#Kabuslar etiketli eserler
Arama sonuçları
Şekil Değiştirme Sanatı
None Miva
Yaş 17, boy 1.65, gözlerim yeşil, bazen mavi, kahverengi, eğer bir ayyaş olmuşsam -ki genelde en eğlencelileri onlardır- kırmızı. Normal olmamanın abartıldığı bu sikik düzende bir anomali olarak yaşıyorum. Küçükken ağlardım -siktir, cidden çok fazla ağlardım- sonra bu yeteneğin benim gibi küçük bir şerefsize verilmesinin tek bir sebebi olduğunu düşünmeye başladım. Eğer tanrı yukardaysa ve her şeyi izliyorsa, bana yapmak istemediği pis işleri yaptırarak çok eğleniyordur eminim. Ben de eğleniyorum gerçi. Benim bir lanetim var, şekil değiştirebiliyorum. Ve diğer pek şerefli 'kahramanlar' gibi bunu dünyayı değiştirmek için falan da kullanmıyorum. Ancak her şey yalnız olmadığımı öğrendiğimde değişti...
Küçük Çaplı Kabuslar
Nazlışah Altuntaş
Her bölümü birbirinden bağımsız olan korku öyküleri.
Rüya
Emre Dorum
Rüyalarında kaybolan karakterimizin arkadaşını arama hikayesi.
Seni görüyorum
Zeynep
Parla , babası annesini aldatmasıyla hayatı maffolmuş bir kızdır . Bir gün hayatlarına yeni gelen kadınla kavga ettikten sonra evi terk eder .Parla dışarda tek başına bir araba çarpar sadece 3 gün komada kalır ve ama kimse yanina bile gelmemiştir eve gelince de kimse yoktur babası onu terk etmiştir. Bi sıkıntı vardır Parla o kaza gecesi den sonra rüyasında hep aynı erkeği görür ve bu sırrı çözmeye çalışır
Yaşam ve Ertesi
elif hanim`
Sessizlik, insanlara göre nedir? Sadece susmak ya da konuşmayıp boşluğa dalmak mıdır? Hayır, öyle değil. Bana göre sessizlik, bir haykırıştır: Ne kadar susmaya çalışsan da, içinde hep bir savaş vereceksindir. Bu savaşta ya yıkılmayı seçeceksin ya da tüm sesleri susturup kendin için bir çiçek bahçesi yaratacaksın. Peki, sen hangisini seçmek isterdin? Bir çiçek bahçesinde gökyüzündeki yıldızları sessizlikle izlemeyi mi, yoksa içindeki sesleri susturmamayı ve kendini zihninde yok olmayı mı? Hikayemiz işte Burada Başlıyor Lora, geçmişin ona yaşattığı acıların altında ezilmiş ancak güçlü durmaya çalışan biriyken, bir gece kaldırımda yanına oturan bir yabancının hayatını değiştirmesine izin verir. Geçmişte yaşayamadığı çocukluğunu, hayatına giren yeni kişiyle birlikte yeniden aramaya koyulurken, sırtındaki geçmişin acıları yıllar sonra yine onun hayatına girer. O, kendi içinde acılarıyla savaşırken, dışarıdan iyi görünmeye çalışıp aynı zamanda çocukluğunu arıyordu. Peki, hangisi daha baskın gelecekti? Geçmişin sırtına bıraktığı yükleri mi, yoksa hayatına yeni giren bir adamla birlikte aradığı çocukluğun neşesi mi?

