#Sevda etiketli eserler
Arama sonuçları
VERDA
Gece Sanyeli
Bir evlilik ile kaç kişinin hayatı kurtulabilir?
VİRAN
TÜLAY DEMİRKOL
Kızı odaya sokan adam , gözü dönmüş bir vahşilikle kızı odadaki yatağın üzerine attı. Bir taraftan üstünü çıkarırken bir taraftan da yatağa doğru gitmeye başladı. Kızın yataktan kalkmasını görüp hızla kızı tutup tekrar yatağa attı. Kızın ağlamalarını, yalvarmalarını aldırmayıp üzerine çıktı.Kızın kendini iteklemeye çalışmasına aldırış etmeden ona saldırmaya başladı. Kızın üzerindeki tişörtü çıkarmaya çalışan adam kızın çırpınmaları yüzünden bunu başaramayınca hırsla tişörtü ön kısımdan yarıya kadar yırtmıştı. Adamın son yaptığıyla çığlık atıp daha çok çırpınmaya başladı. Adamdan bu şekilde kurtulamayacağını anlayan kız bir süre durdu ,etrafında kendini koruyacak bir şey aramaya başladı. Adam kızın pes ettiğini düşünerek kadının bedeni üzerindeki iğrenç dokunuşlarına devam etti.Ne kadar üzerindeki adamdan tiksinse de kurtulmak için yol arıyordu. En son yatağın yanındaki gece lambasını buldu gözleri. Yaşadıkların dehşetiyle lambayı tuttuğu gibi adamın kafasına geçirdi. Bayılan adamla hızla yataktan kalkıp, nasıl bir halde olduğunu bile umursamadan kendini evden dışarı attı. Yalın ayak koşmaya başladı. dakikalarca koştu ve en sonunda kendini çalıştığı restoranda buldu. Hızla içeri girdi.Gizlenecek yer ararken kendine arkadan bir ses duymuştu.Giray’ın sesiydi bu.Onu arkasından tanıyamadığından seslenmişti genç adam. “Sen de kimsin ? Ne işin var burada? Sana diyor-” Arkasını dönen kızla neye uğradığını şaşırdı .Kaşları anında çatılmıştı.Kızın üzerini baştan aşağı incelemişti. Geçen her dakika siniri artıyordu. Konuşmadan bile bir insanı korkutabilecek bir potansiyel vardı şuan Giray da . İleriki bir bölümden kesit...
EVÎNA DILEMI
Büşş
Ben Zişan. Hayatı kan davasına esir edilen Zişan... Zişan Xêlat ~ Mir Aslan Sozdar Wattpad kapandığı için hikaye burdan devam edecektir.
ELÇİ
Melike
"Ey darda kalanın yoldaşı, Niyet edenin sırdaşı Allah (c.c), Sağ gözümüzde adı görklü Muhammed (s.a.v), Sol gözümüzde Zülfikâr'ı kuşanan Hz. Ali (r.a), Senin adını göğsünde taşıyan Türk evladını yüzüstü bırakma. Senden, Atam Mete'nin bilgeliğini, Alparslan'ın dileğini, Fatih'in yüreğini isterim. Bana Yunus'un gören gözünü, Yesevi'nin kayaları delen bakışını, Dedem Korkut'un bin yıl süren soluğunu ver. Gözümü şaşırtma Rabbim." "Bizler Nene Hatun'un Torunlarıyız"🇹🇷
Çocukluğum/ TEXTİNG (TAMAMLANDI)
sadecekendineyazan1i
0554#: Seni sevmek; 0554#: Bir annenin yavrusuna gösterdiği merhamet gibi.. 0554#: En güzel çiçeği koklamak gibi.. 0554#: Gökyüzüne bakmak, 0554#: Kuşların cıvıltısını işitmek, 0554#: Seni sevmek.. Seni sevmek en güzel şarkıyı söylemek gibi.. 0554#: Seni seviyorum Fidelya. 0554#: Çok seviyorum.. Fidelya: İnandım. Fidelya: Vallahi.
SONDAN BAŞA
N.A
"10. Gün bugün." Zorlanıyordu anlatmaya. "Sanki halatın bir ucu bende bir ucu ondaydı. Epey kalınca olan halat kopmazdı. Onun haberi yok tabii halatı kendine doğru çekiyor. Ucunda eşantiyon niyetine ben... Ama sonra bir anda ne oluyorsa halat ortadan kopuveriyor. Olacak şey değil. Hayret edilesi, ihtimal verilmeyen olaylar silsilesi... Ölüm gibi... Çektiği kuvvetle ip kopunca geriye doğru Karadeniz'in sularına karışıyor. Hiçbir şey yetmezmiş gibi bir de araya koca bir yük kamyonu giriyor. Elim kolum bağlı. Koşsam yetişemem. Uzansam tutamam. Tutsam kurtaramam sanki. Sonra aradan çekiliyor kamyon. Ama çok geç ortada ne halat var ne o. Karadeniz'in hırçın suları bile durulmuş. 10. Gündü bugün. Gidip geriye kalan 'on'ları isteyecektim ondan. Geç kaldım. Ondan geriye kalan küçük bir kır papatyası."
GÖNLÜMDEKİ SAKLI DUA
Cankız000
Kaderleri kesişen iki insanın kalplerinin birleşmesi an meselesidir... *** Tüm masalsı hikayeler bir varmış bir yokmuş ile başlardı. Ancak bu topraklarda tüm hikayeler kan ile başlar, kan ile son bulurdu. Bu yüzden babası, kızına Şehrazat adını vermişti. Kendi hikayesini yazabilmesi ve anlatabilmesi için ona Şehrazat demişti. Tıpkı taşıdığı ismin anlamı gibi özgür bir ruha sahip olmasını dilemişti. Ancak dilediği gibi olmamıştı. Şehrazat, tutsak bir bedendi. Tüm yaşamı boyunca sessizliğe itilmiş, hor görülmüştü. Sonra bir gün hikayesi baştan yazılmaya başlamıştı. Bu kez gözyaşları acıdan değil, mutluluktan akar olmuştu. Ve o gün Şehrazat, tüm hikayelerin mutlu sona sahip olduğuna emin olmuştu.
Bir Yüzbaşı
Giramalhotra
Ne pasına olursa olsun asker olmayı başaran bir Yüzbaşı' nın hikayesi Ailesinin gerçek olmadığını öğrenen, bu dünyada güçlü olmak zorunda bırakılan , tüm zorluklara rağmen bütün herşeyin üstesinden gelen bir genç kızın hikayesi:....."🍁"
ASKERİM \ TEXTİNG+18
Beyza ÇILGIN
bilinmeyen: merhaba siz: buyrun, tanıyamadım. Bilinmeyen: tanırsın cnm siz: bakın bana mesaj atmanız çok yanlış Bilinmeyen: senin bana istek atman doğru sanki
𝐒𝐄𝐕𝐃𝐀𝐍𝐈𝐍 𝐘𝐎𝐋𝐋𝐀𝐑𝐈
Onur_rr
"Ne yapıyorsun burada?" Dehşete düşmüş gibi ona bakıyordum. "Birazdan anlarsın Pelin." Dedi sakin ses tonuyla. O her zaman sakindi sorunda buradaydı zaten! Arkamda hissettiğim hareketlenmeden sonra daha ben dönüp arkamı bakamamışken burnumda ki iğrenç bezin kokusuna mahkum bırakıldım. Ağzım ve burnumun üstündeki basınçtan sonra yavaşça gözlerim kaydı.
Acı Vaveyla
Melike Tekin
"İnsan annesini babasını seçemediği gibi aşık olduğu insanı da seçemiyormuş. Yoksa ben hiç ona aşık olur muydum?" Her bölümü ayrı bir heyecan olucak.
SEVİYORUM SENİ
Tuana
Burası Mardin. Sevdaların yeşerip, solduğu yer. Ben ise Ayşim Allah'a çok şükür çok güzel bir ailem var. Arslanbey konağının en küçük ve tek kız torunuyum. Mardin'de yaşayan insanlar genellikle kız çocuklarının uğursuz olarak görür ama baştan beridir dedem olsun babam olsun, amcamlar, abimler her biri benim doğma mı çok istemiş. İki abi, on kuzen, beş amca, babam ve dedem ile evin tek küçük torunu olmak çok zor. Düşünsenize etrafınızda hep birisi birşeyler soruyor size; 'Ayşim birşeye ihtiyacın var mı?' 'Hasta gibisin' 'Canın birşey istiyorum?' 'Dışarı çıkmak ister misin?' Gibi bir sürü soruyla karşı karşıya kalıyorum. Genellikle okuduğum kitaplarda Mardin'de 17, 18 yaşlarındaki kızlar töreye kurban gidiyor ama ben 17 yaşındayım öyle birşeyle karşılaşmadım. Şu an liseye gidiyorum ve hayalimdeki meslek için çok çalışıyorum. Yazarlık, her zaman bir gün yazar olup insanlara Mardin'de sadece törenin olmadığını kendi hayat hikayemle göstermek istiyorum.
hiç aşık olmamışım
begum
aşk, yalnızca dokunmak değilmiş sevgilim aşk, seninle beraber büyümekmiş, gülmekmiş, ağlamakmış, umut etmekmiş, hayal kurmakmış. aşk, sevmekmiş sevgilim. karşılık almadan sevmek.
Üçüncü Gün
Muhammet Ali
Bir aşk kaleminin şiir günlüğü...
Papatya'nın Dileği
HuriyeNur Kardelen
Bazen tek bir kelime, ateş böceği misali ışık olur bize. Vazgeçme! Tekrar dene!
BEM.BEYAZ GÜLLER
Yaren
Sevgilim... Seninle ben hiç biz olamadık... Karanlığın içerisinde bana ışığını uzat.🖤
FİKRİMİN İNCE GÜLÜ
aleyna çelik
Bende bilmiyordum anlık karar ile karar vermiştim.
GÖNÜL YARASI
SUDE BERRA SAYIN
Henüz daha genç olan Nil Kandemir yalanlar ve acı gerçekler dolu yaşamını zorlu mücadeleler eşliğinde hayata tutunma çabasını gözteren bir kurgudur.
Gökhan Abi |Yarı Texting|
denizkayaa
0545**: Kapının önüne bak. Deniz: Papatyalar… Çok fazlalar ama… 0545**: Sana az bile. Tüm papatyalar feda olur sana. Deniz: Neden papatya peki? 0545**: Seviyorsun çünkü. Deniz: Sevdiğimi nerden biliyorsun? 0545**: Biliyorum. Gülüşü güzel kadınlar, papatya severmiş. Deniz: Sen… 0545**: Sen şimdi kapının önünde öylece durup papatyaları kokluyorsun ya, gülüşün değiyor yapraklarına. Nasıl kıskanıyorum bir bilsen. Benden uzak olmasına rağmen beni benden iyi tanıyordu. Ya da ben onu uzak sanıyordum.
Mardin ağası ve asker kızın aşkı
Kübra Çolakoğlu
Mirza=Güzelim yapma ne olur yetmedi mi 2 ay ha bizi dağıttığın yetmedi artık yeter artık affet gel mutlu olalım ha. Hazan=Evlisin lan sen evli hala nasıl diyorsun gel mutlu olalım diye ulan 2 ay lan 2 ay önce evlendin lan evlendin sen dağıttın bizi sen yıktın. şimdi bana banane üretme hem ben artık sevmiyorum seni unuttum bitti mirza artık burada sana yer yok. Kalbimin olduğu yeri göstererek demiştim sinirlenmişti yine her halinden belliydi. Hazan=Başkasını seviyorum ben anladın mı. Mirza=Kim lan kim yoksa o sarıldığın yüzbaşımı hazan hazan benim damarıma basma sana yemin olsun ne tim kalır nede sevdiklerin bende başkasını sevemezsin sen anladın mı. Hazan=O yüzbaşı dediğin adam varya seni unutturdu bana senin bir hata olduğunu gösterdi unuttum seni mirza sevmiyorum seni. Mirza=öyle mi. Hazan=Öyle. Mirza=Sen istedin bunu hazan sen istedin. Telefonunu çıkarıp bir şeyler yapıp ekranını bana göstermişti gördüğüm şey ile şok olmuş bedenim buz kesmişti telefonda timin hepsinin göğüsün de lazer ilişmişti gözüme. Hazan=Hayır hayır. Mirza=Şimdi karar ver hazan ya burada benim yanımda kalıp ikimiz mutlu bir şekilde yaşarız yada timin hepsi ölür bedenleri bile kalmaz hiç birini yaşatmam. Hazan=Yapmazsın sen bunu bu kadarını yapmazsın. Mirza=tercihini yap gülüm ben diyeceğimi dedim. Hazan=Karının olduğu yerde yaşamamı istiyorsun kuma metres gibi öyle mi. Mirza=Bizim evimizde ikimizin evinde o olmayacak sadece ikimiz. Hazan=Mirza yapma bırak artık bende mutlu olayım. Mirza=Hazan kararını ver süren azalıyor. Hazan=Tamam Allah kahretsin tamam çek adamlarını. Telefonunu kapatıp hızlıca sarılmıştı bana. Mirza=Doğru kararı verdin biliyordum beni bırakmayacağını. Hazan=O kararı tim yaşasın diye verdim mirza başka hiç bir şey için değil anladın mı. Mirza=Hazan şansını zorlama gidiyoruz evimize hadi.
Kaderin iki yüzü
Kitapçı
9 Haziran akşamı, kaderin bir oyunuyla Ayaz ve Mira'nın yolları kesişir. Bir kaza sonucunda Ayaz kör, Mira ise sağır olur. Hastanede karşılaşan bu ikili, birbirlerine destek olmaya başlar ve zamanla aralarında özel bir bağ oluşur. Ancak beklenmedik bir olay, Ayaz ve Mira'nın hayatlarını sonsuza kadar değiştirir. Bu dramatik ve romantik hikaye, okuyucuları da duygusal bir yolculuğa çıkaracak. Kendin keşfetmek ister misin?
ASIRLIK HASRET
Sudenur
20 yıllık hasret son buluyor. "Adil, Aleyna sofra hazır!" Denizin dalgaları Esme'nin 20 yıllık acılarını Dağa duyuruyor. "Usandum Azrail gel al canumi Gel al canumi Kara toprak sarsun dört bir yanumi Dört bir yanumi..." "Annem ben geldum..." "...Bekle Işığım Bekle Baban Bizi Bulur..." "Sen 20 yıldır bu acıya nasıl dayandın" "Ben kendi kızımı mı emzirdum?" "Es canuna yanduğum" Bu cihanın en sevdalı gençleri seneler sonra kızlarının gelişiyle kavuşuyor. "Gidelum yar gidelum başka ellere Varsun düşelum dilden dillere..." ❤️🔥🫶🏻✨🫂
Zeytin Zaman'ı
Özlem
90 yıllar da Aydının köyünde başlayan, bir sevdanın hikayesi. Baran Şirvan Diyarbakır'ın bağrından kopup Ailesiyle Aydın'ın köyüne geldiğinde, Sevdanın ateşiyle yanacağını nerden bilecekti. Gül bir iftira ile Kürt bir adamla zoraki evlilik kuracağını bilemezdi.. Bu hikaye tüm zorluklara rağmen sevdalarına sahip çıkan çiftin hikayesi.
RUHA VURULAN NEŞTER
buşra nur
"Sen yaptın." Dedi sesine bulaşan hayal kırıklığıyla. "İhanet yok demedik mi? Affetmem, geri dönüşü olmaz dememe rağmen yaptın." "Yapmadım." Yaptım. Oturduğu yerden hışımla kalktı. "Yalan söylüyorsun!" "Hayır." Evet. İki adımıyla dibimde bittiğinde artık kaçacak yerim yoktu. Ben nasılsın böyle bir insan oldum? Her zaman bir kez daha fazla bakabilmek için canımı vereceğim zümrütlerine şimdi bakamıyordum. İhanetim sırtımda koca bir kambur oluştururken başımı kaldırıpta göz göze gelecek halim yoktu. "Gözlerime bak." Yapamadım. Benden yanıt alamayınca devam etti. "Veda'm," dediğinde kalbimin umutla dolmasına mani olamadım. Hâlâ onun Veda'sı kalabilmiş miydim? Bakışlarımı yüzüne çıkardım, gözlerine değil. Derin nefes aldı. Elini kaldırdığında çenemden hafifçe tuttup kendine çevirdi. Yapma işte bana öyle bakma! Daha ne kadar fazla suçlu hissedebilirim, görmüyor musun içimde beni tüketen yangının alevini? Belki de artık görmek istemiyorsundur. Duymak istemiyorsundur artık sesimi. "Neden gözlerinle dudakların aynı dili konuşmuyor?" Diye sordu. "Neden yapıyorsun bunu bize?" Gücümü topladım. Her an akmaya hazır halde bekleyen gözyaşlarımı zorlukla geri gönderdim. Şimdi sırası değildi. Böyle giderse her şey mahvolacak. Geriye çekildim. "Artık yapmıyorum." İçim acıyordu. Onun için duymak ne kadar zorsa benim içinde söylemek o kadar zordu. Bir adım geri gitti. O an anladım ki sadece bedeni değil kalbi de benden uzağa gidiyordu. "Tamam." Ellerini iki yana açtı. "Git." Ne zordu için kan ağlarken dışarıya belli etmemek ne zordu sevdiğin adamın gözlerine bakarak yalan söylemek. Ne zordu sevdiğin adamın 'git' demesini duymak. "Gidiyorum zaten," canım yana yana konuşmaya zorladım kendimi. "Dönmeyeceğim." Ama şunu bil sevgilim; giden sadece bedenim, kalbim de ruhum da ölene kadar seninle.

