#mardin etiketli eserler
Arama sonuçları
ŞEHİRLİ DAMAT
hayalrafya
İclal, Mardin'in köklü aşiretlerinden Meran ailesinin en büyük kızıdır. Çevresindekilerden farklı olarak; kurallara uymaktansa kendi kurallarını yazarak yaşamayı tercih etmiştir. Ancak bulunduğu coğrafyanın bedelini ödemek mecburiyetindedir. Berkay, Mardin'in bir başka isim yapmış aşireti olan Karaevrenler'dendir. Lise yıllarında ailesini bırakıp yurt dışına çıkmıştır. Kendini töreye göre değil, farklı kültürlerin farklı medeniyet anlayışlarına göre yetiştirmiştir. Ancak geride bıraktığını sandığı hayatı, ansızın, onu yeniden çağırır. Günlerden bir gün, aralarındaki kan davasını bitirmek isteyen Meran ve Karaevren aşiretleri kan berdeli yapmaya karar verir. Fakat planlamadıkları bir şey vardır: Berdeli gerçekleştirmek için töreye kurban vermeyi düşündükleri İclal ve Berkay, aykırı kişilikleriyle yıllardır süregelmiş olan formatı bozacaktır. "Bir varmış bir yokmuş diye başlar mutlu sonla biten masallar. Bizimki bir zamanlar diye başladı."
HÜKÜM
ESN_NSRN_
Önceden okunan selayı duymadılar akıp gidecek kanı görmediler ne zaman Aliz canına kıydı işte o zaman çıkacak cenazeyi gördüler ama bende onların evinden cenaze çıkartacaktım hem de yavaş yavaş, herkes kan kusarken kızılcık şerbeti içtim diyecekler. Eğer' ki ben bu cihanın sahibi isem intikamımı almadan durmam, herkes kendi cenazesinin çıkacağı günü bekleyecekler ama bir şey yapamayacaklar, onları yaptıkları hatanın içinde boğacaktım tıpkı bir insan denizde ne kadar hızlı ve kontrolsüz kulaç atıp kendilerini batırırlar işte diğer ağalarda kurtulmak için kulaç atıp batacaklar. Ben KANER KAMİROĞULLARI intikamımı almadan durmam akacak kanı' da damarda tutmam. - Hiçbir kimse başkasını kendi hayatının baş karakteri yapmaz sadece onun esiri olursun ama ben öyle biri değilim bırak başkasının hayatında esir olmayı yancı bile olmam . Acıysa acı, intikamsa eğer misliyle intikam ama geri durmam canımı yakanların canını yakardım esir olmamak, hür olmak içinde her şeyi fazlasıyla yapacağım, gerekirse kendi sonumu yazacaktım ama başkasının esiri olmayacaktım.
Masumiyet +18
Beril ozden
(+18) Yetişkin içerik, şiddet öğeleri, istismar ve küfür içermektedir. Yaş farkı vardır. Yaşım 17, bu yaştaki normal bir insanın korkusu nedir? Okuyacağı okul? Gireceği sınav? Olabilir. Ama benim korkum bunlardan biri değil. Eğer bu topraklardaysanız, en çok çocukken kapının şiddetle açılmasından korkarsınız. En çok çocukken eve yabancı misafirlerin gelmesinen, o misafirlerin kahve istemezsinden korkarsınız. Yaşım henüz 17, o kapı açıldı. Abimi, canımın canını elinde bir kızla içeri itiverdiler. Arkasında buranın en büyük aşiretlerinden birinin ağası Ata Ağa, yanında iki oğlu. Sayıklanan tek kelime "Berdel." Berdel, yani 17 yaşındaki bir çocuğun ölüm emri. ••• "Seni o konakta gördüğümde aylardan eylüldü, hazandı. Şimdi bana geliyorsun aylardan ekim; yine hazan. Sen benim hazanımsın. Sen benim, son baharımsın. Senden öteye ne yol var ne toprak. Sonumsun. Baharımsın.
Gündüz Gece Sarayları
Muguet's Books
Sanıldığı gibi bir büyücü değilim, bir aşçı da. Aslında sadece kimliğini gizleyen kraliyet ailesi üyelerinden biriyim. Eskiden böyle sorunlarım olmazdı, kalbimi her defasında tepetaklak eden o Rultam Prensiyle tanışmasam muhtemelen böyle bir şeye ihtiyaç da duymayacaktım. Sert bir adamdı, çehresi de kendisi gibi sert hatlarla çevrelenmişti ve muhtemeldir ki benden nefret ediyordu. Evleneceği prensesi ararken benden yardım istediğinde bunu kabul etmek zorunda kalmıştım ve her gece onu ayrı bir prensesle görmek kalbimi neden bilmiyorum, biraz acıtmıştı. Beni bir aşçı zannediyordu, beni sevmesi için esasında hiçbir sebep bulunmuyordu. Kayda değer hiçbir meziyetim, dikkat çekici hiçbir özelliğim yoktu. Hayal dünyamda ona yer vermem bile bir aptallıktı ama bir türlü kendime söz geçiremiyordum. Belki de artık kimliğimi açıklama vaktim gelmişti.
Zümrüdü Anka yeniden doğuş
Naz Yılmaz
Küçüklüğümüzden bu yana, bize kader ile ilgili öğretilen üç gerçek vardır. Birincisi: doğacağın gün. İkincisi: öleceğin gün. Üçüncüsü ise: evlenip, hayatının geriye kalan yaşamını geçireceğiniz insandır. Sen daha göze güzel gelen bu kirli dünyaya gözlerini açmadan bu üç şey senin alın yazın olarak yazılır, kaderin olarak bilinir. Yengem her zaman alnına yazılan kişi senin karşına çıkınca dilin lal olur, ağzına mühür vurulur derdi. Çünkü kaderi yaradan yazar, senin için en hayırlısını alnına yazar, derdi. Benim dilim ne lal oldu, nede ağzıma mühür vuruldu. Sesim çıktı, isyan ettim ama beni ne görenim nede duyanım oldu. Karar alındı, hüküm verildi. Ellerime kelepçe değil, ayaklarıma prangalar vuruldu. Henüz on yedi yaşımda benden kadın olmam istendi. Kirli zihinler altında töre adı verilen bu ateşe benide acımadan attılar. Ailem dediğim insanlar ben o ateşte cayır cayır yanarken üzerime birde onlar odun attı. Ateşimi harlayıp o ateşin içinde kül oluşumu izlediler. Ama ben o küllerden yeniden doğacağım, beni yakanları bende yakacağım, onlar bana nasıl acımadılar ise bende acımayacağım. Yanımda oturan adamın, alın yazım, kaderim olmadığını herkese göstereceğim. ______________________ Küçük bir kız çocuğunun ne kadar güçlü olduğunu anlatan bir kitaptır. Okudukça o güçlü kızı görüp onunla beraber yaşayacağız
Aşk-ı Midyat ( Aşiret )
Bayan Mükemmel
Bir kadın düşünün koca bir şehre kafa tutan,bir kadın düşünün Urfa'ya söz geçiren işte o kadın Arjin Eroğlu. Eroğlu aşiretinin hanımağası Arjin. Berdele kurban etmek istedikleri kuzenini herkesten koruyan bir kadın. "Siz kimsiniz de Eroğlu konağını basarsınız, hadsizler. Hepinizin kafasına sıksam, kanını şu toprağa akıtsam Urfa sınırında olduğunuz müddetçe kimse leşinizi bile almaya gelemez.Arjin Eroğluyum ben bastığınız konağın da içinde bulunduğunuz şehrin de hanım ağası Arjin. Kuzenini berdele kurban etmeye çalıştığınız Arjin." 🖤 Bir adam düşünün, mardinin ağası olan, herkese lafını geçiren bir adam. Töreleri de bu adaletsizliği de istemeyen bir adam: Adar Şahmeran. +Ben sana o konaktan silahla kız alınmaz dedim.Senin aptal oğullarının yanlarına adam eline silah almış konağı basmış.Eroğlu aşiretinin hanımağasına silah çekmiş,sen oğlunu öldürmediklerine dua et.Bir kadının olduğu konağı on kişi basmak ne demek amca?Kabul et oğlunun canına karşılık berdelin iptalini. Amcam: Sen halledebilirsin Adar,lafın geçer ağalara yardım et bana, kuzenin o senin.Aynı kandan aynı candan aynı soydan gelirsiniz siz. + Ben senin tarafında değilim amca, ne seni ne o saçma töreleri haklı bulurum ben.17 yaşında kızı gelin almak ne demek?Ben bu işe en başından karşıyım.İlla namusum dedin kızını da kaçıran iti de buldum önüne attım,madem değerli namusun bu kadar o zaman sıkacaktın kafalarına. 🖤 Arjin: Bizden olmaz Adar, her dediğini kabullenemem ben senin,her istediğini yapamam, evde oturup yolunu da gözleyemem,ben kanarya değil kartalım özgür olmadan yaşayamam. Adar: Bu muydu yani sorun?Ben evime uşak aramıyorum ki Arjin,ben sana gel koy kalbimin yanına kalbini diyorum.Sen neleri takıyorsun kafaya kadın?Öyle birini istesem çoktan evlenirdim.Sana bu halinle sevdalandım neden seni değiştirmek isteyeyim? Kanarya ol diyen mi var sana?Ben gel beraber uçalım diyorum,senin yerin gökler kadın kafes değil. 🖤 Ben Arjin; Urfa'nın hanımağası, Mardin'in gelinağası Arjin. Kadınların yok sayıldığı bu topraklarda herkese söz geçiren Arjin. Kadınların baş eğdiği bu topluma inat dimdik duran Arjin. Arjin'im ben, Azad Ağa'nın yoluna güller dökerek getirdiği güzel ve asi karısı... Ben Adar Şahmeran; Mardin'in ağası Adar. Kimsenin diş geçiremediği, karşı duramadığı Adar. Urfalı bir güzele, kendi gibi asi bir aslana vurulmuş Adar. Adar'ım ben, herkesi yenip de Arjin'in bir sözüne bir bakışına yenilen Adar. Bedewiye Gule dediği kadını yoluna güller dökerek kendine eş şehrine gelinağa yapan Adar Ağa.
Ailemiz gerçek değilmiş
Derin Naz Eryılmaz
Gerçek ailem kurgusu
Yeşile Vurgun
Hazal Kaya
Gerçek Aile + Asker kurgusu Anne babalarının şehit olmasıyla yetimhanede büyümek zorunda kalan türlü zorluklar yaşayan ikizlerin gerçek ailesine kavuşma hikayesi...
GÖNLÜMDEKİ SAKLI DUA
Cankız000
Kaderleri kesişen iki insanın kalplerinin birleşmesi an meselesidir... *** Tüm masalsı hikayeler bir varmış bir yokmuş ile başlardı. Ancak bu topraklarda tüm hikayeler kan ile başlar, kan ile son bulurdu. Bu yüzden babası, kızına Şehrazat adını vermişti. Kendi hikayesini yazabilmesi ve anlatabilmesi için ona Şehrazat demişti. Tıpkı taşıdığı ismin anlamı gibi özgür bir ruha sahip olmasını dilemişti. Ancak dilediği gibi olmamıştı. Şehrazat, tutsak bir bedendi. Tüm yaşamı boyunca sessizliğe itilmiş, hor görülmüştü. Sonra bir gün hikayesi baştan yazılmaya başlamıştı. Bu kez gözyaşları acıdan değil, mutluluktan akar olmuştu. Ve o gün Şehrazat, tüm hikayelerin mutlu sona sahip olduğuna emin olmuştu.
Berdel
AYDİN
İstanbul'da İşletme son sınıf öğrencisi olan Ceren.Abisi'nin Mardin'in acımasızlığı ile ünlü Ömer Ağa'nın kız kardeşini kaçırır.Abisi Ömer Ağaya yakalanır . Mardin'in tüm ağaları toplanır ve BERDEL kararı verilir.Ceren evleneceğinden habersiz annesinin çağırması üzere Mardin'e gelir....
KARANLIĞIN PENÇESİ
Estella Ridle
Böylesi bir yaşamı bende hak etmemiştim . Ama yaşamıştım bunu . Hiç bir çocuk kimsesiz büyümeyi hak etmezdi . Ben kimsez büyümüştüm . Bazen kendi adaletimiz için başkalarına adaletsizlik yapabiliyoruz tam şimdi olduğu gibi . Ben kendime bir söz vermiştim kendi adaletimi sağlama pahasına her şeyi yapacaktım. Ben kanlı bir geceye doğmuştum . Ama kan dökmeden onlara karanlığı yaşatacaktım . Baran Baver, Baver aşiretnin oğlu kendi adaletini sağlayacaktı .
Berdel
Lina
Bir abinin yaptığı hata kız kardeşinin tüm hayatının mahvolmasına neden olmuştur. Bakalım bu süreçte neler bizleri bekliyor olacak Lütfen beğenmeyi ve takip etmeyi unutmayın Her beğeni ile kitabı güzelleştireceğime emin olabilirsiniz Sizleri seviyorum:))))))))
SEVİYORUM SENİ
Tuana
Burası Mardin. Sevdaların yeşerip, solduğu yer. Ben ise Ayşim Allah'a çok şükür çok güzel bir ailem var. Arslanbey konağının en küçük ve tek kız torunuyum. Mardin'de yaşayan insanlar genellikle kız çocuklarının uğursuz olarak görür ama baştan beridir dedem olsun babam olsun, amcamlar, abimler her biri benim doğma mı çok istemiş. İki abi, on kuzen, beş amca, babam ve dedem ile evin tek küçük torunu olmak çok zor. Düşünsenize etrafınızda hep birisi birşeyler soruyor size; 'Ayşim birşeye ihtiyacın var mı?' 'Hasta gibisin' 'Canın birşey istiyorum?' 'Dışarı çıkmak ister misin?' Gibi bir sürü soruyla karşı karşıya kalıyorum. Genellikle okuduğum kitaplarda Mardin'de 17, 18 yaşlarındaki kızlar töreye kurban gidiyor ama ben 17 yaşındayım öyle birşeyle karşılaşmadım. Şu an liseye gidiyorum ve hayalimdeki meslek için çok çalışıyorum. Yazarlık, her zaman bir gün yazar olup insanlara Mardin'de sadece törenin olmadığını kendi hayat hikayemle göstermek istiyorum.
DİLDAR (TÖRE-BERDEL)
Şevval Yaren
Ben Sühandan. Sühandan Karacahan ve benim hikayem, herkesin bitti sandığı an başlıyor. İzmir'de kendi halime yaşayan, gece hayatı olan ve giyimine dikkat etmeyen biriydim takii o güne kadar abimlerin İzmir'e gelip beni zorla Mardin'e götürdükleri gün... Ne kadar basitti bir insanın bir gecede hayatının değişmesi, evet benim değişmişti hiç sevmem dediğim adamla evlenmiştim. Hikaye alıntısı... Birkan yanıma yattığında bende hiç tereddüt etmeden kafamı omzuna koydum rahat uyumak İstiyordum. Birkan da ses etmemişti kolunu omzuma koyup daha çok sarıldı ve onun ferah kokusuyla gözlerimi kapattım. "Birkan ışığı kapatabilir misin?" Dedim uykulu gözlerle ve uykulu sesimle. Birkan uzanıp ışığı kapattı ve tekrar sol kolunu başımın altına uzattı sağ kolunu da karnıma sardı beni kendine çekti yine ses etmeden gözlerimi yumdum.
Ben ve O
Flora
Karan Ağa o gün kardeşinin arkadaşına vurulmuştu.nerden Bilecekti kaderin yollarını birlestireceğini...(Berdel) (Yaş farkı içerir)
ALACA
biryazarr18
"Öldürün." Hayatımı karartmayacaktım. "Ne?!" Annem bağırmıştı. "Öldürün ikisinide ben berdele kurban gitmeyeceğim ya da şöyle yapalım siz öldüremezsiniz şimdi." Yanımdaki korumanın silahını aldım. *** Yazım yanlışları olabilir şimdiden özür dilerim. *** Başlama tarihi 8 Nisan 2024 İlk bölümü yayınlama tarihi 10 Mayıs 2024
Aşk Seni Bulmaz
Güler
Sevda hayatının en zorlu dönemlerinden birsinden geçiyordu. Hayatı, emekleri çalınmıştı. Yatağına bağlı geçen depresyonuna son verme kararı aldığı an hızla yola çıktı. Mardin'e olan yolculuğunda hayat enerjisini yeniden kazanıp, aşkını, pişmanlıklarını ve deli dolu enerjisini merak ediyorsanız hemen bu kitaba şans verin. Çok sinirlenecek, kahkahalar atacak ve kendinizden parçalara rastlayacaksınız. Sevda ve hikayesi sizlere emanet.
Berdel(Sonradan Gelen Aşk )
Gigi
Jiyan abisinin aşkının kurbanı olup istemediği bir evliliğe bir ömür mahkum oldu . Ciwan ağa tüm Mardinin korktuğu sert gözü kara genç ağası Jiyanı karısı olarak kabul edip sevebilecek mi . Jiyan istemediği bu evlilikte mutlu olup Ciwana aşık olacakmı tüm bu soruların cevabı hikayenin içinde .
Lal zeyno
Wqelifnur
Bir kız çocuğunun masumiyetle başladığı yolculuk, karanlık bir kâbusla şekillenir. Ama her adımda, sevginin yerine derin acılar , hayallerin yerine kabuslar geçti. Bu, onun hikayesi. Yaşananların rüya mı, yoksa acı bir gerçek mi olduğunu sorgularken, siz de onunla birlikte bu bilinmezlikte yol alacaksınız. Belki de en derin yaralar, en sessiz çığlıkların ardında saklıdır “Gerçekler, hayallerin en karanlık köşelerinden sızar
Gamzelim
Şüheda Elveren
Birbirlerinden tamamen zıt iki inatçı insanı bir araya getiren tek şey ne olabilir ki aşk mı tabiki de kader pasta fabrikasında başlayan nefretin büyük bir aşka dönüşeceğini kim bilebilirdi ki bu heyecan verici aşkı okumak için yapman gerekeni biliyorsun sayfayı çevir ve ailemize sende katıl
Ay Işığının Umudu
Ayşenur Kaynak
17 yaşında, ailesinden,geçmişinden,en çokta kendisinden kaçıp hiç tanımadığı bir şehirde yapayalnız kalan bir genç kızın ,geçmemiş geçmişi ile yüzleşmesidir Ay Işığının Umudu.
Güneşsiz Gökyüzü
Elif naz Özcan
17 yıldır Mardin'de yaşayan, yaptığı her hareketten yargılanan, her gün babasından şiddet gören Ahenk, zorla evlendirilmeye çalışılırken gerçek ailesinin onu bulması üzerine bütün düzenini değiştirip İstanbul'a gider. Burada üç abisi üçüzleri ve iki yaşındaki erkek kardeşine alışabilecek mi? Hep birlikte görelim. ••• Üzerimdeki gelinliğe gözyaşları içinde bir kez daha baktım. Bu bir gelinlik değil kefendi. Kaburgalarımdaki ağrı beni öldürecek cinstendi nefes bile alamıyordum. Ama ayakta durmaya çalışıyordum. Kapımın açılmasıyla içeri abim girdi. Beni kolumdan tuttu ve aşağıya indirdi. Yakın akrabalar ve bir hoca vardı. Yaşım yetmediği için resmi nikah yapmayacaktık. Sadece dini nikah olacaktı. Baran ve ben hocanın yanına oturunca ona yaklaşıp "Aksel'e ne oldu?" dedim. Ellerini yumruk yaptı. Bana döndü buz gibi bir sesle "Öldü." dedi. Hayır yalan söylüyordu ölmüş olamazdı. "Yalan söylüyorsun." dedim. İnanmak istemiyordum. "Öldü." dedi, bir kez daha. Sadece o değil ben de ölmüştüm. Hoca bize döndü nikah akdini başlatacakken kapıdan orta yaşlarında bir kadın ve arkasında aynı yaşlarda bir kadın ve erkek, genç bir çocuk ve benim yaşlarımda bir kız girdi. Salona ilk giren kadın "Bu nikah olamaz. Ahenk sizin kızınız değil." dedi. Ve o an sanki göğüs kafesimdeki ağırlık kalktı ve ben bugün ilk kez içtenlikle gülümsedim. 𝐘𝐚𝐳ı𝐦'𝟎𝟏.𝟎𝟑.𝟐𝟒' 𝐘𝐚𝐲ı𝐦'𝟏𝟎.𝟎𝟒.𝟐𝟒'
Avjin
tuhana
Hayatın bir günde bize ne getireceği belli değil. Bugünün bize bir garantisi yok. Bugünün olmadığı gibi yarının da. Şimdi sizlerle yeni bir maceraya adım atacağız. Avjin'in hayatına adım adım ilerleyeceğiz. Hayatta herkesin olduğu gibi Avjin'in de hedefleri vardır. Hedeflerine ulaşmak için verdiği çabaları, yediği lafları, yediği tokat sayıları. Çok büyük uğraşlarla bir yerlere geldim derken tüm hayalleri saniyesinde yerle bir olmasını ruhsuz, bitkin, bıkmış, bezmiş bir şekilde izleyerek tüm çaba ve emeklerinin üstüne basa basa yeni hayatına ilerliyor tabi bu duruma hayat dersek. Ve şimdi adım adım Avjin'le baş başa bırakıyorum okuyucuları. İyi okumalar...
Asmalı Konak Zevahir -Aile destanı
Gökalp Karaduman Zevahir
Zevahir Konağı büyük olabilir ama içindeki kaos çok daha büyük. Her satırında gizemin hakim olduğu, bir o kadar da gerçeklerin açıkça söylenmekten çekinilmediği bu hikaye de doğru yok. Doğruyu seçenler ve doğrunun ne olduğunu bilmeyenler aynı çatıda yaşayabilir mi? Ya da bunu daha da açarsak; bir şehir de herkes kendi bildiğini okurken, güneş tepede kendini gösterir mi? Zevahir ailesi Mardin'deki en büyük aşiretlerden birisiydi. Dışarıdan bakıldığında herkesin yeri belliydi, ama içeride rolleri sürekli değişiyordu. Birinin sırrı diğerinin geleceğini, birinin kararı diğerinin kalbini etkiliyordu. Çünkü bu konakta hiçbir şey göründüğü gibi değil, herkes göründüğünden fazlaydı. Mizah içeren bir aşiret kurgusudur.

