#vatan etiketli eserler
Arama sonuçları
Hazan Vakti| Asker & Doktor
mutlusonsuz222_
Hazan Vakti| Asker & Doktor Hayatı boyunca kimseyi sevmemiş, tek derdi vatan, millet, bayrak ve ülkesi olan bir asker ile hiç sevildiğini hissetmemiş, kalabalık içinde yalnızlığı hisseden bir doktorun hikayesidir. Wattpad kurgusudur. Konu ve kapak şahsıma aittir.
Kalp Atışı
Nazrien Acotar
Hayatta çoğu kez darbeler almış bir askerdi Alparslan. Ve bir gün karşısına yaralarına ilaç olacak o doktor çıkar...
Tomris /Gerçek ailem
Civciv
Gerçek ailesi olduğu zannettiği ama Gerçek ailesi olmadığını öğrenen tomrisin hikayesi
Kızıl Kurt
SuPerisiGibi
Hayat zordur, hele ki huzurlu bir yuvada büyümüşken sonrasında bütün hayatı alt üst olanlar için daha zordur. Bir insanın canını yakan düşmanları değildir en yakınlarıdır. Kanında Türk kanı olan birinin canını kim yakabilir ki. Acılarına rağmen vatanı için savaşan Türk askerinin hayatını anlatan bu hikaye, aynı zamanda bir kadının gücünü ve yaşadığı zorlukları da anlatacak.
ELÇİ
Melike
"Ey darda kalanın yoldaşı, Niyet edenin sırdaşı Allah (c.c), Sağ gözümüzde adı görklü Muhammed (s.a.v), Sol gözümüzde Zülfikâr'ı kuşanan Hz. Ali (r.a), Senin adını göğsünde taşıyan Türk evladını yüzüstü bırakma. Senden, Atam Mete'nin bilgeliğini, Alparslan'ın dileğini, Fatih'in yüreğini isterim. Bana Yunus'un gören gözünü, Yesevi'nin kayaları delen bakışını, Dedem Korkut'un bin yıl süren soluğunu ver. Gözümü şaşırtma Rabbim." "Bizler Nene Hatun'un Torunlarıyız"🇹🇷
Ꮆ Ꭼ Ꮯ Ꭼ - Kadın asker & Gerçek ailem
aysima
Kadın asker + Gerçek ailem kurgusu Elimden geldiğince, kendimce yazdığım güzel bir kurgu...
Ev Sahibim Asker
Kübra Ayas
"Dicle... Fırat'ına kavuşmak için deli gibi çağlayan Dicle! Ömrünü adadığı kişiyi ne kadar uzaktan da olsa bir çırpıda anlayan Dicle!" Sözleri buz gibi dökülürken gözleri öyle değildi. Mavi hareleri alev alev yanıyordu sanki. Ne cevap vereceğimi bilememiştim. Boğazıma yumru otururken o gözlerini gözlerimden bir an olsun çekmiyordu. "Ya Fırat? Dicle'nin aşkıyla her şeyi yakıp yıktı. Gözü sadece Dicle'yi görüyor, ruhu sadece onu hissediyordu. Sonra ne oldu? Dicle ile kavuştu ama Fırat onu görmedi bile!" Derin soluklar alıp devam etti cümlelerine. "İkisi de birbirine zıttı, imkansızdı. Ama Fırat aşkını fark edemeyecek kadar sevdalı, Dicle ise Fırat'ın onu görebilmesi için fedakar." Bir adım atıp daha da yaklaştığında sertçe yutkundum. Dicle'nin sesi aramızdaki tek ses olmuştu. "Bende ilk başta Fırat gibi kördüm. Ama sonra onu, aşk bildiğim vatanımla aynı yere koyduğumu anladım. Emin olamadığım ise onun Dicle gibi sevdalı ve fedakar olup olmadığı."
ÇEVİKÇİ BEY
Özlem
Güneş: Polis ol, polisle birlikte ol ama asla polislik olma demişler ya Güneş: Halt etmişler Güneş: Tutuklayanım sen olacaksan polislik olmaya razıyım Çevikçi Bey çevrim içi (01.52) Görüldü (01.52)
Son Bakışta Al Bayrak
Lily⚜️
Bir savaşın ortasında gözlerini açan genç bir asker, kan, barut ve kayıplarla çevrili bir dünyada son görevini hatırlar. Dostluk, fedakârlık ve vatan sevgisinin iç içe geçtiği bu kısa hikâye, bir askerin son anlarında zihninden geçenleri anlatıyor.
Bağımlılık
ww_qyazar
Kendini vatana adayan asker ve onun yolununu gözleyen yareni
Barut Kokusunda Bir Nefes
Gölge Yazar
“Sert kaya fırtınada yıkılmaz derlerdi... Ama o kayanın, bir doktorun merhametinde eriyeceğini kimse tahmin edemezdi.” Biri hayat kurtarmaya and içmiş, gözünü karartan genç bir acil tıp uzmanı: Dr. Alara Akyaz. Diğeri ise vatanı uğruna canını ortaya koyan, dağların soğuk ve tavizsiz komutanı: Yüzbaşı Alperen Altay. İstanbul’un konforunu geride bırakıp Yüksekova’nın zorlu coğrafyasına adım atan Alara, acil servisin soğuk koridorlarında sadece zamana karşı değil, ölümle yaşam arasındaki o ince çizgide savaşmaktadır. Ancak siren seslerinin geceyi böldüğü o kanlı dakikalarda, ameliyathane kapısından içeri giren sadece yaralı bir asker değildir... Karşısında, çamur ve barut kokusuyla çevrili Gölge Timi ve onların çelik gibi sert komutanı Yüzbaşı Alperen vardır. İki farklı dünya, tek bir acil servis koridorunda kesişir. Emir vermeye alışkın bir subay ile kriz anlarında kimseye boyun eğmeyen bir doktorun karşı karşıya geldiği o ilk an, fırtınadan önceki son sessizliktir.
Aşeka
Sarenaz Ecevitoğlu
"Aşk." dediğinde anlamsızca ona baktım. "Sence aşk nedir yüzbaşım?" tam da gözlerimin içine bakarak merakla sormuştu. "İnsanın kalbini hızlandıran, hiçbir yere sığamadığını hissettiren bir duygudur üsteğmenim." cevabımı kulağına fısıldarken daha da fazla yaklaşmıştım ona. Neredeyse burun burunaydık. "Sence, aşk nedir Hare?" "Aşk..." dedi kısık bir sesle. "Aşk bir yönden yapışmak demektir." O konuşurken benim bakışlarım dudaklarındaydı. Madem aşk yapışmaktı, şu an dudağına yapışsam ne yapardı acaba? "Bir rivayete göre aşkın kökü, Farsça bir kelime olan aşekadan gelmektedir." dedikten sonra kısa bir süre duraksadı. Ardından konuşmaya devam etti. "Aşeka tutunduğu ağacın tüm besin kaynaklarını tüketen, çepeçevre sarak tamamen ağaca yayılıp onu kurutan bir sarmaşık türüdür aslında." "Yani aşk insanın bütün vücuduna yayılır, ayrılamaz diyorsun üsteğmenim." dedim. Bundan bahsetmediğini anlamıştım, ama anlamaza oynamayı tercih etmiştim. "Hayır yüzbaşım. Beni anladığınızı düşünmüştüm." dedi hala kısık sesle konuşmaya devam ederek. "Aşkın insanın bütün vücuduna tıpkı bir sarmaşık gibi yayıldığı doğrudur. Yapışmak denmesinin sebebi ise insanın gönlüne yapışıp kalmasıdır. Dediğin gibi de bir daha ayrılmaz. Onu kökünden kopardığında kurtulduğunu sanarsın. Fakat zehri hala üstündedir. Her dokunduğunda içinde kalan ukte ortaya çıkar ve kendini mahvetmene sebep olur. Panzehirini bulmak zordur. Genelde bulamazlar zaten." uzun cümleler kurduğunu nadiren duyuyordum. Bu gün oldukça uzun cümleler kurmaktan kaçınmamıştı. "Fakat aşk insanı önce mutlu eder, sonra tüketir, en sonunda da öldürür." dedikten sonra benden uzaklaşarak tekrar konuştu. "Öldürür yüzbaşı, aşk insanı öldürür." dedi. Daha sonra da kapıyı açarak ardına bakmadan odadan çıktı...
HALASKARGAZİ: KURDUN YEDİĞİ AYAZ
TomrisAsena
“Halaskargazi: Kurdun Yediği Ayaz” Gecenin en karanlık anında, kim bilir hangi masumun kanı bir dosyanın arasına sıkışır… Ve Ankara’nın gri duvarlarında yankılanan ayak sesleri, asla yanlış yere düşmez. Afitap Asılkan… Bir zamanlar vatanın gölgesinde yetişmiş, istikrarın ve düzenin soğuk ellerinde büyümüş bir yüzbaşı. Şimdi ise aynı vatan, ona sırtını dönmüş. İhanetin, suskunluğun ve yalanların en koyu tonunda, her adımı bir tuzak, her nefesi bir kelepçe. Dosyaların arasında kaybolan sırlar, isimleri saklanan adamlar ve bir ülkenin görünmeyen tarihi… Kim kurt, kim av? Halaskargazi’de cevapsız kalan sorular, bir bir kanla mühürleniyor. Bu yalnızca bir tutuklunun değil, bir devrin de hikâyesi. Gölgenin altındaki hakikate hazır mısın? HERHANGİ BİR ÇALINTI DURUMNDA HUKUKİ İŞLEM BAŞLATILACAKTIR!!!
Gökbörü
Gökbörü
"Bayrağı bayrak yapan üstündeki kandır; toprak eğer uğrunda ölen varsa vatandır!'' Karanlık kapladığında dört bir yanı, ışıklar söndüğünde teker teker, gri bulutlar şimşeklerini çaktığında, uzaklardan duyulur bir uluma. Göklerdeki kutlu kurtarıcı, efsanevi kurt... Gökbörü.
AKINCI: HUDUT ÇİZGİSİ
B.Ç
Sınırlar haritalarda çizilidir. Ama bazı çizgiler yürekte başlar. Ve Akıncı Timi'nin keskin bir sınırı vardır. Akıncı Timi düşmez, düşse de ardındakini düşürmez. Bir tim, Bir yemin, Bir aile.
Askerin Kırık Kalbi
Bedia işte
Hayatı boyunca acıların kırık penceresinden bakmış bir askerin hikayesi... -Abi... -Senin artık bir abin yok! Çünkü artık düşman askerisin...
KOD ADI: ÖLÜM
Zahide
Yarınlarımız için yarınlarından vazgeçen askerlerimizin uğruna... #ŞehitlerÖlmezVatanBölünmez
Yüzbaşı Umay
Hilal Aydın
Yeni geldiği timine alışmaya çalışan Umay tim komutanlarının yakın arkadaşı ve onların karşı timindeki tim komutanına aşık olur
MEÇHUL ASKER
prensesperi
Beni kendine çekip başımın göğsünde yaslanmasına sebep oldu. Elleriyle saçlarımı okşarken ben ise hiçbir şey yapamıyordum. Ne sarılmasına karşılık verdim ne de kendimi geri çektim. Bunu öyle çok özlemiştim ki. Bana sarılmasını, saçlarımı okşamasını, bana beni incitmeyecek şekilde dokunuşlarını. Ama sarılmadım ona. Öyle işte, sarılamadım. "Bir kez sarıl bana, yüreğimde tozu kalsın." sesi dahi bana gitme, kal diyordu. "Olmaz," dedim bir imkansızdan bahseder gibi. "O toz bana da bulaşırsa gidemem buradan."
EFLA : Her Şey Vatan İçin
büşra çayan
Antalya'da normal bir doktor olan Efla Zemher, görevi için Şırnağın en ücra bölgesine gider. Bir askeri üsse... Orada tanıştığı ve pek haz etmediği Sancar Barut ile bir kumpasın içine düşerler. Mesleklerini kaybetmemek için ise anlaşmalı evlenirler. Acaba bu kumpası yapan kimdi? Neden bunu yapmıştı? Peki ya bu anlaşmalı evlilik aşka dönüşebilirmiydi? Bunları bilmiyoruz ama Efla ile Sancarın birbirlerine verdikleri sözü biliyoruz. HER ŞEY VATAN İÇİN...
Kıvılcım Ateşe Dönüştüğünde
mesa
"Biz; birbirimizi tamamlayan iki beden, iki ruhtuk. Sonsuza dek, ebediyete dek...🔥"
VAZELON MANASTIRI 🕯️🗝️
Balsa
"Sana iki seçenek sunuyorum." derken başını sola doğru hafifçe eğmiş ve kaşlarını havaya kaldırmıştı. "Ya sessiz olup sakince benimle gelirsin ya da teninin değdiği son kişi ve aynı zamanda gördüğün de son kişi ben olurum." diyerek sözlerini tamamlamıştı. "NE? NE SAÇMALIYORSUN SEN BE?! ÇABUK ÇEK BENİ!" diyerek düşecek olmanın endişesiyle bağırmaya başladım. "Tekrar etmeyeceğim." Net konuşuyordu. Oldukça keskin bakıyordu gözleri. "Ya psikopat mısın sen? Nasıl bir askersin sen ya çek beni şuradan!" derken gözlerim omzundaki peçiyle onun gözleri arasında gidip gelmişti. Sonra sözlerime devam ettim. "Senin görevin benim gibileri korumak! Uçurum kenarından sarkıtmak değil!" "Sen kimsin de seni koruyacağım? Terörist olmadığını nereden bileyim?" Ben kim terörist olmak kim? Teröriste benzer bir halim mi vardı benim? "Manyak mısın sen be adam? Ne teröristi? Ne işi var teröristin burada? Yıllar önce temizlendi burası." Yedi yıl önce yaşanan baskının ardından burada kolay kolay terörist gezemezdi. Artık bilinen ve koruma altına alınan bir bölgeydi burası. Bu askerin burada ne işi vardı? Terörist mi arıyordu? "Görevimi bana öğretme gece kuşu!" Hafifçe yüksek olan sesi, kalın ve tok oluşuyla Vazelon'un bu tarihi duvarlarında yankılanıyordu. •Vazelon Manastırı Şehit Eren Bülbül'e ithafen, eğer arkadaşı olsaydım olaylar nasıl yaşanırdı, nasıl hissederdim diye düşünerek yazdığım bir kurgudur. Direkt bilgiler kullanılmamakla birlikte çoğunluğu benzetilerek yazılmıştır. Hiçbir şekilde şahsa ait eleştiri, kınayıcı söz ve kötü kelime kullanılmamıştır, kullanılamaz. Lütfen bunu göz önünde bulundurarak okuyunuz.
ON İKİ YILDIZ, BİR MİLLETİN DUASI
Ravzanur
6.07.2025 TARİHİNDE ŞEHİT OLAN 12 MEHMETÇİĞİMİZE YAZDIM KOMPOZİSYAN. MEKANLARI CENNET AZİZ RUHLARI ŞAD OLSUN. SAYGILARIMLA...
AYNADAKİ YANSIMAM
Suden_208
İlk kurgum bu yüzden lütfen ön yargıyla yaklaşmayın!

