#öfke etiketli eserler
Arama sonuçları
SEVDALIM
Gidiciyim_ben
Erkek karakter ağzından yazılacaktır Polat Araz & Nazlı Aksu.. Odaya girdiğimde kokusu burnuma doldu çiçek gibi kokuyor bu kadın. Üzerindeki nevresim bir yana saçları bir yana dağılmıştı belirgin karnı ise açıktı. Hissetmese bile üşümüştür kesin.. Ses çıkartmadan yanına yaklaşıp üzerini örttmeden önce elimi küçük Aysima'nın üzerinde gezdirdim.. Benim yanımdayken ikisininde korktuğunu hissediyorum hayla onlara güven vermemenin acısı büyük, aklı kalbi o adam'da her ne kadar karım olsada gerçekte onun karısı.. Benim sevdam ona göre küçük bana göre ise hayatımın tamamı.. ##### Not: Bir şey senin kaderinse senden başkasının olamaz. Aşkın enderininden gelen hikâye... Sevdalım Çalınması durumunda hukukî işlem uygulanacaktır. Argo konuşmalar vardır. Eserde smut sahneler yazılmamaktadır. Sahne devamı için açık sözler kullanır. Başlama tarihi: 15/06/2025 Bitiş: 30/10/2025 Eseri düzenleyemiyorum hata veriyor yanlışları mazur görün 🙃
Y KARAKTERİ
elise clorance
'Her insan kendi hayatının başrolünde oynuyor' demiş bir yazar. İlk okuduğum da küçük zihnimi çok etkilemiş ve gözlerimin içi parlayarak ana karakter olmamın verdiği haklı gururla göğsümü gere gere dolanmıştım. Lakin işlerin hiçte böyle olmadığını zamanla öğrenmiştim. Herkes kendi hayatında başrol olamıyordu. Çoğumuzun hayatı seçilmiş kişilerin parlamasını sağlamak üzerine kuruluydu. Tıpkı figüran bir oyuncu gibi bir an da var oluyor ve sessiz sedasız yok oluyorduk. Mutlu sona ulaşanları tebrik eden halkın arasında yüzümüz belirsizce çiziliyor, havaya kaldırdığımız ellerimizle gül uzatıyorduk. İşte bu bir yan karakterin yani benim hikayem. © Tüm Hakları Saklıdır.
Gözyaşının Dili
Hediye Erdoğan
Ben akmayı bekleyen bir gözyaşıyım. Hikayemde gözyaşlarını bulman dileğiyle... Farklı olanlara gelsin...
Mücadele
Nergiznaz
17 yaşında annesi intihar eden Akelin mücadelesi
KUSURSUZ
Anavrin.
Hayatımdan çok memnunum aslında. Kendi halimde takılmama rağmen çok geniş çevrem vardır. Herkesi tanır, kimseyi tanımam. Ve herkes beni tanır ama aslında hiçbiri tanımaz. Çok yorulsam da dik durmam gereken noktaları bir türlü aşamıyorum. Ne var ki kimseye kaldıramayacağı yük verilmezmiş. Bunca şeyi kaldırabiliyor olmam, hak ettiğim anlamına gelmez. Mutlu olduğum anlara ulaşma yolumda benim hikayeme kulak vermenizi dilerim. İyi okumalar.
Tarihi Şeytanlar
Sevim
Oya, sivri zekasıyla, törpülenmemiş diliyle, gerek kıyafet ve davranışlarla fazlasıyla dikkat çeken bi kız. Kendisi bi şeytan, ve bunu biliyor. En eski şeytanlardan biri. Onda acıma, iyiliğin İ'si, merhametin M' si yok. Hiç olmacak, olmadı. O; kendisini bile şaşırtacak kadar çıkarcı bi pislik. O; Kan ve ruhların Şeytan'ı. Merhamet, asla ama asla yok. Çooook eskiden {MÖ; 1012 yıllarında} melekliği bıraktı, ve tam anlamıyla şeytan oldu. Asla pişman değil. Lucifer ; İblis Şeytanı. Tam tamına bi iblis. İstediği an insan formuna gönüşüp, 1 yıl kala biliyor. Siyah, dev bi anka kuşuna benziyen kanatları var. Her kanat çıptığında çıhlık atarak, azap edilen insan cesetlerinin sesini duyabilirsiniz. Asla ama asla, iblis bile olsa, adaletsizliğe dayanamaz. Aşırı derecede zekidir. Ladin;Oya onun bedenine girmeden önce çok ünlü bi hırsızdı. Çok esnek bi bedene, şeytanları bile arzulayacak bi fiziğe, zekaya ve cesarete sahip birisi. Pars; lucifer ona girmeden önce hem çok ünlü bi aktör, hem de bi katildi. Aşırı derecede zekaya, muhteşem sexiy bi vücuda, en az ladin kadar cesarete sahip birisi. İkisi, şeytan olmadan, yani daha doğrusu şeytanlar o bedende olmadan önceki hallerini okucaksınız. Ve bu hikaye, iki sivri dilli, zivri zekalı, boool şeytanlı, kanlı, tarihli, güzel bi kitap olucak. Bu ikisi, öyle şeyler yapıcaklarki; Tanrı evrenin yok olmasını istiyecek... İyi okumalar!
No : 4
Dilan
♠️🪐🤍☠️✨🥂🍾
ÖLÜMLE EĞİTİLENLER
Bahar
Sevgi her zaman korumaz. Bazen yok eder. Bothwell, babasının gölgesinde büyümüş bir gençtir. Edmund’un kontrolü, onun hayatını şekillendirirken; sevdiği kadın, bu düzenin kırıldığı tek noktadır. Ama bazı seçimlerin bedeli vardır. Ve bazı bedeller, sadece bir kişiyi değil—bir hayatı tamamen değiştirir.
Aşeka
Sarenaz Ecevitoğlu
"Aşk." dediğinde anlamsızca ona baktım. "Sence aşk nedir yüzbaşım?" tam da gözlerimin içine bakarak merakla sormuştu. "İnsanın kalbini hızlandıran, hiçbir yere sığamadığını hissettiren bir duygudur üsteğmenim." cevabımı kulağına fısıldarken daha da fazla yaklaşmıştım ona. Neredeyse burun burunaydık. "Sence, aşk nedir Hare?" "Aşk..." dedi kısık bir sesle. "Aşk bir yönden yapışmak demektir." O konuşurken benim bakışlarım dudaklarındaydı. Madem aşk yapışmaktı, şu an dudağına yapışsam ne yapardı acaba? "Bir rivayete göre aşkın kökü, Farsça bir kelime olan aşekadan gelmektedir." dedikten sonra kısa bir süre duraksadı. Ardından konuşmaya devam etti. "Aşeka tutunduğu ağacın tüm besin kaynaklarını tüketen, çepeçevre sarak tamamen ağaca yayılıp onu kurutan bir sarmaşık türüdür aslında." "Yani aşk insanın bütün vücuduna yayılır, ayrılamaz diyorsun üsteğmenim." dedim. Bundan bahsetmediğini anlamıştım, ama anlamaza oynamayı tercih etmiştim. "Hayır yüzbaşım. Beni anladığınızı düşünmüştüm." dedi hala kısık sesle konuşmaya devam ederek. "Aşkın insanın bütün vücuduna tıpkı bir sarmaşık gibi yayıldığı doğrudur. Yapışmak denmesinin sebebi ise insanın gönlüne yapışıp kalmasıdır. Dediğin gibi de bir daha ayrılmaz. Onu kökünden kopardığında kurtulduğunu sanarsın. Fakat zehri hala üstündedir. Her dokunduğunda içinde kalan ukte ortaya çıkar ve kendini mahvetmene sebep olur. Panzehirini bulmak zordur. Genelde bulamazlar zaten." uzun cümleler kurduğunu nadiren duyuyordum. Bu gün oldukça uzun cümleler kurmaktan kaçınmamıştı. "Fakat aşk insanı önce mutlu eder, sonra tüketir, en sonunda da öldürür." dedikten sonra benden uzaklaşarak tekrar konuştu. "Öldürür yüzbaşı, aşk insanı öldürür." dedi. Daha sonra da kapıyı açarak ardına bakmadan odadan çıktı...
Kalbine Sessizliği Öğret
zisanberrak_n
Lalin, ışıl ışıl parlayan yeşil ve kahverengi gözleriyle dikkat çeken, sarı saçları ve porselen gibi beyaz teniyle öne çıkan bir kızdı. On yaşında, henüz çocukluğunun ilk yıllarını yaşarken, annesinin trajik ölümüne tanık oldu. O gün, gözlerinin önünde yaşanan acımasız olay, Lalin'in ruhunda derin yaralar açtı ve onu savcı olmaya yönlendirdi. Yıllar geçtikçe, adalet arayışıyla dolu olan Lalin, annesinin ölümünün arkasındaki sırları açığa çıkarmak için kararlı bir şekilde çalıştı. Şimdi, savcı olarak, o eski dava dosyasını yeniden açmak ve gerçeği ortaya çıkarmak için adım atıyor. Kararlılıkla, adaletin peşinde koşan bu genç savcı, hikayesinin en karanlık anlarında bile umudu ve doğruluğu temsil ediyor.
KALBİMDEKİ SANCI
Merve Oflas
Gerçek bir hayat hikayesinden uyarlayarak yazılan 'Kalbimdeki sancı' Zoraki bir evlilikle başlayan ve devamında karakterlerlerin piskolojik sorunlarını kaleme alan kurgu bazen hüzün, mutluluk, özlem, eksiklik ve sevginin içinde çok da olduğu Fahir Önal ve Taila Önal (Demir) ' in hikayesi...
İKİMİZİN DENİZİ
Sude polats
Maria Mauro İtalya'nın en zengin ailesinin çoçuğuymuş.Ama kendisi mauralı ailesi üyesi olmaktan hiç hoşlanmazmış.Birgün dışarıya çıkmak istemiş.Hazırlanmış ve İKİMİZİN DENİZİ adlı bir denize gitmiş kumların üstüne oturmuş ve sonradan omzunda bir el hissetmiş .....

"yarım kalan çocukluk"
Hafsa
Yıllar önce aynı sokakta oyun oynayan iki küçük çocuk... Yıllar sonra aynı üniversitede yeniden karşılaşsalar... Geçmişte yarım kalan aşk bugün tamamlananilir mi? Eda ve Baranın yolları bir üniversite bahçesinde yeniden kesişir. Ancak artık hayat çok daha karmaşık ilişkiler,seçimler ve duygularıyla yüzleşmek zorundalar "Aşk bazen yıllar geçsede unutulmaz bazen bir bakış, geçmişin tüm kapılarını aralar." "Yarım kalan çocukluk" kaybolan zamanın ardından kalbin yolunu tekrar bulmasının hikayesi...
Sevgili Günlük
Maskeli Yazar
Sevgili Günlük; Arkadaşım kayboldu ve ben, onu hiçbir yerde bulamıyorum....
Bir İhtimal Mahallesi
tris
Seni düşünürdüm bazen. Düşündükçe boğazıma bir yumru takılırdı, yutkundukça büyür, büyüdükçe ağırlaşır, ağırlaştıkça taşıması imkansızlaşırdı. Sana olan aşkım da böyleydi. Düşündükçe daha da imkânsızlaşıyordu sanki. Sonra özlemim geliyordu aklıma. Öyle ki içtiğim çaya bakınca bile geliyordun aklıma. Biri var aklımda... Koşmak istiyordum ama adım dahi atamıyordum. Katı kalpli biriydim ben. İdeallerinden sapmayan, boşa hayallere kapılmayan biriydim. Kendi kendine hayatta kalmaya çalışırdım, karanlıklardan kaçardım. Yalnızdım. Bu öylesine bir yalnızlık değildi, kalabalıklar içerisinde yapayalnızdım. Tek bir kişi vardı. Bir kişi. Diğer yarım. Karanlık sokağımı aydınlığa çıkaran tek bir kişi. Çekip gidene kadar. Sonra tekrar karanlığa gömülmüştüm. Geçmiş zamanlı konuşuyordum çünkü bunların hepsi o dönene kadar böyle kalmıştı. Yıllar sonra içten içe çürümeye başlamış mahallemize geri dönen o kişiden önce. Alparslan Çakırlı. Benim küçük kalbimin bahtsız sahibi. Geri dönülemez şekilde aşık olduğum adam. Beni güya kardeşi gibi gören ama asla abi gözüyle bakamadığım aile dostumuz. Üstüne üstlük yakın arkadaşımın abisi. Tüm imkansızlıklarımın buluştuğu nokta. Ben içten içe ona olan aşkımdan kendimi yitirmeye başlamışken çekip gitmişti kendi halinde mahallemizden. Annesi, babası ve kardeşi. Üçü de kahrolmuştu o giderken ama kimseyi dinlememişti. Hiçbir zaman kimseyi dinlemezdi zaten. İlk gittiğinde ölecek gibiydim. Gecelere kadar uyuyamayıp içime içime ağlıyordum. Zaten korkunç bir halde değilmişim gibi bir de kimseye anlatamıyordum. Herkes 'onu' benim abim gibi görüyordu zaten, nasıl anlatabilirdim ki? Gerçi gideli koca altı sene olmuştu. O gittiğinde daha genceciktim. Sadece 18 yaşındaydım. O ise buraları bırakıp giderken 24 yaşındaydı. Çok kahrolmuştum ama geçmişti. Ondan vazgeçmeye çalışmıştım. Sonuçta gözden uzaktan gönülden de uzak olur diye boşa dememişlerdi. Onu yıllar sonra tekrar görene kadardı hepsi. Onu daha ilk gördüğümde onca çabamın, acımın hepsinin boşa olduğunu anlamıştım. Aşk peşimi hiç bırakmamıştı. Sahi niye geri dönmüştü ki?
KARANLIĞIMDAKİ DÜŞMAN
Bluedaisy
Hikaye Mardin de başlıyor. Kara ailesi birbirine düşman. Geçmişte yaşanan aşk büyüklerin yüzünden birbiriyle düşman oluyorlar. Sonra evlatları oluyor hikaye o zaman başlıyor. Birbirine aşık olan gençler düşman olduklarını bilmiyorlar düşman olduklarını öğrendiklerinde onlara ne olacak aşklarını etkileyecek mi? Aileler evlatları için düşmanlıklarından vazgeçecekler mi? Bartu ne gibi süpriz bekliyordu. Bartu alaz ın abisi olabilir mi? Öyle alaz ne yapacak. Bu durum alaz la efsunu nasıl etkileyecek Efsunla alaz kavuşabilcekler mi yoksa yarım mı kalacak Hayatlarına başkalarıyla mı devam edecek.
MERKÜR : HATA
Morgan
Merkür gezegeninde yaşanan gizemli olaylar. Sorumlusu yıllar önce yanlış karar veren ebeveynler. Sonunda canı yanan çocukları... Aile iyidir. Peki onun ailesi de iyi mi? Merkür... Topraklarında barındırdığı iyi ve kötü her şeyle beraber nefes almaya devam eden toprak parçası. Üzerinde gelişen tek şey büyük, gösterişli gökdelenler. Orada yaşayan insanlar değilde taş duvarlar sanki. O dört duvar arasına sıkışıp kalmış insan zihinleri sadece kendi çıkarları için çalışmakta. Taş duvarlar arasında kala kala taşa dönüştü kalpleri. İnsanlar kötüleşti; zorbalığa, yakıp yıkmaya, sövüp dövmeye başladı. Yaptıklarının ardı arkası gelmez oldu. Ne zaman bu hale geldiler? Niye bu kadar kötü ruhlara, kötü bedenlere sahip oldular? Oysaki güzeldi her şey, herkes mutluydu, can yakan yoktu ama sadece bir anlığınada olsa güzeldi. Kötü ruhlar geçmişte var, gelecekte de. İyileri unutmamak lazım; kötülerle uğraşan, iyiliği yaymaya, beraberliğin kutsallığını anlatmaya çalışan bir avuç umutlu insanlar. Onlar umutlarını kaybederse neler olur? Hiç düşündünüz mü? Merkür yaşanılacak bir yer olur mu? Umut edelim ki onlar iyiliği peşini bırakmasınlar. Yoksa... Bilim kurgu ve maceranın bol olduğu bu kitaba hoş geldiniz. Merkür gezegeninde yaşayan arkadaşların yaptıkları hatanın bedelini ödeyen çocuklarını anlatıyor. Bu çocukları özel kılan şey gün geçtikçe artan güçleridir. Her birinin ayrı ve inanılmaz güçlerine hayran kalacaksınız. Geçmişteki delinin onların geleceğini yazması da ayrı bir merak. Tekrar hoş geldiniz! Kurgu: 23/04/21
Son Düzlük
Bek
Herşey küçük bir merakla başladı. Belkide merakına yenik düşmeyip motoru keşfetmeseydi ne olurdu ? Motor.. Hayatını adadığı, canını düşünmeden feda edeceği o motor. Bir dost gibi.. Bir arkadaş gibi.. Bir aile gibi.. Genç oğlanın motoruyla yaşamı.
Gölgelerin içinde
Nisan Klş
ona ne, ihaneti dedim Ayağa kalktı ve beni gülerek boğazımdan tuttu bakalım desemde hatırlıcakmısın. bloom, bodrumdaki ceset sana bir şey hatırlattımı bakalım güçlü bir kahkaha attı onun gözlerinin içine baktım kim olduğunu artık biliyordum ve özürdilerim buna mecburdum. çok üzgünüm bana alaycı bir şekilde güldü ve son pişmanlık bir işe yaramaz küçük kız dedi ve beni yere fırlatı. ben daha ne oldu bile anlamadan başımı kaldırdı ve benim şah damarımı kesti. ...
HİÇBİR ŞEY GÖRMEDİLER
Ayşe Piraye Güzdüz
Layla Dean, şehir hayatından sıkılmış küçük bir kasabaya yerleşmek ister. Ravenford kasabası Layla'nın tam aradığı gibi bir kasabadır; şehirden uzak, sessiz, sakin, şirin ve yürüyüş yapmak için birçok ormana yakın. Ancak Layla kasabaya geldikten birkaç hafta sonra Layla korkunç bir olaya tanıklık eder. Peki masum kasabalılar kendileri gibi masum olan Layla'nın masumiyetine inanabilecek midir? Kasaba Layla'nın masumiyetini görebilecek mi?
Paris'e İki Bilet
Sevgili T
"Bu nasıl olur? Benim aldığım koltuğu başka biri nasıl alabilir? Yetkililerden şikayetçiyim." hostes başını onaylarcasına salladığında yanımdaki herifin homurdanmaları kulağımı doldurdu. "Sanki ben çok memnunum seninle aynı koltuğu aldığım için." dediğinde dehşetle ona döndüm. "Beyefendi farkında mısınız bilmem ama bizden kucak kucağa oturarak gitmemiz isteniliyor?" dediklerime karşılık göz devirdi. "Benlik sorun yok kucak kucağa gidebiliriz." benimle alay ettiği belli olurken gözlerini kaçırdı, yüzünde çapkın bir sırıtış belirdi. Sinir bedenimi ele geçirirken ayağımı öfkeyle yere vurdum. "Sapık herif seni!" boyumun yetişmediği omzuna çarpıp yanından geçtiğimde arkamdan bir bağırış sesi yükseldi. "Ayaklı atar makinesi kadın!"
Benim hikâyem
Burcu boya
Bu benim hayatım acımasız ve korku dolu
CEO
Nisa Nur Gür
Suan dusunmedim ama yakinda yazicagim....
Düşmanların Dostluğu
Defne
Düşünün normal bir günde okulunuzda iken birden okulla tatile çıkıyorsunuz. Tatile sadece bir gün içende hazırlanmak zorundasınız ve tatilde yurt dışına çıkacaksınız. Peki bu tatilde sizin neler beklediğini ön görebilir misiniz? Bir anda hayatınızın elementlerle değişmesi, hayatınızdaki görebileceğiniz arkadaşlıktan da öte dostluklar, ve bir anda hayatınız parçası olan kişiler... Evinize geri dönmeye çalışırken olan olaylar... Ne olduğunu bilmediğiniz yaratıklar, savaşlar, ihanetler, öfkeler ve son olarak öfkenin yerini bir anda alabilecek olan aşk. Güneşin ve arkadaşlarının bu sırada ne yaşadığını öğrenmek ister misiniz? O zaman buyurun her zaman bekleriz... !!!!!!! (UYARI!!! KÜFÜR VE ARGO BULUNMAKTADIR!)

