“zoraki evlilik” için sonuçlar
Arama sonuçları
VECD (Mafya ile zorla evlilik)
Azra
Efsun Soykan için hayat; sınav notları, hayalleri ve kendi hâlindeki küçük odasından ibaretti. Ta ki babasının karanlık kumar masalarında bıraktığı borç, geçmişin en acımasız gölgesini odasının kapısına getirene kadar. Devrim Karahanlı. Yeraltı dünyasının kurallarını baştan yazan, bastığı yerde sadece kendi kanunları geçerli olan bir adam. O gece Efsun’un dünyasına sadece bir borcu tahsil etmeye gelmemişti; o küçük odaya, Efsun’un tüm geleceğini yakacak bir yangın taşımıştı. Önünde iki seçenek vardı: Ya babasının kanıyla yıkanmış bir infazı izleyecek ya da o kapkara gözlerin sahibine, ömür boyu sürecek sahte bir evlilik protokolüyle esir olacaktı. Beyaz bir gelinlik, bileklerine geçirilen siyah kelepçelerden farksızdı. Kurtlar sofrasının ortasında, düşmanların namluları gölgesinde başlayan bu zoraki evlilik, nefretle örülmüş bir savaştı. Ancak Devrim’in her dokunuşu tenini yakıp kavururken, Efsun kaçmak istediği bu cehennemin aslında en güvenli sığınağı olduğunu fark edecekti...
Erken sevda geç evlilik
Murat Çapkın
Bazı aşklar gençken bazılarıysa yaşlıyken başlar ama aradaki farkı hiçbirzaman değiştirmeyen aşktır
Sevgi mi? Evlilik mi?
Rananur Aras
Bir sabah okula giden öğrenciler normal bir şekilde ders işlerken bir an yangın çıkar bunun nedeni ise okulda olan zorbalar bir kıza zorba olmak istemişlerdir ilk önce okulu yakıp kızı içerde bırakmayı planlamışlar ve planları işe yaramış kız ertesi sabah vefat etmiş daha sonra bunu öğrene oğlan hemen zorbaların yanına onlara türlü türlü işkence göstermeye başlamıştır ve bundan iki gün sonra bir kız ve oğlan merdivende karşılaşırlar kıza çarpan oğlan kızın eşyalarını toplarken el ele tutuşurlar sonra kız hızla toplar ve gider ertesi sabah kız oğlandan özür dilemeya gider oğlan yani onur "sorun yok" der kız "peki" diyerek ordan uzaklaşır kızın ismini soran onur kız "isimim ece" der onur ve ece oracıkta tanışırlar. Ve bir tane kız vardır adı Hilal dir bu hilal sürekli olarak erkeklerle takılan bir kız bunlar buluşurlar
SAYE'DE AŞK/ ANLAŞMALI EVLİLİK
Sessiz Melodi
Saye ve Arda. İkisi de ailesinin gururu. Biri başarılı bir doktor, diğeri genç yaşta kendi işini kurmuş bir iş insanı. Görünüşte mükemmel bir eşleşme. Ama perde arkasında, hayalleri bastırılmış, tutkuları susmuş iki genç... Saye'nin kalbi ameliyathane ışıklarında değil, buz pistinde atıyor. Arda'nın ruhu takım elbiseler içinde değil, ringin ortasında ve motorun üzerinde özgür. Ailelerinin baskısıyla girdikleri anlaşmalı evlilik, beklenmedik bir şekilde duygulara evrilirken, ikisi de kendi içlerindeki "gerçek ben"e ulaşmanın yollarını arıyor. Peki ya aşk, gerçekten özgürleştirebilir mi? Kalpleri birbirine yaklaştıran şey, kurallara başkaldırmak mı, yoksa birlikte yeni kurallar yazmak mı olacak? Saye'de Aşk, hayaller, özgürlük ve kalbin en derin köşelerine uzanan tutkulu bir yolculuk. Bu sadece bir aşk hikayesi değil… Peki özgürlüğü elde edebilecekler mi? Saye ailesinin baskısından kurtulacak mı? Arda artık özgürce motor sürebilmenin keyfini çıkarabilecek mi?
Aslı Gönül (Anlaşmalı Evlilik)
Rana Babaoğlan Taşlı
Her şey 2018 yılının soğuk bir Şubat ayında 25 yaşında bir hemşire olan Aslı Gönül’ün omzunda taşıdığı yükleri ile hiç bilmediği bir yalının su yeşili kapısından içeri girmesiyle başladı. Saltuklu Beyliği‘nin günümüzde varlığını sürdüren torunlarının meskeniydi bu yalı. Böylece bu beyliğin 12. yüzyılda vermiş olduğu çetin mücadelenin bir benzerine 21. Yüzyılda da şahit olur Aslı Gönül. Kabarık göz kapaklarına sahip kahyanın güneşi arkasına almış, kılıç tutan aslan figürlü anahtarlığında dahi giz barındıran bu romanı okurken en ufak bir detayı atlamamaya çalışacaksınız. Çatı katındaki sırların tek tek uçuşuna, Saplantılı aşıkların zamanla beraat edilişine, Yarım kalmış bir intikamın tamamlanışına satır satır şahit olacaksınız. Gaziantep’ten Erzurum’a, İstanbul’dan Bodrum’a uzanan nefes kesici, macera dolu bir aşk hikayesi; Aslı Gönül… • • • “Bu hayatta şu iki şeyi çok iyi anladım: Birincisi, yağmur durdu diye şemsiyeni kimseye vermeyeceksin. İkincisi can yeleğini giymeden asla aşk denizinde yüzmeyeceksin! Zira birincisi ve ikincisi arasında hiçbir fark yoktu.”

