#intihar etiketli eserler
Arama sonuçları
kişisel intihar
ateş karaca
yazarın kişisel intihar günlükleri
Dayanamıyorum /DAZAİANGST/
kazuT0RA
Saat 0 33 ilham geldi angstangstangst bu bir bsd karakteridir benim değil
Ay Işığında Güneş Serenatı
ömer
Ölmek istedim. Defalarca ölmek istedim. Defalarca ölmeye çalıştım, başaramadım. Suda boğulmak, Ateşte yanmak, silahla ölmek peki ya bıçakla yapamadım, bu hayatta ölmek isteyecek kadar bencildim.

Tek Kişilik Orkestra /Gökyüzünde Kaybolmak
𝖄𝖆𝖐𝖆𝖒𝖔𝖟𝖎𝖐 düşünceler
"Gökyüzünde kaybolmak huzur verebilir belki..." "Yıldızlar anlatsa onları dinlerdim ." "Şarkıyı biliyorsun " Gülümseyerek bana baktı "Biliyorum" Bir kaç dakikalık sessizlikten sonra tekrar konuşmaya başladı "Neden peki Gökyüzünde Kaybolmak ? " "Eskiden bir komşumuz vardı. Yaşlıydı ve kimsesi yoktu bazen evden kaçıp yanına giderdim. Her seferinde beni çok iyi bir şekilde misafir ederdi . Kadının deli olduğu söylüyorlardı ama bence onlar deliydi . Onun yanına gittiğimde hep hikaye anlatırdı. Bütün ailesini depremde kaybetmişti ve onlari şuan gökyüzündeki yıldızlar olduğunu söylerdi, ona bunu saçma olduğu soyledimde bana 'yıldızlar bir gün herkes kendi yıldızını bulsun diye parlıyor, benim yıldızım da ise ailem var . Zamanı geldiğinde bende yıldız olacağım. Yıldızların arasında kaybolacağım o zaman sende beni Gökyüzünde ararsın değil mi ?' Diye cevap vermişti. Bundan dolayı Gökyüzünde Kaybolmak " Kaşlarını kaldırmış ifadesiz bir şekilde yüzüme baktı "anladım" "Bende Gökyüzünde kaybolduğunda sen de beni arar mısın?" Diye sordum . Gülümsedi ve cevap verdi "Aramam , çünkü birlikte kaybolacağız..."
Nefret öldürür
deniz
kurgu olmasini her gün istedigim bir veda mektubu.
Ailem
I love you
Ela 18 yıllık ailesinin gerçek ailesi olmadığını öğreniyor.
Göklere erişti
ATSIZPERVER ESMA ✨
Notu okuyunca göklere erişmişti feryadım. Tıpkı onun göklere eriştiği gibi... Sebep neydi? Onu bu hale aklımdan geçenler mi sokmuştu? Not yazmıştı bize. Yazmıştı... Evet yazmıştı... Ne mi yazmıştı...? "...Onuda çox sevdiyimi ona deyərsən sənidə çox sevirəm əlvida..." (Onuda çok sevdiğimi ona dersin. Senide çok seviyorum. Elveda) Son cümlesiydi bu! Son mesajıydı bu! Son konuşmamızdı bu... Bunlardan önce de çok şey yazmıştı ama kafam o kadar uğuldamaya başlamıştı ki o son kısmı algılayabilmiştim sadece! Miri, Eda , İbrahim , Dünya ve diğerleri... Bu içler ürpertici dostluk küçük bir mahallede başlamıştı. Peki ne olduda bu arkadaşlar ayrıldı? Peki ne olmuştuda bir ölüm yürekleri bu denli dağlamıştı? Gerçek bir olaydan esinlerek yazılmış bu eserde ne dramlar saklıdır acaba?
Bir Avuç Şiir
kazuT0RA
Aşığım sana Birazda yağmura ... Özledim seni Ne çabuk unuttun beni
YAZARIN GİZEMLİ ÖLÜMÜ
Yelda Sevi
"Sayın izleyiciler, bültene bir son dakika haberi ile başlamak istiyorum. Ünlü yazar Maria Rose bu gün, kendi malikanesinin kütüphanesinde ölü bulundu. Onun öldüğünü fark eden erkek arkadaşının polise haber vermesi üzerine cesedi bulunan Bayan Rose'un cesedinde herhangi bir kurşun veya darp izine rastlanmadı. Gelişmelerden haber almak için ekran başından ayrılmayın..."
Bilmiyorum | texting
Sıla Palavuz
Bir gece yarısı bir gökdelenin tepesinde saçları savrulan genç bir kız... Ne istediğini bilmeyen, tek bildiği gitmek istediği olan o kız... Kimsenin sevmediği biri olarak büyüyen bu kız artık daha fazla dayanamıyordu. Son istiyordu bomboş geçen hayatına. Çünkü nefes alıp vermek hayatta yaşadığın anlamına gelmezdi. Yaşamak nefes almak ve vermek ise yaşamak değil muş gibi yapmaktı sadece. Varsın ama yoksun gibi. Ve işte o gece hayatı nefes alıp vermek dışında bir şeye kapı araladı. Yaralarından tutan birine rastladı. Zihnindeki sessizliği duyan birine... Artık yaşaması için bir sebebi vardı ve zamanla daha fazla sebebi olacaktı... Bu hikaye hayatının anlamsız ve boş olduğunu düşünen, belki de yalnızlıktan kafayı yemek üzere olan, aynı bu hikayenin yazarı gibi kendi içinde kaybolan herkese umut olması dileğiyle yazılmıştır. Ve unutmayın hayat bazen sona geldik dediğiniz anda başlar...
BEŞTEN SONRA
BERRAVEN
Bazı çocuklar erken olgunlaşır. Bazen, henüz hayatın ne olduğunu bilmeden, hayata atılmaları gerekir. Bu onların seçimi değildir; ama bunu taşımak onların zorunluluğudur. İstenmeyen hedefler, başkasının biçtiği hayatlar, yarım kalmış çocukluklar… O gün bir ateş yandı. Kırmızı, kızgın bir ateş. Kimse bu ateşi görmedi. Kimse fark etmedi. Bir kişi hariç: Sidra. O gün Sidra’nın içinde bir kıvılcım oluştu. Bir anı yandı… Bir anı daha… Ve bir tane daha. Sonra o küçük kıvılcım, büyüdü. Kontrolsüzce değil; sabırla. Kocaman bir ateşe dönüştü. Tehlikeli bir ateşe. Anılar buğuluydu, sesler kesikti. Zaman, olanları silmedi; sadece üzerini örttü. Bu hissi en iyi Sidra bilirdi… Bir de Sidra gibiler. Erken susmayı öğrenenler. Sidra defalarca o buğuyu silmeye çalıştı. Önce minik, masum elleriyle; sonra büyük, yetişkin elleriyle. Her seferinde avuç içleri buz keserdi. Ama vazgeçmedi. Çünkü bazı anılar silinmez; yalnızca bekler. Bugün bir ateş daha yandı. Bu kez daha büyük. Daha yakıcı.
Atış Poligonu (+18)
Dora Wreath
Siyah adamı gördükçe kalbim sıkışıyor, gözyaşlarım gözlerimden boşalıyordu... Bazen diyorum keşke o teklifi kabul etseydim,o zaman ne olurdu? Kara Tırpanlı seri cinayetlerinden sonra, bşraz da geçmişe gidiyotum.Acaba dendiği gibi SAKRONLAR gerçekten de iyi mi? Yıl 1984,Harper bir akşam yemeğinden sonra yorgun olduğu için odasına çekiliyor.Yatağa girdiği anda uyuyan Harper's rüyasında SAKRON olmak teklif ediliyor,ancak Harper bunu reddediyor. Her şey o zaman başlıyor,artık Harper'ın hayatı her an sönecek bir mum gibidir. Sürekli "Siyah Adam" diye adlandırılan bir şahısı halüsinasyon olarak görür,o kişi Harper'a sürekli karar büyü yapar ve bu onu gittikçe hasta eder...Harper'ın ebeveynleri ise işkoliklerdir ve kızlarıyla ilgilenemezler.O ise dertlerini onlara anlatamazçünkü anlamak istemezler. En son Harper dayanamaz ve asla yapmam dediği işlere kalkışır, insanlara isteyerek veya istemeden hep zarar verir. Çünkü o,artık o değildir.Zayıf,acınası bir kukladır... Harper bunu üstesinden gelebilecek mi,en büyük dileği ailesini ve kendisini bu olumsuz durumdan kurtarmak isteyen Harper bunu başarabilecek mi? Uyarı!Kafamın İçindeki Ölüm Meleği'nin devam kitabıdır,birbirine benzeyen unsurlar vardır.İçerisinde kan,şiddet,özendirici madde ve intihar unsuru barındırdığı için hassas okuyucular kesinlikle okumamalıdır!
Ay Işığı
Eylülll✩
İnsanlar, intiharın çözüm olmadığını savunur fakat bence intihar çözümdü intihar etmeyi bir çok kez denedim fakat her seferinde vaz geçtim, hayır vaz geçme sebebim acı çekmekten korkmak değildi vaz geçme sebebim veda edecek kimsemim olmamasıydı... İntihar eden insanlar son bir veda mektubu yazarlar annesine, babasına, yada sevdiği, aşık olduğu çocuğa benim veda edecek kimsem yoktu yapayalnızdım. Bende veda edecek birini ay ışığı yolunda aramaya karar verdim...
O fotoğraf lar bunu anlatıyo iyi okumalar
Adasu_Aksu
Selam ben Adasu hoşgeldin
Gölgelerin içinde
Nisan Klş
ona ne, ihaneti dedim Ayağa kalktı ve beni gülerek boğazımdan tuttu bakalım desemde hatırlıcakmısın. bloom, bodrumdaki ceset sana bir şey hatırlattımı bakalım güçlü bir kahkaha attı onun gözlerinin içine baktım kim olduğunu artık biliyordum ve özürdilerim buna mecburdum. çok üzgünüm bana alaycı bir şekilde güldü ve son pişmanlık bir işe yaramaz küçük kız dedi ve beni yere fırlatı. ben daha ne oldu bile anlamadan başımı kaldırdı ve benim şah damarımı kesti. ...
BALEMİNA
ela
Yatılı Bale okulu Balemina’ya giden Mina bale de başarılı olmak ister fakat önüne Balemina’da bir kaç yıldır korkulan kötü rakibi çıkar.Onlar tabiki de zengin ama o kız kafasında sadece zenginler başarır düşüncesi kurduğu için bu okula yazılır.Bakalım Mina’yı neler bekliyor
Artık Umut Yok
Feride
Baba lütfen yapma! Bıktım bu hayattan!! Yeter bu hayatı bana dar ettiniz! Korkuyordum.. Neden, nedenn ?? Hepinizden nefret ediyorum. ARTIK UMUT YOK...
Death Of Courage (Cesaretin Ölümü)
Hayrunnisa
Bir yatılı okul... Her hafta okuldan kaybolan çocuklar... 13 farklı cinayet... Cinayetler bir insanın psikolojisinin kaldıramayacağı kadar vahşice... Bir seri katil... Kurbanlarını vahşice öldüren.. 28 farklı ülkede aranan... Bir örgüt... Kimsenin amacını bulamadığı... Her ay farklı bir görevle aranan... Veee... Üçünün de ortak noktası olan bir kız... Bu yatılı okulda kalan... Seri katilin öldüremediği... Örgütün yakalayamadığı... Peki sizce neden bu kız? Bu kızı farklı kılan şey neydi?
Gülümse Şarkı Oldun Bugün
en sevdigi renk mor olan kadin
.
Cesetlerin Dansı
Taken
Paranormal bir tıbbi vakaya kulak misafiri olan Jeuher ve onun sanal mektup arkadaşı Cyno'ya katılın. Arkadaşları Melois Seo ve Senzanom'un anlattıkları ona sadece kulaktan dolma uyduruk bir peri masalı gibi gelmişti. Yaşayan bir ölü, gerçekten var mıydı? Neden ve ne zaman ölmüştü? Yemek -özellikle beyin- yemeyi sever miydi? Söylentilere inanmasa da Jeuher'in aklından bunlar ayrılmamıştı; internetteki dostuna, onu varedene, içini döktü, hem de cevap almayı beklemeden... --- Karakterlerin isimleri değişebilir, dizaynları değişecek. --- Uyarı: zırva, safsata, kötü yazım.
ÖLÜMÜNE SEVDİĞİM
Gözde
Ölen kimdi bilmiyorum, öldüm mü emin olamıyorum. Tek bildiğim artık benim yaşamadığımdı. Hani ömrüm ömründü? Unutma ki " Bulutsuz " bir "Dünya" olmaz. "Bulut " olmazsa " Dünya " olmaz. TÜM HAKLARI SAKLIDIR!
Peşinde Polis Gibi Dolaşsın Hatıralar
Behti İnci
Kelimeler boğazını saran bir halat gibiydi. O geceyi ne yaparsam yapayım unutamıyorum. Gözyaşlarıyla anlattı seni bana. Adını fısıldarken titriyordu dudakları. En çok seni sevdiğini söylemişti. En çok sana aşık olduğunu. Ve yine en çok sana kırıldığını. Saat sabah beş civarı, ağlayarak uyuyakalışımızın bir veya ikinci saatiydi. Koltuktan bir hışımla kalkışını gördüm. Bana doğru bakarak bağırıyordu ama gözleri bana değmiyordu. Anlamlandıramadım. Donuk donuk dinledim. Sonra yavaşça kalktım yerimden,sağ koluna doğru yürüdüm. Hâlâ aynı yere bakıp bağırıyordu. " Bırakın artık peşimi orospu çocukları!" Korkmaya başlamıştım. Çünkü duvara bakarak bağırıyordu. Kollarından tutup sarstım. Kendine gelmesi için yüzüne en sertinden bir tokat geçirdim. Bırak tepki vermeyi, hissetmedi bile. Bağırışları yükselmeye başladı. Korkudan ne yapacağımı bilemeyip arkasına geçtim ve sandalyeye oturdum. O benim en yakın arkadaşımdı. Ve bende onu bu halde bırakıp gitmemem gerektiğini biliyordum. Kendimi olabildiğince sakinleştirip, kiminle konuştuğunu anlamaya çalıştım. Ne yalan söyleyeyim önce sana konuşuyor sandım. Sana olan öfkesini duvara kusuyor sandım. Ama olayın böyle olmadığını anlamam uzun sürmedi. Kayra diye birinin adını geçirdi. Anlamlandıramadığım bi cümle kurdu. Bağıra bağıra söylemesine rağmen hiçbir şey anlamamıştım. "Onu öldürdünüz, o kaçamadı sizden. Ne oldu hah?! Sıradaki kurbanınız ben miyim?" Diye ekledi sonra. Kayranın kim olduğunu düşündüm uzunca bi süre. "İyide Kayra diye bi tanıdığımız yok ki " diye geçirdim içimden. Daha sonra " Beni de öyle öldüremeyeceksiniz. Ben geçmişime yenilmem!" Diye haykırdığı zaman anladım. Yazdığı bir öyküdeki karakter olan Kayradan bahsediyordu. "Dolabımda Hatıralar" isimli bi öyküydü bu. Kayra bütün geçmişini, bütün anılarını bir giysi dolabına sıkıştırıp, evi terk edip gitmeyi planlayan birisiydi. Dolabın kapağının kırılması sonucu üstüne yıkılan anılardan kaçamayan, altlarında ezilen Kayra, Pencereyi açarak kurtulabilmişti o durumdan. Tüm şehre karışmıştı anıları; iyisiyle, kötüsüyle. Daha sonra gökyüzünde gördüğü bu kirli manzaradan ötürü terk etmek zorunda kaldı şehri. Bi otobüs bileti alıp kaçmak istedi şehirden. Kaçamadı... Peşini bırakmayan o hatıralar otobüs camlarına yapıştı. Yağmur damlaları gibi birer birer yapıştılar otobüsün camlarına. Ve kayra geçmişinden kaçamayacağını anladığında bu durumu kaldıramayacağını da fark etmişti. İnip otobüsten kimsenin olmadığı kayalık bir alana gidip, kafasını taşlara vura vura intihar etmişti. Böyle ucuz bi öykünün ağır yaralı kahramanıydı Kayra. Peki ya en yakın arkadaşımın sonu da böyle mi olacaktı. Yazdığını mı yaşayacaktı arkadaşım? Söylesene Sevin. Ne oldu arkadasıma, nasıl bu hâle geldi? O gecenin korkunç kısmı benim bu soruları kendime sorduğum anda başladı
After-Slywia
Ada Ezgi
Dominik 'in ölümünden sonra Slywia ne yapmış olabilir? Ben de bunu merak edip kendi kendime düşündüm ve bu bölüm ortaya çıktı. İyi okumalar.
Ölüler Denizi
Ryoko no Yume
Geçmiş sizin peşinizi bırakıyorsa şanslısınız, eğer benim gibi hiç peşinizden ayıramadığınız kadar ağır bir geçmişiniz varsa... Ben ölmeyi istemiştim, başaramadım. Yaşamayı denemiştim, boğulmak ile başa çıkamadım. Her şeyimi kaybettim. Neden dinleyesiniz ki benim hikayemi? Eğer benim gibi üzülmekten ve kalbinizin ağrımasından zevk alan deliler değilseniz, hiç kendinizi yormayın. Görülmek gibi bir çabam yok, görülmeye çalıştıkça ablamın bedeninin kaybolduğu o denizde ruhum boğuluyor. Ben yolumu kaybettim, bırakın bir haritayı devasa bir atlas bile beni kurtaramaz. Adım Esin Peri, Ölüler Denizi'nde kaybolan bir kız.

