#şehvet etiketli eserler
Arama sonuçları
SESSİZLİĞN KADERİ "KARGAŞA"
bade tüzüner
kitap +18 ögeler içerir. şiddet, cinsellik, kan ve işkence vardır! rahatsız olanların okumamasını öneririm... ................................. "sen gerçekten bu musun?" dedi yüzüme bakarak. "evet ama hayır" dedim ben de yüzüne bakamayarak. bakmaya yüzüm yoktu, sahi benim kaç tane yüzüm vardı? çok yüzüm olduğu kesindi ama ona bakacak yüzüm olmadığı ise en netiydi. ben çok yanlış bir şeye savrulmuştum, bu olmamalıydı ama olmuştu. "ben sana yenildim, ayaz" "ben de sana karşı kazandım sanılamaz, Sahra"... Bu onların aşk hikayesi değil bu onların düşmanlıktan doğan aşk hikayesi. Onlar bir değildiler ama aslında onlar başından beri birdiler. Onların çoğu kişilerin gibi sıradan bir hayatı yoktu, onlar ellerini çoktan kana ve yalana bulamışlardı. Onların yüzleri sayılamazdı, ama Sahra'nın yüzleri değil yüzsüzlüğü bile sayılamazdı. Onun en büyük suçu o gün ayazla sevişmesi oldu. Sonrasında ise işler hiç beklendiği gibi olmadı, her şey boka sardı. Ama bunların olamazdı...
BEKLENMEDİK AŞKIM
Melisa
Hiç aşık olmamanız gereken birine aşık oldunuz mu? Ben oldum. Hem de abimin arkadaşına!
LENA SUDAN KÜLLER
Kyhn
Ne bugün ne de geçmiş bir zaman, Türlü türlü varlığın ortaya çıkış zamanı Ölüm,şevhet,dehşet,lanet,ihanetin olduğu Dostluğun ve güvenin olmadığı bir zaman, güzel genç kızların kurban ve adak verildiği, kanları ile rütieller ve törenler yapıldığı kaos dolu bir zaman KARANLIK zamanı...
THE RAVEN QUEEN
B.Ç
Ailesinden kaçıp bir korsanın gemisine erkek kılığında giren Evelyn, nelerle karşılaşacağından bihaberdi. Geminin kaptanı ise denizlerin en acımasız korsanıydı. Evelyn bu sırrını saklayıp hayatta kalabilecek miydi yoksa acımasız korsana aşık olup kendi intiharını ilan mı edecekti..
Fetih Sanatları:Kanlı Kral
Burak Sabancılar
GİRİŞ Karanlığın dip köşelerinde, hıçkırık sesleri yavaş yavaş artıyordu.Ağlayan küçük bir kız çocuğuydu.Bir kaldırım taşına oturmuş öylece bekliyordu.Saçları gece kadar siyah, teni sanki beyazdan daha da akdı.Yüzünü kapatan siyah saçları ve gözlerinden akan damlaların saçlarından ince ince süzülmesi...Kız yavaş yavaş kafasını kaldırdı.Karşısında gördüğü kişi onu ürkütmüştü.Ona bakan kişi altın kadar sarı, parlak ve uzun saçlara sahip biriydi.Elinde ki meşalesiyle kıza doğru yöneldi.Kız ayağa kalktı, sinirlice… Gözlerinden gelen damlalar küçük yağmur taneleri gibi yere düşerken, kendisine şaşkınlıkla bakan bu adamı inceliyordu.Adam şaşkındı.Son derece mutsuz ve üzgün olan bu kızın yüzünü incelemek için yanına gitmek istediğinde kız elini ‘’dur.’’ diyormuş gibi havaya kaldırdı.Sonra yere bakan gözlerini kendisine odaklanmış adama doğru yöneltti.Adam ürktü.Ürkmemek mümkün değildi zaten.Kız gökyüzünden daha koyu, buzdan daha keskin gözleriyle saçlarının arasından adamı izlemeye başladı.O kadar ağlamıştı ki, gözünün gökyüzü mavisi renginin çevresine kan kadar kırmızı bir ton eklenmişti sanki.Adam yardım etmekle etmemek arasında kaldı.Ne yapabilirdi ki.Meşalesi hala elindeydi.Saçlarında parlayan ateş güzel bir görsel şölen sunuyordu sanki.Kızın dikkatini adamın saçları çekti.Dudaklarında acı bir gülümseme vardı.Kıpkırmızı dudakları, sanki dalga geçermiş gibi gülüyordu.Dik olan kaşları lanetli bir yaratıkmış gibi çatıldı.Birden acı gülümsemesi kayboldu.Saçlarını arka tarafa doğru elleriyle savurdu, sanki adama yüzünü göstermek istiyormuş gibi.Sonra siyah pelerinini savurup kafasına geçirdi, sanki başkalarının onu tanımamasını istermiş gibi. Kafasını iyice dikleştirip gözlerini kapattı, sanki uzaktan gelen bir müzik sesini dinliyormuş gibi.Bu garip davranışlarının hemen ardından ellerini göğsünün üzerinde avuç içleri birbirine bakacak şekilde birleştirdi.Aniden büyük bir rüzgar başladı her tarafta.Karlar savruluyordu.Adam neler olup bittiğini anlayamıyordu.Etrafına bakınmaya başladı, korku dolu gözlerle.Bakıyordu ama her yer o kadar beyazdı ki, sanki ateşi kardan olan bir cehennemmiş gibi.Göz alabildiğince beyaz buzdan bir deniz gibiydi sanki adamın etrafı.Yumuşak bir buz.Şaşkınlığına devam etti, anlam veremeden olan bitenlere.Bu kadar kısa bir sürede nasıl olabilirdi bu?Birileri onunla dalgamı geçiyordu?Yoksa yine o kabuslarından biriyle baş başa mı kalmıştı?Kabus olsaydı şu ana kadar uyanması gerekmez miydi?Belki de bu onun kontrol edemediği rüyalarından biriydi.Düşündüğü onca zamandan sonra kıza döndüğünde onun yine ağladığını fark etmişti fakat bu sefer ki öyle bir ağlama değildi.Göz yaşı yerine kan vardı.Kırmızı dudakları morarmıştı.Gözlerinin gökyüzü mavisi, gecenin kör karanlığı kadar siyahtı.Gözlerinde karanlık gökyüzünün tek bir yıldızının bile parıltısı kalmamıştı artık.Hafif bir hırıltı ve küçük şirin bir kızdan gelemeyecek şekilde olan kalın, kaba ve korkutucu bir sesle, ‘’Sen öldün.’’ dedi.Adam, korku ve panik dolu gözlerle kıza bakmaya devam ederken elindeki meşaleyi kıza doğru fırlattı.Küçük kız, meşale daha havadayken, üstünde yanan ateşi yok etti.Adam koşar adımlarla çocuktan uzaklaşmaya çalışırken, karşısında başka simsiyah gözlere sahip, gençten bir adamla karşılaştı.Aynı yüz ifadesi, aynı gözler, aynı çatık kaşlar…Adam hemen yolunu çevirip bu sefer çaprazdan kaçmaya karar vermişti ki, bu sefer de aynı ifadelere sahip başka bir tanesiyle karşı karşıya geldi.Bu şekilde devam ederken, etrafına bakındığında on farklı siyah gözlere sahip insan üstü yaratığın kendi etrafında çember oluşturduklarını ve onu tuzağa düşürdüklerini anladı.Düşünüyordu.Bunlar kim?Neden ona tuzak kurdular?Gerçekten onlar insan mıydı?İstedikleri neydi? Kafasında bu sorulara cevap ararken dizlerinin arkasından aldığı bir darbe ile yere yığıldı.Bunu yapanın, masum küçük bir kız sandığı lanetli pislikten başkası olmadığını fark etti.Etrafı sarılmıştı, kaçamazdı.Kurtulmanın bir yolu yoktu.Sanki ne kadar kaçmaya yeltense, o kadar çoğalıyorlardı.Gözlerini onlara dikti ve kendisini öldürmemeleri için yalvarmaya başladı.Damla damla yaşlar akıyordu gözlerinden.Sonrasında siyah gözlü, insan görünümüne sahip bu yaratıkların arkalarından, kan kadar kırmızı gözlere sahip, esmer teni ile düz, uzun, siyah saçları olan bir adam çıktı.Acımasız gülümsemesi sanki çok şey anlatmaya yetiyormuş gibi, büyük ve korkutucu bir kahkaha attı.Siyah giysisinin içerisinden gri tonlarında, sivri uçlu, demirden yapılmış uzunca bir cismi çıkardı.Kan kadar kırmızı gözleriyle korku salan bu iblis, sarı saçlı adamı saçlarından tutup yukarı doğru çekti ve elindeki bu cismi adamın kalbine sapladı.Adamın ağzından kanlar geliyor ve gözleri yavaş yavaş kırmızıya dönüyordu.Bir müddet yerde çırpındı, çok büyük acılar çekiyordu.En sonunda bedeni hareketsiz ve kanlar içerisinde cansız bir şekilde yerde yatıyordu.
Kürt Çapkını 🐺
Sıla
İlk gördüğünüz anda o kişinin size tam uyduğunu kalplerinizin bir olduğunu düşünebilirsiniz ama hayatın acı gerçeği bazen bedenler bir olmaz
Ergen vampir günlükleri
mina ozdilek
Ergen bir gencin sabah kalktığında vampire dönüşmesi.
Asyanın Hikayeleri
Wish
Çinin ve tüm asyanın hikayelerine kucak açın,Çindeki pandaların,vietnamdaki kaplumbağaların hatta tayvanın timsahını görmeye hazırmısınız?
Kuzeyin Hikayeleri
Wish
Kuzeyin dinlendirici ve rahatlatıcı hikayelerini kucak açın ve kendinizi geliştirin.
Yıldızların Hukuku
Wish
Yıldızlar ülkelerin en güzel ışık kaynağıdır,peki eğer güneş yok olursa ne olur du? Sıradan bir sabah Güneş ışığı ile uyanırken, başka bir sabah karanlıkla uyanmak nasıl bir duygu? Her şey karanlık ve soğuk oratada sadece Ay ve Saturn kaldıysa ne yapardı insanlar? Sadece küçücük bir toprak parçası için deydimi? Bunlar asla yetmez insanlığa neler oldu? Ailem nerede?,Arkadaşlarım,kardeşim,insanlar. En büyük canavarlar onlar. Hayvanlar yok. Dünya yok. Neredeyiz biz?
KALPTEKİ İHTİLAL
nurella
Sadece mutlu olmak istemiştim…
Operasyon: MOSKOVA
shelmelx
Cünha
Ayşe Sahra Can
Ecem Karadeniz kızıydı. Aynı doğduğu topraklar gibi hırçın ve asiydi ama, ama birisi vardı içinde. Karadeniz'e bile Ecem'in sevdası sığdıramaz olmuştu. Ferdi Ali'ydi Ecem'in sevdası. Ferdi Ali'nin sevdası da Ecem'in kardeşi Ecrin'di. İkisi de Ferdi Ali'nin can dostu Gökhan'ın kardeşiydi ama Ferdi Ali için Ecrin bir başka, Ecem için de Ferdi Ali için bir başkaydı. Karadeniz sevdasına şahit olmuştu Ecem'in. Allah biliyordu her akşam sevdası için dua ederdi Ecem. Ferdi Ali ise Ecem'in sevdasından bir haber Ecrin'e dua ederdi ona nasip olsun diye. Hayattı bu kimin kime nasip olacağı hiç belli olmazdı. Hayattı bu, Ecem'in hayatı Ferdi Ali'ydi.
Müfredat Dışı
Asya Çağın
"Her şey aynı sırada oturup, aynı test kitabını paylaşmakla başlamıştı. O benim dert ortağım,yanında huzur bulduğum arkadaşımdı. Ama ne zaman olduğunu bilmediğim bir an, o masum yakınlık içimde zehirli bir arzuya dönüştü. Şimdi o yanımda soru çözerken, ben onun gözlerini ve dudaklarını izliyor, zihnimdeki şehvetli senaryoları bastırmaya çalışıyorum. O beni hâlâ sadece 'arkadaşı' sanıyor ama kahrolası aklımdan çıkmıyor; bilmiyor ki benim içimdeki bu şehvet, hiçbir sınav kitabında yazmıyor. Çünkü bizim hikayemiz, müfredatın tamamen dışında." Gerçek bir hikayeden esinlenilmiştir...

