaktı. O günden sonra, bir daha ne bir kahkaha ne de bir masumiyet taşıdım.
Barut Kokusunda Bir Nefes
Gölge Yazar
“Sert kaya fırtınada yıkılmaz derlerdi... Ama o kayanın, bir doktorun merhametinde eriyeceğini kimse tahmin edemezdi.” Biri hayat kurtarmaya and içmiş, gözünü karartan genç bir acil tıp uzmanı: Dr. Alara Akyaz. Diğeri ise vatanı uğruna canını ortaya koyan, dağların soğuk ve tavizsiz komutanı: Yüzbaşı Alperen Altay. İstanbul’un konforunu geride bırakıp Yüksekova’nın zorlu coğrafyasına adım atan Alara, acil servisin soğuk koridorlarında sadece zamana karşı değil, ölümle yaşam arasındaki o ince çizgide savaşmaktadır. Ancak siren seslerinin geceyi böldüğü o kanlı dakikalarda, ameliyathane kapısından içeri giren sadece yaralı bir asker değildir... Karşısında, çamur ve barut kokusuyla çevrili Gölge Timi ve onların çelik gibi sert komutanı Yüzbaşı Alperen vardır. İki farklı dünya, tek bir acil servis koridorunda kesişir. Emir vermeye alışkın bir subay ile kriz anlarında kimseye boyun eğmeyen bir doktorun karşı karşıya geldiği o ilk an, fırtınadan önceki son sessizliktir.
Aşeka
Sarenaz Ecevitoğlu
"Aşk." dediğinde anlamsızca ona baktım. "Sence aşk nedir yüzbaşım?" tam da gözlerimin içine bakarak merakla sormuştu. "İnsanın kalbini hızlandıran, hiçbir yere sığamadığını hissettiren bir duygudur üsteğmenim." cevabımı kulağına fısıldarken daha da fazla yaklaşmıştım ona. Neredeyse burun burunaydık. "Sence, aşk nedir Hare?" "Aşk..." dedi kısık bir sesle. "Aşk bir yönden yapışmak demektir." O konuşurken benim bakışlarım dudaklarındaydı. Madem aşk yapışmaktı, şu an dudağına yapışsam ne yapardı acaba? "Bir rivayete göre aşkın kökü, Farsça bir kelime olan aşekadan gelmektedir." dedikten sonra kısa bir süre duraksadı. Ardından konuşmaya devam etti. "Aşeka tutunduğu ağacın tüm besin kaynaklarını tüketen, çepeçevre sarak tamamen ağaca yayılıp onu kurutan bir sarmaşık türüdür aslında." "Yani aşk insanın bütün vücuduna yayılır, ayrılamaz diyorsun üsteğmenim." dedim. Bundan bahsetmediğini anlamıştım, ama anlamaza oynamayı tercih etmiştim. "Hayır yüzbaşım. Beni anladığınızı düşünmüştüm." dedi hala kısık sesle konuşmaya devam ederek. "Aşkın insanın bütün vücuduna tıpkı bir sarmaşık gibi yayıldığı doğrudur. Yapışmak denmesinin sebebi ise insanın gönlüne yapışıp kalmasıdır. Dediğin gibi de bir daha ayrılmaz. Onu kökünden kopardığında kurtulduğunu sanarsın. Fakat zehri hala üstündedir. Her dokunduğunda içinde kalan ukte ortaya çıkar ve kendini mahvetmene sebep olur. Panzehirini bulmak zordur. Genelde bulamazlar zaten." uzun cümleler kurduğunu nadiren duyuyordum. Bu gün oldukça uzun cümleler kurmaktan kaçınmamıştı. "Fakat aşk insanı önce mutlu eder, sonra tüketir, en sonunda da öldürür." dedikten sonra benden uzaklaşarak tekrar konuştu. "Öldürür yüzbaşı, aşk insanı öldürür." dedi. Daha sonra da kapıyı açarak ardına bakmadan odadan çıktı...
ŞAFAK TİMİ
La Douleur Exquise
Bazı anlar olur ya kendi canından çok başkasının canını düşünürsün. İşte biz bunu her saniye her dakika yapıyorduk bizim için önce omuz omuza savaştığımız arkadaşlarımızın canı gelirdi kendimizi değil ilk onlara bir şey olmasın diye düşünürdük . Şuan ellerimiz bağlı bir kulübenin içerisinde yerde otururken hepimizin düşündüğü şey buydu. GÖLGE. 2 saat kadar olmuştu buraya geleli ama gölgeden bir haber alamamıştık. Arada bir geliyorlar bizi konuşturmak için dövüyorlar ve siktir olup gidiyorlardı bunun bizi caydıracağını düşünmeleri saçmalıktı onların bize yaptığı bu işkencelerin daha fazlasını bize eğitimde yapıyorlardı . Biz bunun için eğitim alıyorduk hiçbir koşulda diz çökmemek vazgeçmemek minnet etmemek için . Bir Türk hiçbir koşulda minnet etmezdi yalvarmazdı. KORKMAZDI . Bize ilk öğretilen şey buydu korkmamak. Zaten bunlara yalvarmaktansa hepimiz şehit olmayı tercih ederdik. Bizim işimiz buydu başkaları yaşasın diye ölmek. "Komutanım ben sıkılmaya başladım ellerim kaşınıyor içimde bir ateş tutuşmaya başladı ben artık şunlara dalmak istiyorum" diyen kayışa baktım. "Sanki biz istemiyoruz da keyfimizden oturuyoruz burada senin kayış yine boş dönmeye başladı " dedi çakmak. "Onu bunu bırakında şöyle yerlere bir bakın" dedi arıza. "Benim böbrek düştü galiba arkadaşlar gitmeden onu bulmamız lazım bu kansız köpeklere bırakmam böbreğimi" Hepimiz aynı anda gülmeye başladık işte biz buyduk her koşulda sanki kafede oturup sohbet ediyormuş gibi goygoy yapabilirdik. Bu bizim bir çeşit sizin yaptığınız hiçbir şey bize koymuyor deme şeklimizdi bu bizim boyun eğmeme şeklimizdi. Biz kim miyiz ? BİZ ŞAFAK TİMİ .
Kuzgun Timi
Latife Başkoparan
Anne hazırlan geç kalacağız "dedim A doğru ya ben kendimi tanıtmayı unuttum. Mehmet Albayrak ve Melek Albayrak çiftinin dünyaya gelen 2 masum çocuklarıyız
Yüreklerde Savaş
🦋
Asker~Doktor "Aşk ve nefret, merhamet ve öfkenin hikayesi...✨" Doktor Şilan Aslan ve yüzbaşı Çağan Meriç Göktürk... *Arkadaşlar okuduğunuzda yıldıza basar mısınız rica ediyorum🥺*
Kalp Kurşunu
Hydyr
Bir doktor Gönüllü olarak gittiği bir ilde duymaması gereken şeyi duyarsa ne olur? Yardımsever bir doktor ve vatanına bağlı bir askerin aşk hikayesi...
AKINCI: HUDUT ÇİZGİSİ
B.Ç
Sınırlar haritalarda çizilidir. Ama bazı çizgiler yürekte başlar. Ve Akıncı Timi'nin keskin bir sınırı vardır. Akıncı Timi düşmez, düşse de ardındakini düşürmez. Bir tim, Bir yemin, Bir aile.

Yankı Yeni Tim
Burçe umay
"Merağınız geçti mi komutanım ? " " Geçmedi Tomris .Garip bir şekilde sen anlattıkça ve bu kadar hayatıma dahil olmaya devam ettikçe sana olan merakım artıyor " **************** Timini bir patlamada kaybeden kıdemli üsteğmen Tomris Yücel yeni atandığı time ve yeni görev yeri olan Şırnağa alışması gerektiğini biliyordu ama geçmişi unutabilecek miydi?
Binbaş'ım
Yazarcık
Asker kadın+ asker adam + gerçek ailem kurgusudur Bu tarzda kurgular bulurken çok zorlanıyordum veya istediğim gibi bulamıyordum bu yüzden kendim yazmaya karar verdim. Umarım beğenirsiniz.....
Görevin Gölgesinde
neoluyoruz03

Son Mermi
selinay akkaya
İdil YÜCESOY namı değer 'YANKI' tüm ülkede yıllardır mücadele verilen Omar HADDAD adında bir teröristi yakalamak için Türkiye'nin sayılı askerleri ile birlikte Ateş timine katılır ve işte tamda burada hayatı değişmeye başlar.İdil yavaş yavaş herkese alışır ancak yaşadıkları şeyler birer birer gün yüzüne çıkmaya başlar.......... Umarım beğenirsiniz.

Demirhisar
Elzem
Her insan hata yapardı bazı hatalar sadece hata olarak kalırken bazıları insanların hayatlarını uçurumdan sürüklerdi onun hatası ise benim hayatımı uçurumdan aşşağıya atmış ve param parça hale getirmişti...
VAZELON MANASTIRI 🕯️🗝️
Balsa
"Sana iki seçenek sunuyorum." derken başını sola doğru hafifçe eğmiş ve kaşlarını havaya kaldırmıştı. "Ya sessiz olup sakince benimle gelirsin ya da teninin değdiği son kişi ve aynı zamanda gördüğün de son kişi ben olurum." diyerek sözlerini tamamlamıştı. "NE? NE SAÇMALIYORSUN SEN BE?! ÇABUK ÇEK BENİ!" diyerek düşecek olmanın endişesiyle bağırmaya başladım. "Tekrar etmeyeceğim." Net konuşuyordu. Oldukça keskin bakıyordu gözleri. "Ya psikopat mısın sen? Nasıl bir askersin sen ya çek beni şuradan!" derken gözlerim omzundaki peçiyle onun gözleri arasında gidip gelmişti. Sonra sözlerime devam ettim. "Senin görevin benim gibileri korumak! Uçurum kenarından sarkıtmak değil!" "Sen kimsin de seni koruyacağım? Terörist olmadığını nereden bileyim?" Ben kim terörist olmak kim? Teröriste benzer bir halim mi vardı benim? "Manyak mısın sen be adam? Ne teröristi? Ne işi var teröristin burada? Yıllar önce temizlendi burası." Yedi yıl önce yaşanan baskının ardından burada kolay kolay terörist gezemezdi. Artık bilinen ve koruma altına alınan bir bölgeydi burası. Bu askerin burada ne işi vardı? Terörist mi arıyordu? "Görevimi bana öğretme gece kuşu!" Hafifçe yüksek olan sesi, kalın ve tok oluşuyla Vazelon'un bu tarihi duvarlarında yankılanıyordu. •Vazelon Manastırı Şehit Eren Bülbül'e ithafen, eğer arkadaşı olsaydım olaylar nasıl yaşanırdı, nasıl hissederdim diye düşünerek yazdığım bir kurgudur. Direkt bilgiler kullanılmamakla birlikte çoğunluğu benzetilerek yazılmıştır. Hiçbir şekilde şahsa ait eleştiri, kınayıcı söz ve kötü kelime kullanılmamıştır, kullanılamaz. Lütfen bunu göz önünde bulundurarak okuyunuz.

