#Hata:404 etiketli eserler
Arama sonuçları
Deli Dördüzler (gerçek ailem)
ElinAayev0
Hayatımız bir hata yüzünden mahvolmuştu, o hata ile bir aileye giriş yaptık istemesekte
Küçük Hanım
Efulim
Kaç yaşınızda olursanız olun, anne ve baba eksikliği herkesin en büyük acısı olur. Bir çocuk, anne baba eksikliğini tadarken bir esinti gelir, kızı duman eder. Bir dalga gelir, oğlanı duman eder. Ancak hayat bu, üstesinden gelmek gerekir. Zamanla öğrenilir boşlukların nasıl doldurulacağı. Belkide onlar bu hikayeyle çoktan bulmuştur açık yaralarını nasıl kapatacağını. Poyraz Ay, yüzme bilmiyordur ancak en yakın arkadaşının kız kardeşine kapılmış, dalgalar nereye götürürse oraya gidiyordur. Ya o kadınla yüzmeyi öğrenecektir, ya da dalgalar onu en sonunda dibe çekecektir.
Büyük Bir Hata
Coco-chan
Luni, hayatında kötü sebepler çıkaracak şeyler yaptı: Herkesi yarı yolda bıraktı, herkesi aldattı, cringe şeyler ve şakalar yaptı, öyle sözler söyledi ki; o sözler, söylenen kişinin kalbime mızrak gibi girip acıttı... Bir akşam, yine bilgisayarının başına geçecek iken masada bir mektup bulur. Bu mektup, Coco-Chan'a aittir ve içinde; Luni'ye ettiği bir ton laf yazmaktadır. Luni bunları okuyunca çok pişman olur ve her şeyi düzeltmek ister. Bu yüzden harekete geçer. İyi Okumalar... ~Coco-chan
Bir Gece
Eylül
Ilk kez bara giden bir kadının başına ne gelir? Hmm?biraz düşünelim. Kimsesiz olan bir kadın hakim ve sayısız akrabası olan bir ceo. Ya bunların istenmeyen "bir gece"de bir hataları olursa?... Başlarına en fazla ne gelebilir ki?...
HATA:404
Sleam
en fazla e-günlük yazıyorum ve o gün gördüğüm garip şeyi yazmaya karar verdim sonuçta bunları kimse okuyamıyor değil mi?..
Son Dilek
_xAsmin.?
Okuduğuna pişman olmicaksin 🤚🏿😌💋
MERKÜR : HATA
Morgan
Merkür gezegeninde yaşanan gizemli olaylar. Sorumlusu yıllar önce yanlış karar veren ebeveynler. Sonunda canı yanan çocukları... Aile iyidir. Peki onun ailesi de iyi mi? Merkür... Topraklarında barındırdığı iyi ve kötü her şeyle beraber nefes almaya devam eden toprak parçası. Üzerinde gelişen tek şey büyük, gösterişli gökdelenler. Orada yaşayan insanlar değilde taş duvarlar sanki. O dört duvar arasına sıkışıp kalmış insan zihinleri sadece kendi çıkarları için çalışmakta. Taş duvarlar arasında kala kala taşa dönüştü kalpleri. İnsanlar kötüleşti; zorbalığa, yakıp yıkmaya, sövüp dövmeye başladı. Yaptıklarının ardı arkası gelmez oldu. Ne zaman bu hale geldiler? Niye bu kadar kötü ruhlara, kötü bedenlere sahip oldular? Oysaki güzeldi her şey, herkes mutluydu, can yakan yoktu ama sadece bir anlığınada olsa güzeldi. Kötü ruhlar geçmişte var, gelecekte de. İyileri unutmamak lazım; kötülerle uğraşan, iyiliği yaymaya, beraberliğin kutsallığını anlatmaya çalışan bir avuç umutlu insanlar. Onlar umutlarını kaybederse neler olur? Hiç düşündünüz mü? Merkür yaşanılacak bir yer olur mu? Umut edelim ki onlar iyiliği peşini bırakmasınlar. Yoksa... Bilim kurgu ve maceranın bol olduğu bu kitaba hoş geldiniz. Merkür gezegeninde yaşayan arkadaşların yaptıkları hatanın bedelini ödeyen çocuklarını anlatıyor. Bu çocukları özel kılan şey gün geçtikçe artan güçleridir. Her birinin ayrı ve inanılmaz güçlerine hayran kalacaksınız. Geçmişteki delinin onların geleceğini yazması da ayrı bir merak. Tekrar hoş geldiniz! Kurgu: 23/04/21
Yolcular
Beyza Sude Çetin
'Gelecek' sandığımız gelmeyecek bir zamandır, gelecek. Acılar mı büyütürdü insanı, insan mı büyütürdü acılarını? İkilem içerisinde yaşamaya alışmış birkaç bedendi onlar; ya da bu halde yaşamaya zorlandılar. Başka insanların sevdası delerken dağları, onlarınsa yaşadıkları belki de yaşayacakları deler geçerdi dağları, taşları. Yıllar devrilmiş kader denen bu şey çıkarmıştı karşılarına o geleceği. Gözler görmüş gönüllerse dolup taşmıştı. Devrilen bu yılların enkazının altında ise o güzel anılar kalmıştı. Toprağa gömülmüş, kurtarılmayı bekliyorlardı. İçinde çırpınan birçok çocuğun bedeni de yok oluyordu bu enkazın altında. Çırpınıyorlardı. Bağırıyorlardı. Ama seslerini duyan olmuyordu. Kurtarın! Biz hep buradaydık, ama sesimiz bastırıldı! Sessizliğimiz çığlıklarımız oldu şimdi! "Yıllardır buradaydım sen neredeydin? Seni hep bekledim, burada!". "Elma ağacı vitamin olmuyor artık ona!". " Hasret kaldım ben ona; suçlusuysa sendin, sen!". "O uçurumdan ben atlasaydım beni sever miydin?". "Masmavi okyanusunda tek boğulan kişi bendim. Sevginle değil bu sevgiyi göremeyişinle...". "Beyaz, gelinlik mi olacak yoksa kefen mi anne? Bu çeyiz mi yoksa son günlerimin huzuru için serilen birkaç parça eşya mı?" Kim kurtaracak beni? Kim kurtaracak bizi bu kendi çıkarları için kullanılmış, sevgisiz, kimsesiz bedenleri? Yıllar beklendi belki açık yaraya deva olur diye. Kabuk bağlayan yaralar yine darbe aldı. Neden mi? Ne zaman iyi gelmişti ne de tozlanmış anılar. Ne mi gerek? Sen be acımasız adam. Sen ve senin sözlerin. Belki de beni gördüğünde tüttürdüğün dumanın. 🕛 Zihnimin içinde olup bitenler bana saklıdır Bay Asi. Kimse karışamaz içindekilere. Lütfen o ela gözlerini üzerimden ayır." Parlayan hareleri ne etrafı aydınlatıyor ne de karanlık düşüncelerimi. Hala bakmayı sürdürüyordu deniz gözlerime. "Ne o, çok mu beğendin yüzümü, yoksa bu üstünlüğümü mü? Kaleni fethetmeye çalışan hiç olmadı mı?" Film çevriliyordu sanki de herkes izliyordu bizi. Bir film çevrilecekse yönetmeni de tek oyuncusu da bendim. Neden mi? Bu filmin başka yaralara ihtiyacı yoktu. Kendi yeterde artardı bile. Filmimi işgal edecek tek insan ise karşımdaki bedendi. "Çok beğendim canım. Asla küfürlerimle doldurmak istemiyorum o beyaz tenini." Daha da fazla yaklaştı yüzüme. Nefesi suratımda siniri ise ruhuma işliyordu; ya da ben öyle sanıyordum. "Benim kalem, benim krallığım, benim üstünlüğüm, benim piyonlarım... Burada ne görmeyi ya da ne hayal etmeyi düşünüyorsan hepsi bana ait. Kalemi fethetmek isteyen mi var? Yılların deviremediği bu şeyi eğer cesareti varsa devirsin. Devrilsin bu kaleler, boş şişeler. Ben burada olduğum sürece izin vermem; kimse buna cesaret edemez bile." Adımlar yavaştı ancak şu an hızlı olabilecek tek şey adrenalindi. Ardını döndü bana ve ellerini iki yanına açtı, başı ise geriye savruldu. "O cesareti bulana iletin, benim olmayan yatağıma bile ölüp ölüp biten varken, ayağımın tozu bile olamayacağa değil zeytin dalı tek bir gül bile uzatmam." İşaret parmağı havadaki egosunu savurmaya devam ediyor showunu sergiliyordu. "Ha şunu da ekleyeyim. Eğer o kişiyi ben davet ediyorsam krallığıma yanımdan eksik etmeyeceğim bir gülümün olur o zaman. Tabii bu da imkansız da. Ben imkansız severim." Büyük cüssesini tekrar çevirmişti ortaya. Yeniden yüzünü görebiliyordum. O görmek için can attığım yüzü(!) Yıllar etkisiyle büyüyüp gelişmiş bedeni, geniş omuzları, yüzümden eksik etmediği ela gözleri ile karşımdaydı. Ancak bu koca bedenin bilmediği ufak şeyler vardı ama yanımdan eksik olmayan zamanımla ona gösterecektim. " Neyi severseniz sevin ancak ben kendi kurallarına göre yaşayan bir insanım. Kim ne derse desin bu kendini bir şey sana bir asi olsa bile." Bu dediğimle histerik gülüş savurmuş ardından bu gülüşünü daha da büyütmüştü. Kahkahası bu sessizlikle daha da ortaya çıkarmıştı kendini. "Küçük hanım bence siz bu tatsızlık daha fazla büyümeden bu fikirden çıkın. Çünkü bu yol, yol değildir." "Bende kendi yolumu kendim yaparım. Bu zamana kadar kime ihtiyaç duydum. Benimle olan benimle gelir ardımla ilgilenmem." Uzaklaşan adımları yine yakınlaşmıştı bedenime. Dolaşan inat keçileri ikimize de etkisi altına alıyordu. "Fazla heveslenme derim, üzerine ben ve benim olan her şey devrilir, vazgeçersin" "Ben bu davamdan vazgeçmem. Neyden vazgeçtim? Hangi sözümü tutmadım? Bilemezsin." Hırsım ve sinirimle kollarımı bağladım. Emindim. Bu zamana kadar neyden emin olmamıştım ki? Bir yola çıktıysam bu yolu devam ettirir, yarıda bırakamazdım. Kural tanımayana kurallarımı tanıtmakla kalmayacak, baştan yazacaktım. Krallıksa krallık, varlıksa varlık... Kimin umurunda? Gerekirse yoktan var ederdim ama yine de kimseye boyun eğmez, onun piyonu olmazdım. "Göreceğiz küçük hanım. Bu koca zaman sana küçük gelmez umarım." Uzattığı eli kendime olan tüm güvenimle sıktım. "Göreceğiz Bay Asi. İsterse un ufak olsun ben yine de kendi ekmeğimi bir yerden bulur çıkarırım." "O ekmekler kolay yenir mi, kader izin verir mi ki?"
Devr-ül Mevt
Denef
.
HER ŞEY YANLIŞ
aloi
Hayat bazen bizi bir çıkmaza sürükler hatta bazen bizi o çıkmazın içine hapseder. Eğer mahkum olmayı kabul edersen senin için güzel bir mahzen açılır ama eğer özgür olmayı seçersen karşına hep bir zorluk çıkarılır. Ama zorlukları kolaylaştıracak kişiler vardı tabi. Hayatında ne kadar yer edineceklerini bilmediğin kişiler bunlar. Bize çıkmaza sokan onlardı belki de. İşte bende o çıkmazda çözüm aradım çıkamayacağımı biliyordum ama kendimden vazgeçemiyordum. Evet bir çözüm bulduğumu zannettim ama hikayenin sonunda her şeyin yanlış olduğunu öğrenmek zorundaydım çünkü hata yapmıştım. Hata yapmıştık ve bir zincirlemeye kapıldık. Yanımda olduğunu düşündüklerim bir hayal olana dek burdan kurtulucaktım ve sonucu biliyordum. Bu hikayenin sonu iyi bitmiyordu...
Son Umudum
sadeceintiharlar
Candaş öleli seksen üç saat kırk altı dakika oluyor. Ben son umudumu kaybedeli... Bu mektubu ardımda kalanlar için yazıyorum. Tabi ardımda hala birileri kalmışsa...
Hata
Hatiçee
Bazı hatalar...Çözümü olmayan.
Lâlettâyyîn
Hacer Elifnur
Kitabın ana karakteri Hazen. Acılarla büyümüş, hüznün kızı olan Hazen. Tıp mağduru, dostu Ceyda ve Ferihanla geçen bazen acı bazen komik günleriyle sizi hikayesini okumaya davet ediyor.💜
ESTETİKLİ KIZIN HAYATI
FADİME
Bu şiire bayılacaksınız hanımlar beyler ve.... FADİMELER
Benim hayatım
Vahit Fidan
Ben hayatımda mutlu olmak isteyenlerdenim. Herkesin mutlu olmaya hakkı var. Okulumda mutlu değildim o kadar . Sınıf arkadaşlarım çok yapmacık hiçbirini sevmiyorum. Biri yeteneği biri parası vb. klişe işler yani . Benim pek ilgimi çekmez hatta hiç çekmez size de tavsiyem olsun böyle işlere girişmeyin. Ben dans etmeyi çok seviyorum. Ama tesettürlüyüm yani sadece tek başımayken yapabileceğim bir şey . Kimse bana destek olmuyor çizim yapıyorum ama bu konuda da maddi durum yüzünden de ben ailemi zorlamak istemiyorum benim hayatım bazen çok üzücü bezen mutlu geçiyor ama hiç arkadaşım olmadı. Kimse beni sevmiyor. Nedenini bilmiyorum bence size anlatsam şu ana kadar yaşadığım her anı siz de bana katılırsınız. Bende arkadaşlarımla gezip eğlenmek istiyorum ama arkadaşım yok. Neyse belki siz bana destek verirsiniz mutlu sağlıklı yıllar diliyorum sevgilerle Medine.❤️💞🥰 Haaa! Bu arada benim adım Medine 14 yaşındayım, Ağustos'un 11'inde doğum günüm yani 15 yaşıma giriyorum ve de çook mutluyum.🙈😊🥰💞❤️🐣🐥
Suçsuz Suçlu
𝕷𝖎𝖑𝖎𝖙𝖍 𝕷𝖚𝖗𝖆𝖊𝖓.
Kısa bir hikaye
ESTETİKLİ bey
FADİME
Selam
Oishi
Yuri Youro
Oishi hikayesi tamamen kurgudan ibarettir!! Kapak tasarımı dahil tüm fotoğraflar bana aittir ve telif hakkına tabiidir
Querencia
Lana
Merhabaa,ben Lana ve tam bir Jo byeong-kyu hayranıyım ve Tuc'a da bayılırım ve Tuc hakkinda bir kurgu yazmak istedim umarım beğenirsinizz🫶🏻😽

GEÇMİŞİN KALINTILARI
Ela
Dedesine borcunu ödemek ve memleketine dönmek için İstanbul'dan Mardin'e taşınan doktor Efsun beklemediği bir şeyle karşılaşır .Dedesi ondan borç olarak yüzünü kara çıkarmamasını ve Akkurt aşiretinin küçük oğlu hem ağa hem mafya olan Azad Akkurt ile evlilik yapmasını ister.Efsun mecbur kabul eder fakat tereddütleri vardır.Çünkü Azad Ateşli onun bir zamanlar terk ettiği eski sevgilisidir.
Sadece koru
Nurgül Çetin
Sadece ailesini korumak isteyen bir baba
“Yıllar Sonra Görüşeceğiz”
Serife
Lise yıllarında aldığım o mesajı hiçbir zaman silmedim. Telefonumda hâlâ duruyordu. “Yıllar sonra tekrar görüşeceğiz.” O günden sonra hayatım değişmişti. Ama en garibi… o mesaj hiçbir zaman açıklanmadı. Yıllar geçti. Artık bir doktordum. Ve yeni çalışmaya başladığım hastanenin kapısından içeri girdiğim gün… Onu ilk kez gördüm. Başhekim. Gözleri bana tanıdık geliyordu. Sanki… o mesajın sahibi gibi. İçimdeki tedirginlik yeniden uyandı. Çünkü bazı karşılaşmalar tesadüf değildir.
Hata
Aster Louise
Tanrıların düzenine karşı çıkan, kutsallığı reddeden ve var olmaması gereken bir hatanın varoluşsal savaşını anlatan bir kurgu eseridir.

