#Cesaret etiketli eserler
Arama sonuçları
KARANLIK YOL
Esmanur
"Merak etme bende seninle yatmak istemiyorum.Oradan bakınca altına aldığın fahişelere mi benziyorum ?" Yaslandığı sandalyeden hızla doğrularak masadaki bileğimi tutup sıktı.Gözleri siyahın en koyu halini almıştı "Bana sesini yükseltme yoksa " Dedi durarak.İkimizde biliyorduk ki bana hiç bir bok yapamazdı çünkü ihtiyacı vardı.Evlenme teklifini reddetsem mal gibi ortada kalacaktı ,bunun farkına varması lazımdı. Aramızdaki mesafeyi kapatarak , nefeslerimizin birbirine çarpmasını sağladım "Yoksa ne beni öldürür müsün ?" Başımı iki yana sallayarak bunu yapamayacağını belirttim "Senin mafya işlerin bana sökmez Karan Akman"

KARANLIK YOL
Esmanur
"Merak etme bende seninle yatmak istemiyorum.Oradan bakınca altına aldığın fahişelere mi benziyorum ?" Yaslandığı sandalyeden hızla doğrularak masadaki bileğimi tutup sıktı.Gözleri siyahın en koyu halini almıştı "Bana sesini yükseltme yoksa " Dedi durarak.İkimizde biliyorduk ki bana hiç bir bok yapamazdı çünkü ihtiyacı vardı.Evlenme teklifini reddetsem mal gibi ortada kalacaktı ,bunun farkına varması lazımdı. Aramızdaki mesafeyi kapatarak , nefeslerimizin birbirine çarpmasını sağladım "Yoksa ne beni öldürür müsün ?" Başımı iki yana sallayarak bunu yapamayacağını belirttim "Senin mafya işlerin bana sökmez Karan Akman"
Ben Özgürüm
Melisa Seydim
Kendime çevirdim pusulamın yönünü. Bugün emekliyorum ama belki yarın yürüyecek, kim bilir belki sonra koşacağım. Sınırlarımın ötesini keşfedecek, yeni limanlar bulacağım. Bugün zihnime esirsem bile bir gün mutlaka özgür olacağım.
KARANLIK YOL
Esmanur
"Merak etme bende seninle yatmak istemiyorum.Oradan bakınca altına aldığın fahişelere mi benziyorum ?" Yaslandığı sandalyeden hızla doğrularak masadaki bileğimi tutup sıktı.Gözleri siyahın en koyu halini almıştı "Bana sesini yükseltme yoksa " Dedi durarak.İkimizde biliyorduk ki bana hiç bir bok yapamazdı çünkü ihtiyacı vardı.Evlenme teklifini reddetsem mal gibi ortada kalacaktı ,bunun farkına varması lazımdı. Aramızdaki mesafeyi kapatarak , nefeslerimizin birbirine çarpmasını sağladım "Yoksa ne beni öldürür müsün ?" Başımı iki yana sallayarak bunu yapamayacağını belirttim "Senin mafya işlerin bana sökmez Karan Akman"

KARANLIK YOL
Esmanur
"Merak etme bende seninle yatmak istemiyorum.Oradan bakınca altına aldığın fahişelere mi benziyorum ?" Yaslandığı sandalyeden hızla doğrularak masadaki bileğimi tutup sıktı.Gözleri siyahın en koyu halini almıştı "Bana sesini yükseltme yoksa " Dedi durarak.İkimizde biliyorduk ki bana hiç bir bok yapamazdı çünkü ihtiyacı vardı.Evlenme teklifini reddetsem mal gibi ortada kalacaktı ,bunun farkına varması lazımdı. Aramızdaki mesafeyi kapatarak , nefeslerimizin birbirine çarpmasını sağladım "Yoksa ne beni öldürür müsün ?" Başımı iki yana sallayarak bunu yapamayacağını belirttim "Senin mafya işlerin bana sökmez Karan Akman"

KARANLIK YOL
Esmanur
"Merak etme bende seninle yatmak istemiyorum.Oradan bakınca altına aldığın fahişelere mi benziyorum ?" Yaslandığı sandalyeden hızla doğrularak masadaki bileğimi tutup sıktı.Gözleri siyahın en koyu halini almıştı "Bana sesini yükseltme yoksa " Dedi durarak.İkimizde biliyorduk ki bana hiç bir bok yapamazdı çünkü ihtiyacı vardı.Evlenme teklifini reddetsem mal gibi ortada kalacaktı ,bunun farkına varması lazımdı. Aramızdaki mesafeyi kapatarak , nefeslerimizin birbirine çarpmasını sağladım "Yoksa ne beni öldürür müsün ?" Başımı iki yana sallayarak bunu yapamayacağını belirttim "Senin mafya işlerin bana sökmez Karan Akman"
Haram'mısın bana
Киндер
Hatamı ki aşk? Hiçmi sevmeyeceksiniz beni? Prensler sevmeşmiz kimseyi.... Sanırım ben prens değilim.... Prences!)
Duru Güzel
Kübra Akın
7 yaşında yetimhaneden alınıp hayatının tamamen değişmesi ile istemediği bir hayata mecbur edilen Duru 23 yaşında da yine istemediği bir hayata mecbur edilecekti ama bu sefer düşündüğünden çok farklıydı… Alperen de ne yaptığını bilmiyordu. Yaptıkları normal değildi. Ağaoğlu ailesinde her şey değişecekti
Gris
biAsh
Buz ve ateş ❄ 🔥
𝒜𝓃𝓀𝒶'𝓂
𓆩♡𓆪 E̷s̷m̷a̷ 𓆩♡𓆪
𝒯ℯ𝓈𝒶𝒹𝓊𝒻... 𝒯ℯ𝓈𝒶𝒹𝓊𝒻𝓁ℯ𝓇ℯ 𝒾𝓃𝒶𝓃𝒾𝓇 𝓂𝒾𝓈𝒾𝓃? Her insan yaptığı hatalardan kaçar. Yaptığı hatalar ile yüzleşmek istemez. İnsanoğlu varoluşundan beri yüzleşmekten korkmuştur. Peki sen yüzleşmekten korkuyor musun? 𝒞ℯ𝓈𝒶𝓇ℯ𝓉 𝓃ℯ𝒹𝒾𝓇, 𝒷𝒾𝓁𝒾𝓇 𝓂𝒾𝓈𝒾𝓃? İnsanoğlunun bilincine kazınmıştır güven denen kavram. Bazen yanlış insana güvenebiliriz ve bunun sonuçlarıyla yüzleşmek zorunda kalırız. Bir insana güvenmek gerçekten cesaret ister. Peki sen hiç birine güvendin mi? 𝐻𝒾𝒸 𝒷𝒾𝓇𝒾𝓃ℯ 𝓈𝒾𝓇 𝓋ℯ𝓇𝒹𝒾𝓃 𝓂𝒾? Bu hikayede Anka'ya eşlik etmek ister misin? 𝑖𝑦𝑖 𝑜𝑘𝑢𝑚𝑎𝑙𝑎𝑟...

Kızıl izler
Lavi's
1500'lü yıllarda ravenwood'un eski başkanın gizemli şekilde ölmesi sonucu kasabaya gelen yeni başkan halkını kışkırtır ve kasabadaki farklı görünüşte veya farklı geçmişi olan kadınları ve çocukları cadılıkla suçlar, cadı avını başlatır ve çoğu suçsuz kadını idam eder. Autumn wagner'ı ve annesi fiona wagner'ıda kızıl saçlarından ve kasabanın yerlileri olmadıklarından cadılıkla suçlarlar, mahkemeye çıkarılır ve suçsuz yere idam kararı çıkarılır. Annesi Autumn'a kaçması gerektiğini söyler ve ona büyülü kolyesini verir. Annesinden kalan tek şey olan kolye ile ağlaya ağlaya uzaklaşır. Autumn o başkandan annesinin ve onca idam edilen suçsuz kişilerin intikamını alması gerekiyor Genellikle intikam ve acılar üzerine yazılmıştır. Autumn yaani ana karakterimiz: cesur, soğuk kanlı, güçlü ve sağlıklı birisidir. Aynı zamanda kendisine güveni tamdır annesinin ona verdiği kolyesi ile istediğini alacaktır.
Kayıp Miras
djdndn
Derinköy’ün sessiz sakin hayatı, bir sabah postacının eline geçen esrarengiz bir mektupla altüst olur. Eski bir dedektif olan Ahmet Bey, yıllardır kayıp bir hazinenin izini süren haritayla karşılaşır. Ancak bu hazine, sıradan bir hazine değildir. Ahmet Bey ve kasabanın cesur gençlerinden oluşan ekip, haritadaki ipuçlarını takip ederken, kasabanın karanlık sırlarını ve lanetli geçmişini de ortaya çıkarmak zorunda kalacaklardır. Her adımda, gözlerinin ötesinde saklı gerçeklere biraz daha yaklaşan bu ekip, kaybolan mirası keşfetmek için tehlikelerle dolu bir yolculuğa atılır. Gerçek miras, yalnızca gözlerinle görebileceğinden fazlasıdır...
İhanet
Medine
Yeni yatılı okula başlayan Duru ve Sude okulda geçirdikleri bir kaç hatadan sonra okul kolidorunda bir cesetle karşılaşır. Ve bu olaylardan sonra kızları felaketler bekliyordu. Büyük bir maceraya hazır mısınız?

Kan yıldızı
Melodietoile
Bir Yıldız çok şey ifade edebilir kimine iyi kimine kötü belkide en büyük düşü lakin yıldızla senkronize olabilmek çok mühim bir meseledir aksi takdirde farkında bile olamadan hayranlık uyandıran parıltısı içine hapsolup kontrolden çıkar ve belkide seni bi daha asla eskiye dönemeyeceğin bir hale getirir.(Unutma yıldızlar ne aya nede güneşe benzemez güzelliklerinin ardında büyük bir tehlike barındırırlar ve ne yazık ki bunu zamanında farketmek bir hayli zordur) Yıldızlı geceler dilerim...
Ebedi gölgeler
Mete
Bir şehirde, bir kadın hayatını sıfırdan kurmak için çabalarken, geçmişinin gölgesiyle yüzleşmek zorunda kalır. İlişkilerin, aşkın ve cesaretin kesiştiği bu hikaye, acıyı, umudu ve yeniden doğuşu modern bir perspektifle anlatıyor.
Annemin Hikayesi Elli Yaşında Bitti, Benimki On Sekizimde Başladı.
İsimsiz Kadın
Bazı hikâyeler okunmak için değil, hissedilmek için yazılır… Bu satırlar mükemmel bir hayatın değil; acının, kayıpların, yeniden ayağa kalkmanın ve vazgeçmeyen bir kadının gerçek hikâyesi. Her bölümde bir yara açılacak, ama aynı zamanda o yaranın nasıl iyileştiğini de göreceksiniz. Bazen bir kız çocuğunun gözlerinden, bazen bir annenin yüreğinden, bazen de hayata yeniden tutunmaya çalışan güçlü bir kadının sessiz çığlığından… Belki kendinizden bir parça bulacak, belki de “Ben de bunu yaşadım.” diyeceksiniz. Çünkü bazı kadınlar yıkılmaz… Sadece küllerinden yeniden doğmayı öğrenir. Hoş geldiniz… Bu, gerçek bir hayatın en içten yolculuğu.
ON İKİ YILDIZ, BİR MİLLETİN DUASI
Ravzanur
6.07.2025 TARİHİNDE ŞEHİT OLAN 12 MEHMETÇİĞİMİZE YAZDIM KOMPOZİSYAN. MEKANLARI CENNET AZİZ RUHLARI ŞAD OLSUN. SAYGILARIMLA...
Aşk'ın dişleri
Azra
Sıcak bir sonbahar akşamıydı, dışarda ılık bir rüzgar esiyor kuş sesleri yankılanıyordu, gece olmasına rağmen adeta gündüzü andıran bir havaya sahipti ortam .hayatımın en güzel günlerinden biriydi hele de çatı katımın penceresinden geçtiği günler ... herzamanki gibi o gecede pencere başında hayal kurmaya başladım hiç gerçekleşmeyeceğini bilsem de bunu yapmak bana büyük bir zevk veriyordu .rüzgar tenim'i okşuyor, hafif hafif saçlarımı uçuşturuyordu ; göz yaşları akıyordu penbeleşmiş çilli yanaklarımdan. o geliyordu aklıma, yüreğim yanıyordu yandıkça göz yaşlarım ardına ardına akıyordu. kullağımda onun sesi ... bense onsuzken oda bensizdi, bu çok acı vericiydi .bir iki sokak uzağımda olmasına rağmen ona çok uzaktım sanki ,sanki olur ya balonunuz elinizden kaçıverir ve o her ne kadar yakınınızda olsada ona ulaşamazsınız ya uzanırsınız, tutmaya; dokunmaya çalışırsınız ama hiç ulaşamazsınız. işte öyle birşey benim aşkım ama bu aşk karşılıksız bir aşk. Bu yüzden ulaşamam ona. beni hiç görmedi yada görmezden geldi Hayal gibi değilmi.  ama sesini ,yüzünü ,bana aşkla olmasada gülümseyişini , ay kadar güzel yüzünü özledim .gözlerini özledim sadece onu özledim dedim ya onu düşünüyordum hep. düşünüyorum zaten... ben onu düşünürken o geçiverdi penceremin önünden bu kez hayal değildi gerçekten bu oydu. Onu ilk gördüğüm kadar yakışıklıydı ondan deliler gibi hoşlanıyordum Ama bir yandan Onun benden hoşlanmadığını bilmek acı veriyordu bana. Benim Yüreğime acı verbveriyordu .ne yazık ki sadece bana veriyordu asfalta dökülen turuncu sonbahar yapraklarının arasından adım atışını dahi ezberlemiştim.ılık Rüzgar'ın etkisiyle saçları savruluyor Bu sırada saçlarını düzeltiyordu ,yüzünde Küçük bir çocuğun masumiyeti vardı Onu ilk gördüğüm gibi güzel Hayır doğrusu yakışıklı olacaktı değil mi ne önemi vardı o benim için bir o kadar da güzel.Penceremin önünden geçtiği süre boyunca hayatımın en huzurlu anlarını geçirmiştim çünkü onu görmek bana huzur veriyordu. Onun yüzünü görmek, Onu hissetmek ,onu bilmek En azından orada olduğunu bilmek ,işte insana acı veren de bu orada olduğunu biliyorsun ama onunla olamıyorsun .ellerini tutamıyorsun gözlerinin içine bakamıyorsun. öpemiyorsun.Gerçi ben onu öpmeye kıyamam ki İnsan sevdiğine zarar verebilir mi O benim sadece sevdiğim değil, o benim ailem de .o benim her şeyim her ne kadar olduğunu bilmese de öyleydi. benim onu sevmem benim için o kadar değerliydi ki o bunu bilmese de benim onu sevmem her şeye değerdi her şeye bedeldi. İyi ki sevmiştim Onu ya hiç sevmeseydim ne yapardım o zaman Onunla bir defa daha konuşma şansım olsaydı Ona teşekkür ederdim İyi ki varsın derdim İyi ki doğmuşsun, İyi ki sevmişim seni derdim, Çünkü gerçekler buydu hatta bildiğim tek gerçek buydu. Sabah telefonumun alarm sesi ile  uyandığımda aklımda ve yüreğimde hala o vardı. aklım ve yüreğimin bir köşesinde hala o vardı .rüyalarımda bile onu görüyordum bazen istemesem de görüyordum .onu uyurken bile görmek ne büyük şanstı benim için Bu yüzden bilinçaltıma Teşekkür ederim İyi ki Onu aklıma sokuyorsun İyi ki onu rüyamda görüyorum Teşekkür ederim demek isterdim. Tabii ki hayatım Ondan ibaret değildi.ismini söylesem, ismini söylerken Ellerim titrer heyecanlanırım ama bir defa daha söylemeden bir şey olmaz.ismi Özgür hayatında duyduğum en güzel ritim olsa gerek Neyse ki onunla okulda tekrar görüşeceğiz Bunun için sevinçliyim hızlıca kalkıp üstümü giyindim sonra annemin seslenmesi ile merdivenleri ikişer ikişer atlayıp kahvaltı için aşağı indim her ne kadar beni sevmediğimi bilsemde onun için süslenmeyi seviyordum. O gün de her zamanki gibi süslenip öyle inmiştim aşağı Annem meraklı gözlerle bana bakıp: _ niye bu kadar süslendiğini anlayamıyorum biraz daha derslerine mi özen göstersen Çok haklıydı Biraz da derslerime Özen göstermem gerekiyordu ama Özgür hepsine bedeldi Hangi üniversiteye gideceğim Umurumda bile değildi o olsun hayatımda olmasa bile en azından görsün beni isterdim. Tabii beni gördüğü sırada pasaklı ve çirkin birini görmesini istemezdim. O yüzden gayet alımlı ve hoş birini görmesini tercih ederdim .işte bütün bundan dolayı tüm bu süslenmelerim. yoksa onu etkileyip kendime çekmek gibi bir bir niyetim yok. E tabii çeksem hoş olurdu ama o niyetle yapmıyordum bütün bunları. _ Hayır anne biliyorsun beni Tabii ki derslerine özen göstereceğim sen beni merak etme meleğim . _ Tamam biraz daha hızlı ol çünkü otobüsün kalkmak üzere haberin olsun sonra yeni bir Veli toplantısına çağrılmak istemeyiz değil mi Annemin bu sözü ortamı bayağı bir yumuşatmıştı neyseki. o gün annemi dinleyip hızlıca dışarı çıkmaya karar verdim otobüsün kalkmasına sanırım yarım saat kala evden çıkmayı başarmıştım. hızlıca otobüs durağına koştum oh Neyse ki yetişebilmiştim. Tamam vaktinde okula varmayı başardım sınıfa girer girmez Her zamanki gibi gözüm Yine Özgürü aradı .o yine her zamanki yerindeydi, her zamanki arka sıralarda otururdu. o ve Arkadaşları, çok fazla konuşmaz iletişim kurmazlardı. yalnızca birbirleriyle konuşur eğlenirlerdi. Ama kimse onların ne dediğini asla bilmezdi. bazen bende çok merak ediyorum. acaba ne konuşuyorlar bazen Özgür bana tuhaf tuhaf bakar hafifçe Gülümser yanındakiler de bir şeyler der ,özgür bunları pek takmaz bir şeye odaklandı mı odağını ondan kesmezdi .Özgür fazla Soğuktu. bana karşı bile ama bir bilse ona karşı ne kadar sıcak hislerimin olduğunu Eminim o da çok sevicekti beni. muhtemelen hem bana karşı hem de Diğerlerine karşı bu şekilde biraz daha sıcakkanlı biri olabilirdi. Neyse dedim ya Hayal. Okul sandığımdanda sıkıcı geçmişti. ama özgürün yakınımda olduğunu bilmem hoşuma gidiyordu .o gün son ders boş olduğu için erkenden çantamı alıp çıkmaya karar verdim. extra birşey olmuyordu çünkü.sınıfa bir hışımla girdiğimde özgür ve arkadaşları'nın önemli birşeyi konuşurken onları böldüğümü farkettim .ben sınıfa girince bora sert bir tepkiyle _bu saate burda ne işin var dışarda olman gerekmiyor muydu? _evet fakat eve gitmeye karar verdim hoş eve gidebilmek için yada sınıfa ne zaman gidiceğim hakında senden izin alıcağımı hiç sanmıyorum!.. Eminim ki özgür araya girmeseydi tanrı şahit daha fazla şey diyecektim. _uzatmaya gerek yok bora! ayla da şimdi gider.değilmi ayla? _aynen gidiyorum .sizi daha fazla rahatsız etmiyim . Canım çok sıkıştı bu duruma. ne konuştuklarını merak ediyordum ama eğer yanılmıyorsam içeri girdiğim anda duyduğum bir cümle, gurubun bir diğer üyesi alisin dediği bir cümleydi. dediği cümle aynen şuydu, "intikam bir çözüm olamaz ." neyin intikamıydı bu yada kimin ? Herşey çok normaldi taki onun bir vampir olduğundan şüphelenmeme dek.ve asıl acı veren şey onun benim gibi biri olmamasıydı.
Bir Ailenin Hayatta Kalma Mücadelesi
Altar İmamoğlu
1970'lerin başında Karadeniz'in küçük bir köyünde başlayan bu hikaye, Karaca ailesinin zorlu ve umut dolu yolculuğunu anlatıyor. Sel felaketinin ardından İstanbul'a göç etmek zorunda kalan İsmail, Fatma ve çocukları Murat, Elif, Ayşe, yeni bir hayat kurmak için verdikleri mücadeleyle kalplere dokunuyor. Büyük şehirde karşılaştıkları zorluklara rağmen, aile bağlarının gücü ve birbirlerine olan sevgileriyle ayakta kalmayı başarıyorlar. İsmail'in geçirdiği iş kazası ve ardından gelen zorlu süreç, ailenin dayanışmasını daha da pekiştiriyor. Murat'ın mühendislikteki başarısı, Elif'in sanat dünyasındaki yükselişi ve Ayşe'nin doktor olma hayalleri, Karaca ailesinin umut dolu geleceğine ışık tutuyor. Bu roman, kayıplar ve zorluklar karşısında pes etmemenin, aile bağlarının gücünün ve her şeye rağmen umutlu olmanın dokunaklı bir hikayesi.
Büyük Savaşçılar
Bargu
Dünya, doksan sekiz yıldır yanıyor. On üç büyük imparatorluk, sınırlarını genişletmek uğruna birbirini ve her şeyi yok etti. Milyonlarca insan açlıktan, savaştan ve salgından can verdi. Ama hiçbir imparator barışı teklif etmeye yanaşmadı — çünkü teklif eden, kaybeden sayılırdı. Ta ki Büyük Samçiyangk İmparatoru 7. Zayida ölene kadar. Herkes, güçlü ve acımasız oğlu Makhot'un tahta geçeceğini düşünüyordu. Ama vasiyetin açıklandığı gece taht salonunda derin bir sessizlik çöktü. Tahta geçen Makhot değildi — en küçük oğul, herkesin hafife aldığı Bargu'ydu. Ve Bargu'nun ilk emri kimsenin beklemediği şeydi: Savaş bitecek. Ama bir imparatorun iki kelimesiyle bitmez kökleri yüzyıla dayanan bir savaş. Çünkü bazı yaralar kapanmak istemez, bazı eller kılıcı bırakmayı unutmuştur, ve bazı gözler barışı değil — intikamı beklemektedir. Görünmeyen Akış; iktidar, cesaret ve bir neslin omuzladığı ağır barışın hikayesidir.
Vahşetin Çağrısı
Ezgi Kayalar
Adaletin temennisi,güvenli ve didaktör bir sistemdi. Yalanlarla geçmişin karıştığı,geleceğe bir vahşeti çağrıştıran sesler çok yakından geliyordu. Bir insan ölümü bu kadar yakınında hissetmemeliydi... ...
Kalbine yediğin her yumruk için canımın içi
Tuana Elif
Cesaret edemediği herşey kalbine yediği yumrukmuş gibi hisseden herkese:):

KANLI LABİRENT
Ayşenizz
2 yıl önce içinde bulunduğu katilin evinden bildiği Ceren, babasının zoru ile terk ettiği cehenneme tekrar dönmek zorunda kalmış ve eskisine göre çok daha farklı şeyler yaşadığını görmüştür. Eski okulunun yeni senesinin daha ilk zamanlarında gizemli olaylara tanık olan Ceren'i ilerleyen zamanda sizce neler bekliyor?...
C/ESARET
Naz Çıkrıkcı
Cesaret mi? Esaret mi? Dünya savaşı çıkartıp yönetimi ele geçirmek isteyen bir grup.. Dünyadaki farklı alanlarda en yetenekli kişileri topluyorlar. Onları köleleştirip kendilerine yanlızca bedenlerden oluşan askerler yapıyorlar. Başta amaç bu olsa da gittikçe yönetme duyguları onları ele geçiriyor ve tüm insanlığı katletmek tek amaçları haline geliyor. Halktan en iyilerini topluyorlar; En güçlüsünü En zekisini En hızlısını En tehlikelisini En iyi dövüşenini En dikkatlisini En itaatkarını İtaatkar değillerse bile olmak zorunda kalıyorlar. Yoksa en kötü işkenceler kaderleri oluyor. Önce anıları gidiyor hafızalarından. Zamanla kayboluyor benlikleri, Bir süre sonra hisleri... Bir insanın elinden ruhunu çalarsanız o insana ne kalır. Kolayca köleleştirilebilen boş bedenler Geride yanlızca devleti yıkmak amacıyla kurulan bir gurup için çalışan ruhsuz varlıklar kalıyor. Kimileri bedenlerinin özgürlüğü için ruhlarının esaretini seçer. Kimileri cesareti seçip ruhlarının özgürlüğü için bedenlerinin acı çığlıklarının boş koridorlarda yankılanmasını... Siz olsaydınız hangisini seçerdiniz? Cesareti mi? Esareti mi?

