#Zamanda etiketli eserler
Arama sonuçları
Leyâlbâde
Kardelen Aydın
Albüm yapraklarını bir bir çevirirken geçmişiyle yüzleşiyordu Aybars. Unutmak istemesine rağmen iliklerine kadar işlemiş olan geçmişiyle. Her bir yaprağında içinde bir volkan patlarken, o kenarında durup izliyordu sadece. 26 yaşında koca bir adam olmasına rağmen hala içinde o 6 yaşındaki çocuğun serzenişleri vardı. Bir yaprağı daha çevirdi usulca. O adamın yüzünü görmesiyle beyninde şimşekler çakmıştı. Gözlerindeki 6 yaşındaki çocuğun merhameti ve masumluğu silinirken, yerini nefret ve intikam bürümüştü.
Henüz Kendime Varamadım
Mei Misaki
Kendimi kötü hissettiğim zamanlarda, içimde birikenleri bana zarar vermeden dışarı bırakabilmek için yazarım. Osamu Dazai, yazı dilinden ve dünyaya bakışından etkilendiğim yazarlardan biri. Bu yüzden satırlarım zaman zaman onun melankolik ve içe dönük atmosferini taşıyabilir. Bu kitapta yer alan yazılar, hayatın farklı dönemlerinde kendimi anlamaya çalışırken kaleme aldığım düşüncelerden oluşuyor. Benim gibi hayatta henüz kendine varamamış, hislerini anlamlandırmaya çalışan ya da belki de yalnızca anlaşılmaya ihtiyaç duyan insanlara bir şey söylemek istiyorum: “Sizi anlıyorum.” Umarım bu satırlarda kendinizden bir parça bulur, yalnız olmadığınızı hissedersiniz.

HER SON BİR BAŞLANGIÇ
Alara CAN
TÖRE, NAMUS, İNTİKAM... Rafet için bu kelimeler bir dizi tanıtımından farklı değildi ta ki kendi başına gelene kadar... 65 yaşında emekli bir polis memuru sokak ortasında bir çatışmada vurulduğunda aklına ilk gelen yalnız geçen hayatı olmuştu. Sevmişti ama 65 yıllık hayatındaki tek sevdası amansız bir hastalığa yenik düşünce mesleği ile evlenip yalnızlığı kabul etmişti. Ama kalbine gelen tek bir kurşun onu bu yalnızlıktan almış ve 1984 yılının sonbaharında bir kadının bedeninde yeniden yeni bir hayat sunmuştu. Ancak bir şeyler tamamiyle yanlıştı. Sadece girdiği beden değil geldiği zaman ve yer de hayalini bile kurmadığı bir dünya ile karşılaşmasını sağlayacaktı. Ancak bu nasıl olmuştu ve şimdi bizim yaşlı kurt burada ne yapacaktı?...
Zamanın Külleri ~Umut Savaşçıları 1~
Mevia_Jessica
"Bir varmış, bir yokmuş..." Mutlu sonla biten masallar böyle başlar değil mi? Ama biz bugün sizlere farklı bir masal anlatacağız. "Bir zamanlar evrenin ve zamanın ötesinde çalışan bir şirket varmış. Bu şirket bir nevi insanlığın temeliymiş fakat bu gerçeği bilenler ise sadece birkaç kişiymiş…” Ama ya bir şeyler ters giderse Ya bazı şeyleri saklamak aslında bir hataysa İstenenden daha büyük bir patlama ve yangın… İşte bu şirketin sonunu getiren gerçekler Peki ya son yeni bir başlangıcın habercisiyse? "Belki de her şey bitiyordu, belki de her şey yeni başlıyordu."

🕰️Kayıp Zamanın Saatçisi🕰️
Yalın Bayır
Zaman artık akmıyor. Saatler susmuş, anılar birbirine karışmış, dünya kendi gölgesine hapsolmuş durumda. Eren, babasından kalan gizemli bir cep saatiyle kaderinin yönünü değiştirir. Bir fısıltı onu çağırır: “Eğer zamanı arıyorsan, seni bekliyorum…” Bu çağrıyla başlayan yolculuk, onu Zamanlar Arası Diyâr’a, tersine akan şehirlere, kumun kraliçelerine ve kendi geçmişinin derinliklerine sürükler. Her adımda bir anısını kaybeder, ama gerçeğe biraz daha yaklaşır: Kayıp Zamanın Saatçisi kimdir? Ve zamanı onarmak, gerçekten kurtuluş mudur — yoksa sonsuz bir döngüye mahkûmiyet mi? Efsaneler, yalnızca zamanı değil; kalbin ritmini de ölçen bu hikâyeyi anlatır. Fantastik dünyalar, duygusal derinlik ve zamana karşı verilen destansı bir mücadele… 🕰️ “Kayıp Zamanın Saatçisi” — zamanı değil, insanı onarmaya çalışan bir kahramanın hikâyesi. Sevilirse yeni hikayee.
Tekrar
Nurullah Coşkun
Söğüt ağacının altına yağmurun sesini dinliyorum. Rüzgârın sesi çanı çıngırdatıyor, sesiyle az biraz sakinleşiyorum. Fakat… O güzel gözlerini hatırladıkça içim burkuluyor, adeta fotoğraflarını yakıp yıkmak istiyordum. Derin bir nefes aldım ve yüksek sesle haykırdım “NEDEN?!”. Hayatım tamamen talan oldu çünkü benim hayatım o idi. Adeta yüzlerce kez ölümünü görüyordum yüzlerce. Tekrar tekrar tekrar ve tekrar. Her o tuşa bastığımda içim burkuluyor ve sırtıma tekrardan bir ağırlık çöküyordu. Yaptığım o şeyi tekrar yapıyorum. “Ölüm saatini belirle tekrar geriye dön ölüm saatinde onu kurtarmaya çalış.” Sonu olmaz bir paradokstu bu. Sanki ölümüne alışmış gibiydim. Elimden bir şey gelmiyordu sonuçta. Geriye gidiyorum (onun makineyi yapmadan önceki vakte), plan kuruyorum -ki bu vakte kadar da makine bitmiş oluyor- sonraki gün ise çanlar Lina için çalıyor. Söğüt bir kez daha kan ağlıyor.
Geriye akan zaman
vitaminsiz gotik
Geriye akan zaman
ZAMANIN KASIRGASI
hokkabazlar
Bir suikastçı, bir avukat ve zamanı yönetebilen üç kardeş, bu güne kadar ki en büyük başarılı deneydir. Bir yerine üç tane canavar yetiştirilmiştir. İnsanların gözlerine 1 dakika bakarak onları öldüren Nira Gözlerine baktığı kişiyi hipnotize edebilen Liss Zamanı kontrol edebilen Lâl... Tek bir amaç için yaratılan denekler tehlikededirler. Krallığı yok etme amacı kral Misur tarafından öğrenilmiş, üç kardeş her yerde aranmaya başlamıştır. Fakat kralın atladığı tek bir nokta vardır, bu üç kardeş çoktan onun inine girip güven kazanmayı başarmıştır. Ta ki o hataya kadar... Mutlu son yazan tabela esen bir rüzgarla yön değiştirmiştir ve geri dönüş neredeyse imkansızdır. Peki bu son değişecek midir? Büyük bir fırtına yaklaşmaktadır. Çok güçlü bir fırtına, kasırga. Zamanın Kasırgası...
Müdahale
Gülcan
" Bu...bu ne? Nasıl bir durumun ortasındayız?" dedim hala savaşan kopyalarıma bakarak. "Onlar geleceğin ve geçmişin." dedi gözlerimin içine bakarak. "Ne?" diyebildim sadece başka bir şey diyemiyordum çünkü. "Bu savaş geleceğinin ve geçmişinin savaşı. Sana bir şey yapmıyorlar çünkü geleceğinin amacı geçmişini, geçmişinin amacı geleceğini yok etmek. O yüzden bu gününe dokunamıyorlar ve tabi sende onlara." "Nasıl?" diye bir ses çıktı bu seferde dudaklarımdan. "Bilemiyorum."dedi üzgün bir yüz ifadesiyle. Endişe de barındırıyordu. Ama bu endişenin ne olduğunu tam olarak anlamıyordum. "Peki hangisine yardım etmeliyim."dedim nötr kalmak istemiyordum. Geleceğim ve geçmişim birbirine girmişti tabiki bir şey yapmalıydım. "Yani geçmişinle geleceğin savaşsa sen ne yapardın?" dedim. Hala endişeliydi. Onun geçmişi ile geleceği birbirine girmemişti ki ne bu endişesi. "Bilemiyorum bu günümü kurtarmaya çalışırdım sanırım. "dedi hafif gülerek. "Peki ne taraf kazanacak?"dedim bende sanki bir futbol maçı izliyormuşum gibi havaya girerek. " Kiminizin geleceği kiminizin geçmişi. 'Geçmişin' kazanırsa en büyük keşkeni düzeltip o düzelttiğin zamanla birlikte yeniden bu gününe kadar yaşayabileceksin. Bu gününe geldiğinde eğer hala yaşıyorsan da hayatının zaman döngüsüne müdahale edildiği için sen farkında olmadan öleceksin bir geleceğin olmayacak yani. Ama eğer 'Geleceğin' kazanırsa bütün zihnin silinecek bütün geçmişini unutacaksın bu sefer de bir geçmişin olmayacak. Sıfırdan bu gününden başlayacaksın. Ancak bu gününde kaç yaşındaysan o kadar yıl yaşayabileceksin. Son yılına geldiğinde de yine hayatının zaman döngüsüne müdahale edildiği için öldürüleceksin. Yani geleceğin de kazansa geçmişin de kazansa öleceksin. Taraf tutma şansın yok. Ayrıca kaybeden taraf sadece geleceğin yada geçmişin olmayacak. Sen bugünü de kaybedeceksin." İşte şimdi gülmem bir bıçak gibi kesilmişti...
Kum saatinin son tanesi
ece kaya
📖 "Kum Saatinin Son Tanesi" 17 yaşındaki bir genç, eski bir antikacıdan çatlamış bir kum saati alır. Fakat bu sıradan bir kum saati değildir. İçindeki her kum tanesi, kahramanın geçmişinden silinmiş bir anıyı saklamaktadır. Kum saati her gece ters döndüğünde, kahraman unuttuğu bir anıyı yeniden yaşar. Ancak her geri kazandığı anıyla birlikte geleceğinden bir gün eksilir. Anıların arasında, yıllar önce gizemli şekilde kaybolmuş bir kıza ait izler de vardır. Gerçeği ortaya çıkarmaya çalışırken, zamanın sadece saatlerle değil, insan kalbiyle de ölçüldüğünü öğrenir. Sonunda ise imkânsız bir seçim yapmak zorundadır: Sevdiği kişiyi kurtarmak mı, yoksa kendi hayatını yaşamak mı?
Minikserçem
Erdem
Ansızın gelen her insan bir nedenle gelir derler.
BİNBAŞIM
Laviniapress
Zamanı durdurmazsin ama,olacakları değiştirebilirsin
Kayıp zaman çizgisi
Muhammed
En büyük hayâli bir zaman makinesi yapmak olan Emir,sonunda aletini bitirmiş ve çalıştırmıştır, sadece bir ışık patlaması gören Emir başarısız olduğunu düşünür ancak tüm zamanı değıştirebilecek bir şey yaptığından hâla haberi yoktur.

Boşuna Aşk
Silent Girl
Bu benim gerçek aşk hikayem 2 yillik sevgilimin bana yaptigi aptaliklar fln iste siz siz olun seni cok seviyorum diyene iki kere düşünün
Zamanın İzinde
dagny taggart
Vance'in zamanın derinliklerine attığı adımlar, beklenmedik sonuçlarla dolu bir maceraya dönüşüyor. Kardeşini kurtarmak için geçmişe doğru bir yolculuk başlatan Vance, kazayı engellemesinin ardından dünyanın dengesi alt üst olduğunu görür. Doğa kanunlarının aksine işleyen bir dünyada, kardeşiyle yaşadığı bağın sınandığı bir mücadele başlar. Zamanın kavramı bile kaybolurken, ikisinin içsel hesaplaşması dünyanın kaderini belirleyecek bir sona doğru sürükler. Dünya'nın iyiliği için kardeşinden vaz mı geçecek? Yoksa tüm insanlığın sonunu mu getirecek?
Eski Sokak
Gizli Kullanıcı
"Rüyada ilk buluşma" yoksa zamanda mı demeliydim ?
Sonraki 25
Roxy&Haru
Hey, sen! Hoş geldin, demek o kadar kurgu izinden bizi seçtin. Eh, pişman olmayacağını ümit ediyoruz o zaman biz de. Ama merak etme, şu anlık vahşet veya kaosla bir işimiz yok. Hatta gel benimle... Biraz ileride, okul bahçesinin çimenlerine çökmüş arkadaş grubunu görüyor musun? Hayır, hayır onlar değil. O tarafta da değil. Tam karşıda, kahve saçlı bir çocuk var. Kafasına basketbol topu yemek üzere hatta, işte o Aiden. Ve topu atmak üzere olan kişi de Jason. Zavallı Aiden, gerçekten de sadece 2 kişinin içerisinde bulunduğu Garibanlar Kulübü'nde neden olduğu anlaşılıyor... Lafı geçmişken işte Garibanlar Kulübü'nün ikinci ve son üyesi. Kendisinin, cinsiyet değiştirmiş klonu tarafından zorbalanan Charlie. Elinde keçeli kalemlerle sırıtan kız da, tahmin edebileceğiniz üzere, onun ikiz kardeşi Sunny oluyor. Onlardan uzakta sakince gitarını akort eden arkadaş Valerie ve emin olun kulakları düşündüğünüzden daha iyi. Elektrogitarla "Master of Puppets" çalarken diğerlerinin Archer ile uğraşıp uğraşmadığını anlayabilecek kadar iyi. Ve Arche- G̸ö̸z̸ ̸a̸l̸t̸ı̸ ̸t̸o̸r̸b̸a̸l̸a̸r̸ı̸ ve solu̸k̸l̸a̸ş̸m̸ı̸ş̸ ̸t̸e̸n̸l̸e̸r̸i̸y̸le hay̸a̸let̸le̸ri ̸a̸n̸d̸ı̸r̸a̸n̸ ̸5̸ ̸genç, ̸e̸l̸l̸erin̸d̸ek̸i̸ g̸ü̸l̸l̸e̸r̸i̸ karşı̸l̸a̸r̸ı̸n̸d̸aki̸ ̸m̸eza̸r̸a̸ ̸bı̸rakırk̸e̸n̸ ̸a̸k̸ı̸l̸l̸arın̸d̸a̸n̸ ̸ge̸ç̸ird̸i̸k̸l̸e̸r̸i̸ ̸t̸e̸k̸ şe̸y̸ ̸b̸u̸y̸du... ̸G̸e̸r̸i ̸dön̸.̸ "HOP, DUR. Dur orada. Bunu görmemeleri gerekiyordu... Daha değil. Pekâlâ hazır, en baştan?" ☆☆☆ Bu hikâye onların hikâyesi. Siz de onları hatırladığınızı mı hissediyorsunuz? Bir yerlerden tanıdık mı geliyorlar yoksa? Belki de onlardan birisinizdir? Daha yakından görmek istiyorsanız, buyurun sizi içeri alalım.
ZAMANIN İZİNDE
Coksiradanbirii
"Bazı paradokslar geleceğin kendisidir." Dünyanın ikinci kez miladı atıldıktan yıllar sonrasında zamanda yolculuğu mümkün kılan teknolojiler insanların oyuncakları halline gelmiş ve geçmişte olmaması gereken zaman yırtıklarına yol açmaya başlamıştır. Vaktinden önce ölenler ve kaderinden farklı olan ölümler geleceği de etkisi altına aldığında bu yırtıkları yok etmek için kurulan kurumumuzda çalışan Zaman Ajanlarının en yeteneklilerinden olan Arwen aldığı riskli bir görev için kaderini etkileyen bir maceraya başlar. Bu sırada ise geçmişindeki yaraların etkisinden kurtulamayan Ophellia kendisi ile aynı kaderin daha fazla paylaşılmaması için Arwen'in yokluğunda bir devrimin lideri olacaktır. İnsan hayatını korumak için kurulan ama yozlaşmaya başlayan bir kurumu kurtarabilmek için gereken devrimi yapan bir liderin ve kaderinin dönüm noktası olan bir macerayı yaşayan bir ajanın hikayesi.
Sen kimsin ?
Melinda
Psikoloğum bana geçmiş geçmişte kaldı unut artık dedi. Bende geleceğimi düşündüm. Gelecekte iş bulup güzel bir hayat yaşayabilecek miydim? Yoksa geçmişe dönüp geleceğimi şekillendirmelimiydim?
ZAMAN KRİSTALİ ⏱️
Jade Düzgün
Zaman kristali yüzünden dünya 100 yıl ileri gider. Alice ise dünyayı ve insanlığı kurtarmak için bir maceraya atılır.
Cadıların Kehaneti
Mehmet
Bir insanken aynı zaman da cadı olabilir misin? Böyle değişik olduğunu gizleyebilir misin? Dışlanmaktan korkar mısın? Peri masalları değil, sıradan cadıların korkunç hikayesi değil, bu cadıların kehanet oyunu. Zaman dur diyince durur, ak diyince akardı. O gökyüzünün bekçisiydi. Cadıların laneti doğduğunda lanetlemişti onu, Raven. Merhametten doğan acımasızlık. Bu oyuna, bu oyunun bir parçası olmaya hazır mısın?
Kayıp Diyarın Kızı
maisielee_officiall
Dünya'da normal bir şekilde hayatını yaşayan bir kız,dersteyken bir anda hiç bilmediği bir yerde uyansa ne olurdu? Burası neresiydi? Burdan nasıl çıkabilirdi? Gördüğü şeyler gerçek miydi?Aşk, düşmanlık ve ihanet ya da belki sadece yalanlar.Gerçek hayatı sıkıcı bulup kitaplara sığınanlar için.
Zamanın Sırrı Mardin ve Kudüs
Rabia
Mardin'in bin yıllık taş duvarlarından mukaddes şehir Kudüs'ün kalbine uzanan, zamansız bir emanet hikâyesi... Arkeoloji, tarih, yazılım ve tıp eğitimi alan dört yakın arkadaş; Mardin'in gizemli abbaralarında iz sürerken haritalarda yer almayan kadim bir dehliz keşfeder. Bu dehlizdeki mühürlü bir taş; onlar sadece geçmişe ait değil, Selahaddin Eyyubi'nin, Artuklu emirlerinin ve mukaddes Hacer-ül Müşerref (Hacer-i Muallak!)'ın sırrına sahip olan zamansız bir kapıdır. Tarihin akışını değiştirmek isteyen karanlık bir örgüte karşı; iman, dostluk ve teslimiyetle örülü bir müdafaa başlar. Zamanı büken bu ilahi sır yok mu olacak, yoksa nitelikli olan yüreklerde son dek saklı mı kalacak? “Zaman dikey değil, hızlı akar; insana düşen ise sadece emanete sadakatle sahip çıkmaktır.
Fetih Sanatları:Kanlı Kral
Burak Sabancılar
GİRİŞ Karanlığın dip köşelerinde, hıçkırık sesleri yavaş yavaş artıyordu.Ağlayan küçük bir kız çocuğuydu.Bir kaldırım taşına oturmuş öylece bekliyordu.Saçları gece kadar siyah, teni sanki beyazdan daha da akdı.Yüzünü kapatan siyah saçları ve gözlerinden akan damlaların saçlarından ince ince süzülmesi...Kız yavaş yavaş kafasını kaldırdı.Karşısında gördüğü kişi onu ürkütmüştü.Ona bakan kişi altın kadar sarı, parlak ve uzun saçlara sahip biriydi.Elinde ki meşalesiyle kıza doğru yöneldi.Kız ayağa kalktı, sinirlice… Gözlerinden gelen damlalar küçük yağmur taneleri gibi yere düşerken, kendisine şaşkınlıkla bakan bu adamı inceliyordu.Adam şaşkındı.Son derece mutsuz ve üzgün olan bu kızın yüzünü incelemek için yanına gitmek istediğinde kız elini ‘’dur.’’ diyormuş gibi havaya kaldırdı.Sonra yere bakan gözlerini kendisine odaklanmış adama doğru yöneltti.Adam ürktü.Ürkmemek mümkün değildi zaten.Kız gökyüzünden daha koyu, buzdan daha keskin gözleriyle saçlarının arasından adamı izlemeye başladı.O kadar ağlamıştı ki, gözünün gökyüzü mavisi renginin çevresine kan kadar kırmızı bir ton eklenmişti sanki.Adam yardım etmekle etmemek arasında kaldı.Ne yapabilirdi ki.Meşalesi hala elindeydi.Saçlarında parlayan ateş güzel bir görsel şölen sunuyordu sanki.Kızın dikkatini adamın saçları çekti.Dudaklarında acı bir gülümseme vardı.Kıpkırmızı dudakları, sanki dalga geçermiş gibi gülüyordu.Dik olan kaşları lanetli bir yaratıkmış gibi çatıldı.Birden acı gülümsemesi kayboldu.Saçlarını arka tarafa doğru elleriyle savurdu, sanki adama yüzünü göstermek istiyormuş gibi.Sonra siyah pelerinini savurup kafasına geçirdi, sanki başkalarının onu tanımamasını istermiş gibi. Kafasını iyice dikleştirip gözlerini kapattı, sanki uzaktan gelen bir müzik sesini dinliyormuş gibi.Bu garip davranışlarının hemen ardından ellerini göğsünün üzerinde avuç içleri birbirine bakacak şekilde birleştirdi.Aniden büyük bir rüzgar başladı her tarafta.Karlar savruluyordu.Adam neler olup bittiğini anlayamıyordu.Etrafına bakınmaya başladı, korku dolu gözlerle.Bakıyordu ama her yer o kadar beyazdı ki, sanki ateşi kardan olan bir cehennemmiş gibi.Göz alabildiğince beyaz buzdan bir deniz gibiydi sanki adamın etrafı.Yumuşak bir buz.Şaşkınlığına devam etti, anlam veremeden olan bitenlere.Bu kadar kısa bir sürede nasıl olabilirdi bu?Birileri onunla dalgamı geçiyordu?Yoksa yine o kabuslarından biriyle baş başa mı kalmıştı?Kabus olsaydı şu ana kadar uyanması gerekmez miydi?Belki de bu onun kontrol edemediği rüyalarından biriydi.Düşündüğü onca zamandan sonra kıza döndüğünde onun yine ağladığını fark etmişti fakat bu sefer ki öyle bir ağlama değildi.Göz yaşı yerine kan vardı.Kırmızı dudakları morarmıştı.Gözlerinin gökyüzü mavisi, gecenin kör karanlığı kadar siyahtı.Gözlerinde karanlık gökyüzünün tek bir yıldızının bile parıltısı kalmamıştı artık.Hafif bir hırıltı ve küçük şirin bir kızdan gelemeyecek şekilde olan kalın, kaba ve korkutucu bir sesle, ‘’Sen öldün.’’ dedi.Adam, korku ve panik dolu gözlerle kıza bakmaya devam ederken elindeki meşaleyi kıza doğru fırlattı.Küçük kız, meşale daha havadayken, üstünde yanan ateşi yok etti.Adam koşar adımlarla çocuktan uzaklaşmaya çalışırken, karşısında başka simsiyah gözlere sahip, gençten bir adamla karşılaştı.Aynı yüz ifadesi, aynı gözler, aynı çatık kaşlar…Adam hemen yolunu çevirip bu sefer çaprazdan kaçmaya karar vermişti ki, bu sefer de aynı ifadelere sahip başka bir tanesiyle karşı karşıya geldi.Bu şekilde devam ederken, etrafına bakındığında on farklı siyah gözlere sahip insan üstü yaratığın kendi etrafında çember oluşturduklarını ve onu tuzağa düşürdüklerini anladı.Düşünüyordu.Bunlar kim?Neden ona tuzak kurdular?Gerçekten onlar insan mıydı?İstedikleri neydi? Kafasında bu sorulara cevap ararken dizlerinin arkasından aldığı bir darbe ile yere yığıldı.Bunu yapanın, masum küçük bir kız sandığı lanetli pislikten başkası olmadığını fark etti.Etrafı sarılmıştı, kaçamazdı.Kurtulmanın bir yolu yoktu.Sanki ne kadar kaçmaya yeltense, o kadar çoğalıyorlardı.Gözlerini onlara dikti ve kendisini öldürmemeleri için yalvarmaya başladı.Damla damla yaşlar akıyordu gözlerinden.Sonrasında siyah gözlü, insan görünümüne sahip bu yaratıkların arkalarından, kan kadar kırmızı gözlere sahip, esmer teni ile düz, uzun, siyah saçları olan bir adam çıktı.Acımasız gülümsemesi sanki çok şey anlatmaya yetiyormuş gibi, büyük ve korkutucu bir kahkaha attı.Siyah giysisinin içerisinden gri tonlarında, sivri uçlu, demirden yapılmış uzunca bir cismi çıkardı.Kan kadar kırmızı gözleriyle korku salan bu iblis, sarı saçlı adamı saçlarından tutup yukarı doğru çekti ve elindeki bu cismi adamın kalbine sapladı.Adamın ağzından kanlar geliyor ve gözleri yavaş yavaş kırmızıya dönüyordu.Bir müddet yerde çırpındı, çok büyük acılar çekiyordu.En sonunda bedeni hareketsiz ve kanlar içerisinde cansız bir şekilde yerde yatıyordu.

