#Yaratık etiketli eserler
Arama sonuçları
Lee Felix
Changbin
Felix köyde yaşıyan bir çocuktu.felix küçükken babası bir denizciydi denizlere açılır yeni adaları keşfeder di Felix in annesinin bir pastanesi vardı ve orada çalışırdı ama günlerden bir gün hava karanlık ve yağmurluyken Felix in babadı her zamanki gibi denizlere açılmıştı ama bir daha geri dönmemişti çok geçmeden öldüğünü bütün köy anlamıştı ve Felix in annesi denizlere kin kapmıştı ama Felix in bir hayali vardı denizlerde yaşamaktı tek sorun vardı oda annesi...
FISILTI
chi ku
O kadın... Kimdi? Neden bizimle uğraşıyordu? Neden benim yüzümden kaoslar, yangınlar, cinayetler oluyordu? Yeni bir eve taşındığınızda aslında güzel geçer değil mi? Yeni eşyalar, duvar boyaları, yeni yerler keşfetme gibi. Ama bende öyle olmadı. Taşındığım günün gecesi bir kabusla uyanıp hayatı sorguladım. Kapımdaki kadını görene kadar herşey güzeldi. Siz hiç sevdiğiniz birinin bıçaklanmasını görmek ister miydiniz? Veya kendiniz arkadaşlarınızla bir partide eğlenirken vurulmak? Ben yaşadım. Sırf bir lanet yüzünden her şeye sebep olan benim. Lanetlenen kişi benim. Peki ya lanete sebep olan kişi kim? Ben İnci Yıldız. Bütün neden olduklarını bilmediğim kaosların sebebiyim. Benimle bu lanetin sebebini öğrenmeye var mısınız?
ALVIN'İN MACERASI
Muhammed Aliyev
Kurgusal bir evrende geçen "Alvin'in Macerası" isimli hikayenin, baş karakteri olan Alvin Flores'in başına gelen, bir takım kötü olaylardan sonra, intikam arayışı için yola çıkar. Fakat bu yolda yeni amaçlar edinir, yoldaşlar edinir, düşmanlar edinir. Avcı bir babanın oğluyken, bu yolculukta, kendini bam-başka yerlerde savaşırken bulur. "Alvin'in Macerası", Anime ve Mangalara olan hayranlığımdan ortaya çıkmıştır.
ARALIK KAPI
Perom
Okulun bodrum katına bir top düştü o an. Kız kapıyı araladı ve gördüğü şeyle birlikte gözleri açıldı. Kız korkmuştu. Gelecekteki kız konuştu o an. Her şey o günden sonra mahvolmuştu. Birdaha da eskisi gibi olmayacaktı. Peki eskinin gizemi neydi? Asıl soru Eda kimdi? O bir yalancı mıydı yoksa bir gerçek mi? Yalanlar, ihanetler ve gerçekler bunlarla yüzleşilmeye hazır mıydı? Asıl soru bu hikayenin kaybedeni kimdi? Bu gözyaşların sele dönüşüp kuruduğu o hikaye.
Büyücünün Tılsımı
Zehra Kochou (No GT)
Normalde sadece soylular büyü yapabilirdi ancak o bir istisnadı. Neiye'ye bahar festivali akşamı gelen mektup hayatının dönüm noktası oldu.
Ruh Bağı: Cadı ve Peri
Dilara
Her büyücü mükemmel eşiyle tanışmayı hak ederdi ancak hepsi bu onura erişemezdi. Büyünün yaşamın bir parçası olduğu Evermore evreninde Gümüş Ejder Büyü Akademisi diyarın her yerinden genç büyücü ve cadıyı mükemmel eşleriyle bir araya getirmeyi vadederdi. Gümüş Ejder Büyü Akademisi'nin kurucusu Francis Silver'ın soyundan gelen Reina, ona büyücülük yolculuğunda eşlik edecek rehberinin-diğer bir deyişle mükemmel eşinin- güçlü bir varlık olacağına son derece emindi. Ruhunun bağlandığı sihirli varlığın bir doğa perisi olması beklediği en son şey bile değildi.
Ağaç Olarak Yeniden Doğdum?
Mehmet Can Aydın
Öldükten sonra başka bir dünyada ağaç olarak doğan Can'ın hikayesi. Karşısındaki evrenüstü yaratıkların planlarından kurtulabilecek mi yoksa ölüm onu tekrar mı alacak? Hikaye yazım aşamasındadır.
EFLÂTUN - Bir Şaman Öyküsü
Adil B.Öztürk
Selamlar. Yazdığım ilk roman olan Poe: Tanrıların Soyu adlı romanda yer alan bir karakterdi Eflâtun. O, cinlerle, ruh ve yaratıklarla savaşan bir şaman. Eşikardı denilen boyuttaki yoldaşı olan ayı ruhu ile başından geçen savaşları ve onun karanlık geçmişini anlatacağım bu romanda. Aslında henüz kitabın adı bile tam belli değil, o yüzden Eflâtun koydum. Beraber bir isim buluruz belki romana? Ha bu arada Eflâtun queer ve son derece neşeli bir şaman. ancak bu onun yeraltı dünyası Tamu'ya girip çıkmasına, Tamu tanrısı Erlik Han'a dua etmesine engel değil. Üstelik o sadece bir savaşçı da değil. aşkları ve arkadaşlıkları ile, dramlarıyla, trajedisiyle gerçek bir insan. Umarım bu romanı bolca okursunuz ve bir gün raflarda yerini alır.
KİTSUNE
MrBill
Güneş ve Şimşek Serisi - 1 Soğuk dalgalar, karanlık ve Ay... Aspen Alderidge'in uyanmadan önce hatırladığı son şey bu kelimelerdi. Peki ne anlam ifade ediyorlardı? Bundan üç yıl önce var olmayan şeyleri görmeye başlayan Aspen, kendisine şizofreni tanısı konulmasıyla uzun bir süre boyunca hastaneye yatırılır. Tedavilerin iyiden iyiye gitmesiyle on yedi yaşının ortalarında taburcu olur ve tamamen yeni bir hayata başlamak ister. Ancak yeni yaşamını kurmak için adımını attığı Mie kasabasında işlerin hiç de istediği yönde gitmeyeceğini anlaması uzun sürmez. Üstelik içine düştüğü durum, geçmişin ona oynadığı oyunlardan ve asıl gerçeklerin saklandığı kilitli sandıklardan ibarettir. Fakat Aspen ne ona söylenen yalanların farkındadır ne de bu oyunun tam ortasında yer aldığının... Kötücül amaçlardan saklanmış saf bir ruh, güneş ve şimşeğin dinmek bilmeyen çarpışması ve intikam uğruna gönderilmiş bir şeytan... Peki, hiçbir anlam ifade etmeyen bu kelimelerin yeri neresiydi? Aspen, belki de çok yakında öğrenecekti. ----- Kitaba wattpad'den de ulaşabilirsinizz.
KADES'İN GÜNAHKARLARI
Ahmet
Yeryüzüne inmiş binlercesi... Hepsi kan ve ölüm peşinde... Şeytanlar, dünyaya geldiler. Ademoğulları katledilmeyi hak etmemişti. Saldır. Toprağı kanla yıka. Saldır. Yıka. Tek yapabileceğin: kaçmak. Şimdi KAÇ! Elian ailesel sebeplerden ötürü ablasının yanına Amerika'ya yerleşmiş yarı Türk bir hemşirdir. Onun hayatı sıradan bir insanın geçirdiği gibi geçmektedir. Uyan. İşe git. Eve dön. Yat. Ve yine uyan... Ta ki çalıştığı hastahanede elektrikler kesintisi yaşanınca hastahane ortaklarından biri olan ablası tarafından jeneratörlere bakmaya gönderilene kadar. Jeneratörlerin önünde gördüğü ceset Elian'in hayatını tamamen değiştirecek ve onun geçmişindeki bir efsaneye bağlanmasını sağlayacak. Elian'ın hastahanede gördüğü cesetler birden çoğalırken karanlığa gömülmüş bu yerde bir şey fark eder. Siyahın elli tonuna bürünmüş bir sülüet. Şeytan. O ve onlar yer yüzüne inmişti. Elian'ın tek yapabildiğini yaptı. Kaçmak. Melissa lise son sınıf olan Amerikalı genç bir kızdır. Santa Monica'ya yeni taşınmıştır ve Amerika'nın yüksek standartlarına sahip prestijli bir okulunda okumaya hak kazanmıştır. Okulda katıldığı bir edebiyat projesinin hayatını tamamen değiştirmesine katkı sağlayacağını kim bilebilirdi ki? Proje günü yeni arkadaşlarının evine gitti. Ve her şey o zaman başladı. Arka caddede çığlık atan adamı gördüklerinde her şeyin bittiğini sandılar. Fakat bu bitiş, ızdıraplı bir yaşamın başlangıcıydı. Şeytanlar indiler. Şimdi sadece. Kaç!
KADES'İN GÜNAHKARLARI
Ahmet
Yeryüzüne inmiş binlercesi... Hepsi kan ve ölüm peşinde... Şeytanlar, dünyaya geldiler. Ademoğulları katledilmeyi hak etmemişti. Saldır. Toprağı kanla yıka. Saldır. Yıka. Tek yapabileceğin: kaçmak. Şimdi KAÇ! Elian ailesel sebeplerden ötürü ablasının yanına Amerika'ya yerleşmiş yarı Türk bir hemşirdir. Onun hayatı sıradan bir insanın geçirdiği gibi geçmektedir. Uyan. İşe git. Eve dön. Yat. Ve yine uyan... Ta ki çalıştığı hastahanede elektrikler kesintisi yaşanınca hastahane ortaklarından biri olan ablası tarafından jeneratörlere bakmaya gönderilene kadar. Jeneratörlerin önünde gördüğü ceset Elian'in hayatını tamamen değiştirecek ve onun geçmişindeki bir efsaneye bağlanmasını sağlayacak. Elian'ın hastahanede gördüğü cesetler birden çoğalırken karanlığa gömülmüş bu yerde bir şey fark eder. Siyahın elli tonuna bürünmüş bir sülüet. Şeytan. O ve onlar yer yüzüne inmişti. Elian'ın tek yapabildiğini yaptı. Kaçmak. Melissa lise son sınıf olan Amerikalı genç bir kızdır. Santa Monica'ya yeni taşınmıştır ve Amerika'nın yüksek standartlarına sahip prestijli bir okulunda okumaya hak kazanmıştır. Okulda katıldığı bir edebiyat projesinin hayatını tamamen değiştirmesine katkı sağlayacağını kim bilebilirdi ki? Proje günü yeni arkadaşlarının evine gitti. Ve her şey o zaman başladı. Arka caddede çığlık atan adamı gördüklerinde her şeyin bittiğini sandılar. Fakat bu bitiş, ızdıraplı bir yaşamın başlangıcıydı. Şeytanlar indiler. Şimdi sadece. Kaç!
İnsanlar ve İncuslar
DidoTrio
İnsanlar ve İncuslar arasında geçen fantastik ve gizemli bir roman, İncusya'da yaşayan Melaine’nın insanlara olan büyük bir hayranlığı ve merakı vardır ancak annesi, babasının insanlar tarafından öldürülmesi sebebiyle Melaine’ı desteklememektedir. Fakat Melaine, bir gün kaderini değiştirecek biriyle tanışır...

Karanlık gece
Leyla♡
_Karanlıktan değil_ Karanlıktan çıkacak şeylerden korkuyorsun...

Acılar Ve Mutluluklar Arasındaki Güç Farkı
Eroqs
Okul hayatına devam eden Mitoki, sevgi dolu ve herkese karşı saygılı bir çocuktur. Ailesine derin bir sevgi besleyen bu nazik yürek, anne ve babasının trajik vefatı sonrası beklenmedik olaylar yaşamaya başlar. Bu zorlu süreçte, gizemli bir lord ile karşılaşır ve hayatını değiştirecek bir anahtar bulur. Ancak bu, sadece başlangıçtır; Mitoki'nin gerçek kaderini keşfetmesi için bulması gereken dört anahtar daha vardır. Böylece, hem kişisel hem de evrensel öneme sahip bir macera başlar.
Gecenin Hikâyesi:ROSE
lris Günay
Yine o gecelerden biriydi;hava karanlık, Dolunay gökyüzünü aydınlatıyor, yumuşak bir esinti Rose'nin yüzüne buseler kondurdu.Düşünüyordu. "Acaba Tacımı Geri Alabilecek Miyim ?"
Türk scp vakfı
Sadece efe
Türkiye'deki bazı gizli organizasyonların SCP'leri keşfetmesi ve kontrol altına almaya çalışmasıyla başlar. Bu organizasyonlar, SCP'lerin potansiyel tehlike düzeyini anlamak ve bunları kullanmak için çalışmalar yürütmekteydi. Ancak, bu organizasyonların çalışmaları sonucunda birçok SCP serbest bırakıldı ve kontrol edilemez hale geldi. Bu durum, Türk SCP Vakfı'nın kurulmasını ve SCP'leri kontrol altında tutma görevini üstlenmesini gerektirdi. Türk SCP Vakfı, yerli ve yabancı uzmanlardan oluşan bir ekip tarafından yönetilir. Ekip, SCP'leri izole ederek, inceleyerek ve kontrol altına alarak insanlığın güvenliğini sağlamak için çalışır. SCP Vakfı, SCP'leri kontrol etmek ve insanlara zarar vermeden incelenmelerini sağlamak için özel laboratuvarlar, ekipmanlar ve personel yetiştirme programlarına sahiptir. Ayrıca, SCP Vakfı, SCP'lerin doğal yayılımını takip etmek ve kaynaklarını toplamak için de çalışmalar yapar. Türk SCP Vakfı'nın amacı, SCP'leri koruyarak insanlığın hayatını ve güvenliğini korumak, bilimsel araştırmalar yaparak SCP'lerin özelliklerini anlamak ve insanlığın yararına kullanmak, aynı zamanda SCP'lerin doğal yayılımını kontrol ederek olası tehlikeleri önceden tespit etmek ve önlemektir.
Element kılıcı 🐉
Çiçek
Elementlerin hakim olduğu bir Dünya ve karanlıkla olan savaşı. Ana karakterimiz Laura'nın hikayesi. Giriş biraz kısa oldu ama seven olursa devam edeceğim.🥰🐉 " relenügö ıyı"
Öz'ün Okulu
Eylül Demir
Serephina Damiana Leks'in bildikleri yalan, bilmedikleri ise onu kaosun ortasına sürükleyecek kadar tehlikelidir. Her şey, onun kendi elementinin üzerinde hakimiyet sağlayabilmesi için Öz'ün Okulu'na gitmeye hak kazanmasıyla başlar. Serephina teyzesinden ve kasabasından ayrılmak istemez. Ne yazık ki, bundan sonra gerçekleşecek çoğu şeyi de istemeyecektir...
Lanetli Kan (Avalon 1)
Benduygusuzbirucubeyim🌈☁️🍓👁️
Lanetlerle dolu bu evrene hoşgeldiniz dileklerimizi size sunacağız ama önce sizden bir şey istemeliyiz. Bu fantastik evrende hem vampirler hemde insanlar var ve bolca lanet.Bir vampirle karşılaşırsanız sizin bir dilek hakkınız oluyor ama bu dileği dilemek istediğinize emin misiniz?Kolay elde edilen her şeyin bir bedeli vardır bunu unutmayın vampirler içinde bu bedel geçmişleriniz ve gelecekleriniz oluyor "anılarınız" bu lanet kanınıza karışıp sizin hayatınızı yeniden şekillendiriyor ve geçmişinizle ilgili hiç bir şey hatırlamıyorsunuz. Ama bir kız bu iki dünya arasındaki zincirleri kırarsa ne olur hiç merak ettiniz mi? Arel ve arkadaşlarının yaşadığı bir macera ★ Not:Hikayenin içinde sadece vampirler ve insanlar geçmeyecek baskın olan konu bu olucak ama farklı yaratıklarda bulunacak.
KRALLIĞIN GÜCÜ
Sevgi Nur
Bundan yaklaşık yüzyıl önce atalarım insanlar tarafından öldürülmek yerine savaş askeri olarak kullanılmaya başlandı. Babamda bu askerlerin komutasında görev alan elf komutanıydı. Kralın askerî en yakın dostu sırdaşıydı. Bende babamın kızı olarak hep onun yanındaydım. kralın oğlu Prens Barkan ile sarayda her şeyi yapardık. O benim an yakın arkadaşım, sırdaşım, oyun arkadaşım ve ve ilk aşkımdı.. Yıllar sonra biz büyümüş o bu krallığın prensi artık bu krallığın sahibi yani kralı olmuştu. Babamın küçük yaşımdan beri bana verdiği askeri eğitim ve her zaman beni askeri olarak gören Prens Barkan ilk iş olarak beni krallığın komutanı olarak atamıştı. Onu çok ama çok seviyordum. Krallık için elflerim ve ben her zaman savaşa hazırdık. Taki bir gün babamın ansızın ölümü hakkında bir bilgi alana denk. Babam bu kralllık için her şey yapmıştı fakat bu krallık onu acımasızca yok etmişti. Peki neden bu krallık beni bu göreve kadar yükseltmişti, en yakın dostum o bilmesede sevdiğim, hizmetinde olduğum kral Barkan bu işin neresindeydi? Belkide tek amacı beni güçsüz ve tehdit olarak görmeyişiydi. Ama bilmediği bir şey vardı ben intikam yemini etmiştim . Babamın ve diğer elflerin intikamını bu insanlardan alıcaktım. Karşımdaki kişi sevdiğim insan olsa bile...
Cadıların Kehaneti
Mehmet
Bir insanken aynı zaman da cadı olabilir misin? Böyle değişik olduğunu gizleyebilir misin? Dışlanmaktan korkar mısın? Peri masalları değil, sıradan cadıların korkunç hikayesi değil, bu cadıların kehanet oyunu. Zaman dur diyince durur, ak diyince akardı. O gökyüzünün bekçisiydi. Cadıların laneti doğduğunda lanetlemişti onu, Raven. Merhametten doğan acımasızlık. Bu oyuna, bu oyunun bir parçası olmaya hazır mısın?
Kaçıklar Sirki
Jasmin N. U.
En baştan başlayayım. Her şey 2036 yılında Chris Houser adında m4nyak bir herif prestijli bir üniversitede arkeoloji bölümünü bitirmek üzereyken kafayı iyice uçurttuktan sonra kendi spermini fosil kalıntılarından çıkartılan ve okulunun müzesinde sergilenen DNA'lara enjekte edip oluşturduğu ve "Yeniliğin Küpleri" olarak isimlendirdiği yaşam formlarını, yaşlı ve Chris'in DNA'ların işleyişiyle oynama t4kıntısına maruz kalan, köp3k boyutunda olup ortalama bir insan kafası büyüklüğünde yumurtlayan horozlarına kuluçkaya yatırtmasıyla başladı. Muhteşem fikirlere sahip Chris'in yaptığı tek hata bu değildi. Kullandığı son iki fosil tamamı ile doğal sebeplerden ötürü ölmüş kırlangıçlara aitti. Fakat diğer dördünün aslında var bile olmaması gerekiyordu. Mankafa Chris Houser o diğer dört fosili yasaklı raflardan almıştı. Çünkü o fosiller, efsanelerin varlığını ortaya çıkaranlardı. Çünkü o fosiller, yarı yaratıkların soyunu oluşturanlardı. O fosiller, efsanevi yaratıkların fosilleriydi.
Fetih Sanatları:Kanlı Kral
Burak Sabancılar
GİRİŞ Karanlığın dip köşelerinde, hıçkırık sesleri yavaş yavaş artıyordu.Ağlayan küçük bir kız çocuğuydu.Bir kaldırım taşına oturmuş öylece bekliyordu.Saçları gece kadar siyah, teni sanki beyazdan daha da akdı.Yüzünü kapatan siyah saçları ve gözlerinden akan damlaların saçlarından ince ince süzülmesi...Kız yavaş yavaş kafasını kaldırdı.Karşısında gördüğü kişi onu ürkütmüştü.Ona bakan kişi altın kadar sarı, parlak ve uzun saçlara sahip biriydi.Elinde ki meşalesiyle kıza doğru yöneldi.Kız ayağa kalktı, sinirlice… Gözlerinden gelen damlalar küçük yağmur taneleri gibi yere düşerken, kendisine şaşkınlıkla bakan bu adamı inceliyordu.Adam şaşkındı.Son derece mutsuz ve üzgün olan bu kızın yüzünü incelemek için yanına gitmek istediğinde kız elini ‘’dur.’’ diyormuş gibi havaya kaldırdı.Sonra yere bakan gözlerini kendisine odaklanmış adama doğru yöneltti.Adam ürktü.Ürkmemek mümkün değildi zaten.Kız gökyüzünden daha koyu, buzdan daha keskin gözleriyle saçlarının arasından adamı izlemeye başladı.O kadar ağlamıştı ki, gözünün gökyüzü mavisi renginin çevresine kan kadar kırmızı bir ton eklenmişti sanki.Adam yardım etmekle etmemek arasında kaldı.Ne yapabilirdi ki.Meşalesi hala elindeydi.Saçlarında parlayan ateş güzel bir görsel şölen sunuyordu sanki.Kızın dikkatini adamın saçları çekti.Dudaklarında acı bir gülümseme vardı.Kıpkırmızı dudakları, sanki dalga geçermiş gibi gülüyordu.Dik olan kaşları lanetli bir yaratıkmış gibi çatıldı.Birden acı gülümsemesi kayboldu.Saçlarını arka tarafa doğru elleriyle savurdu, sanki adama yüzünü göstermek istiyormuş gibi.Sonra siyah pelerinini savurup kafasına geçirdi, sanki başkalarının onu tanımamasını istermiş gibi. Kafasını iyice dikleştirip gözlerini kapattı, sanki uzaktan gelen bir müzik sesini dinliyormuş gibi.Bu garip davranışlarının hemen ardından ellerini göğsünün üzerinde avuç içleri birbirine bakacak şekilde birleştirdi.Aniden büyük bir rüzgar başladı her tarafta.Karlar savruluyordu.Adam neler olup bittiğini anlayamıyordu.Etrafına bakınmaya başladı, korku dolu gözlerle.Bakıyordu ama her yer o kadar beyazdı ki, sanki ateşi kardan olan bir cehennemmiş gibi.Göz alabildiğince beyaz buzdan bir deniz gibiydi sanki adamın etrafı.Yumuşak bir buz.Şaşkınlığına devam etti, anlam veremeden olan bitenlere.Bu kadar kısa bir sürede nasıl olabilirdi bu?Birileri onunla dalgamı geçiyordu?Yoksa yine o kabuslarından biriyle baş başa mı kalmıştı?Kabus olsaydı şu ana kadar uyanması gerekmez miydi?Belki de bu onun kontrol edemediği rüyalarından biriydi.Düşündüğü onca zamandan sonra kıza döndüğünde onun yine ağladığını fark etmişti fakat bu sefer ki öyle bir ağlama değildi.Göz yaşı yerine kan vardı.Kırmızı dudakları morarmıştı.Gözlerinin gökyüzü mavisi, gecenin kör karanlığı kadar siyahtı.Gözlerinde karanlık gökyüzünün tek bir yıldızının bile parıltısı kalmamıştı artık.Hafif bir hırıltı ve küçük şirin bir kızdan gelemeyecek şekilde olan kalın, kaba ve korkutucu bir sesle, ‘’Sen öldün.’’ dedi.Adam, korku ve panik dolu gözlerle kıza bakmaya devam ederken elindeki meşaleyi kıza doğru fırlattı.Küçük kız, meşale daha havadayken, üstünde yanan ateşi yok etti.Adam koşar adımlarla çocuktan uzaklaşmaya çalışırken, karşısında başka simsiyah gözlere sahip, gençten bir adamla karşılaştı.Aynı yüz ifadesi, aynı gözler, aynı çatık kaşlar…Adam hemen yolunu çevirip bu sefer çaprazdan kaçmaya karar vermişti ki, bu sefer de aynı ifadelere sahip başka bir tanesiyle karşı karşıya geldi.Bu şekilde devam ederken, etrafına bakındığında on farklı siyah gözlere sahip insan üstü yaratığın kendi etrafında çember oluşturduklarını ve onu tuzağa düşürdüklerini anladı.Düşünüyordu.Bunlar kim?Neden ona tuzak kurdular?Gerçekten onlar insan mıydı?İstedikleri neydi? Kafasında bu sorulara cevap ararken dizlerinin arkasından aldığı bir darbe ile yere yığıldı.Bunu yapanın, masum küçük bir kız sandığı lanetli pislikten başkası olmadığını fark etti.Etrafı sarılmıştı, kaçamazdı.Kurtulmanın bir yolu yoktu.Sanki ne kadar kaçmaya yeltense, o kadar çoğalıyorlardı.Gözlerini onlara dikti ve kendisini öldürmemeleri için yalvarmaya başladı.Damla damla yaşlar akıyordu gözlerinden.Sonrasında siyah gözlü, insan görünümüne sahip bu yaratıkların arkalarından, kan kadar kırmızı gözlere sahip, esmer teni ile düz, uzun, siyah saçları olan bir adam çıktı.Acımasız gülümsemesi sanki çok şey anlatmaya yetiyormuş gibi, büyük ve korkutucu bir kahkaha attı.Siyah giysisinin içerisinden gri tonlarında, sivri uçlu, demirden yapılmış uzunca bir cismi çıkardı.Kan kadar kırmızı gözleriyle korku salan bu iblis, sarı saçlı adamı saçlarından tutup yukarı doğru çekti ve elindeki bu cismi adamın kalbine sapladı.Adamın ağzından kanlar geliyor ve gözleri yavaş yavaş kırmızıya dönüyordu.Bir müddet yerde çırpındı, çok büyük acılar çekiyordu.En sonunda bedeni hareketsiz ve kanlar içerisinde cansız bir şekilde yerde yatıyordu.
EVRENLERİN FELAKETİ [FANTASTİK]
Damla
Ben onun gülüşüne öldüm, o benim ölüşüme güldü. Farklıydık işte.. Bir bilinmezlikte buldum kendimi. Hangi diyardayım hangi masaldayım bilmiyorum. Nasıl yaptın bilmiyorum ağlayamıyorum artık. Dudaklarıma arsız bir tebessüm oturmuş silemiyorum. Karanlığın ardındaki sevgini benden başka gören olur muydu ki? Yaralı ruhların öyküsü bu... Kimisi olmayan bir kadını severken, kimisi ölen babasının gökyüzünden geleceğine inanıyor. Kimisi insanlara değer verirken, kimisi insanlardan nefret ediyor. Gökyüzünde ki yıldızlar mahvedilmiş kahredilmiş hayatlardı her yıldız kaydığında dünyada ki insanlardan biri kayboluyor yada kaybolmayı seçiyordu. Kaybolan insanlar artık özgür değillerdi zira onlar o nefret dolu ırkın bedenine hapsolurlardı, ölümsüz bir ırkın bedenine hapsolurlardı. Kırgın kalpler yaralanmış ruhlarla dolu bir hikaye..!🩶 ⛓️

