#Öksüz etiketli eserler
Arama sonuçları
Sessiz Fısıltı
Yasin
Sıla ailesi tarafından devlet yurduna verilen ve orada yatılı kalan bir öğrencidir. Yurda verildikten kısa bir süre sonra ailesini trafik kazasında kaybettiğini ögrenen Sıla kendini bir anda karma karışık bir halde bulur. Ailesinin acısını daha tam atlatamamışken dünya büyük bir tehlike ile karşı karşıya gelir. Dünyanın altını üstüne getirecek bu tehlikenin adı fısıldayanlardır. Sıla ve arkadaşları olayların üstesinden beraber gelmeye ve hayatta kalmaya çalışmaktadır. Peki onları hayatta kalmaya zorlayan şey nedir? Öğrenmenin tek yolu var... Okumaya başlamak
BEŞTEN SONRA
BERRAVEN
Bazı çocuklar erken olgunlaşır. Bazen, henüz hayatın ne olduğunu bilmeden, hayata atılmaları gerekir. Bu onların seçimi değildir; ama bunu taşımak onların zorunluluğudur. İstenmeyen hedefler, başkasının biçtiği hayatlar, yarım kalmış çocukluklar… O gün bir ateş yandı. Kırmızı, kızgın bir ateş. Kimse bu ateşi görmedi. Kimse fark etmedi. Bir kişi hariç: Sidra. O gün Sidra’nın içinde bir kıvılcım oluştu. Bir anı yandı… Bir anı daha… Ve bir tane daha. Sonra o küçük kıvılcım, büyüdü. Kontrolsüzce değil; sabırla. Kocaman bir ateşe dönüştü. Tehlikeli bir ateşe. Anılar buğuluydu, sesler kesikti. Zaman, olanları silmedi; sadece üzerini örttü. Bu hissi en iyi Sidra bilirdi… Bir de Sidra gibiler. Erken susmayı öğrenenler. Sidra defalarca o buğuyu silmeye çalıştı. Önce minik, masum elleriyle; sonra büyük, yetişkin elleriyle. Her seferinde avuç içleri buz keserdi. Ama vazgeçmedi. Çünkü bazı anılar silinmez; yalnızca bekler. Bugün bir ateş daha yandı. Bu kez daha büyük. Daha yakıcı.

