#güçlükadın etiketli eserler
Arama sonuçları
Avukat Hanım
Biryazarsadece__
Bir avukat ve onun gerçekleri bir şans verin lütfen
Bir Katilin Kızı
ECRİN
*Güçlü kadın kurgusudur* *İçerisinde küfür ve argo bulunmaktadır* Emeğimin karşılığını alamadığım için ara verdim
Ölüm Tacı
aisuu
Sevgi en büyük zehirdir. İnsanı zehirler ve öldürür. Aynı şu an beni zehirlediği, ve birazdan öldüreceği gibi.
Aşeka
Sarenaz Ecevitoğlu
"Aşk." dediğinde anlamsızca ona baktım. "Sence aşk nedir yüzbaşım?" tam da gözlerimin içine bakarak merakla sormuştu. "İnsanın kalbini hızlandıran, hiçbir yere sığamadığını hissettiren bir duygudur üsteğmenim." cevabımı kulağına fısıldarken daha da fazla yaklaşmıştım ona. Neredeyse burun burunaydık. "Sence, aşk nedir Hare?" "Aşk..." dedi kısık bir sesle. "Aşk bir yönden yapışmak demektir." O konuşurken benim bakışlarım dudaklarındaydı. Madem aşk yapışmaktı, şu an dudağına yapışsam ne yapardı acaba? "Bir rivayete göre aşkın kökü, Farsça bir kelime olan aşekadan gelmektedir." dedikten sonra kısa bir süre duraksadı. Ardından konuşmaya devam etti. "Aşeka tutunduğu ağacın tüm besin kaynaklarını tüketen, çepeçevre sarak tamamen ağaca yayılıp onu kurutan bir sarmaşık türüdür aslında." "Yani aşk insanın bütün vücuduna yayılır, ayrılamaz diyorsun üsteğmenim." dedim. Bundan bahsetmediğini anlamıştım, ama anlamaza oynamayı tercih etmiştim. "Hayır yüzbaşım. Beni anladığınızı düşünmüştüm." dedi hala kısık sesle konuşmaya devam ederek. "Aşkın insanın bütün vücuduna tıpkı bir sarmaşık gibi yayıldığı doğrudur. Yapışmak denmesinin sebebi ise insanın gönlüne yapışıp kalmasıdır. Dediğin gibi de bir daha ayrılmaz. Onu kökünden kopardığında kurtulduğunu sanarsın. Fakat zehri hala üstündedir. Her dokunduğunda içinde kalan ukte ortaya çıkar ve kendini mahvetmene sebep olur. Panzehirini bulmak zordur. Genelde bulamazlar zaten." uzun cümleler kurduğunu nadiren duyuyordum. Bu gün oldukça uzun cümleler kurmaktan kaçınmamıştı. "Fakat aşk insanı önce mutlu eder, sonra tüketir, en sonunda da öldürür." dedikten sonra benden uzaklaşarak tekrar konuştu. "Öldürür yüzbaşı, aşk insanı öldürür." dedi. Daha sonra da kapıyı açarak ardına bakmadan odadan çıktı...
Kurtuluş
melin Kybsi
Melin Çınar. Babası vefat edince kimsesi kalmayan. Annesi yakında ölecek olan kız. Kendinden kaçacak mı yoksa kurtulacak mı?
Kankar Geceleri
Handan Ahmedova
Savaşta ailesini kayp etmiş Voilet Madison, Karilla krallığının tahta çıkacak tek varisi oluyor. Küçük yaştan beri savaş açan krallığa(Wartina) karşı büyük bir kin besliyor küçük bedeniyle. Bedeni büyüdükçe kini o kadar çok büyüyordu. Savaş için küçüklükten 17 yaşına kadar kılıç eğitimine kadar her şeyi öğreniyor. Kış gelince geceleri bir suikastçıya dönüşüyor, ailesine olanları başka kötü adamlara yaşatıyordu. Kar'ı kan'a buladığı için, hemde her kışta ortaya çıktığı için ona "Kankar" lakabını takmışlardır, ama gerçekte Karilla krallığının tek varisi olduğundan bi haberdiler.
KEZZ
Sel Deniz
Babam kötü biri değildi. En azından ben öyle düşünmek istemiyordum. O sadece korkuyordu. Mahalleden. İnsanlardan. Dedikodulardan. Ama korkuları büyüdükçe... Ben küçülüyordum. İşte o yüzden Kezz doğdu. Bir gecede değil. Bir anda değil. Yavaş yavaş. Her yasakta biraz daha. Her baskıda biraz daha. Her kırgınlıkta biraz daha. Kezban ölmedi. Aslında hâlâ içimdeydi. Sadece yıllardır saklanıyordu. Gözlerim doldu. Ağlamamaya çalıştım. Başaramadım. Tam o sırada telefonum titredi. Çekmeyen telefona rağmen tek bir mesaj düşmüştü. Gönderen: ANNE Kalbim durdu. Mesajı açtım. Sadece iki cümle vardı. "Baban seni hâlâ her gün soruyor." "Ama gururu senden büyük." Telefon elimde kaldı. Gözlerim doldu. Çünkü ilk kez... Babamın da beni özlediğini öğrendim.
Kod adı :güç
Betoski
Bir kadın bütün hayatını güçlü durmaya adamış taki hayatına biri girene kadar o kadını hep zorluyordu...
Ben farklıyım
Sifrem123
Ben yeşim güne doğal saçlarımla ve yüzümle başlarım 9 günde bir yıkanırim abi insanlar nasıl bukadar kendiyle ugrasabiliyo? Benim gibi doğal ve farklı olmak varken neden okadar uğraşıyorsunuz diye güne başladım yine bugün 17. Sekreter ve Ceo avımın ay pardon getir götür işi bakma günümün başındayım. 9 yıl ana okulu terkim nolmus yani okuma yazmam yokken ceo yanına çalışmaya çalışıyorsam? Bu şirketin adı beni büyülemişti. "Kuzulkurt Şirketi" kurt derken sanırım ülkücü bir şirket. Param yokken kendime 8bin liralık çiçekli elbisemle hafif sade görünmeyen erkek çekmeyen makyajı yapıp kafama pazardan aldığım kurbagali soft taçı taktım. Ne var en çocuk ruhlu kişi olmak suçmu? Şirkete gelir gelmez kapının önünde elinde kurdistan bayrağıyla ceomuz azgin kürdü gördüm. Tam bir errrkeeekk. Yanına gidip kurdistan bayrağına baktım sonra o kürt bakışlı gözlerine... bir baktım ayol bayılmışım hemde kimin koynuna? Kürt bakışlımın sonra o kürt bakışlım sakin gözlerle bana baktı ve dediki "eziciya bove tennım يمارس الجنس معي" ben o sözlerden bile aşık olduğumu anlamıştım ve dedimki "sik beni" "ay şaka yapmıştım gotumden kaçtı" diyip kurtulucakken beni aşiret gelini yapti...
Gökyüzünün Şarkısı- Laura 1-
Sonay
Gökyüzünün yüz yıl önce söylemiş olduğu şarkı.Tüm kehanetçilerin yaydığı o kehanette ki kız ve herkesin umudu olan o kişi Ya herkesin koruyucusu olacak. Yada herkesin Düşmanı. Büyük savaşta o ve onunla birlikte yüz kişininde ortadan kaybolduğu Büyük savaş, Gizemli ve açıklanamayan savaş.Binlerce kişinin öldüğü Büyük savaş. Herşeyin bir hisle başlaması. Kim bilebilirdi ki o hissin insanın sonu ve başlangıcı olacağı.
İZEM
Sudulkr
Kan kızıllarımın içinde çok güzel gözüküyordu.O kadar güzeldiki onlara bakarken güldüğümü farketmemiştim…
Gerçek Olmamalı
Elvin akın
Gerçek değildi,abisi mafya filan değildi.O sadece bana 'Şıllık' diyen aptaldı,öyle olmalıydı,olmak zorundaydı,lütfen öyle olsundu.
BUTİMAR
Ceren Öztürk
Hayatımız boyunca sürekli ismi anılan güçlü kadınlar vardı. Dile asla güçlü kadın olarak gelmez, öyle telaffuz edilmezdi ancak anlatılanlar, hakkındaki söylenenler hissettirirdi bize. Belki de onlara hitap edebilme için iki kelime yeterdi. Güçlü kadın... Mesela zirve sadece Fatma ŞAHİN'e, Ümit BOYNER'e, Aslı ÇAKIR ALPTEKİN'e, Sezen AKSU'ya, Nazlı ILICAK'a mı aitti? Evini toparlayan bir kadın da güçlü değil miydi? Veya içindeki acılarını layıkıyla taşıyabilen? Düştüğü yerden kalkabilen veyahut orada öylece oturup acısının geçmesini bekleyen de güçlü kadın tabirine uymaz mıydı? Belki de o tabirlerin arasına sıkışıp kalmış kelimelerden firar edip özgürlüğüne kavuşabilecek onlarca güçlü kadın vardı. Güçlü kadın olabilmek, kendini görebilmekti belki de...Yorgun, kırık yanlarını sonuna kadar yaşayıp daha sonra da dimdik ayağa kalkabilmekti. Bazen aynaya bakınca görmekten korktuğun şeytani kişi olup, zaman zaman pamuk şekere saldıran kız çocuğu olabilmekti.
Hazal Vakti
Mariposa
Hazal, adalet için savaşan cesur bir savcıdır. Hayatın acımasız darbelerine karşı güçlü durmak zorunda kalan Hazal, içindeki yaraları iyileştirmek için büyük bir mücadele verir. Her adımında karşısına çıkan zorluklara rağmen, yılmadan yoluna devam eder. Uraz Aslan ise cesaretiyle nam salmış bir bordo berelidir. Tehlikelerin içinden korkusuzca geçerken, kalbindeki sevgiyle Hazal'a bağlanıp, birbirlerinin ruhlarına sıkı sıkıya bağlanırlar. Bu kitap, iki güçlü karakterin acılarla yoğrulmuş hayatlarında, aşkın ve cesaretin nasıl filizlendiğini anlatıyor. Hazal ve Uraz'ın destansı hikayesine hoşgeldiniz.
BÖRTEÇİNE
Beyzanur Çelebi
"Küllerinden doğan bir kadının, en büyük savaşı geçmişiyle başlayacak." Küçük yaşta hem anasız hem babasız kalan Tomris için hayat, erken yaşta başlayan zorlu bir mücadeleden ibaretti. Yetiştiği fırtınalı şartlara rağmen yılmadı; tırnaklarıyla kazıyarak geldiği bu noktada, artık güçlü ve dimdik duran bir kadındı. Ancak zirveye giden yol, yüreğindeki acıları ve geçmişin karanlıkta kalan sırlarını silmeye yetmedi. Şimdi Tomris, yıllardır inşa ettiği dünyasında devasa bir karmaşanın ortasında... Aklını ve kalbini kemiren bilinmezlikleri aydınlatıp zihnindeki prangaları kırabilecek mi? Ve daha da önemlisi; hayatını adadığı vatan sevdasıyla yanan o çelikten yüreği, filizlenmeye çalışan yeni bir aşkın sıcaklığına kapılarını açabilecek mi?
Ekinoksta Yaşamak
Gamze Yüksek
Bir gün birileri çıkıp gelse ve size gelecek için hayallerinizi gerçekleştirme ve bir yandan da onlar için çalışabilme imkanı sunsa, hem de bunu sizin vereceğiniz emek ve vakit dışında karşılıksız yapabilmek için gerekli her şeyi sağlasa? Para. Kaliteli yaşam. Elit eğitim. Tüm imkanlar, ne gerekiyorsa. Neler olurdu? Ne yapardınız? Başınıza neler gelebilirdi? Peki bu durumda Derya ne yapardı, okumak ister misiniz? O zaman, haydi gelin, başlıyoruz. ☆
Kırmızı Gül
Muzikmelodisi
Keşke o saçlarında parmaklarımı gezdirebilseydim; O al al olan yanaklarına dokunabilseydim; O dudaklarına dudaklarımı değdirebilseydim; Sen de benim bu kadar zampara olduğumu bilseydin; Beni acaba gene de sever miydin?
Kalbimin Demir Yoncası
Patulya yani kar tanesi
Miran ile burada olduğu her akşam yaptığımız gibi mutfağımızda davlumbaz ışığında oturuyorduk. Miran'ın bir sıkıntısı vardı belliydi. Ona baktım "Sevgilim, sorun ne bilmiyorum ama çıkar hadi ağzındaki baklayı." dedim. Bana baktı. Bakışı her zamankinden farklı suçluluk ile kaplanmış bir mutluluk gibiydi. Herkesten gizlediği o bakışları yalnızca bana karşı bir bulutla kapatmıyordu hislerini. "Dora, ben bir şey yaptım." dedi. Korkmaya başlamıştım. Devam etmesi için gözlerine baktım. Ellerimi tutup sözlerine devam etti "Ben istemediğini bile bile buldum onları." dedi. Dona kalmıştım. Bahsettiği beni yetimhaneye bıraktıklarını düşündüğüm öz ailemdi. Neden yapmıştı ki? Bu yaşıma kadar kimsesizdim. Şevval'in ailesi pekala ebeveynlik yapmıştı ama kimseye anne dememiştim. Kimsede "anne"ya da "baba" sıcaklığı almamıştım. Ailem Miran Demir'di ve bana yeterdi. Seneler sonra neden bulmuştu ki? Miran'a hala bir cevap veremiyordum. "Mehru'm ben tanıştım onlarla sandığın gibi değil." dese de dinlemedim. Kalkıp balkona gittim. İnanamıyordum. Ailem vardı ve benim sandığım gibi beni isteyerek bırakmamışlar mıydı? Artık kimsesiz değil miydim? Beni severler miydi? Bana alışırlar mıydı? Peki ya ben? Ben onları sevecek miydim? Alışabilecek miydim? Ya da anlaşabilecek miydik? Bilmiyordum. Ne benim onları ne de onların beni kabul edebileceğini düşünmüyordum. Yanılacak mıydım? İyi olacak mıydık? Yoksa kötü olursak Miran aylar önce bu şehire gelip işe başladığımda şahsıma yapılan saldırıdan kurtardığı gibi şimdi de kurtarır mıydı? Ben Dora Ekinci önce Demir olacaktım ve sonra belki kızlık soyadım değişecek onlara ait olan Akpınar olacaktı. Bilemiyordum. Bilmiyordum ama öğrenecektik. Hep beraber yaşayarak görecektik. Ya sen? Öğrenirken bize katılmak ister misin?
Gölgelerde Yaşayanlar
r.b
O herşeyi düşünürdü,fazla düşünürdü... Maskelerinin ardına gizlerdi düşüncelerini, duygularını. Fazla duygusuzdu... Kendini tanımayı başaramamıştı şu 18 yıllık hayatında.Oysa ne çok yaşamıştı aslında...ölmeyi gerek görecek kadar. Karışıklık adı altında yaşadıkları,sadece bu kelimeyle sınırlı olamazdı. O Saye Işıl Aksoy yoksa Saye Işıl Kandemir mi demeliyim..? İki zıt anlamlı isim... iki farklı yaşam o kendi hayatında bir gölge miydi yoksa bir ışık mı..? Kendi deyimiyle isimleri gibi o da arafta kalmıştı,oysa kendi seçmemişti bu hayatı. İsimleri gibi... ( İlk deneyimim olup,acemice yazılmış bir yazıdır. Lütfen hatalarımı mazur görün.) Tüm hakları saklıdır©
Her Şeyinle
İnciliminci
Hayattaki en basit şey pes etmekti. Ama bazıları için bu bile imkansızdı. Canay’ın hayatına girmiş ve girecek olan her şey onun pes etmemesi için uğraşıyordu sanki. “Her şeyinle Canay. Her ne şekilde olursan, ne yaşamış olursan ol. Ben sana kabulüm.”
Gölgelerin Kraliçesi
Neşe Özkartal
Karanlık seninle doğdu Winter ama kaderin hala senin ellerinde... Krallığın sokaklarında sessizce süzülen bir suikastçı gölgeleri eğip bükebilen bir güç, Winter 10 yaşında bir çocuğu öldürmekle görevlendirildiğinde karanlık geçmişiyle ilk kez yüzleşir. Karanlık onu bir silah gibi yetiştirmiştir lakin zaman içinde sorulacak soruların önü kesilemez . Ya gölgeler sadece düşman değilse... İhanet sırlar ve bir krallığı yutacak karanlık hikaye seni bekliyor.
Viola
orenda
4 krallığın bulunduğu bir diyarda Güney prensesi olan astraea sylveraine , kuzey ve güneyin asırlardır süren düşmanlığın yeni nesile miras kalan savaşının barış anlaşmasında güneyin sadaketinin simgesi olarak kuzey kralı Alaric stormr'la evlenmesi üzerine söz verilir. Ne güney daha önce kuzeye hatta uzun yıllardır başka bir krallığa gelin gitmiş.Ne de kuzey daha önce güney gibi asırlardır düşman olduğu bir yerden müstakbel kraliçe kabul etmişti. Ya bu evlillik iki krallığın kan'ıyla bitecek ya da düğünlerinde dökülen kan barış anlaşmasının imzası olarak dökülen son kan olacaktı.

KÖŞE
Asinaz Bilge Seis
Nera Kıralan, karanlığın içinde doğdu. Kanla yazılmış bir soyun son halkası olarak, nefes aldığı her şehirde iz bırakıyor. Bir zamanlar aşka inandı, ama şimdi sadece ihanete güveniyor. Bu dünyadan kurtulmak istiyor; fakat düşünceleri, onu başkalarının kanının içine daha da itiyor. Çünkü herkes kendi cehenneminde, onun adını fısıldayacak. Ve bildiği bir şey varsa. "Bir yerden kurtulmanın tek yolu, o yerin içinden geçmektir."
KIYAMETİN KALINTILARI
Hayalet yazar
"Sana olan sevgimden şüphe ediyorsun."diye fısıldadı yavaşca. "Kavramları karıştırma." Bedenimi esir alan öfkenin içinde yandım. "Bir sevgiye inanmakla ondan şüphe etmek arasında dağlar kadar fark vardır." Yandığım bu öfkenin ateşinde yalnız olmayı reddeden gururum, bir şeytan gibi ininden çıktı. "Senin sevgi saçmalığına inanmıyorum." Ruhumu kölesi yapan gururum elini ona, günlerdir, haftalardır beni sevdiğini iddia eden adama uzattı. "Senin gibilerini çok gördüm ben." O'ysa yanacağı ateşe bakmadı. Ona uzatılan o eli tuttu ve ruhu, öfkemin ateşinde yanmaya başladı. "Ayrı dünyaların insanlarıyız saçmalığına girmeyeceğim çünkü bir birini seven iki insan gerçekten istiyorlarsa o dünyayı bir kılarlar." İçime sert bir soluk çekerken, gözlerim yüzünde gezindi. "Ama ben bunu istemiyorum be adam!" Şeytan, öfkemi harladı ve ikimizde daha çok yandık. "Anlamıyor musun?!" Anlasın istedim, gerçekten anlasın istedim çünkü böyle yaparak nefretimi daha çok kazanıyordu. Ağır ağır başını salladı. "Sevgim sahte değil." Sinirimden gülerek ellerimi yüzüme bastırdım. "Bana inanmıyorsun ama bunu sana göstereceğim." Arkasını dönüp odadan çıktığında kapanan kapıyla birlikte, yüzümde bir gülümseme belirdi. "Çok yakında bu oyun bitecek."dedim kararlılıkla. Şeytan yanımda durdu ve gülüşüme eşlik etti. "Herkes hakettiğini yaşayacak." Kapak tasarımı: zeyradesignn Instegram: zeyradesignn Yetişkin içeriklidir rahatsız olanlar okumasın. (Berdel, kuma, intikam hikayesi değildir.) Not: tanıtımdan dolayı hikayenin klasik bir mafya kitabı olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak bildirmek isterim ki, farklı bir kurgu yazıyorum. İlk bölümü okursanız anlayacaksınız. Sevgilerle.

