#acılar etiketli eserler
Arama sonuçları
NEVA
Sinem
Bir ölümle başlayan aşk hikayesi…🖤🖤 Neva & Timur
GEÇMİŞİN BIRAKTIĞI ACILAR
Yağmur
-Zorla evlendirilen bir genç kız ve onun yaşadıklarını ona yaşatmayacak bir küçük kız çocuğu- Bir genç kız babası tarafından zorla evlendirilir ve kocasının baskısıyla bir çocukları olur.Ve kocası genç kıza şiddet uygular.genç kız ve onun 4 yaşındaki kız çocuğu artık dayanamayıp gece saatlerinde evden kaçarlar.Gidecekleri kalacakları hiçbir yer yoktu,ve paralarıda.genç kızın çocuğu okulda çok zorbalığa maruz kalır. Devamı kitapta;)
Siyah güvercin
Tuana Çelik
Kimisine göre 1 gün su gibi geçer, kimisine göre ise kum saatinin diğer bölümüne dökülemeyen kum taneleri gibi geçer ama benim için o gün hiç bir zaman geçmedi. Kalbim haketmediği acıların kurbanına çevrilmişken kum saatindeki kumlar kaybolmuştu sanki… Zamanın geçip geçmediğini bile anlamıyordum. Karanlık oda, prangalı ayağım ve yüzüme doğru sertçe çarpan bir nefes… Yavaşca bir sıcaklık vurdu kulaklarıma… “ Burda olman benim seçimim değildi ama burda kalman öyle” cevap veriyordum ama sesim çıkmıyordu, çırpınıyorfum ama ayağımdakı prangadan ses gelmiyordu. Bir sigara yaktı ve fısıldayarak “ bir sigara 3 bilemedin 4 dakika yanar. Küçük bir yangın ama mahvediyor. Ömründe bu sigara gibi öğretmen. Bir tek fark var. Sen ölmek için değil yaşamak için yanacaksın. Ölmek istesen bile bu benim iznim dahilinde” . Gözlerimdeki şalı çıkardı. Yüzünü görmek için gözlerimi açtım ama gördüğüm tek şey karanlık odada yanan mumun loş ışığı ve altında duran nottu.
Kayboluşumun Sesi
B.Saye`E
Korkmak nedir,sana göre sevdiğinden uzak kalmak ona göre hayvanlardır korkusu peki ya bana göre? Çok cevabım var içimde ama dilim bir türlü varmıyor anlatmaya ama neden? Söylemeye başlayıp bitirememekten mi yoksa mecalim olmadığından mı anlatamıyorum içime atıyorum bazı şeyleri hatta her şeyi.İyileşemiyorum sadece susmayı öğreniyorum korkularımla,yaralarımla,acıarımla çünkü ben buna mecbur bırakıldım anne... Nasıl başa çıkacağım tüm bunlarla nasıl götüreceğim bu yükü,omzum artık taşıyamaz hale geldi bırakmak istiyorum var mı bir çözümü bir yolu bir kurtuluşu? Sen derdin ne zaman ağlasam her derdin dermanı var diye var mı benim dertlerimin dermanı? Dünya herkese mi böyle yoksa bir tek bana mı oynuyor bu oyunu? Galip gelmektir her oyunun amacı ama ben gelmek istemiyorum ben bırakmak istiyorum sonunda mutluluk olsa bile istemiyorum. Olsam unutabilir miyim ki tüm bunları sen tekrar gelecek misin,çocukluğum küstü barışacak mı benle,korkularım artık korkmayı bırakacak mı,acılarım acımamayı öğrenecek mi, hayır anne hayır hiçbir şey eskisi gibi olmayacak ben eskisi gibi hissedemeyeceğim hiçbir duyguyu çünkü benim duygularımı çaldılar hissetmiyorum artık nefes bile aldığımı. Benim için tek bir çözüm yolu var;yanına gelsem olur mu iznin var mı beni alabilir misin bu dünyadan bu cehennemden beni bu ateşin ortasında yanlız bırakma al beni yanına yalvarırım anne ben çok korkuyorum... Yanlız kalmaktan... Bir tek kendim kaldım. Sudan... Boğdular. Karanlıktan... Tek ışığım yıldızlar oldu. Yükseklikten... Beni ittiler. Babamdan... En büyük kabusum oldu. Ben çok korktum anne en büyük korkum,korkmak oldu benim..." Fobileriyle, acılarıyla, korkularıyla başa çıkmaya çalışan Matematik son sınıf öğrencisi Mila Atay , acılarında kaybolmasıyla birlikte onun sesi olacak olan profesyonel yüzücü Göktuğ Aras Demiral.
Piyano Ve Ölüm
depresif biri
Defne'nin komşusu olan ve yıllarca tek başına yaşayan yaşlı kadın olan Zehra Teyze bir gün ansızın ölür. Yıllardır ailesini görmek isteyen yaşlı kadın onları ne kadar çağırsana işleri olduğunu söyleyen aile asla görmeye gelmez. Ölüm haberini duyan aile apar topar yaşlı kadının evine gelir. Gelenlerin arasında Zehra Teyze'nin torunu olan meşhur Baray da oradadır. Yıllardır Baray'ı görmek isteyen Defne ölüm sayesinde Baray'ı tanır. Aslında her şeyin kolay olmadığı bu dünyada ikisinin mutlu olması bir o kadar kolay olabilir miydi?
Yaşam ve Ertesi
elif hanim`
Sessizlik, insanlara göre nedir? Sadece susmak ya da konuşmayıp boşluğa dalmak mıdır? Hayır, öyle değil. Bana göre sessizlik, bir haykırıştır: Ne kadar susmaya çalışsan da, içinde hep bir savaş vereceksindir. Bu savaşta ya yıkılmayı seçeceksin ya da tüm sesleri susturup kendin için bir çiçek bahçesi yaratacaksın. Peki, sen hangisini seçmek isterdin? Bir çiçek bahçesinde gökyüzündeki yıldızları sessizlikle izlemeyi mi, yoksa içindeki sesleri susturmamayı ve kendini zihninde yok olmayı mı? Hikayemiz işte Burada Başlıyor Lora, geçmişin ona yaşattığı acıların altında ezilmiş ancak güçlü durmaya çalışan biriyken, bir gece kaldırımda yanına oturan bir yabancının hayatını değiştirmesine izin verir. Geçmişte yaşayamadığı çocukluğunu, hayatına giren yeni kişiyle birlikte yeniden aramaya koyulurken, sırtındaki geçmişin acıları yıllar sonra yine onun hayatına girer. O, kendi içinde acılarıyla savaşırken, dışarıdan iyi görünmeye çalışıp aynı zamanda çocukluğunu arıyordu. Peki, hangisi daha baskın gelecekti? Geçmişin sırtına bıraktığı yükleri mi, yoksa hayatına yeni giren bir adamla birlikte aradığı çocukluğun neşesi mi?

