#direniş etiketli eserler
Arama sonuçları

Yer Altı Esrarları
𝕖𝕝𝕞𝕒 𝕓𝕚𝕝𝕚𝕔𝕒𝕟
Şimdiki zamanın yüzlerce yıl ötesinde, sınırlarımızın ardındaki bir zamanda birtakım olaylar dönüyor. III. ve IV. Dünya Savaşı sonrası yeryüzü tahrip edilmiş bir hâlde. İnsanlar yer altı sığınaklarında yeni bir hayat kurmuş ve kısmen de olsa mutlular. Kendi düzenlerini kurmuşlar, kendi birimlerini oluşturmuşlar, kendi hayatlarını yaşıyorlar... Ama doğru bildikleri yanlışlarla fena hâlde kandırılıyorlar. 47, bu yüz binlerce insandan sadece biri... Maddi durumu çok iyi olmasa bile o mutlu. Yani en azından mutluydu... Ama günün birinde iyilikseverliği başına çok büyük dertler açıyor. Sadece tek günde en temel suçlardan birini işlemiş bulunuyor ve o tek günde kendi düzenini altüst etmekle kalmıyor, bir Dünya düzenini de alaşağı etme eyleminin geri sayımını başlatıyor. Kullanılması kesinlikle yasaklanan robotlar, Uranüs ile ticaret, radyoaktiviteyle çıkmış Sarı Damar hastalığı derken bir de mutantlar... Dünya büyük tehditler altında ve gönülsüz kahramanlardan medet ummaktan başka çare de yok.
ALTIN BAŞAKLARIN AĞIDI
Hand of Zarathos
ALTIN BAŞAKLARIN AĞIDI 🌾⚔️ Yüz elli yıllık bir yalanın koynunda büyüdük. Kılıçlarımızı kınına hapsettik, ruhlarımızı ise rehavete... Biz barışın çocuklarıydık; adaletin, neşenin ve aşkın ülkesinde sadece sevmeyi bilirdik. Ta ki o kızıl geceye kadar. Kuzeyin vahşi barbarları surlarımızı aştığında, paslı çeliğimiz canımızı korumaya yetmedi. Evlerimiz yakıldı, soyumuz kırıldı, çığlıklarımız gökyüzünü kana boyadı. Ben ise... Ben sadece saklandım. Çocukluk aşkım Elya, gözlerimin önünde sürüklenirken korkudan dizleri titreyen o çocuktum. Gelmiş geçmiş en büyük savaşçı Demirkan’ın torunuydu adım, ama ben sadece bir korkaktım. Şimdi bir sığınakta yaşayan bir ölü gibiyim. Ama sırlar ebediyen gömülü kalmaz. Elya'nın o cehennemin ortasında hala direndiğini, canı pahasına bana ait o çiçek bilekliği sakladığını öğrendiğim gün içimdeki çocuk öldü. Paslanmış bir geçmiş, kırılmış bir gurur ve küllerinden doğan bir intikam... "Bekle beni Elya. Ülkemi, gençliğimi ve seni geri almaya geliyorum."
MAVİ UZAKLAR
Beyza Özaydın
Burası Varna. Özgürlük yok. Çünkü ihtiyaç da yok. Hafızan tertemiz. Gözlerin açık. Çipin çalışıyor. Ve sen... güvendesin. Eğer hatırlamıyorsan. Bir virüs dünyayı diz çöktürdü. Bir aşı insanlığı susturdu. Ve yeni sistem, DGK, düşünmeyi suç, şüpheyi ihanete dönüştürdü. Salgının gölgesinde doğan çocuklar büyüdü. Adalet değil, intikam istiyorlar. Yeraltı metrolarında mırıldanan kelimeler, Çiplerden kaçan fısıltılar, Yok sayılmış haritalarda saklı şehirler var. Onlar Yankı. Onlar hatırlıyor. Bir uyanış başlıyor. Çipler kırılıyor, zincirler kopuyor. Ve o gün geldiğinde... "Bir gün bu ateş yanacak, Ve o gün sizin için geldiğimizi bileceksiniz." Ve o yangının tam ortasında iki kişi duruyor. DGK'nın en güçlü silahı: Demir Aslan Varnalı. Rejimin kanlı eli, Alevlerin arasında, hâlâ birini koruyor: İmre'yi. Ve geçmişte ona fısıldadığı o kelimeyi: Aşiyan. Yankı'nın en güçlü silahı: İmre Alaz. Bir direnişçi. Bir kayıp. Bir intikam yemini. Ama onun bir sırrı var: O hâlâ hatırlıyor.
Bataklıkta Açan Lotus
Elif Akdepe Beyaztaş
Bir ülke... o ülkeyi parçalara bölen nice ideoloji ve aynı ülkede ülkeyi ayıran görünmez koca sütun ve setler... Bu satırlarda bir ülkenin sonunun gelişini ve kurtarılması için elinden geleni yaparken suçlanan bir topluluğu okuyacağız... Bu satırlarda kutlu bir mücadeleye ve gerçek bir direnişe şahitlik edeceğiz... "Ben Hüma... dinimi yaşamak uğruna çabaladığım bu yolda, kendi ülkesinde esir düşürülmüş nice özgürden biriyim... Evet... özgür kıyafetine büründürülmüş, nice tutsaktan sadece biriyim. Bu yalnızca benim hikayem değil bu tüm özgür ruhlu tutsakların hikayesi."
Uçuşan Tilkiler
MAli Bozaba
"...daha yürümeden uçmayı öğrenenlerin hikayesi." Varoluştan beri varlıklarını saklayan İHYA'lar son yüzyılda tüm insanlık tarafından bilinmektedir. Ve bu onların yararına değil zararına olmuştur. Labaratuvar denekleri olarak toplanmaya başlamışlardır. Köhne bir evde doğan Ulteç annesi tarafından bir sirke bırakılmıştır. Sirkte soytarı olarak büyüyen Ulteç halk arasında Soytarı Tilki olarak anılmaktadır. Bir gece ansızın av ekibiyle yakalandıktan sonra laboratuvara hapsolmuştur. Laboratuvarda bir tüyle başlayan direniş hikayesi onu dünyanın zirvesine itmiştir. "Sevgiyi unuttum." dedi karşımdaki kahve gözlerin sahibi. "Ben de unutmuştum bir zamanlar," Yüksek sesle nefes verip devam ettim. "o tüyün sahibini bulana kadar."

Yıldız
Muhammed Kayra Saraç
Gökyüzüne bak... Orada sayısız yıldız görürsün. Kimi kaybolur, kimi yol gösterir. Ama ya en parlak olan yıldız, kalbinin tam ortasında parlıyorsa? "Yıldız", bir genç kızın hayatın en zor sorularıyla yüzleşmesini, karanlıkla aydınlık arasında kendi yolunu bulma çabasını anlatıyor. Onun yolculuğu, yalnızca dışarıdaki dünyaya değil; aynı zamanda içindeki derinliğe, merhamete ve bilgelik arayışına doğru uzanıyor. Doğanın sesi, bir anneannenin öğütleri, geçmişin gölgeleri ve geleceğin belirsizliği... Tüm bunlar, hayatın basit görünen ayrıntılarında saklı olan büyük sırları fısıldıyor. Kitap boyunca okur, sabrın ne demek olduğunu, bir kaybın aslında yeni bir başlangıca nasıl dönüştüğünü ve en büyük hazinenin nerede saklı olduğunu sorguluyor. Bu roman, yalnızca bir hikâye değil; aynı zamanda bir yolculuk daveti. Kendini bulmaya cesaret edenler için bir rehber, yıldızlara bakmayı unutanlar içinse bir hatırlatıcı. Çünkü bazen en derin cevap, gökyüzünde değil... kalbindedir.
SANCAK
Atovic
1850'li yılların sisli dağlarında, Bosna'nın sarp kayalıkları arasında özgürlüğüne ve vatanına bağlı insanlar yaşıyordu. Sınır boylarında yükselen isyanlar ve Balkanlar'ı sarsan çatışmalar, Bosnalıların kaderini belirleyecek günleri beraberinde getirmişti. Dağ köylerinden çıkan genç Boşnaklar, ailelerini, topraklarını ve asırlardır yaşadıkları yurtlarını korumak için silaha sarıldı. Kimi zaman karla kaplı zirvelerde, kimi zaman derin vadilerde nöbet tuttular. Karşılarında yalnızca silahlı düşmanlar değil, aynı zamanda zorlu doğa şartları da vardı. Boyu posuyla dikkat çeken, cesaretiyle ün salan Bosnalı savaşçılar; disiplinleri, dayanıklılıkları ve sarsılmaz iradeleriyle tanınıyordu. Onlar için mücadele yalnızca bir savaş değil, aynı zamanda namuslarını, ailelerini ve kimliklerini koruma meselesiydi. Bosna dağlarında yankılanan tek bir söz vardı: "Topraklarımızı terk etmeyiz; dağlar kadar dik, nehirler kadar kararlı dururuz." Ato bu direnişin sivrilen gençlerinden biri olmuştu
Aynadaki Gözler
Selenophile
Adaletin olmadığı yerde ayaklanan bir grup hükümete karşı çıkar. Bu grubun üyeleri bir plan yaparak aralarından iki kişiyi casus olarak tehlikeli bir yer olan, ülkede zengin kesiminin yaşadığı bölüme gider. Bakalım bu iki kişi arasında yaşanan aşk, hırs, intikam dolu maceralar hoşunuza gidecek mii??
Rahibe
Nurefsan
Siz katilin kim olduğunu biliyor musunuz? Biliyorsanız lütfen söyleyin. Korkuyorum.
Ormanın Kalbi
Melek
Ne zaman ne olacağını bilemeyiz değil mi? Tam da dolunay olacağı gün gittiği yerden ani bir kızgınlıkla geçen Sofia kendisini neler beklediğini bilmemektedir. Girdiği kapının normal bir yere çıkmayacağını bilmeden adımını attığı yeni bir dünyada mahsur kalan Sofia nasıl çıkacağını bilmeden burada yaşamaya başlar

