#lord etiketli eserler
Arama sonuçları
Şeytanın Vârisi
İrem
"Savaşı krallar başlatır, ölenler piyonlar olur." 21. Yüzyıl, felaketlerin yüzyılı... İnsanlar yakıp yıkma derdindeler. Yeni yuva arıyorlar, ama yuvalarını ararlarken ana yuvayı öldürüyorlar. Ormanlar yakılıyor, kesiliyor. Yeşillikler yok oluyor. Hava kirleniyor. Doğa Ana insanlardan intikam almak için salgın hastalıkları var ediyor. İnsanlar bilinçlenmek yerine doğayı öldürüyorlar. Ve yeni bir felaket, Ölüm Taşı ortadan ikiye ayrıldı. Dokuz Kuyruklu Tilkinin ruhu serbest. Tamamo-no-Mae'nin cesedi yer alan taş... Serbest kalan ruh, Vârisi Ateş Lorduna götürecek. "Karanlık Lord Vârisini alıcak!" Ateş, Su, Toprak, Hava, Hangisi en güçlü? Bence hepsi eşit. Ama onlara göre en güçlü Ateş... Ben kimim?! Ben Şeytanın Vârisi Oyuna getirilmiş bir Lordun Vârisi Aslında Ateş Lordu olan ama 'Karanlık Lord' denilen Lordun Vârisi Kendi dünyamdan kaçırılıp, Asgard denilen yere götürülen bir vâris, Anka kuşu beni çağırıyor. Onun yanına gitmek istemiyorum!
Secret Love (Tom&Bella)
Ada Ezgi
Ben onu seviyordum, Tom Riddle 'ı. Gizli bir aşktı bu, karşılıksız ve soğuk. İmkansız olduğunu biliyordum bu aşkın ama, ölümüme neden olacağını bilemezdim, bilemezdik değil mi?
Üçü Birden Olsun | KAPILARIN ARDINDA SERİSİ 1
doaelulpker
4 diyar, 5 genç, bozuk kapılar,... Kıyamet geliyor. 3 aşamalı... KAPILARIN ARDINDA SERİSİNE HOŞ GELDİNİZ!
KARANLIK LORD VE GÜNEŞ TANRIÇASI
inci tanem
Eura Elfler Okulunun ilk gününde yasaklı kütüphaneye gider ve o kütüphanede işgal ettiği bir kural sonucu cezalandırmak amacıyla kütüphaneye kilitlenir ancak Eura'nın bilmediği bir şey vardır oradaki kapı başka bir boyuta açılır.Eura o gece orada kaldığında küçük örümcek ağı olan sararmış bir kapı görür ve yanına gitiğindeyse paralel bir evrenden geçiş yapar.Eura hayatındaki bilmediği acı dolu gerçeklerini öğrenmesiyle beraber Eura kendiyle ilgili bildiği şeylerin yalan olduğunu öğrenir ancak Eura'nın bunlardan daha kötü dertleri vardır.Eura'nın paralel evrene geçiş yapması sonucu elfelerin ve cinlerin düşmanı olan Karanlık lord'u görür ve Karanlık lordla ilgili bir takım anlaşmazlıklar çıkar.Peki sizce bu durumda Eura ne yapmıştır? ☆Eura bu evrendeki hiç kimsenin iyi olamadığını öğrenir ancak bunu öğrenmesi için oldukça geçtir.Eura bu yaşananlardan sonra kendisinin iyi biri olduğundan bile şüpe duymaya başlar.Bir zaman sonraysa bu şüpe gerçekleşmeye başladığını kendi gözleriyle şahitlik eder...
Ruh kadehi
Beyzanur
Yüz yılar önce bir kıtalık yok edilmek istendi. Veriş kendinden başkasını görmedi halkını ve lord'unu ghiçe saydı. Koca bir savaşın içinde yanlız başlarına kaldılar savaştılar ama ne fayda hepsi birer kadehe mıhlandı . Varise ne mi yaptı kendi krallığını yok edilmesine yardım eti.

kahraman olmak
Duha
Petek pamirin hayatını değiştiren kız pamirin hayatının kahramanı petek

Acılar Ve Mutluluklar Arasındaki Güç Farkı
Eroqs
Okul hayatına devam eden Mitoki, sevgi dolu ve herkese karşı saygılı bir çocuktur. Ailesine derin bir sevgi besleyen bu nazik yürek, anne ve babasının trajik vefatı sonrası beklenmedik olaylar yaşamaya başlar. Bu zorlu süreçte, gizemli bir lord ile karşılaşır ve hayatını değiştirecek bir anahtar bulur. Ancak bu, sadece başlangıçtır; Mitoki'nin gerçek kaderini keşfetmesi için bulması gereken dört anahtar daha vardır. Böylece, hem kişisel hem de evrensel öneme sahip bir macera başlar.
Nimera
Neriman Haliç
Nimera Gezegeni. Yıllar önce uğradığı istila sonucu durumu git gide kötüye giden o gezegen. Her gezegenin korunması gereken 5 taşı vardır. Bu taşların gezegenlerden ayrılma gibi durumlarında gezegen gittikçe kötüleşir, önce topraklar yetersiz gelmeye başlar. Daha sonra sular kirli akmaya başlar, onun ardından hava artık yetersiz gelmeye başlar, ateş artık verimsiz hale gelir ve en son olarak da ruhumuz her geçen saniye çekilmeye başlar. Toprak, Su, Hava, Ateş ve Ruh taşları. Nimera Gezegeni'nin sadece Ruh taşı vardı, geriye kalan tüm taşları Aldenyum Gezegeni tarafından çalınmıştı.

Lord of Mysteries Novel (Çeviri)
Lavinia
Buhar ve makine dalgaları arasında kim olağanüstü bir şey başarabilirdi? Tarihin ve karanlığın sisleri arasında kim fısıldıyordu? Sırlar aleminden uyandım ve gözlerimi dünyaya açtım. Ateşli silahlar, toplar, savaş gemileri, hava gemileri ve fark makineleri. İksirler, kehanet, lanetler, asılmış adamlar ve mühürlü eserler... Işıklar parlak bir şekilde parlıyordu ama dünyanın sırları asla uzakta değildi. Bu, "Soytarı"nın bir efsanesiydi.
Tan Işığı /Mazi öncesi varisi/
Ezel
Ait olmadığım bir dünya da yaşamak.. Ama bu diyar hangisiydi? Geçmişim mi? Geleceğim mi? "Ben sadece bir yere ait olmak istedim o da olmadı Arsen." "Şu göğüs kafesimin için de ki senin için var olan kalbime aitsin yetmez mi?"
Fetih Sanatları:Kanlı Kral
Burak Sabancılar
GİRİŞ Karanlığın dip köşelerinde, hıçkırık sesleri yavaş yavaş artıyordu.Ağlayan küçük bir kız çocuğuydu.Bir kaldırım taşına oturmuş öylece bekliyordu.Saçları gece kadar siyah, teni sanki beyazdan daha da akdı.Yüzünü kapatan siyah saçları ve gözlerinden akan damlaların saçlarından ince ince süzülmesi...Kız yavaş yavaş kafasını kaldırdı.Karşısında gördüğü kişi onu ürkütmüştü.Ona bakan kişi altın kadar sarı, parlak ve uzun saçlara sahip biriydi.Elinde ki meşalesiyle kıza doğru yöneldi.Kız ayağa kalktı, sinirlice… Gözlerinden gelen damlalar küçük yağmur taneleri gibi yere düşerken, kendisine şaşkınlıkla bakan bu adamı inceliyordu.Adam şaşkındı.Son derece mutsuz ve üzgün olan bu kızın yüzünü incelemek için yanına gitmek istediğinde kız elini ‘’dur.’’ diyormuş gibi havaya kaldırdı.Sonra yere bakan gözlerini kendisine odaklanmış adama doğru yöneltti.Adam ürktü.Ürkmemek mümkün değildi zaten.Kız gökyüzünden daha koyu, buzdan daha keskin gözleriyle saçlarının arasından adamı izlemeye başladı.O kadar ağlamıştı ki, gözünün gökyüzü mavisi renginin çevresine kan kadar kırmızı bir ton eklenmişti sanki.Adam yardım etmekle etmemek arasında kaldı.Ne yapabilirdi ki.Meşalesi hala elindeydi.Saçlarında parlayan ateş güzel bir görsel şölen sunuyordu sanki.Kızın dikkatini adamın saçları çekti.Dudaklarında acı bir gülümseme vardı.Kıpkırmızı dudakları, sanki dalga geçermiş gibi gülüyordu.Dik olan kaşları lanetli bir yaratıkmış gibi çatıldı.Birden acı gülümsemesi kayboldu.Saçlarını arka tarafa doğru elleriyle savurdu, sanki adama yüzünü göstermek istiyormuş gibi.Sonra siyah pelerinini savurup kafasına geçirdi, sanki başkalarının onu tanımamasını istermiş gibi. Kafasını iyice dikleştirip gözlerini kapattı, sanki uzaktan gelen bir müzik sesini dinliyormuş gibi.Bu garip davranışlarının hemen ardından ellerini göğsünün üzerinde avuç içleri birbirine bakacak şekilde birleştirdi.Aniden büyük bir rüzgar başladı her tarafta.Karlar savruluyordu.Adam neler olup bittiğini anlayamıyordu.Etrafına bakınmaya başladı, korku dolu gözlerle.Bakıyordu ama her yer o kadar beyazdı ki, sanki ateşi kardan olan bir cehennemmiş gibi.Göz alabildiğince beyaz buzdan bir deniz gibiydi sanki adamın etrafı.Yumuşak bir buz.Şaşkınlığına devam etti, anlam veremeden olan bitenlere.Bu kadar kısa bir sürede nasıl olabilirdi bu?Birileri onunla dalgamı geçiyordu?Yoksa yine o kabuslarından biriyle baş başa mı kalmıştı?Kabus olsaydı şu ana kadar uyanması gerekmez miydi?Belki de bu onun kontrol edemediği rüyalarından biriydi.Düşündüğü onca zamandan sonra kıza döndüğünde onun yine ağladığını fark etmişti fakat bu sefer ki öyle bir ağlama değildi.Göz yaşı yerine kan vardı.Kırmızı dudakları morarmıştı.Gözlerinin gökyüzü mavisi, gecenin kör karanlığı kadar siyahtı.Gözlerinde karanlık gökyüzünün tek bir yıldızının bile parıltısı kalmamıştı artık.Hafif bir hırıltı ve küçük şirin bir kızdan gelemeyecek şekilde olan kalın, kaba ve korkutucu bir sesle, ‘’Sen öldün.’’ dedi.Adam, korku ve panik dolu gözlerle kıza bakmaya devam ederken elindeki meşaleyi kıza doğru fırlattı.Küçük kız, meşale daha havadayken, üstünde yanan ateşi yok etti.Adam koşar adımlarla çocuktan uzaklaşmaya çalışırken, karşısında başka simsiyah gözlere sahip, gençten bir adamla karşılaştı.Aynı yüz ifadesi, aynı gözler, aynı çatık kaşlar…Adam hemen yolunu çevirip bu sefer çaprazdan kaçmaya karar vermişti ki, bu sefer de aynı ifadelere sahip başka bir tanesiyle karşı karşıya geldi.Bu şekilde devam ederken, etrafına bakındığında on farklı siyah gözlere sahip insan üstü yaratığın kendi etrafında çember oluşturduklarını ve onu tuzağa düşürdüklerini anladı.Düşünüyordu.Bunlar kim?Neden ona tuzak kurdular?Gerçekten onlar insan mıydı?İstedikleri neydi? Kafasında bu sorulara cevap ararken dizlerinin arkasından aldığı bir darbe ile yere yığıldı.Bunu yapanın, masum küçük bir kız sandığı lanetli pislikten başkası olmadığını fark etti.Etrafı sarılmıştı, kaçamazdı.Kurtulmanın bir yolu yoktu.Sanki ne kadar kaçmaya yeltense, o kadar çoğalıyorlardı.Gözlerini onlara dikti ve kendisini öldürmemeleri için yalvarmaya başladı.Damla damla yaşlar akıyordu gözlerinden.Sonrasında siyah gözlü, insan görünümüne sahip bu yaratıkların arkalarından, kan kadar kırmızı gözlere sahip, esmer teni ile düz, uzun, siyah saçları olan bir adam çıktı.Acımasız gülümsemesi sanki çok şey anlatmaya yetiyormuş gibi, büyük ve korkutucu bir kahkaha attı.Siyah giysisinin içerisinden gri tonlarında, sivri uçlu, demirden yapılmış uzunca bir cismi çıkardı.Kan kadar kırmızı gözleriyle korku salan bu iblis, sarı saçlı adamı saçlarından tutup yukarı doğru çekti ve elindeki bu cismi adamın kalbine sapladı.Adamın ağzından kanlar geliyor ve gözleri yavaş yavaş kırmızıya dönüyordu.Bir müddet yerde çırpındı, çok büyük acılar çekiyordu.En sonunda bedeni hareketsiz ve kanlar içerisinde cansız bir şekilde yerde yatıyordu.
Lord'um🥀🗡
⏝ ͝ㅤㅤᛝㅤㅤ◟🥛
Bir lord,bir prens,bir köylü ve onun ikizi... Sestiaa'da her şey normaldi,taki Lord'un sevdiği kıza prens aşık olasıya kadar.Büyük bir iç savaşın ön görülmedik sebebi tek bir köylü kızıydı...

Lekeliler
Derin Demirel
Yıllar önce kuzey ve güney olarak ayrılan bir krallığın kaderinin baştan yazılma hikâyesi... İki abisine rağmen kraliçe olabilmesi için tek şansı Gece Avcı'sı olarak bilinen direnişçi liderini bulup saraya getirmek olan bir prensesle direnişçilerin yeni lideri olduğunu herkesten saklayan bir kuzey Lordu. Fakat ikisinin de planlamadığı büyük bir sorun vardır: Birbirlerini yakmaya çalıştıkları alevlerden yükselen aşkın kokusu, hem kendi kaderlerini hem de tüm Oysma'nın kaderini değiştirecek kadar kalplerini çoktan sarmıştır.

Kanlı Keman
Alkım Gökçe
Blake için karanlık sokaklar hiç bir zaman tehlike olmadı. Onun için gerçeklikten arınmaya yarayan bir terapiydi. Genç Lord gerçekliğe hiç bir zaman alışamadı ve ondan kaçabilmek için hep yeni tutkular peşinde koşmayı seçti. Tutkuları hiç bir zaman sadakatsizlik yönünde değildi. Bu yalnızca tutkuları onun cehennemi olana kadar sürebilirdi.

