#acı etiketli eserler
Arama sonuçları
BENİM TATLI FIRTINAM
Özlem Beldek
"Parladı ateşin incisi Çatladı çığlık gemisi" _________________________ "Bitsin depresyon The show must go on" _________________________ "Seçeneğim yok sanarsan Beni sevgisiz bulursan Gitmelisin şaşırmadan" Not: Bu kitapta 15-19 yaşlarımda yazdığım şiirlerimi paylaştım. Not: Şiirlerim mail hesabımda duruyor. Tarihi orada kayıtlı olduğu için çalınma durumunda kanıtım var. Şiirlerimi çalmayın eğer bir iki satır kullanacaksanız kaynak belirtin.
SEFİL
Edanur
Islanmış bandajlarımın üzerine küçük bir öpücük bıraktı. Ağlamak istedim. Bir ile bin anlam katıyordu. Karşısında küçücük kalıyordum. Bir edebiyat kitabından fırlamış gibiydi. Yaralarımı yıkadı yağmur. Sonra kabuk bağladı acıların üzeri. Ve Hırsız; dudaklarının ucundaki hırsızlarına öğüt verdi. İlaç olsun diye. Kısacası, şiir adam; bu şehri ruhuma sığdırıyordu. "Yarın güneş doğsun yine. Şu kaldırımda oturup saçlarını tarayalım. Sonra o kokusunu içine çekmeye korktuğun kahveye gidelim. Bir 40 yıllık köprü kuralım. Dondurma yiyelim seninle. Sen yine benim dondurmam bitmeden gevezelik yap. Yeniden sokağın nefes alsın Sefil." Sokağın; sokağım olsun Hırsız...
Sonay okyanus//gerçek ailem
Lila kurt
Helööö ben geldim yeni aile kurgusuyla milanaya devam etmeyi pilanlamıyorum çünkü çok basit oldu onun yerine sonay okyanus geliyor ve daha iyi olduğunu düşünüyorum ne diyorduk BİSMİLLAHİRRAHMANİRRAHİM
Olur da nasılım diye sorarsan
Mels
Hissedilmek isteyipte hissedilemeyen,bağırıpta duyurulamayan,anlatılıpta anlaşılamayan herkese
GÜNIŞIĞI
Turuncu Kedi
Her şey bir ölümle başladı... Ölüm, üzerine atılmış sırların karanlık perdesini aralamak için yaşayanlara bir şans tanıdı. Asıl sorun yaşayanlar bu gerçeklerle mücadele edebilecek miydi?
Kimsin sen? (+18)
Sare zırhoğlu
Kitap şiddet ve cinsellik içerir!!! Kömür siyahı olan gözlerine bakmaya çalışarak kaldırdım başımı. Ama o kadar çok korkuyordum ki bu adamdan kelimeler boğazıma dizilmişti sanki. Kaskatı kesilmişti bütün vücudum. Bir yandan yerde yatan bedene bakıyordum. Kanı her yeri sarmıştı adeta. Kendimi zorlayarak konuşmaya çalıştım bu sefer. Sonunda kelimeler dökülmüştü dilimden. "Kimsin sen?!" Yanıma yaklaştı yere eğilip soğuk silahını çenemin altına koyarak başımı kaldırdı. "Kara Ali"
Bir Kadın Cellat
Kurdeleli kız
Herşey normaldi o güne kadar... Şanssızlık Nefes' i bırakmıyordu. Kaçırılmıştı Nefes tekrar... Bir intikam planı içindi bunların hepsi. "Beni sevme Nefes, senin için iyi bir seçenek olamam " "Sen benim olasılıklarım da bile olmasan yine de seni bırakmam Alaz."
Koridor
Tilki
Gece yürüyüşlerinden birinde böyle bir şeyle karşılaşabileğim hiç aklıma gelmemişti. Onu arıyorum. Onun kim olduğunu bulmaya çalışıyorum. Celladımı mı arıyorum? Yoksa sıkıcı hayatımı değiştirmek için macera mı?
LÀVİNİA || Texting
.
Bilinmeyen Kullanıcı: Sana gitme demeyeceğim. Bilinmeyen Kullanıcı: Üşüyorsan üşüyorsan ceketimi al. Bilinmeyen Kullanıcı: Günün en güzel saatleri bunlar. Bilinmeyen Kullanıcı: Yanımda kal. Bilinmeyen Kullanıcı: Sana gitme demeyeceğim. Bilinmeyen Kullanıcı: Gene de sen bilirsin. Bilinmeyen Kullanıcı: Yalanlar istiyorsan, yalanlar söyleyeyim. Bilinmeyen Kullanıcı: İncinirsin...
Ayın Eşsiz Etkisi: Aysar
nisanurr'
Doğum günü kutlamasında afili şarkılar söyleyen kadını hayranlıkla izleyen adam, adamın katlanılması güç olan melankolik haline rağmen kadının lisede ona takıntılı derecede meftun olduğundan ve yılların ardından ışıltılı gözleriyle karşılaştığından bihaberdir. Taşlı, engebeli, yokuşlarla donatılmış yollarının birbirlerine tekrardan bağlanması ve yeni bir yol ortaya çıkarmaları ne kadar sürerdi? Özgürlüğünü kaybetmiş ruhların üstlerindeki oklardan temelli arınmaları ne kadar sürerdi? Peki ya ufak bedenlerin buzlarını eritip kendi benliklerini bulmaları ne kadar sürerdi?
Daha bilmiom.(+18)
lavin
-Aşk dediğimiz şey karşılıklı çıkar ilişkisidir Kedicik. -Desene bana deliler gibi aşık olduğunu. -Ben sana değil kumarına aşık oldum.
YANKESİCİ ( KALP HIRSIZI SERİSİ 1)
Onur_rr
14.02.2022 Yorgunum, bulanık ve kirli. Düşüncelerimin beni ihanete uğrattığı saatlerdeyim. Gözlerim karanlığa adapte olmuş, stor perdeden kaçan ay ışığı huzmeleri evin siyah parkesine konmuştu. Küçük tozlar ışığın içinde dans ediyor, karlı bir geceyi anımsatıyordu. Bu güzel gecede karanlığın içinde saklanan canavar bendim. Sıkışıp kaldığım karanlıkta iyice sessizliğe büründüm. İzinsizce girdiğim evde her sesi dinliyor; her titreşimi yaslandığım duvarda hissediyordum. Sırtımda bana ait olmayanların ağırlığı altında ezilirken sahip olduğum şeyleri korumanın tek yoluydu buydu biliyordum. Titreşimler arttı ve güçlendi. Kapı yavaşça aralandı. Çıplak ayakları zemine basarken ses çıkarmıyordu. Girdiğim karanlıktan çıkmamam gerektiğini biliyordum. Yine de ihanet etti bana gözlerim ve karşımdaki vücudu izinsizce soydu irislerim. Büyük ve güçlüydü. Ay ışığı teniyle buluştuğunda yeni bir renk oluşturmuştu. Büyüleyici görünüyordu ama nefesimi kesen görüntüsü olmamıştı. Tüm göklerin en güzel yıldızlarından ikisiydi gözleri. Öyle bir bakıyorlardı ki denizler kıskanırdı derinliğini. Çıkartamadığım bir anlam yatıyordu o derinlikte. Hareket etti ve ışıktan çıktı. Karanlıkta, odanın köşedeki piyanoya doğru gitti ve oturdu. Elleri havada kaldı bir süre. Zihnindekileri merak ettim. Belirsizlik kaybolduğunda müzik doldurdu odayı. O an hayatım ellerimde değildi. Müzik yönetiyordu adeta. Hoş melodinin elinde kukla olmuştum. Parmakları bastığı her tuşta kalbime akıtıyordu gecenin kalıntılarını. Küçük bir ses kanlı ve cızırtılı. Dağınık gülümsemeler ve hafiften yok oluşlar. Varoluş sancısının ortasında yıkılış hikâyesi.. Sarhoşluk öyle güçlüydü ki fark edememiştim gidişiyle beraberinde getirdiği sessizliği. Yokluğundan emin oldum bir süre. Bacaklarım kuvvet bulduğunda saklandığım karanlıktan çıktım ve ondan çaldığım bu geceye girmemi sağlayan pencereye yöneldim. Çıkarken fazlaca ses yaptım, kendime kızmam gerekse de ses etmedim. Tenha sokaklara döndüğümde ondan yanıma aldıklarımla ilerledim. Yine de sırtımdaki bu denli ağırlığa rağmen o gece ondan çaldıklarıma nazaran o benden çok daha fazlasını almış gibi hissetmeden edemedim. ***** 1 AY SONRA.. 14.03.2022 Önümde duran iki kıza baktım. Şansım varsa kurtulurdum. Yoksa ölür! Bu malikaneden çıkmak isteyen üç kişi.. Bir erkek vardı, bizi elindeki cihazla arayan Eşit değildik. Peki hangimizin daha çok ihtiyacı vardı bu değerli zincire? İşte burada eşitlik bozuluyordu. Şüphesiz ki benim bu zincire ondan daha çok ihtiyacım vardı; Ablamı ve yeğenimi o çukurdan kurtarmam gerekiyordu. Tüm umutlarım şuan yaptığım hırsızlığa bağlıydı. Yüzde elli ya ablamı ve doğmamış yeğenimi kurtarırdım yada onlarla beraber ölürdüm. Ölürken en azından bunun mücadelesini verdiğim için mutlu olurdum. Hakan Kankırmızı merdivenleri indi. Bizlere bakmadan karşıda ki odalarından birine rastgele girdi. Yüzünde hiçbir ifade yoktu.. O odaya neden girmişti. Onun için değersiz bir zincir değil miydi bu?! Bizi bıraksalar da gitseydik. Zenginler her zaman cimriydi ve açgözlü! Göğsümün içinde duran zincir ile gözlerimi saat bir yönünde yukarıda bize çevrili olan kameraya çevirdim. Kameranın kırmızı ışığına kaydı gözlerim ne güzel yanıp sönüyordu. O piti piti kim aldı zinciri? "Kim aldıysa çıksın.", yanımdan geçen adamın koluma değmesi ile gözlerimi kameradan çektim. Hakan Kankırmızı Bey odadan çıktı, bakışları bana değdi yakalanmış mıydım? Ben ki sokaklarda neler neler çalan kız Yankesici Kraliçesi Canan şurada yakalanırsam yazıklar olsundu bana. Yazıklar olsun Babamın benim üzerindeki ilmek ilmek işlediği öğrettiği yankesicilik emeklerine. Hakan Kankırmızı Bey karşımıza geçerek aynanın hemen altında altın işlemeli ultra zengin duran masaya bile söylenmek istedim. Sen masasın masa kendine gel bu ne gösteriş! Hakan Bey kıymetli uzun masaya kıymetli poposunu yaslayarak kollarını bağdaş yapıp durdu. Küçük bir şey olsa o masayı da çalabilirdim aslında. Kendine gel Canan şuradan kelleni kurtar sonrası önemli değildi. "Abi ben hallediyorum sen içerideki toplantının bölmeseydin.", dedi adam elinde ki cihazı en önde duran kızın üstünden çekti. Patronuna baktı. En önde ki kız mutfağa doğru yürüdü. Geriye kaldı ben ve önümde ki Rus kız. Rahattım beni yakalayamazlardı. O cihaz bende sökmezdi. "Mert şu kızı sal.", dedi Hakan Kankırmızı Bey eliyle önümdeki Rus kızı gösterdi. Sonra gözlerini gözlerime odaklayarak baktı. Adam Rus kıza eliyle gitmesini işaret etti. Önümdeki kız derin bir nefes alarak hemen çıkıp gitti. Bakışlarımı soğuk bir edayla Hakan Bey'in gri gözlerine çevirdim. "Çıkar." Dedi soğuk sesi ile ürpersem de yardım etmesi umuduyla gözlerim birilerini aradı ama kaçırdığım küçük bir nokta vardı burası benim çöplüğüm değildi. Sokaklarda herkes birbirinin arkasını kollardı burada yalnız kalmıştım galiba. "Neyi?", diyerek sordum. Aslında bilipte bilmezlikten gelmek benim mesleğimdi. "Mert, üstünü ara.",dedi yanında ki sarışın yeşil gözlü adam kafasını sallayarak yanıma geldi. Kaşları çatılı buzdolabı gibi elindeki cihazı boynumdan başlayarak mini eteğimin bitiş ucuna kadar tuttu. Sırt bölgemde de aynı işlemi yaptı. Hakan Bey'in yüz hatları kasıldı. Cihaz uslu uslu görevini yapıyordu. Mert cihazı kafama da tuttu bu beklemediğim hamlede cihazın sesi ortama yayıldı. Hakan beyin dudakları kıvrıldı. "Saçlarını aç.", dedi yüzünde ifadede zinciri bulduğuna çok emin bir eda vardı. Kafamı salladım Mert bir adım öteme beklemeye başladı. Elimi at kuyruğumun yanına koyarak kançalı tokamı çözmeye başladım. Açtığım uzun saçlarım ile elimle saçıma şekil verdim. Merdivenlerden gelen ayak sesleri ile gözümü Hakan Kankırmızıdan çektim. Hızlı adımlarla üstünde ki beyaz gömleği ile inen göktaşı da kimdi? Siyah gözleri.. Derinden etkilemişti beni sanki ilk kez siyah gözler görüyordum. Kirli sakalı yüz hatlarını çok güzel belli ediyordu. Açılan ağzımı kapatarak kendime geldim. Buraya neden geldiğimi üstümdeki baskıyı unutmamam gerekti. "Abi gidiyor musun?", Hakan Bey merdivenlerin yanına doğru yürüdü yürüyen göktaşı ile konuştu. Abi dediğine göre bu yürüyen göktaşı üvey abisi Atakan Bey miydi! Telaşla gözlerimi kaçırdım .Kardeşi gibi gözlere sahip değildi ama iki kardeşin tek benzeyen özelliği ifadesiz simalarıydı. Babaları bir olunca demek ki. Berna hanımında gözleri maviydi neden hepsinin gözleri farklıydı? Mert'in de yeşil. Ben burada kahverenkli gözlerimle sönük kalmıştım galiba.. "Hakan hadi abiciğim geç bile kaldım.", dedi ifadesiz yüzüyle gözlerini ilk kez gördüğü bana bir saniye baktı. Gözlerimi tekrar önüme çevirdim. Şuan şurada Atakan beyin radarına yakalanırsam kötü olurdu. Ne güzel Hakan bey fark etmeden çıkıp gidecektim. "Ne iş buldun mu?", dedi tam önümde durdular sonrada kafalarını çevirip bana tekrar baktı. "Buldum buldum. Hanımefendi de şimdi zinciri veriyordu.", dedi Hakan beyin bu ısrarları beni üzüyordu. "Dediklerinizden hiçbir şey anlamıyorum.", dedim şirin bir edayla. Gözümün önüne gelen saçları kulağımın arkasına sıkıştırdım. "Mert sen yardım et hanımefendiye anlasın ben ne demek istiyorum.", dedi Hakan Bey bana doğru göz kırptı. Son sözlerini bir mana ile söylemişti. Bu sefer sert taşa mı toslamıştım. Boku yemiştim galiba. "Lütfen benimle gelin..", dedi eliyle yürümem için hangi tarafa gideceğimi gösterdi yüzümde ki yapmacık gülümseme ile Mert'in dediği tarafa doğru yürüdüm! Yardım etmesi umuduyla gözlerim tekrar birilerini ararken Atakan Atabeyin gözlerine takıldı. Hakan ile aralarında ki sohbete dönüp devam etti. Mert beni aşağı kata doğru merdivenlerden indirdi. Vazonun olduğu yerde durdu duvara dokunup bana baktı, dekorla kaplanmış kapı olduğunun bile farkında olmadığım bir yerden içeri doğru sürükledi. Şansım yoktu. Bende ölecektim. "Geç bakalım küçük fare.", diyerek beni boş bir odaya fırlattı. Dizlerimin üstüne yere düştüm. Avuç işlerimi son anda yere koyarak kafamı çarpmadan korumuştum. Başımı yerden kaldırıp bana fare diyen sıçana baktım! Eğilerek çenemi tuttu kafamı havaya kaldırdı. "Söyle bakalım anladın mı şimdi?", diyerek bağırdı. "Ne diyorsunuz sizi hiç anlamıyorum.", dedim. Saf masum ayağına yatmaya devamdı. Canan mücadeleye pes etmek yok kızım devam. Son umudum için öle de bilirdim. Hayatının kontrolünü eline almazsan, başkalarını senin hayatını kontrol eder. "Anlamıyorsun demek?", dedi elini çenemden çekti sözlerime inandığını düşünürken suratıma yediğim güçlü bir tokatla yere yapıştım. Dudağımda ki kanın tadıyla gözlerimi sıkıca yumdum. **** BEKLEMEDE KALIN. DEVAMI GELECEK.. ŞİMDİDEN KİTABI KÜTÜPHANELERİNİZE EKLEYEREK GÜZEL YORUMLARINIZI AŞAĞIYA YAZABİLİRSİNİZ. YAKINDA..
KARAMELA
Gözde
Ela Demir... Bir yaşından itibaren onu hiç sevmeyen ve sürekli aşağılayıp şiddet uygulayan babaannesi ve halasının yanında kalmaya başlamış, anne babasını hiç tanıma fırsatı olmamıştı. O evden kurtulmak onun en büyük duasıydı. On beş yaşında, yılın son gününde sonunda duası kabul olmuş ve o evden tamamen kurtulmuştu. Kalacak bir yeri yoktu ama özgürdü.. O, küçük ama çok güçlü bir kızdı. Yaşadığı tüm zorluklara rağmen hiçbir zaman pes etmez hep yeniden başlardı. 'Her karanlığın sonu aydınlıktır.' Sözünün doğruluğunu kanıtlarcasına, o gece tesadüfen karşılaştığı genç adamla yeni bir hayat onu bekliyordu. Kitabın tüm hakları bana aittir. Çalınması ve kopyalanması durumunda yasal işlem başlatılacaktır!
FISILTI
chi ku
O kadın... Kimdi? Neden bizimle uğraşıyordu? Neden benim yüzümden kaoslar, yangınlar, cinayetler oluyordu? Yeni bir eve taşındığınızda aslında güzel geçer değil mi? Yeni eşyalar, duvar boyaları, yeni yerler keşfetme gibi. Ama bende öyle olmadı. Taşındığım günün gecesi bir kabusla uyanıp hayatı sorguladım. Kapımdaki kadını görene kadar herşey güzeldi. Siz hiç sevdiğiniz birinin bıçaklanmasını görmek ister miydiniz? Veya kendiniz arkadaşlarınızla bir partide eğlenirken vurulmak? Ben yaşadım. Sırf bir lanet yüzünden her şeye sebep olan benim. Lanetlenen kişi benim. Peki ya lanete sebep olan kişi kim? Ben İnci Yıldız. Bütün neden olduklarını bilmediğim kaosların sebebiyim. Benimle bu lanetin sebebini öğrenmeye var mısınız?
Düş Kefeni
Sadako
Hepimize bir çocukluk borcunuz var. Aman elalem evde kalmış demesin diye biricik kız çocuklarınızı hiç tanımadığınız adamların koynuna fırlatırken hiç kızarmayan yüzünüz, elalem ne der korkusuyla dört duvarın içinde bir bașına șiddete maruz kalan kızınızın aman rezil olmayın sussun diye ağzını kapadığınız o avuçlarınız, mutsuz ve birbirine ait olmayan yabancıları aile adındaki o dıșarıdan mutlu gözüken tablonun içine zorla tıkan herkes.
Kardelen
Emine Karakoca
Anne ve babasını kaybeden esmanın zorlu mücadlesini anlatan bir romandır . Okuduğunuz için şimdiden teşekkür ederim ...
Yağmur Suyu ve Toprak Kokusu
Hayrunnisa Kaya
Yıllar önce açılan bir cinayet soruşturması iki cinayete daha sebep verir. Anne babasını bu cinayette kaybeden Yağmur'u amcası ve teyzesi evlatlık edinir. Yağmurlu bir günde geçmişini öğrenen Yağmur aynı gün içerisinde hayatının aşkı olacak Toprak'la karşılaşır. Anne babasının katili Orhan, cezasını çektikten sonra intikam uğruna Yağmur'u öldürmeyi planlar. Yağmur ve Toprak Orhan'ın bir açığını bulup onu tekrardan hapse tıkmanın yollarını arar. * Geçmişin gizi günbegün ortaya çıkarken müphem bir gelecek Yağmur'u bekliyordu. Hüzün yağmurları hayatına ölümün acı gerçeğiyle girmişti ama o, bunun hayatını yerinden oynatacağının farkında değildi. Farkına vardığında kendini ölümün kör ihtimalinde bulacaktı. Her şeyin bir ölümle başlayıp bir ölümle bitmesi ihtimali ona yolun başındayken sonu yaşatıyordu. Sonu yaşarken çözülmeyen kader düğümleriyle zamanın zehirli sarmaşıklarının dolandığı salıncakta sallanıyordu. Sallandığı hayat salıncağında toprağa yağmur olarak düşüyordu. Toprak kokusu etrafa yayılırken o bu kokuda hüznünün, acısının, korkularının dinişini izleyecekti. Bulutlar ağladı. Yağmur yağdı. Yağmur suyu toprağı ıslattı. Toprak kokusu etrafa yayıldı. "Yağmurun yolu her zaman toprağa çıkar. Ne olursa olsun toprak yağmurla ıslanır." ___ Bu benim rüzgara karşı direnme hikayemdi. Rüzgarda kırılan dalın kimsesizliğinin hayata direnişiydi. Bu benim yağmurken toprağa düşmemin anlatılışıydı. Rüzgarın sert esişiyle sarsılan hayatımın toprakta durulmasıydı.
Gece Güneşi
Büşra
Görme engelli bir adam ve onun gözleri olmaya hazır bir kadın... Benim hayatım zifiri karanlıktı Güneş. Sonra sen geldin sen benim geceme güneş gibi doğdun...
Aynı ben ama farklı hayat
L!v@
Lütfen bu kitapları okumakla vakit harcamayın 4 sene önce yazdığım garip bir kitap hepsi bu 🪼
Beyaz Gül: Masumiyet
Sema Deniz
Hayata karşı her zaman güçlü olmaya çalıştım. Tıpkı diğer insanlar gibi olmak istedim. Çalıştım, elimden geleni yaptım ama anladım ki insan olmadığı, olamayacağı bir şey için ne kadar kendini zorlarsan zorlasın, olduğundan daha fazlası olamaz. Farklı olmak Benim seçimim değildi, ve bu yüzden suçlu sayılamazdım. Ama her defasında, bunun acısını çekmek zorunda kalmıştım. Ben sadece, özgür olmak isteyen bir kızdım. Sorguladım ve sorgulamayanlar tarafından yıprandım... Bu hayatta öğrendiğim gerçeklerden bir tanesi, insanın asla mutlu olmadığıydı. İnsan sadece numara yapardı ve doğal olarak insan, sadece asla elinde olmayan, olamayacak şeylere değer verirdi. Bu yüzden aşk, mutluluk ve sevgi her zaman şiirlere, şarkılara konu olmuştu. İnsan neye ihtiyacı varsa onu isterdi. "Dikkat!" Bu kitapta şiddet, tecavüz ve suç içerikli bölümler bulunmaktadır - etkilenecekler okumasın. Unutmadan; Hiç bir mafya hayallerinizde kurduğunuz gibi masum değildir. Onları oldukları şeytandan, meleğe dönüştürmeye çalışmak anlamsız ve yararsızdır. Not: Gerçek hayattan esinlenilmiştir...
Simli terliğin günahkar ayağı
Aressukee
Aşk sadece insanlar arasındamıdır?Bir ayakla terliğin aşkı aşk değil midir?hele ki lanetli bir terlikse ve sevdalı olduöu terlik bir şıllık çıkmışsa..Bir ayağın günahı beni bu kadar çok üzmemişdi lakin ona tüm ruhuyla bağlı bir simli terlikseniz hayat gerçekten çok zor..🥺🤕😱😭
Benim Hayalet Sevgilim
A.
"Beni güzel hatırla sevgilim..." 📻
Üçüzlerim
Ada mehmeti
Umarım bu hikaye beğenirsiniz. Bu üçüzler hikayesi. Gerçekler ailesine bulan üçüzler. Hep beraber nolucak bakalım
Aptal | Texting
Jenny
Bilinmeyen numara: canını sıkanın ne olduğunu bilmiyorum Bilinmeyen numara: ama umarım verdiğin tüm savaşları kazanırsın bitanem Bilinmeyen numara: senin için hiç birşey ifade etmiyodur eminim ki Bilinmeyen numara: ama yine de söylemek istedim Bilinmeyen numara: neyse bugünlük benden bu kadar Bilinmeyen numara: iyi uykular güzelim (02.37) Hazal: Aptal mısın? (02.40) √√

