#İZLERİ etiketli eserler
Arama sonuçları

GEÇMİŞİN İZLERİ
Ss
Simay İzgi, lisede yaşadığı sıkıntılar sonucunda 1 yıl mezuna kalıp ikinci senesinde çok çalışarak üniversiteyi kazanmıştır. Hayalleri için çabalayan bu yolda ailesi ve dostu haricinde kimseyle muhattap olmak istemeyen karakterimiz bir gün lisede yaşadıklarını üniversitede de yaşamaya başlamıştır. Eskiden yaşadığı bu olay tekrar karşısına çıktığı için başaramayacağını düşünür.Bu zorlu süreçte nasıl ayakta kalacaktı? * Tamamen kurgusaldır. *Yazmak istedim ve yazdım. *Başında "*" olan bölümlerde resim vardır.
Korku Dolu Ev Vakası
Emir
Çok güzel bir kitap okyan hayran okumayan 1000 pişman.Ama aralıklarda boşluk var onu düzeltemedim yorumlara yazarmısınız nasıl düzeltebilirm .
Geçmişin İzleri
İsimsiz
Herkes hayatında iyi kötü şeyler yaşamıştır. Çoğusu aşmıştır kötü anılarını,silmiştir zihninden. Kimileri de vardır ki geçmişteki izlerine alışırlar.Acıya alışmak... Garip geliyordur belki.Bir insan acıya nasıl alışır? Alışır efendim.Hem de öyle bir alışır ki hayatının geri kalanında mutlu olacağına inancı kalmaz ve bu yüzden çaba da sarf etmez. Bu durumdaki insanları yargılamayın. Çünkü, unutmayın ki onlar isteyerek değişmediler, zorla değiştirildiler. Ve zorla olan hiç bir şey güzel değildir.
BEYAZ SAÇLI KIZ
Deniz
TÜM HAKLAR SAKLIDIR. ÇALINTI YAPILAMAZ. Kitaptaki hastalık bir nevi yazar tarafından bir nevi gerçek bir hastalıktır. Gece başrol karakterimiz ve yakın arkadaşlarının başından geçen arada aile içine giren bir hikaye. Gece bir travma sonucu beyninde sesler duymaya başlar ve bir süre sonra bu seslerin esiri olur. Gerçek hayatını bulduktan sonra başına çok şey gelir. Bakmanızı tavsiye ederim.
GEÇMİŞİN BIRAKTIĞI ACILAR
Yağmur
-Zorla evlendirilen bir genç kız ve onun yaşadıklarını ona yaşatmayacak bir küçük kız çocuğu- Bir genç kız babası tarafından zorla evlendirilir ve kocasının baskısıyla bir çocukları olur.Ve kocası genç kıza şiddet uygular.genç kız ve onun 4 yaşındaki kız çocuğu artık dayanamayıp gece saatlerinde evden kaçarlar.Gidecekleri kalacakları hiçbir yer yoktu,ve paralarıda.genç kızın çocuğu okulda çok zorbalığa maruz kalır. Devamı kitapta;)
MAVİ IRMAK
W.D.(ıcy)
Hayat neydi? Bedenin ve ruhun aynı anda yaşaması mi? Ruhun ölüp bedenin yaşaması mı? Yoksa... Bedenin ölüp ruhun yaşaması mı?
Tava izi
Emani
O Tava izini unutmam,bir küçük kızın hikayesi
Geçmişin izleri
☆Alisa☆
Mimar bir genç kızın eski bir portrenin restorasyonunu üstlenir ve portrede bir tuhaflık olduğunu anlar. Bu tuhaflık genç mimar kızın geçmişini öğrenmesinin başlangıç noktasıdır.
LOVERS OF THE PAST
nisaa
LİSEDE SEVGİLİ OLAN BİR KADIN VE ADAMIN YOLLARI KESİŞİR...
Dedektifçilik
MerS
Bir polis dedektifi olan Saye’ye bir dava verilir.Etrafındaki herkes bu konuda endişelidir çünkü Saye’nin başaramayacağını düşünürler.Saye’nin herşeye rağmen başarıcağına inancı sonsuz peki senin?
Kalp Ve Acı İzleri
Zhranyx
3 yıldır kalp hastası olan kızı takip ettiren adam bir gün yolları kesişir ve olaylar başlar.
Kumar Deliği
Dilruba Doğan
Her şey bir yanlışla başlamıştı...

03:17
Cansu
Yıllar önce bir çocuk kliniğinde yangın çıkmıştır. Resmî kayıtlara göre üç çocuk kurtulmuş, doktor ise hayatını kaybetmiştir. Olay kapanmış, bina yıkılmış, dosya arşive kaldırılmıştır. Ama hiçbir kayıt 03:17’yi açıklayamaz. Ta ki bir gece saat tam 03:17’de hepsi aynı anda uyanana kadar. Yanık kokusu. Tavanda titreşen florasan lamba. Ve bir ses. Başta bunun travma sonrası bir halisülasyon olduğunu düşünürler. Ancak zaman garipleşmeye başlar. Aynı günü tekrar tekrar yaşarlar ama küçük ayrıntılar değişir. İnsanlar farklı cümleler kurar. Aynalar birkaç saniye gecikmeli yansıtır. Dijital saatler 03:16’dan doğrudan 03:18’e atlar. Zaman kırılması sessiz gerçekleşir; saniyeler geriye akmaz, sadece anlamını yitirir. 03:17 artık bir an değil, içine düşülen bir yarıktır. … “Eğer anılarınız değiştirilebiliyorsa, kim olduğunuzu ne belirler?” “Bir olayın üç versiyonu varsa, hangisi yaşanmıştır?” Neye inanmak işinize geliyorsa o :)
İZLER ve KÜLLER
F. E
Cennetten üç elma düştü. Biri bana, biri sana, üçüncüsü de henüz farkında olmayana. Farkına varınca o, dokuza bölecek elmayı, sonra diyecek; biri bana, diğerleri adaletini kendi yazacak olanlara.
Engerek
e'la
"Engerek." "Ne?" "Engerekler zehirlidir ve geceleri avlanırlar. Senin gibi. Sende kalbimi zehirin ile uyuşturdun ve beni bir gece ansızın avladın." ☆ Bacağımdaki izi kapatan engerek dövmesine baktım. Bir kurbanı daha avlama vakti geldi engerek. Ama bu sefer öldürmeyeceğim ona acı çektireceğim zehrimi vereceğim... Yavaş yavaş ölecek nefes almak için bana muhtaç kalacak...
GÖZÜNDEKİ İZ
Miray Naz Akçay
İki yetişkin doktor , yıllar öncesi çocukluk arkadaşı ile oyun oynarken Mert , Ayça'nın kafasına düşmesini sağlayan vazoyu Ayça dokunarak düşürüyor ,vazonun inci parçası gözünde kalarak iz bırakıyor. Aradan yıllar geçiyor ve aynı hastanede biri karşılaşmadan önce iş başvurusunu yaparken göz göze geliyorlar . Ondan sonra karakterlerimizin başlarına neler neler geliyor? Miray Naz Akçayın SON 10 DAKİKA dan sonra ele aldığı yeni doktor kurgusunun ismi GÖZÜNDEKİ İZ çok yakında wattpadde sizinle ! Not: İki doktorumuz hiç kimse değildir sadece yapay zeka tasarlamasıdır.
Suçlu Avukat
Suçlu Avukat
Ben Elvin Gültekin aklıma koyduğumu yapan, 21 yaşında başarılı bir avukatım. Avukatlığımın yanı sıra 12. cinayetimi de işlemiştim. Hiç bir zaman arkama bakmadım ve hiç pişman olmadım. Herkesin güvendiği, saygı duyduğu, hata yapmaktan kaçındığı bir insandım. Lakin onların bilmediği bir şey vardı, ben bir katildim. Asla öğrenemeyecekleri kadar işimi temiz yapan bir katildim, insanlar benim canımı yaktıklarında bunun bedeli canları olurdu. Avukatlık yaparken çokça insanla yüz yüze geldim, çoğu katil, çoğu psikopat, çoğu masum, çoğu ise dolandırıcıydı ama iş hayatımda beni en çok şaşırtan bir suçlu vardı, suçlu ve mükemmel bir şair. Çokça kez düşündüm, bir şair nasıl suçlu olabilirdi. Ruhu temiz bir insan, nasıl elini kirletebilirdi. Araştırdım, sorguladım, karıştırdım. Her insan, zaafına zarar veren şeylerden kurtulmak isterdi ama bazıları kurtulurdu. O şairi bezdiren şey, hayatının yani şiirlerinin elinden alınması olmuştu. Peki, ben o 12 kişiyi neden öldürdüm? Benim zaafım neydi? Ben neden o insanlara işkence çektirdim? Bana ne zararları vardı? Bana ne yaşattılar? Bu arada öldürdüğüm12 kişi dışında, 100'ü aşkın kişiye işkence çektirmiştim. Bir sebebim var mıydı, belki de vardı. Belki de bunların hepsi, intikamdı. Ruhum intikamı arıyordu, adaleti istiyordu, eski Elvin'i istiyordu. Katil kimliğim dışında, bir kimliğim daha var. Katil olan ben ile, normal ben arasında dağlar hatta, uçurumlar kadar fark var. Normal zamanlarda, normal bir yaşantı içerisindeyim, sevgilim, ailem, arkadaşlarım ve hepsinden önde tuttuğum bir iş hayatım vardı. İş hayatım, benim için en önemli şeydi. Avukatlığı severek yapıyordum, herkes tarafından iyi bilinmek bana hoşnutluk veriyordu, kimse katil olan tarafımı tanımıyordu, bu bana özgüven veriyordu. Çoğu kişiyi kendime hayran bırakmak hoşuma gidiyordu, küçük kızların ümidi olmak hoşuma gidiyordu, hayattaki pislikleri içeri atmak zevk veriyordu. Masum insanları kurtarmak, sanki sadece benim görevimdi. Benden başka kimse, o işi layıkıyla yapamıyordu sanki. Hayatımı seviyordum, yaşamayı seviyordum, kendim olmayı seviyordum, en önemlisi ve bayıldığım ise ruhumdu, ruhumu çok seviyordum, tabi biraz kirli olabilirdi ama ben onu her seferinde temizliyordum. Her aldığım intikam, ruhumu kirleten bir parçayken. Yaptığım her iyi bir davranış, bazen ise yazdığım bir şiir ruhumu temizliyordu. Hayatımda nelerden hoşlanırım? En sevdiğim renk ne? Doğum tarihim ne? Burcum ne? Yükselenim ne? En sevdiğim yemek ne? Peki en çok hoşlandığım şarkı? En sevdiğim şair kim? Zaaflarım ne? Gerçekten iyi miyim? Çocukluğumu seviyor muyum? Aileme değer veriyor muyum? Peki onlar bana değer veriyor mu? Ben neden işimi çok seviyorum? Neden adaleti arıyorum? Bu soruların cevabını, ben biliyor muyum? Belki de bilmiyorum, belki de bütün cevaplar bende saklı. Çoğu sorunun cevabını, yaşadıkça, hatırladıkça öğreneceğim. Tabi bana saygı gösterenler gibi, ölmemi isteyenler, linç edenler, ara sokaklarda önümü kesip tehdit edenler ve bir çoğu... Hayatımın iyi ve güzel yüzü olduğu gibi, bazen en kötü yanı gün yüzüne çıkabiliyordu. Şimdi kendimi tekrar tanıtacağım; Ben Elvin Gültekin, 21 yaşında başarılı bir avukatım. Sade bir yaşantım var, bir hayatım, sevgilim, ailem, işim ve yerine getirmem gereken sorumluluklarım var. Sade hayatımı seviyorum, müzikleri seviyorum, kitap okumayı seviyorum, çünkü ruhumu tazeliyorlar, beni 10 yaşındaki çocukluk yıllarıma döndürüyor, o zamanlarda kitap okumayı çok severdim, çünkü onlar dışında kimsem olmadığını bilirdim. Koskocaman bir kitaplığım olsun isterdim, şimdi evimde iki oda sadece kitap odası olarak kullanılıyor. Bazı hayallerimi gerçekleştirirken, bazılarını ise çocukluğum ile beraber bir zindana hapis ettim. Onların anahtarı ise benim kalbimin, en derinlerinde yada çok uzaklarda bir yerlerde saklı. ______________________ Merhaba, sevgili okurlarım. Yeni bir kurgu ile karşınızdayım. Bu kurgumun, diğerlerinden farklı olacağını bilmenizi isterim. Kurgumdaki bütün, iş yerleri, olaylar ve adı geçen şahsiyetler bana özel ve hayal ürünüdür. Düşüncelerinizi, fikirlerinizi, önerilerinizi çok merak ediyorum, hepsi benim için çok değerli. Şimdilik görüşürüz, yeni bölüme kadar kendinize iyi bakın, sizleri çok seviyorum bebeklerim. Oy verip, yorum yapmayı unutmayın canlarımm. ∞
KANİZ
Büşra
Kırmızı Bir Çizgi Hepimizin Kaderi , Hepimizin Yaşa mı Olur muydu Hiç ? KANİZ ÇOCUK ESİRGEME KURUMU Hepimizin Laneti Olmuştu . Kırmızı Bir Çizgi Her Geçen Gün Artan Kanlar . İşlenen Cinayetler , Çözülmesi Gereken Gizemli Olaylar ... Bileklerinin üzerinde ki Kırmızı Bir Çizgi İz onların hayatlarıydı. -- " Bu gizemli yurt bir gün bizimde canımızı almaz değil mi ? Bu olanlar artık bana hiç normal gelmiyor ben artık bu olanları asla normal karşılıyamıyorum . İkimizde ilk başta zorla bu yurt'a bırakıldık.Sonrasında da sanki tüm çocukları toplamış tamamlamışlar gibi bu gizemli olaylar olmaya başladı . Sence ne olacak ? " Bu izler ya bizim kurtuluşumuz ya da ölümümüz olacaktı...
ulaşılmaz diyarlar
Ayşe AYDINALP
Zamanın birinde ulaşılmaz diyarların ötesinde bir sabah güneşle birlikte bir kız çocuğu doğdu. Aynı gün güneşin batışıyla diyarlardan birinde de bir erkek çocuğu dünyaya geldi.
Gülün Dikeni
Seher
🌹 “Gülün Dikeni”, geçmişin izlerini bugünde arayan bir kadının, sessizliğin içinde yankılanan bir aşkın ve zamanla yarışan kalplerin hikâyesidir. Ay ışığında solmayan güllerin, hafif bir rüzgârla fısıldadığı sırlar kadar gizemli; bir bakış kadar sade ama derin... Her güzelliğin bir acısı vardır derler, ama bazı acılar kalbin en güzel yerinde saklanır. Unutmanın mümkün, hatırlamanın kaçınılmaz olduğu bir yolculuğa davet...
İZ
Sebe M
İntihar edicekken son anda vazgeçen başrol kadın, domuz maskeli biri tarafından uçurumdan aşağı ittirilir. Yaşaması bile imkansızken bunu sadece hafıza kaybı ile atlatır...
Maskenin Ardında
Çağla Özkatar
Bir mürekkeb damladı kağıda kağıt boyunca kaydı en sonunda da masada durdu. Geçtiği yerden koyu mavi bir iz bıraktı. Kan sıçradı o kağıda silahı tutanın eli titremedi gözünü kırpmadı ardına bakmadı ölümü seyretmedi bir maske taktı, kandan yapılmış tahta oturdu, diz çöktü herkes önünde ama her birinin elinde bir bıçak o arkasını döndüğünde saplamak için hazır. Yer yer değişti isimler ama kadere kan bulaştı ölüm de öldürmekte doğal oldu onlar için kanlı saltanatın devamı için kan gerekti. Bir kurşun yardı geceyi kralın kalbine saplandı suç muhafıza atıldı oysa krali öldüren soytarıydı sırada hedefi ise prensesti. Ama bilmediği bir şey vardı prenses kraldan daha güçlüydü çünkü hem kralın hemde kraliçenin kızıydı. Zamanla hükmetmek için doğduğunu hatırladı prenses işte o zaman geri döndü kanla sulanan topraklara. Hikaye aynı zamanda wattpadde de yayınlanmaktadır. 01.01.2024

