İçeriğe geç
Kami

#Özü etiketli eserler

Arama sonuçları

Yanlış ailem

Elif

Şuan Nerdeyim mi? Yeni öğrendiğim babamın ve annemin evlerine gidiyorum. Az önce dna testi oldu ve ailem,ailem değilmiş zaten çokta sevmezdim. Şiddet yoktu psikolojikte şiddet de yoktu. Ben yokmuşum gibi davranıyolardı o kadar. Bende çalışmaya başladım kendi paramı kazanıyorum daha doğrusu kazanıyodum. Ben kendimi tanıtmadım ben Su 17 yaşındayım. 12. Sınıfa geçtim arkadaşım yok hiç olmadı. Sınıf arkadaşlarıma onlar yokmuş gibi davranıyorum. Derslerimi sorarsanız genellikle derslerim iyi hep taktirle geçmişimdir.işte zeki kızın farkı :)

RomanDevam ediyorGenç Kurgu
139Görüntüleme10Beğeni1Bölümler5,0Oylama

Şizofren Avukat

~DeLirtGen-

İda Eva Yalçın. Ya da Yağızoğlu. O diğerlerinden çok farklıydı...

RomanDevam ediyorAksiyon
102Görüntüleme0Beğeni1Bölümler

ZEMHERİ ÇELİĞİ

Tomris

Özden Üsteğmen, sadece bir bordo bereli asker değil, hayatını vatanına ve silah arkadaşlarına adamış bir iradedir. Karargâhın kalbine sızan "Kuklacı"nın oyunlarıyla sarsılan tim, bir darbe girişimi ve peş peşe gelen ihanetlerle sınanırken; Özden, hem en yakınındaki Uygar Yüzbaşı ile olan sarsılmaz bağı korumaya çalışacak hem de kendi kaderinin en acı sayfasına doğru yürüyecektir. Vatan sevgisinin bedeli, bazen hiç kurulamayacak hayallerdir. Suriye sınırından Antalya’nın ılık akşamlarına uzanan bu yolculukta; bir kadının kahramanlık destanına eşlik edeceksiniz.

RomanDevam ediyorAksiyon
4Görüntüleme0Beğeni12Bölümler5,0Oylama

Fetih Sanatları:Kanlı Kral

Burak Sabancılar

GİRİŞ Karanlığın dip köşelerinde, hıçkırık sesleri yavaş yavaş artıyordu.Ağlayan küçük bir kız çocuğuydu.Bir kaldırım taşına oturmuş öylece bekliyordu.Saçları gece kadar siyah, teni sanki beyazdan daha da akdı.Yüzünü kapatan siyah saçları ve gözlerinden akan damlaların saçlarından ince ince süzülmesi...Kız yavaş yavaş kafasını kaldırdı.Karşısında gördüğü kişi onu ürkütmüştü.Ona bakan kişi altın kadar sarı, parlak ve uzun saçlara sahip biriydi.Elinde ki meşalesiyle kıza doğru yöneldi.Kız ayağa kalktı, sinirlice… Gözlerinden gelen damlalar küçük yağmur taneleri gibi yere düşerken, kendisine şaşkınlıkla bakan bu adamı inceliyordu.Adam şaşkındı.Son derece mutsuz ve üzgün olan bu kızın yüzünü incelemek için yanına gitmek istediğinde kız elini ‘’dur.’’ diyormuş gibi havaya kaldırdı.Sonra yere bakan gözlerini kendisine odaklanmış adama doğru yöneltti.Adam ürktü.Ürkmemek mümkün değildi zaten.Kız gökyüzünden daha koyu, buzdan daha keskin gözleriyle saçlarının arasından adamı izlemeye başladı.O kadar ağlamıştı ki, gözünün gökyüzü mavisi renginin çevresine kan kadar kırmızı bir ton eklenmişti sanki.Adam yardım etmekle etmemek arasında kaldı.Ne yapabilirdi ki.Meşalesi hala elindeydi.Saçlarında parlayan ateş güzel bir görsel şölen sunuyordu sanki.Kızın dikkatini adamın saçları çekti.Dudaklarında acı bir gülümseme vardı.Kıpkırmızı dudakları, sanki dalga geçermiş gibi gülüyordu.Dik olan kaşları lanetli bir yaratıkmış gibi çatıldı.Birden acı gülümsemesi kayboldu.Saçlarını arka tarafa doğru elleriyle savurdu, sanki adama yüzünü göstermek istiyormuş gibi.Sonra siyah pelerinini savurup kafasına geçirdi, sanki başkalarının onu tanımamasını istermiş gibi. Kafasını iyice dikleştirip gözlerini kapattı, sanki uzaktan gelen bir müzik sesini dinliyormuş gibi.Bu garip davranışlarının hemen ardından ellerini göğsünün üzerinde avuç içleri birbirine bakacak şekilde birleştirdi.Aniden büyük bir rüzgar başladı her tarafta.Karlar savruluyordu.Adam neler olup bittiğini anlayamıyordu.Etrafına bakınmaya başladı, korku dolu gözlerle.Bakıyordu ama her yer o kadar beyazdı ki, sanki ateşi kardan olan bir cehennemmiş gibi.Göz alabildiğince beyaz buzdan bir deniz gibiydi sanki adamın etrafı.Yumuşak bir buz.Şaşkınlığına devam etti, anlam veremeden olan bitenlere.Bu kadar kısa bir sürede nasıl olabilirdi bu?Birileri onunla dalgamı geçiyordu?Yoksa yine o kabuslarından biriyle baş başa mı kalmıştı?Kabus olsaydı şu ana kadar uyanması gerekmez miydi?Belki de bu onun kontrol edemediği rüyalarından biriydi.Düşündüğü onca zamandan sonra kıza döndüğünde onun yine ağladığını fark etmişti fakat bu sefer ki öyle bir ağlama değildi.Göz yaşı yerine kan vardı.Kırmızı dudakları morarmıştı.Gözlerinin gökyüzü mavisi, gecenin kör karanlığı kadar siyahtı.Gözlerinde karanlık gökyüzünün tek bir yıldızının bile parıltısı kalmamıştı artık.Hafif bir hırıltı ve küçük şirin bir kızdan gelemeyecek şekilde olan kalın, kaba ve korkutucu bir sesle, ‘’Sen öldün.’’ dedi.Adam, korku ve panik dolu gözlerle kıza bakmaya devam ederken elindeki meşaleyi kıza doğru fırlattı.Küçük kız, meşale daha havadayken, üstünde yanan ateşi yok etti.Adam koşar adımlarla çocuktan uzaklaşmaya çalışırken, karşısında başka simsiyah gözlere sahip, gençten bir adamla karşılaştı.Aynı yüz ifadesi, aynı gözler, aynı çatık kaşlar…Adam hemen yolunu çevirip bu sefer çaprazdan kaçmaya karar vermişti ki, bu sefer de aynı ifadelere sahip başka bir tanesiyle karşı karşıya geldi.Bu şekilde devam ederken, etrafına bakındığında on farklı siyah gözlere sahip insan üstü yaratığın kendi etrafında çember oluşturduklarını ve onu tuzağa düşürdüklerini anladı.Düşünüyordu.Bunlar kim?Neden ona tuzak kurdular?Gerçekten onlar insan mıydı?İstedikleri neydi? Kafasında bu sorulara cevap ararken dizlerinin arkasından aldığı bir darbe ile yere yığıldı.Bunu yapanın, masum küçük bir kız sandığı lanetli pislikten başkası olmadığını fark etti.Etrafı sarılmıştı, kaçamazdı.Kurtulmanın bir yolu yoktu.Sanki ne kadar kaçmaya yeltense, o kadar çoğalıyorlardı.Gözlerini onlara dikti ve kendisini öldürmemeleri için yalvarmaya başladı.Damla damla yaşlar akıyordu gözlerinden.Sonrasında siyah gözlü, insan görünümüne sahip bu yaratıkların arkalarından, kan kadar kırmızı gözlere sahip, esmer teni ile düz, uzun, siyah saçları olan bir adam çıktı.Acımasız gülümsemesi sanki çok şey anlatmaya yetiyormuş gibi, büyük ve korkutucu bir kahkaha attı.Siyah giysisinin içerisinden gri tonlarında, sivri uçlu, demirden yapılmış uzunca bir cismi çıkardı.Kan kadar kırmızı gözleriyle korku salan bu iblis, sarı saçlı adamı saçlarından tutup yukarı doğru çekti ve elindeki bu cismi adamın kalbine sapladı.Adamın ağzından kanlar geliyor ve gözleri yavaş yavaş kırmızıya dönüyordu.Bir müddet yerde çırpındı, çok büyük acılar çekiyordu.En sonunda bedeni hareketsiz ve kanlar içerisinde cansız bir şekilde yerde yatıyordu.

RomanDevam ediyorFantastik
4Görüntüleme1Beğeni0Bölümler

Aşkın Derin Yankıları

Alperen

"Aşkın Derin Yankıları" adlı bu duygusal şiir, aşkın güzelliklerini ve tutkusunu anlatan dokunaklı bir eserdir. Şair, yüreğinde alevlenen aşkın ateşinden, sevdiği kişiye duyduğu özel duygulardan ve birlikte geçirdiği anların eşsiz güzelliklerinden ilham almıştır. 8 kıtalık bu şiirde, aşkın derin duyguları, sevgilinin güzelliği ve aşkla dolu bir hayatın hayalini anlatan sözlerle yoğrulmuştur. Şair, sevgilisinin dudaklarının şarkısını fısıldadığı anları, ellerinin elinde kaybolduğu anları, gözlerinde kaybolmak istediği anları yansıtmıştır. Şiir, aşkın güzelliğini ve sevilen kişiye duyulan tutkuyu yoğun bir şekilde ifade etmektedir. Her kıtası, sevda dolu bir hikâyeyi anlatmaktadır. Şiirin her dizesi, okuyucunun kalbini titreten, romantizmi ve duygusallığı hissettiren sözlerle doludur. "Aşkın Derin Yankıları", aşkın gücünü ve sevilen kişiye duyulan derin duyguları ifade eden güzel bir şiirdir. Şairin duygularını yansıtan bu eser, aşkı anlamak isteyen herkesin okuması gereken bir şiir olarak öne çıkmaktadır. Eğer aşkın güzelliklerine dair bir şiir okumak isterseniz, "Aşkın Derin Yankıları" size duygusal ve romantik bir deneyim sunacaktır. Şiir, aşkın eşsiz duygularını anlamak ve paylaşmak isteyen herkesin ilgisini çekecektir.

RomanDevam ediyorŞiir
1Görüntüleme0Beğeni0Bölümler