“Arin” için sonuçlar
Arama sonuçları
ARİN SENFONİSİ
Aysegul Akkaya
Enemy's Lovers!😼💣🤍
Kabullen Artık
BallıKaramel
kardeş tesadüfen karşılaşır ve aynı sınıfa düşer,elif ve Mert hayata gözlerini âçar fakat boşa ma sebebiyle 2 kardeş 2 yere ayrılır ve yıllar sonra tekrar karşılaşır anne ve babalarını tam ayarlayacakken atladıkları birşey var...
mal arda
ali
gel
Artık Beni Duy
Toprak Varmak
Selin Altgöçer yaşadığı bir olay sonucu hem ağır tranvalar geçirir hemde duyma yetisini kayıp eder. Yıllar sonra Cenk Altay Karasu ile tanışır. Cenk Altay müzisyendir ve oldukça popülerdir. Selin'in bu yeni tanıştığı adam ona bir umut mu yoksa başka bir kabus mu olacaktır?
Bir Derdim Var Artık
Berke
Burak ve Adanın hikayesi sizlerle.
ARA ALEM
Türkan Şeyhun
“Ex… Yani çıkış, ama ölerek çıkış! İşte böyle çıktım o diri hayattan. Yapmak istediğim o kadar şey vardı ki… Gitmek istemiyordum, zamanım gelmemişti, öyle hissediyordum. İşte ‘buçuk’ böyle düşündüğüm an başladı. Ben artık yarı ölü, yarı diri gibiydim.” Burası Ara Âlem! Nefes alamayan ama ‘tam ölüm’e de geçemeyen genç ruhların asılı kaldıkları yer. Dehşetengiz olayların yaşandığı Ara Âlem’de ‘var olabilmek’ başlı başına bir sınav. Çünkü Tarlakoz bu âlemdekileri gerçek ölüme sürükleyebilmek için sürekli taaruzda. Tarlakoz kim diye sakın sorma! Zaten onu görmüş olsaydık sana bu gizemli öykünün kapısını aralayamazdık. Eğer kazara onunla karşılaşma gafletinde bulunsaydık, muhtemelen şu an sonsuz ve rüyasız bir uykunun içerisinde yitip gitmiş ve gerçek bir ölüye dönüşmüştük… İşte bu yüzden, Ara Âlem’deki herkes iz bırakmadan varlıklarını sürdürmek zorunda. Aksi halde sonları karanlık. Ve belki de en kötüsü; ne arkadaşları, ne kuşları, ne de boş hayalleri onların savrulmasına engel olamayacak… Her kitabında okurlarını şaşırtmayı başaran bol ödüllü yazar Miyase Sertbarut, geceleri saat üç buçukta uyanıp yazdığı ve üç kitaplık bir gerilim serisi olarak tasarladığı “Ara Âlem” dizisinin ilk halkasında, okurlarını, farklı bir boyutta yeni bir deneyim kazanmanın tadına varacakları bir dünyaya, Ara Âlem’e götürüyor… “Üç buçuk harfli”lerin, Kaan Demirçelik’in özgün çizimleriyle adeta canlandığı Ara Âlem 1 – Tarlakoz’un Tuzağı’nı okurken, ensenizde, hatta ayak bileklerinizde bir esinti hissedebilir; evcil hayvanlarınızı sizin göremediklerinize gözlerini sabitlemişken yakalayabilirsiniz. Unutmayın, hayata tutunabilmek için bazen ruhların size yol göstermesi gerekebilir… 1. BÖLÜM FISILTI Yarı buçuk varlığımdan yayılan kokuyu silmek için mezarlıkta dolaşıyordum… Ölüler yerimizde olmaya öyle özenir ki çürüyen hücreleriyle derin derin içlerine çekerler bizden yayılan kokuyu. Annemi anımsadım, mutfak tezgâhına sirkeli sünger koyardı, kötü kokuyu emsin diye. Ölüler de işte o sirkeli sünger gibiler. Yarım saat burada dolaştım mı dünyanın en hassas burunlu köpeği bile süremez izimi. Haftada bir tekrarlamam gerek kokudan arınma işini. Kendal’ı bu mezarlık dolaşmalarım sırasında görmüştüm. Bazen gündüz, bazen gece. Onunla tanışmak, konuşmak istedim. Onu kendime yakın hissettim. Son zamanlarda geceleri daha çok görür olmuştum. Ağaç diplerini, çalı altlarını kazıyordu. Bu iş için geceyi seçmesinin nedeni arkadaşları bilmesin diyeydi. Mezarlıkta meyve topladığı duyulduğundan bu yana zaten canı sıkkındı, bir de bu iş duyulursa nasıl baş edecekti? İki yakın arkadaşı dışında çoğu kişinin kendisinden tiksindiğini biliyordu. Kendal’ın iki yakın arkadaşı, Aziz ve Oya… Onlar alışmıştı bu çocuğun hayatı başka türlü yorumlayışına. Şimdi yeni işini de yalnızca Aziz biliyor; o da mert çocuk, sırrını kimseye söylemez diye umuyor. Bütün bunları nereden mi biliyorum, çünkü bu çocuğu sevdim ve bir süredir ensesindeyim. Kendal’ı gözüme kestirmemin bir nedeni de cesareti. Geceleri yetişkinler bile göze alamaz mezarlıkta eşinmeyi. Tanışırsak belki benden de korkmaz. Ben ölü değilim, ama yakınım o âleme, daha başka bir şeyim. Mezarlara fazla yaklaşmıyor, daha çok ağaç altlarını, çalı diplerini kurcalıyor. Belki mezar toprağına yakın yerleri kazsa solucanlara değil de bir ölüye dokunacağını sanıyor. Evet, Kendal solucan topluyor. Topladıklarını ertesi gün satıyor; canlı yem arayan balıkçılara, akvaryumculara, özel hayvan besleyen başka insanlara. Yüz tanesine on lira veriyorlarmış. Kendal yüz tane toplayamıyor, elli bile olsa çok seviniyor. Mezarlıkta dolaştığım o gece uygun bir frekans yakalayıp çocuğa doğru fısıldadım; yavaşça, korkutmadan, yaşayan biri gibi. İnsana en sıcak gelen titreşimlerden biri kendi ismidir. O isimdeki bir ünlü harfi uzatarak söylemek çağrıyı keskinleştirir. Evet, sesin enerjisi var; eğip bükebileceğim, hükmedebileceğim bir enerji. “Kendaaal…” Hayııır, ne kadar uğraşsam da yaşayan biri gibi çıkaramamıştım boğazımdaki sesi. Derinlerden, ölülerden, cinlerden gelenlere benzedi. Böyle olsun istememiştim, gerçek bir arkadaş sesi ile ulaşmak istemiştim bu çocuğa. Kendal durdu, elindeki feneri benden tarafa çevirdi. Yüzünde korku yoktu; buna çok sevindim, şimdi devam etmeliydim, kendimden söz etmeliydim, arkadaşsız kaldım demeliydim. Korkmamalıydı, korkarsa bir daha ne gece, ne gündüz girebilirdi mezarlığa. Gündüz mezar sulama işinden aldığı bahşişleri, gece solucanlardan kazandığını kaybetmesine neden olmak istemezdim. “Kendal buradayım, biraz dinle beni.” “Aziz! Sen misin? Ne sesini inceltiyorsun oğlum, kız gibi…” Bir şey demedim. Şimdi Kendal’ın ürpertisini görebiliyordum, güler gibi yapmış ama çenesini bir daha toplayamamıştı. “Ben Aziz değilim.” “Kes oğlum şakayı, çık ortaya hadi.” “Ortadayım zaten, ama beni göremezsin.” “Aziiiz, bırak saklambaç oynamayı! Bebe gibi, ne bu yaaa?” “Ben Aziz değilim, tanıdığın biri değilim…” Kendal o zaman kuşkulandı. Bildiği bilmediği duaları, yarım yamalak ve birbirine karıştırarak mırıldanmaya başladı. “Korkma, bir şey yapmam sana.” “Kimsin sen be?” “Ben Ara Âlem’de kalanlardanım.” Dizleri çözüldü ve en yakın mermere oturdu. Kaçıp gitmemesi de iyi. Uzaktan köpek ulumaları geliyor. Ama düşmanımız olan Tarlakoz’un köpekleri değil, onlar olsa bile beni bulamazlar. Çünkü mezarlık bütün kokumu sildi süpürdü. Kendal’ı iki üç haftadır izliyordum. Çabuk pes etmezdi. Mezarlıktaki seslerin, hışırtıların, çıtırtıların ölülerden değil dirilerden geldiğini düşünürdü. Çoğu zaman da öyledir zaten, şu an sana anlattığım olay yalnızca bir istisna. Bizim işimiz insanları korkutmak değil, kendimizi korumak. Çünkü korkunun ne olduğunu peşimizdeki düşmandan dolayı iyi biliriz. Bunu bir başkasına yaşatmayı da kolay kolay istemeyiz. Kendal’ı cesaretinden dolayı seviyorum. Küçük kardeşlerine burası için hiç mezarlık demezdi. ‘Bahçe’ydi burası… “Bahçeye gidiyorum, erik getireyim mi size?” dediği an kardeşleri gibi ben de onu alkışlamak ister, ama nasıl olsa duymayacak avuçlarımın sesini diye vazgeçerdim. Şimdi bu korkusuz çocuğu boşu boşuna her şeyden ürken birine dönüştürmek istemiyorum. Ama yine de duramadım, devam ettim. “Bak Kendal, uzun konuşamıyorum, bu beni yoruyor.” “Ne istiyorsun benden?” “Biriyle konuşmalıyım, yoksa gerçek bir ölü gibi çürür giderim.” Bulunduğum mezar taşına doğru cesaretini toplayıp baktı. “Kimsin sen, üç harfli mi?” “Hayır… Üç buçuk harfliyim ben.” Kendal’ın korkusu bir anda geçti. Deli gibi bir kahkaha savurdu. “Aziz! Sensin işte! Çıksana oğlum ortaya. Gece gece böyle şaka yapılır mı ya!” İnanmıyordu. Bu gece hayal gücünün kapısı kilitli, yalnızca aklı devrede. Başka bir zaman yine denemeli. Yarın Aziz’e kesin soracak, mezarlıkta neden ortaya çıkmadığını. O da şaşkın şaşkın bakacak çocuğun yüzüne. “Mezarlığa gelmedim ki!” diyecek. Biliyorum, Kendal beni bir dahaki sefere daha dikkatli dinleyecek. Bir inanç geliştirmiştim: “Her diri bir ölüyü hayatta tutar.” İşte bu çocuk beni hayatta tutabilir, Tarlakoz’a karşı bir duvar olabilir. Tarlakoz kim mi? Görmedim, görsem zaten bunları size söyleyemezdim. Onu görseydim sonsuz ve rüyasız uykunun içinde yitip gider, gerçek bir ölüye dönüşürdüm. Oysa şimdi Ara Âlem’de üç buçuk harfli varlığımla, yarım yamalak da olsa yaşıyor ve Tarlakoz’dan kaçıyorum. Henüz sen kendi âlemini anlamamışken sana bir de Ara Âlem bahsi açmak, yerine oturmayan taşları iyice hoplatmak sayılır aslında. Ama işi oluruna bırakırsan kolay olacak sevgili okur. Dünyadaki yaşamın başlangıcı hakkında insanlar nasıl farklı şeyler söylüyorsa ve sen, bazen bir ona bir buna inanıyorsan Ara Âlem’e inancın da öyle olacak. Benim inandığım şuydu: Yaşamın başlangıcında ne olup bittiğine kimse tanık değildi, hiç kimse… Ara Âlem’deki yaşam başlangıcı da işte öyle, tanıksız. Şu an sen tanık olmaya başladın ve ne söylersem ona inanacaksın. Kendal da öyle, ona anlatmaya başladığımda bana inanmak zorunda, çünkü başka birinden duyma şansı yok. Kelimesi kelimesine inanacak; ona yalan söylesem de,bazı şeyleri ondan saklasam da… Kendi âleminle benim âlemimi kıyaslayarak bir sonuca varacaksan aradaki en belirgin farkı söyleyeyim sana: fosiller. Onlar Dünya adlı gezegenin tanığı kabul edilir ve çoğu zaman doğruyu söylerler. Ama Ara Âlem’e ait bir fosil asla bulunmaz, çünkü burada yaşayan ruhlardan geriye kırıntı bile kalmaz. Tarlakoz bizden geriye hiçbir şey bırakmaz. … Eklendi: Yayım tarihiMayıs 2, 2024 Paylaş : Instagram'da Paylaş Bir yanıt yazın E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir Yorum * Ad * E-posta * İnternet sitesi Daha sonraki yorumlarımda kullanılması için adım, e-posta adresim ve site adresim bu tarayıcıya kaydedilsin. Bu kitabı Amazon'dan satın alın Diğerlerini Göster Paylaş Yorum Yaz 0 Kategori(ler) Roman (Yerli) Kitap AdıAra Âlem 1 - Tarlakoz'un Tuzağı Sayfa Sayısı192 YazarMiyase Sertbarut ISBN9786059153393 Boyutlar, Kapak13,5x19,5, Karton Kapak YayıneviTudem Yayınevi / Yazarın Diğer Kitapları Yuan Huan’ın Kulübesi ~ Miyase Sertbarut Yuan Huan’ın Kulübesi Miyase Sertbarut Ezber bozan kalemiyle çocuk ve gençlik edebiyatımıza pek çok yenilikçi eser kazandıran Miyase Sertbarut’un, okumaya mesafeli duran çocuklardan esinlenerek yazdığı Yuan Huan’ın Kulübesi, beş mucizevi... Küçük Kara Robot ~ Miyase Sertbarut Küçük Kara Robot Miyase Sertbarut Kim demiş robotlar merak etmez diye! Miyase Sertbarut’un, dünyayı değiştirmeye önce kendisinden başlayan özgür ruhlu okurlara ithaf ettiği Küçük Kara Robot, varoluş amacını sorgulama cesareti gösteren... Yapay Zekânın İsyanı ~ Miyase Sertbarut Yapay Zekânın İsyanı Miyase Sertbarut Yapay zekâ, ne kadar “yaratıcı” olabilir? Miyase Sertbarut, edebî yaratıcılığın boyutlarını sorguladığı Yapay Zekâ’nın İsyanı’nda, hızla dijitalleşen dünyada kendi varlığını oluşturmaya çalışan genç bir yazar ile...  Aynı Kategoriden Dem ~ Sadık Yalsızuçanlar Dem Sadık Yalsızuçanlar “Yüz katlı bir yükseklikte, yüzüncü makamdasın. Çamdağı’nda sessiz, kimsesiz, sadece O’nunla mısın? Mecazlara emanet edilmiş bir yer değil orası. Söz de değil, ses de.... Derin Uyku ~ Bahar Akman Derin Uyku Bahar Akman Galata’dan Tünel’e çıkarken çaldı telefon. Tam da Mevlevihane’nin önünde. “Efendim Kerbela!” “Komiserim, şimdi aradılar, aynı mahallede üçüncü vaka… Aynı şekilde bulunmuş…” Sesi zayıfladı. “Yine... Tek Kanatlı Bir Kuş ~ Yaşar Kemal Tek Kanatlı Bir Kuş Yaşar Kemal Edebiyatımızın çınarı, büyük usta Yaşar Kemal’in Tek Kanatlı Bir Kuş kitabı, toplumda bulaşıcı bir hastalık gibi yayılan korkunun destansı bir romanı. Halkının neden terk... Özgürce Yazın  kalem.birazoku.com sitemizde yazar olmak ister misiniz? Uzman ya da amatör olmanız farketmiyor. Ücretsiz olarak yazılarınızı yayınlıyor ve paylaşıyoruz. Karanlık Moda Geç Son girilen kitaplar Aşka İnanmayanlar İçin Aşk Öyküleri Acı Anti-Kapitalist Günlükler Şeytanın Çalgıları Şipşak Hikâyeler – 3 Kimim Ben? Ara Âlem 1 – Tarlakoz’un Tuzağı Hayaletin Yaratıkları Parktaki Gergedanlar Saat Canavarı Bizim Sınıfın Halleri En çok tıklanan yayınevleri Alfa Yayıncılık Altın Kitaplar Antik Yayınları Artemis Yayınları Can Yayınları Cumhuriyet Kitapları Doğan Kitap Everest Yayınları Epsilon Yayınları İletişim Yayınları İmge Kitabevi Kapı Yayınları Koridor Yayıncılık Mana Yayınları Martı Kitabevi Neden Kitap Nesil Yayınları NTV Yayınları Ötüken Neşriyat Pan Yayıncılık Pegasus Profil Yayıncılık Remzi Kitabevi Şule Yayınları Timaş Yağmur Yayınevi Yapı Kredi Yayınları Fikirleriniz önemli Hangi sıklıkta, kaç kitap okuyorsunuz? Üç günde 1 kitap Haftada 3 kitap Haftada 1 kitap Ayda 1 kitap Ayda 2 kitap Sayısını bilmiyorum, çok fazla okuyorum Sonuçları gör Birazoku Nedir? Birazoku.com sitesinde de kitapların ilk sayfalarından biraz okuyabilir, satın almadan önce fikir sahibi olabilirsiniz. Devamı » Kişisel Verilerin İşlenmesi Gizlilik İlkeleri Bizi Takip Edin Instagram | X İletişim Birazoku Kültür Hizmetleri / İstanbul 0212 238 9440 bilgi@birazoku.com İletişim Formu @birazoku Instagram'da @birazoku Bizi Instagram'da takip edin. Kampanya ve etkinlikleri kaçırmayın 🥳 Birazoku Ücretsizdir Yazar mısınız? Kitabınızı birazoku'da ücretsiz yayınlayın... Yayınevi misiniz? Kitaplarınızı Gönderin, Ücretsiz Reklam Alanınızı Ayırtın Tasarım: e+1 Özgün WP Teması: SIPA Agency ×
Ara sokak
Mark Mack Kanner
Aralık
Ara sokak
Mark Mack Kanner
İki yaralı insanın saf aşkı ihanet kaos ve tüm kötülüklerden uzakta
Mira (ara verdim)
Feli_Nuya
Tehlikede olan birine yardım ettiğini düşünen Mira tuzağa düşer ve kaçırılır. Gözlerini açtığında kendini bambaşka bir dünyada bulur. İnsanların kaçırılıp bir nevi evcil hayvana dönüştürüldüğü bu dünyada ayrıcalıkları olduğunu öğrenir. Evine dönemeyeceğini anlayınca da sonuna kadar gitmeye karar verir.
Arda gülere sevgim
Furkan
Arda gülere ne kadar sevgi hayranlık analım bir eser om
BENİ Bİ' GÖR ARTIK
Masal
Ya ayrıntılarda gizlenen bizi bulmak için savaşacak ya da o ayrıntıları görmezden gelecek ve bizi, biz olamadan yok edecektim.

ARA SOKAK KİBRİTCİSİ
Mavi
Ailesi ile Rusyaya giden küçük bir Türk kızı Moskova da ailesini kaybeder, yaşama tutunmak için bir süre Moskova sokaklarında kibrit satar. Bir Rus kadın ile tanışır. Kız Türk olduğu için ülkesine dönmek zorunda kalır ve yıllar sonra savaş da karşılaşırlar.
Her gelen gideni aratır
Emel
Ve senin bitti deyişinle kalbime koca bir yük inmişti ama ben dayanmak zorundaydım belki senin için değil ama kendim için ayakta kalmak zorundaydım ve ben ayakta kaldığım sürece beni iyi sanıyorlardı. Bilmiyorlar ki her gece gozlerimin morardiğini ama kime neyi anlatırsın ki o seni çoktan bırakıp gitmişti, seni çoktan unutmuştu anlatsan bile umrunda olmayacağı seni düşünemeyeceğini ama bir yandan da şöyle düşünsen o belki elmanın diğer yarısi değildi ya o diğer yarısını çürütürse of ya nerden girdin hayatıma nerden buldun beni... abi tam unuttun diyorsun ama biri yanından geçiyor onun gibi kokuyor, onun gibi gülüyor, onun gibi bakıyor ve tüm unuttukların boşa çıkıyor
Sessizlik artık sensizlik
Leydi leo
Senin görevin kalbini korumaktı
Arda'dan E'ye Hatıralar
Ard🌾
Sevdiğim, biricik insana yazdığım şiirlerim.
Artık Umut Yok
Feride
Baba lütfen yapma! Bıktım bu hayattan!! Yeter bu hayatı bana dar ettiniz! Korkuyordum.. Neden, nedenn ?? Hepinizden nefret ediyorum. ARTIK UMUT YOK...
Yeter Artık Patlıy'cam!
Öznur
(Öncelikle fotoğrafı Google'dan indirdim yetenekli değilim.) Sayın okurlar! Lütfen kemerlerinizi bağlayınız çünkü beynim patlayacak! İyi de SEBEP?! Barbie sizce de sıkmadı mı? Zebani denilen adam? Ve bunların daha fazlası... Hazırlanın çünkü derinlere ineceğiz.
Kapalı Kapılar Ardı
irmik
Evrim ile çekildiğimiz fotoğrafta, arkada kulaklıklarını takmış bize doğru bakan biri dikkatimi çekti. Utku’ydu. Bize doğru bakan oydu. O her zaman oradaydı ve kimseye göstermediği yüzünü bana gösteriyordu.
Prenses artık idol
🩵
Bir prensesin kendi dönemin ve dünyasından ayrı modern bir dünyada tekrar doğup orada yeni hayatına başlayamadan kendi geçmişinin izlerinden tekrar kül olması
Dağın Ardı Lobinin Ötesi
Mavi Kehribar
Bir teğmen. Bir yüzbaşı. Ve sınır hattını aşan bir oyun. Almira, şehit düşen teyzesinin ardından Kara Harp Okulu’na girerek asker olmayı seçti. Çocukluğu, gençliği, duyguları — hepsini ranzanın altına sakladı. Ama savaş artık sadece dağlarda değil. Teröristler, iletişim için savaş oyunlarını kullanıyor. Ve Almira bu dijital cephenin tam kalbinde. Bir gece... oyunda tanımadığı biriyle çatıştı. Sakindi, disiplinliydi, ama sinir bozacak kadar "emir verir" cinstendi. > Yüzbaşı Alp. Gerçek bir asker. Gerçek bir tehdit. Ve belki de... beklenmedik bir ortak. Onlar aynı cephede iki farklı kurşun gibi. Biri istihbaratla ilerliyor, diğeri emirle. Ama hedef aynı: Şifreli mesajlar, kayıp dosyalar, sahte nick’ler, canlı çatışmalar… Kodlar çözülüyor. Silahlar çekiliyor. Ve artık hiçbir şey sadece bir oyun değil.
turkish ronaldo °Arda Güler
Feneriumiskanarya
Arda güler Real Madride imzayı atmak için gider ve orada çocukluk aşkıyla karşılaşır
Kitap Yorumları |ARA VERİLDİ|
bir okurun dünyasi
Merhaba, burada kitaplar hakkında tartışacağız. Her hafta yeni farklı bir kitap hakkındaki yorumumu bir bölüm olarak paylaşacağım. Siz de yorumunuzu paylaşabilirsiniz :)
ayı alan arı alır
Ayaz Selim ugurlu
Bir varmış iki almış ayı satan kişi varmış.Ayı alırsan arı verirmiş.bir gün arıları bitmiş.Bir adam ayı alıp arı nerde demiş.Kasiyer arı bitti demiş.Kasiyer toplayıp gelirim demiş bitmiş.
Lord lerila ile karanlığın ardı
Lia
yn yani lerila lord ailesi olmadan doğan bir çocuk ama insan olduğu belli değil çünkü herhangi bir aileden doğmadı o voldemortun kötülüğünden ve gücünden doğdu ismini ve soyismini bile kendisi kendine koydu hep tekti taki hogwarts mektubu gelince... lerilanin bir korkusu yoktu hiçbirseyden korkumuyordu ve hiç kimseye herhangi bir sevgi beslemiyordu aslında beklememek zorundaydı çünkü eğer birine sevgi besleseydi ölümsüz olan lerila tum sevdikleri öldüğü gün ölecekti... aynı zamanda lerilanın boynunda olan yılan işaretli bir kolye vardı bu kolye voldemortun güçlerini barındırıyordu ve bu kolye çıkarılırsa lerila acı çekerek ölecekti ama neyseki bu kolyeyi kimse çıkaramıyor ve alamiyordu ve ona alıcı gözüyle bakanlar taslasiyordu... voldemort lerilanın onun kızı olduğunu söylemeye çalışacak ve lerilayi kendi kızı olmaya zorlayacakti ama lerila bunu istemiyordu .. bunca olay arasında lerila ve malfoy nasıl aşk yaşayacaktı ve nasıl kabullenecekti hadi hepberaber görelim
Ağaçların Şarkısı ve Gökyüzü
Rosenna
Çektiğim doğa fotoğrafaları ve hatırlamak istediğim şarkı sözlerinden oluşan bir anı köşesi.
Yarının Dünyasına Yolculuk
Ladin
Yakın gelecekte geçen bir hikaye... Robotlar ve insanlar huzur içinde yaşıyorlar. Ya da öyle sanılıyor. Küçük bir kıvılcım savaş başlatabilir mi? Mizah ve maceranın bir arada olduğu bir hikaye. Not: Hikayenin devamı Geleceğin Dünyası 2 adlı eserdedir.
Üçü Birden Olsun | KAPILARIN ARDINDA SERİSİ 1
doaelulpker
4 diyar, 5 genç, bozuk kapılar,... Kıyamet geliyor. 3 aşamalı... KAPILARIN ARDINDA SERİSİNE HOŞ GELDİNİZ!
Yıldızların Altında
Berre kurt
"Mutluydum. Daima hemde. Hayatımda tatmak zorunda kaldığım hiçbir bir acı bunu değiştiremedi. Ben daima mutlu olacak bir şeylere sahiptim. Başarılıydım, güzeldim, beni seven dostlarım ve yanımda madden bulunmasa da, mânen daima destekleyen bir babam vardı. Her şeye sahiptim. Ya da öyle sanıyordum. Ta ki 'O' nunla tanışana kadar..." Sakin ve sıradan bir hayatı olan genç bir kadın ve 25 yaşına kadar doğru bildiği her şeyi tersine çeviren, onun tam zıttı genç bir adamın sevgi dolu hikayesi...
yıldızların altında
bera
selin yeni eve taşınırlar ve orda 2 arkadaş bulur. selin 17 yaşindadır arkadaşı aylin ve tarık ve aksiyoni kaçırma ve okumaya başla
Yıldızların altında
Esra
Aşka küsen aşktan nefret eden kız mila ve onu Aşka döndüren boranın aşk hikayesi
Duyguların içinde kaybolmak
Hira
Gece adında duygularının karışıklığı içinde boğulan ve herşeyi mahfeden bir kız. Arkadaşlarımı kaybetmiş ama doğru kişileri sonunda bulacaktır
4 DENEK
Rumeysa
İş yaptıklarını zannederek bir yıllarını bu kalede geçirmişlerdi. Bir anda olmasa da silik silik hatırladıkları bazı anıları bir şeylerden şüphe etmelerine neden olmuştu. Neden bu kaledelerdi? Neden bu yerden kurtulamıyorlardı? Neden denekler ölüyordu? Asıl soru ise denekler kimdi? -Ölenler mi? -Yaşayanlar mı?
Zamanların Kırılgan Döngüsü
Rüzgâr Duman
Her şeyin ve herkesin yolunda olduğu tanrılar diyarı Olympos'da hiç olmaması gereken dehşet bir kırılma ile birlikte. Paralel evrenlerin döngü dengesi alt üst olur. Evrenler arası ince döngünün kırılmanın bedeli hiç bir şeyden haberi olmayan 6 kişiye yüklenir.
Arkadaşların macera dolu gezisi
Omer
Bir kaç çocuğun maceraya atilmasi
Hayvanların nefreti
Şükran Güner
Hayvanlar insanların kendilerine olan işkencelerine dayanamayıp insanlara zamanla nefret duymaya başlar..
Yarının İntikamı
Meryem
Travmalarını ve annesinin ölümünü kaldıramayan İclâl, bütün kızlar ve kadınlar adına büyük bir intikam almak için bir silah kaçakçısının yanına gelir ve yardım ister. İki yıllık büyük bir öğrenim ve intikam aşamasından sonra rutin yavaş yavaş değişkenlik gösterir. Alışılmışlığın dışında gelişen olaylar nasıl seyredecek kim bilir?
HOKKABAZLARIN ESERİ
gemidekitufan
Biz Hokkabazlarız siz ise bizim eserimiz.
- Yangın -
İpek Dursun
Ünlü dedektif Yağız Durmuş, iş çıkışı arkadaşı ve aynı zamanda ortağı olan Emre Ayan'ın evinin yandığını görür, ünlü bir dedektif olduğu için düşmanı çoktur, bu işin peşine düşecektir, hastanede tanıştığı Marin Sözcü ona yardım eder... -🔥- "Sensizliği sadece bir gün hissettim. 05.32'ydi saat. Kabul edemedim. Gerçeği reddettim, senin ölebileceğini reddettim."
şeytanlaşmıs insanların dünyası
İlayda
Şeytanlaşmıs insanların dünyasında yaşadığımız için özür dilerim .

Yıldızların Prensesi
Dilara
Onlar insandı ama insanlardan farklıydılar. Onlara diğer insanlara verilmeyen güç, şans, sihir ve büyük bir sır bahşedilmişti. Onlar evreni oluşturanları temsil edenlerin halkıydı. Kendilerini bildikleri bileli gördükleri en ufak şeyin bile bir temsilcisi, koruyucusu ve yöneticisi vardı. Tek bir şey hariç; Yıldızlar. Yıldızlar, çok uzun zamandır yalnızdı. Son ve ilk temsilci Ariana öldükten sonra yıldız taşı bir daha asla parlamamıştı. Etrafında ki taşlar defalarca yanıp sönerek dünyaya temsilcinin geldiğini haykırırken yıldız taşı yıllardır aynıydı ve bu durum yıldızların güçsüz düşmesine sebep olmuştu. Yıldızların ışığı artık yavaş yavaş yok olmanın eşiğine gidiyordu. Ta ki bu geceye kadar...
Yaraların Günlüğü
Umut
Kitap,karşılıksız aşka kendini alıştırmış,birini imkansızlıklarını bile bile sevmeyi göze almış insanlar üzerinedir.Umutsuz bir aşk, tıpkı dümensiz bir gemi misali değil midir? İlerler ama sonucunu sen değil önüne çıkan ve sonu olacak şey belirler. Kitap,gerçek yaşamda şahit olduğum olayların kurgu ile harmanlanmasıyla oluşturulmuştur.Okuyan herkesin beğenmesi dileğiyle.
Arınma gecesi
Elvin sare
Mina adlı kızın arınma günündeki zor gecesi
Sonsuza Kadarın Ölümü
Hamza Ali Çoban
Keşke Bana Aşkım Beni Kullanıyorlar Dediğinde Dinleseydim...Şuan Belki Yanımdaydı En Azından Ecel Bizi Ayırana Kadar Benimle Olurdu Ama Dinlemedim... Ve Bir Anda Ortalık Sessizleşti Beyaz Kirli Sakallı Bir Amca Ağzından Kelimeler Dökülü Verdi Bazen Keşkeler Yetmez Delikanlı...
Belki yarın , Belki yıllar sonra ;
Dileen
Selam nasılsın, benim bu ilk kitabım :)

Yıldızların ısıltısı
Azra
"O bir yıldızların Işıltısı gibiydi çok güzeldi ama her sabah kayboluyordu gizemliydi nereden çıktigini bilmiyordum ama çıktımı onu izliyordum neden geldiğini bilmiyordum ama görüyordum

KARTLARINI İYİ OYNA
Ada
Ben Arven Aspenya, savaşçıyım ve ben bu hikayeyi tamamlayacağım. Bu hikayenin sonunda herkes bir hiçliğe karışırken ya bende onlara eşlik edeceğim ya da refaha ereceğim. Bunu da tam altı ay sonra 16 Haziran 2015 de göreceğiz. O zamana kadar yanımda olur ve yaptıklarımı izlerseniz ne demek istediğimi en çok sizler anlayacaksınız.

Buzların Müzikali
Kardelen
Litas ırkının liderinin kızı, akademinin gözde öğrencisi; yıllar önce atalarının yok ettiği Agar ırkından kalan birine aşık olabilir miydi? Tek düşündüğü güç ve başarı iken birine gerçekten aşık olabilir miydi? Hele de bu kişi onun düşmanıysa?.. "Eğer hırsınız ve kibriniz sizi ele geçirdiyse güç mutlaka sizin olacaktır, lâkin verdiğiniz kayıplar sizi sizden alacaktır."

Buzların Müzikali
Kardelen
Litas ırkının liderinin kızı, akademinin gözde öğrencisi; yıllar önce atalarının yok ettiği Agar ırkından kalan birine aşık olabilir miydi? Tek düşündüğü güç ve başarı iken birine gerçekten aşık olabilir miydi? Hele de bu kişi onun düşmanıysa?.. "Eğer hırsınız ve kibriniz sizi ele geçirdiyse güç mutlaka sizin olacaktır, lâkin verdiğiniz kayıplar sizi sizden alacaktır."

