#eserlerini etiketli eserler
Arama sonuçları
Gölgenin Esirleri
Emirhan
Bu çizgi romanda birbirinden farklı olaylar korku aksiyon macera ve gerilim ve birçok şey var hadi sende oku ve bana ortak ol 🀄 📕
Yazar Rehberi
Kami
Yazmak istiyorsun ama nereden başlayacağını bilemiyor musun? Belki de bir süredir yazıyorsun ama daha ileriye gitmek, hikayelerini daha güçlü kılmak istiyorsun. Merak etme, bu rehber tam da bunun için var! Bu rehberde, öyküden romana, karakter yaratmadan özgün bir üslup bulmaya kadar ihtiyacın olan her şeyi bulacaksın. Düzenli yazma alışkanlığının gücünü keşfedecek, metinlerini "uykuya bırakmanın" neden önemli olduğunu öğreneceksin. Hatta "Bol okuyan daha iyi yazar mı?" gibi aklındaki sorulara da cevap bulacaksın. Kendi sesini bulmak, ilham almak ve yazarken tıkanırsan ne yapacağını bilmek... Hepsi burada. Eğer gerçekten yazmak istiyorsan, bu rehber sana yol arkadaşlığı yapacak. Çünkü unutma, her hikaye seninle başlar. Kalemini eline al, hayalindeki dünyayı kurmaya başla. Hadi, ilk cümleni yazmak için ne bekliyorsun? 😊 Unutma: Her büyük eser, yalnızca bir fikirle başlar. Peki, sen ne anlatmak istiyorsun?🌟
AFOROZ: Bazı günahlar yalnızca ateşle silinir
Fatih Yerli
Aforoz - sinopsis Barbaros Yalın, yirmi yaşında, borç batağına saplanmış, hayata küsmüş bir gencin kırılgan yalnızlığıyla yaşamaktadır. Üniversiteden uzaklaşmış, ailesini kaybetmiş, tek hayali ise artık ulaşılmaz görünen Berin’dir. Bir tesadüf sonucu yeraltı dövüşlerine karışır ve hayatının yönü değişir. Tanıdığı İlhan uluslararası bir örgüt için tarihî eser kaçakçılığı yapmaya başlayıp Barbaros'u yanına çekmek isterken düşman olurlar. Peş peşe gelen şiddet, ölüm ve ihanetler onu Levita adasında gizli bir lanetin içine sürükler. Ada, geçmişte aforoz edilen altı din adamının sırrını ve kayıp bir hazinenin gölgesini saklamaktadır. Barbaros kendini bu karanlığın ortasında bulduğunda artık tek amaç hayatta kalmak değil, kaderini yeniden yazmaktır. Berin’le yolları kesişirken hem aşkı, hem günahı, hem de kendi karanlığıyla yüzleşmek zorunda kalır. “Herkesin kendi ateşi vardır. Ve bazı günahlar yalnızca o ateşte silinir.” Eser; aksiyon, psikolojik gerilim, aşk ve tarih.
Geçmişe tırmanan merdiven
ElaNaz
Kitap örnek olarak konulmuştur
Umutsuzluk
Jisoo
Bir Genç kızın yaşadıkları zorluklar hayattın ona karşı acımasızlığı her şeye rağmen dim dik durması ve daha fazlası bir dram hikayesi kurgu. Buradaki yazılanların hepsi bana aittir Hepsini ben yazdım.İyi okumalar
when the seasons change
Zeynep
Bu hikaye hiçbir zaman başlamadı ama hiçbir zaman da bitemedi.
Osmanlı padişahları
Rümeysa
OSMANLININ DOGUŞU Tarihimiz maddi Önder olan padişahlar ve manevi Önler olan velilerin sebebi ile Şanlı olaylara şahit olmuştur bütün fetihlerin arkasında manevi komutanlar vardır 1071 yılında Alparslan Bizans üzerine saldırmayı düşünüyordu fakat Bizans'ın kuvvetli oluşundan dolayı cesaret edemiyordu Alparslan'ın 20.000 kişilik bir ordusu Bizans'ın ise 10 katı 200.000 kişilik ordusu vardı zamanın manevi komutanı Ahmet Yesevi Hazretlerinin manevi desteği ile savaşa girdi ve kesin bir Zafer kazanmıştı kazanılan bu Malazgirt Savaşı ile Bizans Anadolu'dan kovulmuş ve Türk beylikleri Anadolu'ya göç etmeye başlamıştı Anadolu'daki Türklerin çoğu oğuzlardandı Oğuzhan'ın torunları çoğalarak 24 boy haline gelmişti bu boylardan birisi de Kayı boyu idi Kayı boyu Horasan'da yaşıyordu moğolların saldırısı sebebiyle bir kısmı Batıya doğru hicret etti Hicret esnasında Gündüz Alp denen bey vefat etti hanımı haime ana ve 4 oğlu Sungur Tekin Dündar Gündoğdu Ertuğrul kalmıştı Halime ana çocuklarına ne yapmak istediklerini sordu çoğunluk geri dönelim eski topraklarımızda çiftçilik hayvancılık yapar geçiniriz dediler Ertuğrul ise anacığım Derya'yı geçeceğiz ve devlet olacağız dedi aşireti ikiye bölündü Ertuğrul haricindekiler geri döndüler Ertuğrul Gazi ise Selçuklu Devleti'nin izniyle 400 çadırdan oluşan aşireti ile Söğüt tarafına yerleşti aradığın zaman geçer ve Ertuğrul Gazi şöyle bir rüya görür ocağında bir su çıkar bu su gittikçe çoğalır ve büyük bir Derya haline gelerek bütün yeryüzünü doldurur dünyadan çok etkilenen Ertuğrul Gazi rüyasını zamanın Selçuklu alimlerinden birine tabir ettirir tabir şöyledir bir çocuğun olacak ve onun soyundan gelenler yeryüzüne hükmedecekler bu rüyadan birkaç gün sonra Osmangazi doğar artık Ertuğrul Gazi oğluna daha özel bir ilgi gösteriyordu ta ufuklarda olan İstanbul'un fethi için bir ışık olarak görüyordu oğlunun Maddi manevi fetihleri için zemin hazırlıyordu onu zahiri fetihler için Akça koca konural Abdurrahman Gazi gibi Hosta savaşların eline manevi zaferler içinde şey Edebali hazretlerinin terbiyesine teslim etmişti Ertuğrul Gazi 1281 yılında 93 yaşında Söğüt'te vefat etti gözü arkada kalmamıştı Beyliği Osman Gazi Osman Gazi'yi de Edebali hazretleri'ne emanet etmişti vefat etmeden önce Osman Gazi şu maniler nasihati yapmıştır Bak Oğul beni ince tek Şeyh edebali'ye İncitme O bizim aşiretimizin maneviyat güneşidir terazisine dirhem Şaşmaz bana karşı gel ona karşı gelme bana karşı gelirsen üzülürüm ona karşı gelirsen Gözlerim Sana bakmaz olur baksa da görmez olur sözümüz Edebali için değil senceiz içindir bu dediklerimi vasiyetin say
Otomatik Biyografi📖☁
Esila YAZAR
Otobiyografik bir örnek ama farklı isimler mekanlar vb. kullanılarak gizlilik içerisinde yazılmaya çalışılıcak... Günlük gibi de kullanabilirim bazı günlerde
Son Şans
Begümm
Üniversite öğrencisi Alara'nın Hayat hikayesi.
My darling/vmin
Jmoon
Sanki ölmemiş gibi. Karşımda duruyor. Çimenlerde oturmuş ve elinde bitirmeye çalıştığı, çiçeklerden yaptığı bir taç vardı. Yüzünde ise her zaman gördüğüm gülümsemesi. Yüzyıllar önce olduğu gibi, rastgele bir şarkı söylüyordu. Yanına gitmeye korkuyordum çünkü sanki her an yok olabilirmiş gibi. Her an uyanabilir mişim gibi ve yine gerçekler ile başbaşa kalıcak mışım gibi. "Hey bak en sevdiklerin" Bitirdiği tacı bana gösteriyordu. Bütün çiçekleri özenle seçtiği belliydi.
TELEVİZYON'NUN İÇİNE YOLCULUK
Öykü♡
Maria ve John Halalarının evlerine ziyarette gittikleri anda,canları sıkılır ve televizyonu açarlar, açmaları ile herşey başlar.Sihirli bir portal açılır ve televizyonun içine girerler.Onları bekleyen bir evren var.
Çizimlerim, Eserlerim
sasha
Çizimlerimi, sanatımı yansıtmak istiyorum. Umarım beğenirsiniz.
Hayat Bahçesi
Azra
Kendi yazdığım ve alıntı yaptığım sözleri şiirleri burada derledim. İyi okumalar
Fetih Sanatları:Kanlı Kral
Burak Sabancılar
GİRİŞ Karanlığın dip köşelerinde, hıçkırık sesleri yavaş yavaş artıyordu.Ağlayan küçük bir kız çocuğuydu.Bir kaldırım taşına oturmuş öylece bekliyordu.Saçları gece kadar siyah, teni sanki beyazdan daha da akdı.Yüzünü kapatan siyah saçları ve gözlerinden akan damlaların saçlarından ince ince süzülmesi...Kız yavaş yavaş kafasını kaldırdı.Karşısında gördüğü kişi onu ürkütmüştü.Ona bakan kişi altın kadar sarı, parlak ve uzun saçlara sahip biriydi.Elinde ki meşalesiyle kıza doğru yöneldi.Kız ayağa kalktı, sinirlice… Gözlerinden gelen damlalar küçük yağmur taneleri gibi yere düşerken, kendisine şaşkınlıkla bakan bu adamı inceliyordu.Adam şaşkındı.Son derece mutsuz ve üzgün olan bu kızın yüzünü incelemek için yanına gitmek istediğinde kız elini ‘’dur.’’ diyormuş gibi havaya kaldırdı.Sonra yere bakan gözlerini kendisine odaklanmış adama doğru yöneltti.Adam ürktü.Ürkmemek mümkün değildi zaten.Kız gökyüzünden daha koyu, buzdan daha keskin gözleriyle saçlarının arasından adamı izlemeye başladı.O kadar ağlamıştı ki, gözünün gökyüzü mavisi renginin çevresine kan kadar kırmızı bir ton eklenmişti sanki.Adam yardım etmekle etmemek arasında kaldı.Ne yapabilirdi ki.Meşalesi hala elindeydi.Saçlarında parlayan ateş güzel bir görsel şölen sunuyordu sanki.Kızın dikkatini adamın saçları çekti.Dudaklarında acı bir gülümseme vardı.Kıpkırmızı dudakları, sanki dalga geçermiş gibi gülüyordu.Dik olan kaşları lanetli bir yaratıkmış gibi çatıldı.Birden acı gülümsemesi kayboldu.Saçlarını arka tarafa doğru elleriyle savurdu, sanki adama yüzünü göstermek istiyormuş gibi.Sonra siyah pelerinini savurup kafasına geçirdi, sanki başkalarının onu tanımamasını istermiş gibi. Kafasını iyice dikleştirip gözlerini kapattı, sanki uzaktan gelen bir müzik sesini dinliyormuş gibi.Bu garip davranışlarının hemen ardından ellerini göğsünün üzerinde avuç içleri birbirine bakacak şekilde birleştirdi.Aniden büyük bir rüzgar başladı her tarafta.Karlar savruluyordu.Adam neler olup bittiğini anlayamıyordu.Etrafına bakınmaya başladı, korku dolu gözlerle.Bakıyordu ama her yer o kadar beyazdı ki, sanki ateşi kardan olan bir cehennemmiş gibi.Göz alabildiğince beyaz buzdan bir deniz gibiydi sanki adamın etrafı.Yumuşak bir buz.Şaşkınlığına devam etti, anlam veremeden olan bitenlere.Bu kadar kısa bir sürede nasıl olabilirdi bu?Birileri onunla dalgamı geçiyordu?Yoksa yine o kabuslarından biriyle baş başa mı kalmıştı?Kabus olsaydı şu ana kadar uyanması gerekmez miydi?Belki de bu onun kontrol edemediği rüyalarından biriydi.Düşündüğü onca zamandan sonra kıza döndüğünde onun yine ağladığını fark etmişti fakat bu sefer ki öyle bir ağlama değildi.Göz yaşı yerine kan vardı.Kırmızı dudakları morarmıştı.Gözlerinin gökyüzü mavisi, gecenin kör karanlığı kadar siyahtı.Gözlerinde karanlık gökyüzünün tek bir yıldızının bile parıltısı kalmamıştı artık.Hafif bir hırıltı ve küçük şirin bir kızdan gelemeyecek şekilde olan kalın, kaba ve korkutucu bir sesle, ‘’Sen öldün.’’ dedi.Adam, korku ve panik dolu gözlerle kıza bakmaya devam ederken elindeki meşaleyi kıza doğru fırlattı.Küçük kız, meşale daha havadayken, üstünde yanan ateşi yok etti.Adam koşar adımlarla çocuktan uzaklaşmaya çalışırken, karşısında başka simsiyah gözlere sahip, gençten bir adamla karşılaştı.Aynı yüz ifadesi, aynı gözler, aynı çatık kaşlar…Adam hemen yolunu çevirip bu sefer çaprazdan kaçmaya karar vermişti ki, bu sefer de aynı ifadelere sahip başka bir tanesiyle karşı karşıya geldi.Bu şekilde devam ederken, etrafına bakındığında on farklı siyah gözlere sahip insan üstü yaratığın kendi etrafında çember oluşturduklarını ve onu tuzağa düşürdüklerini anladı.Düşünüyordu.Bunlar kim?Neden ona tuzak kurdular?Gerçekten onlar insan mıydı?İstedikleri neydi? Kafasında bu sorulara cevap ararken dizlerinin arkasından aldığı bir darbe ile yere yığıldı.Bunu yapanın, masum küçük bir kız sandığı lanetli pislikten başkası olmadığını fark etti.Etrafı sarılmıştı, kaçamazdı.Kurtulmanın bir yolu yoktu.Sanki ne kadar kaçmaya yeltense, o kadar çoğalıyorlardı.Gözlerini onlara dikti ve kendisini öldürmemeleri için yalvarmaya başladı.Damla damla yaşlar akıyordu gözlerinden.Sonrasında siyah gözlü, insan görünümüne sahip bu yaratıkların arkalarından, kan kadar kırmızı gözlere sahip, esmer teni ile düz, uzun, siyah saçları olan bir adam çıktı.Acımasız gülümsemesi sanki çok şey anlatmaya yetiyormuş gibi, büyük ve korkutucu bir kahkaha attı.Siyah giysisinin içerisinden gri tonlarında, sivri uçlu, demirden yapılmış uzunca bir cismi çıkardı.Kan kadar kırmızı gözleriyle korku salan bu iblis, sarı saçlı adamı saçlarından tutup yukarı doğru çekti ve elindeki bu cismi adamın kalbine sapladı.Adamın ağzından kanlar geliyor ve gözleri yavaş yavaş kırmızıya dönüyordu.Bir müddet yerde çırpındı, çok büyük acılar çekiyordu.En sonunda bedeni hareketsiz ve kanlar içerisinde cansız bir şekilde yerde yatıyordu.
Ruhum Gökyüzü
Oyku Coskun
Kendine her bulmaya çalıştığında pes etmekten vazgeç deli gibi dans et odanda aynanın karşısında kulaklığını tak içinden Avaz Avaz bağırıp şarkılarını söyle dünyayı yokmuşcasına her seferinde yeniden aşık ol yeniden sev geçmişin değil geleceğini sev çamur kadar kirliysen içindekiler dışarı çıkıyorsa içine su gibi dupduru yap Dünya ne derse desin sen asıl seni bilirsin yaratmak istediğine er ya da geç yarat yaş olmaksızın milyonlarca kez kendini keşfeden her seferinde başkalarının içini değil ilk önce kendi içini keşfet.
AFOROZ 2: GÜMÜŞ NALLARIN İHANETİ
Fatih Yerli
Erzurum'dan İstanbul'a gelen Mehmet Paşa, idam edileceğini anlayınca İstanbul'un en değerli bölgelerine ait milyarlık tapuları toprağa gömer. Ardından bu serveti, canını kurtarmak için IV. Murat'a teklif eder. Ancak padişah teklifi reddederek Mehmet Paşa'yı idam ettirir. Yıllar boyunca hazinenin izini süren IV. Murat, aradığı serveti bulamaz. Yüzyıllar sonra suç dünyasının güçlü ismi Kürşat Sancak, bu tarihi hazineyi keşfeder. İstanbul'un neredeyse yarısına sahip olmayı ve şehri uluslararası suç dünyasının merkezi hâline getirerek kendi egemenliğini kurmayı planlar. Gerçeği öğrenen Barbaros ise, hiç kimseye durumu inandıramayınca milyonlarca insanın hayatını kurtarmayı kendine görev edindi
Korkunc ev
Tuana_soft
Selam ben Lara nasılsınız umarım iyisinizdir ben iyi değilim bu olay yüzünden uzatmadan olaya başlayalım Annem ve Babam beraber tatile gitmişlerdir ben tatile sevmeyen biriyimdir evde telefona bakarken bir video görürüm cin çağırma videosu yapmaya çalışırım 2,3 saatden sonra hiç bir şey olmaz ama daha sonra kolidordan ses duymaya başlarım o sırada arkadaşım Alex yanımdaydı korkduğumuz için bahçeye çıkarız ben polisi aramamaız gerekdiğini söylerim Alex ben bakarım dedi son defa biz sarıldık ve Alex dediki eyer 2 saate gelmezsem polisi ara ve uzaklaş 3 saat hatta aradan 4 saat geçer ama Alex çıkmaz polisi ararım ve gelirler polisler içerden cesetle çıkarlar o Alex'in cesediydi ama başka hiç kimsenin olmadığını söylerler ben aileme haber veririm ve o evden taşınırız bu olayı asla unutmuycam Alex çok özür dilerim hepsi benim hatam
Eser
Büşra gümüş
Eseri bul!
Kralın kızı
Elidi waster
Bir zamanlar sihirleriyle ünlü Wenensiya krallığı Prenses Nora'nin doğumu icin hazırlık yapar ancak fırtına önceki sessizlik cokdan yerini almişdi.Kral Kaden son care Norayi hizmetçiye vermişdir,Artıq Nora'nin ismi Elidi'olmuşdu.o gün prens Wesleyon tac giyme töreni Elidi'nin hayatını deyişdirir.....
Sıradan Hayatlar
oik ★
Oi-chi kendi hayatında takılıp hiçbir şeyden memnun olmayan sıradan biridir. Hayatı boyunca pek bir şey yolunda giymektedir. Ta ki gittiği kampın öte tarafında duran bir boyut görene kadar...
Gençliğe hitaben
Tuncay Şanlı
Atatürk'ün gençliğe armağan eylediği büyük Vatan! Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın Bu toprak, bir devrin battığı yerdir. Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın Bir vatan kalbinin attığı yerdir.
Aşkın eseri
Lilyy💖😻
Eftelya:Hikayenin başrol kızı. Sınıfındaki lakabı inek.Annesi ile babsı ayrı annesi ile anlaşamadığı için kendi evinde yanlız yaşıyor Ayaz:playboy,kızlarla ilgilenen,okulunda popüler annesi ve babası trafik kazasında vefat etti daha sonra ayaz tek yaşamaya başladı. Burak:Ayazın çocukluk arjadaşı ayazın annesi ile babası öldükten sonra ayaza bir süreliğine o baktı daha sonra ayaz kendi evine çıktı. Burağın anne ve babası ayrı bir evde yaşıyor burak ise onlarla anlaşamadığı için ayrı eve çıktı. Kızlarla pek bir alakası yoktur sadece bir kişiye bağımlıdır.O kızın ismi ise elif. Elif:ailesi ile yaşayan bir kızdır. Ailesi neredeyse hiç katı değildir.Her akşam burakla bir parkta buluşup konuşuyorlardır.İlerde eftelyanın en yakın arkadaşı olacağından haberi yoktur. Elifin annesi:Elifin annesi eftelyayı kızı gibi sever ve her zaman evine davet eder aynı zamanda burak ve ayazı'da oğulları gibi sever her zaman evine davet eder ve akşam yemeği yerler. Elifin babası:dediğim ikiside hiç katı olmadığı için burak' a kızmıyorlar ve oğulları gibi seviyorlar. Her zaman burakla sohbet ederler. Aynı zamanda Elifin annesi gibi eftelyayı ve ayazıda çok sever. Lina:Ayaz ve eftelyayı ayırmaya çalışacak kişi tam bir backstabber ilk başta eftelyayla arkadaş olup ayazla olmaya çalışacak. Ayazın eski sevgilisi mina:bu kız eftelyayı çok fazla kıskandığı için çok kötü birşey yapıcak.
KAÇAK ESER
Sanırım o benim
Eski roma'dan kalan tarihi eserlere büyük bir ilgi duyan patron bir müzayede'ye katılır ve burada parası ödenmeyen kaçak bir eser onun çantasında yakalanır bunun üzerine başı büyük belaya giren patron bu işten sıyrılmak için bin bir türlü yol denemek zorunda kalır.
Kara ejderha
Arda
Efsanelere göre Jack in mağarasında siyah bir ejderha varmış

